6102TTK Türk Ticaret Kanunu

bankacılık işlemlerinden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalılardan tazmini

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4537 E. 2013/8811 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemleri akdi faiz bilirkişi raporuna itiraz 3095 sayılı kanun temerrüt faizi haksız fiil havale vekalet ücreti temerrüt kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: BK · HMK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalılardan tazmini istemine ilişkindir.Davalı ... A.Ş.’nin borcunu üstlenen sıfatıyla ... vekili, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporuna itirazına ilişkin 30.06.2011 tarihli dilekçesinde, davacı tarafından aynı konuda ... (...) A.Ş. aleyhine ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/708 E.- 2009/43 K. sayılı dosyasında, aynı nedene dayanarak açtığı davanın reddedildiğini ve temyiz edilmeden kesinleştiğini, dolayısıyla işbu dava yönünden ortada bir kesin hükmün bulunduğunu savunmuş, mahkemece anılan dava dosyası getirtilip incelenmemiş ve davalı ... A.Ş.’nin borcunu üstlenen sıfatıyla ... vekilinin bu savunması üzerinde durulmamıştır. Bu durum karşısında mahkemece, anılan dava dosyası getirtilip incelenmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

3- Kabul şekli bakımından da yukarıda (1) numaralı bentte de açıklandığı üzere, davacı ile parasının iradesi dışında havale edildiği dava dışı ... arasında bir akdi ilişki yoktur. Zaten davacı da davasını, davalı banka çalışanları tarafından iradesi dışında (veya iradesi fesada uğratılarak) parasının off-shore bankasına havale edildiği iddiasına dayandırmış, mahkemece de davacının bu iddiasının doğru olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda somut uyuşmazlıkta, davacının parasının davalı Bankanın haksız fiili sonucu hakimiyetinden çıktığı havale tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü kabul edilmeli ve hükmedilecek alacağa, 16.11.1999 havale tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine uygun şekilde temerrüt faizi yürütülmelidir.

Bu durum karşısında mahkemece davacının parasına, başlangıç tarihi de belirtilmeden, dava tarihine kadar akdi faiz, dava tarihinden sonra da 3095 SK.’na uygun şekilde temerrüt faizi yürütülmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş.’nin borcunu üstlenen sıfatıyla ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş.’nin borcunu üstlenen sıfatıyla .... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, 02/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4879 E. 2020/3476 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Muarazanın Giderilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10586 E. 2010/10859 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13130 E. 2010/1299 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

1 benzer karar daha
  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6823 E. 2013/9240 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/4537 E.  ,  2013/8811 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/11/2011 tarih ve 2009/750-2011/493 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... A.Ş.'nin borcunu üstlenen sıfatıyla ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/04/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, davalı ... A.Ş. yetkililerince güven telkin edilerek yüksek faiz vaadiyle tasarruf sahiplerinin paralarının ...

off-shore hesabı adı altında davalı bankada bulunan bir hesaba yatırıldığını, burada toplanan paraların ...'a gönderilmeyip ... A.Ş.'nin bünyesinde kullanıldığını, bu şekilde müvekkilinin de zarara uğratıldığını ve verilen zarardan davalı Banka ile birlikte yöneticilerinin de sorumlu olduğunu ileri sürerek, 120.000 USD.'nin bankaya yatırıldığı tarihten itibaren kapital faizi esasına göre avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının, davalı bankadaki vadesiz döviz mevduat hesabına 16/11/1999 tarihinde 120.000 USD tutarında para yatırdığı ve bu meblağın ...

Ltd. hesabına havale edildiği, davacının mevduat alacağının davalı banka tarafından ... grubuna ait şirketlere usulsüz kredi verilmek suretiyle ile tüketildiği, bu hususların ilgililer hakkında ...

1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonucunda anlaşıldığı, davacının alacağını ... ... Ltd. adlı bankadan tahsil edemediği, yargılama sırasında ....'nin davaya borcu üstlenen sıfatıyla katıldığı, davacı vekilince davalı Banka haricindeki davalılar hakkındaki davanın takip edilmeyeceğinin bildirildiği gerekçesiyle davalı Banka (borcu üstlenen sıfatıyla ....) yönünden davanın kabulü ile 120.000 USD.'nin dava tarihine kadar (20.12.2009'a kadar) akdi faiz ve sonrasında 3095 sayılı Yasa 4/a maddesi gereğince faiziyle birlikte bu davalıdan tahsiline, davalı banka haricindeki davalılar yönünden davanın HMK..'nun 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı ...

A.Ş.'nin borcunu üstlenen sıfatıyla ... vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ile davacının parasının havale edildiği ... arasında bir akdi ilişki bulunmadığından, BK.’nun 125. maddesinde belirtilen zamanaşımı sürelerinin somut uyuşmazlığa uygulanabilmesi mümkün değilse de, davalı Bankanın sorumluluğunun BK.’nun 41 ve 55 ile TTK.’nun 336. maddelerinden kaynaklanması ve zamanaşımı süresinin, davacının parasının off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı tarihten itibaren işlemeye başlaması karşısında, mahkemece davalı tarafın zamanaşımı savunmasının reddedilmesinde bir isabetsizliğin bulunmamasına göre, davalı ...

A.Ş.’nin borcunu üstlenen sıfatıyla .... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Ancak dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan zararın, zarar sorumlusu bulunan davalılardan tazmini istemine ilişkindir.Davalı ... A.Ş.’nin borcunu üstlenen sıfatıyla ... vekili, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporuna itirazına ilişkin 30.06.2011 tarihli dilekçesinde, davacı tarafından aynı konuda ... (...) A.Ş. aleyhine ...

3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/708 E.- 2009/43 K. sayılı dosyasında, aynı nedene dayanarak açtığı davanın reddedildiğini ve temyiz edilmeden kesinleştiğini, dolayısıyla işbu dava yönünden ortada bir kesin hükmün bulunduğunu savunmuş, mahkemece anılan dava dosyası getirtilip incelenmemiş ve davalı ... A.Ş.’nin borcunu üstlenen sıfatıyla ... vekilinin bu savunması üzerinde durulmamıştır. Bu durum karşısında mahkemece, anılan dava dosyası getirtilip incelenmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

3- Kabul şekli bakımından da yukarıda (1) numaralı bentte de açıklandığı üzere, davacı ile parasının iradesi dışında havale edildiği dava dışı ... arasında bir akdi ilişki yoktur. Zaten davacı da davasını, davalı banka çalışanları tarafından iradesi dışında (veya iradesi fesada uğratılarak) parasının off-shore bankasına havale edildiği iddiasına dayandırmış, mahkemece de davacının bu iddiasının doğru olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda somut uyuşmazlıkta, davacının parasının davalı Bankanın haksız fiili sonucu hakimiyetinden çıktığı havale tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü kabul edilmeli ve hükmedilecek alacağa, 16.11.1999 havale tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine uygun şekilde temerrüt faizi yürütülmelidir.

Bu durum karşısında mahkemece davacının parasına, başlangıç tarihi de belirtilmeden, dava tarihine kadar akdi faiz, dava tarihinden sonra da 3095 SK.’na uygun şekilde temerrüt faizi yürütülmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş.’nin borcunu üstlenen sıfatıyla ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş.’nin borcunu üstlenen sıfatıyla .... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, 02/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448524500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.