Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15640 E. 2012/5606 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dosyanın işlemden kaldırılması↗ takipsizlik kararı↗ tebligat kanunu m.35↗ bozma sonrası karar↗ tahkikat↗ işlemden kaldırma↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ ihbar↗ tebligat↗ dava sebebi↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın bozulması sonrasında yapılan yargılama sonucunda, davanın taraflarca takip edilmemesi nedeniyle HUMK'un 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, FSEK'ten doğan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında davanın takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Taraflarca takipsiz bırakılması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilebilmesi öncelikle tarafların usulüne uygun biçimde oturuma çağrılmaları şartına bağlıdır. Usulüne uygun çağrıda bulunulmadığı takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilemez.
Somut olayda, tebliğe ilişkin mazbatadan, davacının dışarıda olması nedeniyle 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca evrakın muhtara tebliğ edildiği, 2 nolu formulün kapıya yapıştırıldığı ve komşusuna haber verildiği anlaşılmaktadır. Ancak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir tebligattan söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. tahkik ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna teslim edilmesi, 2 numaralı ihbar fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir. O halde, davacının adreste bulunmama sebebinin araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması karşısında, duruşma gününün davacıya usulünce tebliğ edilmediği ve bu durumda da dava dosyasının işlemden kaldırılmasının mümkün bulunmadığı anlaşıldığından hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6889 E. 2013/6383 K.
Ortak:tahkikat · ihbar · tebligat · dava sebebi · teslim
İncelediğiniz karardaAncak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
O halde, davacının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması karşısında, duruşma gününün davacıya usulünce tebliğ edilmediği ve bu durumda da dava dosyasının «işlemden kaldırılmasının» mümkün bulunmadığı anlaşıldığından hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAncak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
1- Mahkemenin gerekçeli kararı davalı şirketin «tebligat» adresine Tebligat Kanunu’nun 21'inci maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir.
O halde, davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, haber verilen en yakın komşu, kapıcı veya yöneticinin isim ve imzasının bulunmaması karşısında gerekçeli kararın davalıya usulünce tebliğ edilmediği ve bu durumda da temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebliğ · ıslah · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDavalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, haber verilen güvenlik «görevlisinin» isim ve imzasının tebliğ tutağında bulunmaması karşısında dava dilekçesinin davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğinin kabulü mümkün değildir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ...'nın 434. maddesinde düzenlenen feshe hükmedilmesini gerektiren fiili şartların oluştuğu, şirketin maksadını gerçekleştirmesinin ve «ıslahının» mümkün olmadığı, şirketin sermayesinin tamamen karşılıksız kaldığı, sözleşmede belirtilen amaç ve konusunun gerçekleşmesinin veya yeniden oluşmasının imkansız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/471 E. 2010/12459 K.
Ortak:tahkikat · ihbar · tebligat · dava sebebi · teslim
İncelediğiniz karardaAncak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
O halde, davacının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması karşısında, duruşma gününün davacıya usulünce tebliğ edilmediği ve bu durumda da dava dosyasının «işlemden kaldırılmasının» mümkün bulunmadığı anlaşıldığından hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMaddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» etmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
Uyuşmazlık konusu olayda davalıya duruşma gününü bildirir «tebligat» parçasının incelenmesinde adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmadığı ve bu duruma ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmadığı anlaşılmaktadır.
Anılan yasal düzenlemede muhatabın adreste geçici bulunmama halinde «tebligatın» nasıl yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebliğ · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda1-Dava, emtia taşıma «sigorta poliçesine» dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir.
O halde, dava dilekçesinin davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğinin kabulü mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17595 E. 2013/10936 K.
Ortak:tahkikat · ihbar · tebligat · dava sebebi · teslim
İncelediğiniz karardaAncak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
O halde, davacının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması karşısında, duruşma gününün davacıya usulünce tebliğ edilmediği ve bu durumda da dava dosyasının «işlemden kaldırılmasının» mümkün bulunmadığı anlaşıldığından hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaTebligat Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
O halde, davalının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması, adreste bulunmama nedeniyle tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesi için en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirilmemesi karşısında dava dilekçesinin davalıya usulünce tebliğ edilmediği ve «tebligatın» Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca da yapılmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davalıya yapılan «tebligatların usulsüz» olduğunun ve davalının «savunma hakkının kısıtlandığının» kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet görevinin kötüye kullanılması · tebligat usulsüzlüğü · savunma hakkının kısıtlanması · delillerin toplanmaması · savunma hakkı · kısıtlılık · şirket müdürü · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaBu durumda, davalıya yapılan «tebligatların usulsüz» olduğunun ve davalının «savunma hakkının kısıtlandığının» kabulü gerekir.
… e "evin parasının şirket hesabındaki paranın kendi hesabına yatırıldığını, ardından davaya konu dairenin bu para ile alındığını" ifade ettiği, evin alındığı tarihte «şirket müdürü» olduğu, taşınmazı alırken sözleşmeyi şirket adına aktetmediği ancak parasını şirket kaynaklarından ödediği, bunun «vekalet görevinin kötüye kullanılması» anlamına geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazın tapu «kaydının» iptali ile davacı şirket adına tesciline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davalı tarafın savunması yönündeki «delilleri toplanarak» sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14350 E. 2012/4724 K.
Ortak:tahkikat · ihbar · tebligat · dava sebebi · teslim
İncelediğiniz karardaAncak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
O halde, davacının adreste bulunmama «sebebinin» araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması karşısında, duruşma gününün davacıya usulünce tebliğ edilmediği ve bu durumda da dava dosyasının «işlemden kaldırılmasının» mümkün bulunmadığı anlaşıldığından hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… 12.1993 tarih,18/778-876 sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Tebligat Kanunu’nun 21 ve Tebligat Tüzüğü’nün 28 nci maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar v.s.'den «tahkik» ederek, beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakını, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» etmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
Anılan kanuni düzenlemede, muhatabın adreste geçici bulunmama halinde, «tebligatın» nasıl yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Tebligat Tüzüğü’nün 28 inci maddesinde de, muhatabın adreste geçici bulunmaması halinde, «tebligat» memurunun nasıl davranacağı düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebliğ · davadan feragat · taşıma sözleşmesi · yenileme · feragat · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ... hakkındaki «davadan feragat» edildiği, diğer davalıların zarardan sorumlu olduğu, zararın belirlendiği gerekçesiyle, bu davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dilekçesi, «yenileme» istemi ve «ıslah» dilekçesi davalı ...’a Tebligat Kanunu’nun 21 nci maddesi uyarınca tebliğ edilerek hüküm kurulmuştur.
1-Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Bu durum karşısında, dava dilekçesinin davalı ...’a «usulüne uygun tebliğ» edildiğinin kabulü mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6709 E. 2010/12464 K.
Ortak:takipsizlik kararı · tahkikat · ihbar · tebligat · dava sebebi · teslim
İncelediğiniz karardaAncak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» edilmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
Mahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılama sırasında davanın «takipsiz» bırakıldığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Taraflarca «takipsiz» bırakılması nedeniyle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilebilmesi öncelikle tarafların usulüne uygun biçimde oturuma çağrılmaları şartına bağlıdır.
Benzer bu kararda… 2.1993 tarih, 18/778-876 sayılı kararında da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Tebligat Yasası’nın 21 ve Tebligat Tüzüğü’nün 28 nci maddeleri uyarınca geçerli bir «tebligattan» söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama «sebebini» bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, v.s «tahkik» ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna «teslim» etmesi, 2 numaralı «ihbar» fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
Anılan yasal düzenlemede muhatabın adreste geçici bulunmama halinde «tebligatın» nasıl yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Tebligat Tüzüğü’nün 28 inci maddesinde de muhatabın adreste geçici bulunmama halinde «tebligat» memurunun nasıl davranacağı düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebliğ · rücuen tahsil · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda1- Dava, konut «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, somut olayda dava dilekçesi, davalıya Tebligat Yasası’nın 21 nci maddesi uyarınca tebliğ edilerek hüküm kurulmuştur.
Bu durum karşısında, dava dilekçesinin davalıya «usulüne uygun tebliğ» edildiğinin kabulü mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15640 E. , 2012/5606 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.09.2010 tarih ve 2010/51-2010/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1993 yılında Ceyhan Deltası (Adana- Yumurtalık) üzerinde yapacağı bilimsel çalışması ile ilgili olarak TÜBİTAK ile irtibata geçtiğini, müvekkilinin projesinin Tübitak Bilim Kurulu tarafından onaylandığını ve Tübitak ile müvekkili arasında 1.10.1993 ile 30.9.1994 tarihleri arasında yürürlüğü olan sözleşme imzalandığını, proje yürütücüsü olarak da müvekkilinin kabul edildiğini, projenin 1995 yılının Ocak ayında tamamlanarak DEBAG-106 nolu proje kesin raporunun müvekkili ve Yılmaz Bal imzası ile Tübitak Başkanlığı'na teslim edildiğini, Bilim Kurulu tarafından son paranın 01.11.1995 tarihinde ödendiğini, projede eser sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin Ceyhan Deltası (Adana) Kıyı Kumulları Jeomorfolojisi ve Bitki Örtüsü adlı eserinin özgün kısımlarının davalı tarafından Türk Botanik Dergisi adlı derginin 491-506 sayfalarında yer alan Flora of the Natural Conversation Area in Adana-Yumurtalık Lagoon (Turkey) adlı İngilizce çalışmasında aynen tekrar ettiğini, hatta çalışmanın ilk kez kendisi tarafından yapıldığını bahsederek kendisine mal ettiğini, yazının kaynaklar bölümünde müvekkiline yer verilmediğini, yine müvekkili tarafından 76 tane bitki tespit edildiği halde davalının kendisi tespit etmiş gibi yazdığını, müvekkilinin FSEK'ten doğan mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, davacının FSEK'ten doğan hiçbir hakkının ihlal edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın bozulması sonrasında yapılan yargılama sonucunda, davanın taraflarca takip edilmemesi nedeniyle HUMK'un 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, FSEK'ten doğan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında davanın takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Taraflarca takipsiz bırakılması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilebilmesi öncelikle tarafların usulüne uygun biçimde oturuma çağrılmaları şartına bağlıdır. Usulüne uygun çağrıda bulunulmadığı takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilemez.
Somut olayda, tebliğe ilişkin mazbatadan, davacının dışarıda olması nedeniyle 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca evrakın muhtara tebliğ edildiği, 2 nolu formulün kapıya yapıştırıldığı ve komşusuna haber verildiği anlaşılmaktadır. Ancak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir tebligattan söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. tahkik ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna teslim edilmesi, 2 numaralı ihbar fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.
O halde, davacının adreste bulunmama sebebinin araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması karşısında, duruşma gününün davacıya usulünce tebliğ edilmediği ve bu durumda da dava dosyasının işlemden kaldırılmasının mümkün bulunmadığı anlaşıldığından hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine,09.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057665100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz