6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15640 E. 2012/5606 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dosyanın işlemden kaldırılması takipsizlik kararı tebligat kanunu m.35 bozma sonrası karar tahkikat işlemden kaldırma davanın açılmamış sayılması açılmamış sayılma ihbar tebligat dava sebebi teslim

Atıf yapılan mevzuat: FSEK · HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın bozulması sonrasında yapılan yargılama sonucunda, davanın taraflarca takip edilmemesi nedeniyle HUMK'un 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davacı temyiz etmiştir.

Dava, FSEK'ten doğan tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında davanın takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Taraflarca takipsiz bırakılması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilebilmesi öncelikle tarafların usulüne uygun biçimde oturuma çağrılmaları şartına bağlıdır. Usulüne uygun çağrıda bulunulmadığı takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilemez.

Somut olayda, tebliğe ilişkin mazbatadan, davacının dışarıda olması nedeniyle 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca evrakın muhtara tebliğ edildiği, 2 nolu formulün kapıya yapıştırıldığı ve komşusuna haber verildiği anlaşılmaktadır. Ancak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir tebligattan söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. tahkik ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna teslim edilmesi, 2 numaralı ihbar fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir. O halde, davacının adreste bulunmama sebebinin araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması karşısında, duruşma gününün davacıya usulünce tebliğ edilmediği ve bu durumda da dava dosyasının işlemden kaldırılmasının mümkün bulunmadığı anlaşıldığından hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6889 E. 2013/6383 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücû tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/471 E. 2010/12459 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tapu İptali Ve Tescil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17595 E. 2013/10936 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14350 E. 2012/4724 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücu alacağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6709 E. 2010/12464 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/15640 E.  ,  2012/5606 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.09.2010 tarih ve 2010/51-2010/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 1993 yılında Ceyhan Deltası (Adana- Yumurtalık) üzerinde yapacağı bilimsel çalışması ile ilgili olarak TÜBİTAK ile irtibata geçtiğini, müvekkilinin projesinin Tübitak Bilim Kurulu tarafından onaylandığını ve Tübitak ile müvekkili arasında 1.10.1993 ile 30.9.1994 tarihleri arasında yürürlüğü olan sözleşme imzalandığını, proje yürütücüsü olarak da müvekkilinin kabul edildiğini, projenin 1995 yılının Ocak ayında tamamlanarak DEBAG-106 nolu proje kesin raporunun müvekkili ve Yılmaz Bal imzası ile Tübitak Başkanlığı'na teslim edildiğini, Bilim Kurulu tarafından son paranın 01.11.1995 tarihinde ödendiğini, projede eser sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkilinin Ceyhan Deltası (Adana) Kıyı Kumulları Jeomorfolojisi ve Bitki Örtüsü adlı eserinin özgün kısımlarının davalı tarafından Türk Botanik Dergisi adlı derginin 491-506 sayfalarında yer alan Flora of the Natural Conversation Area in Adana-Yumurtalık Lagoon (Turkey) adlı İngilizce çalışmasında aynen tekrar ettiğini, hatta çalışmanın ilk kez kendisi tarafından yapıldığını bahsederek kendisine mal ettiğini, yazının kaynaklar bölümünde müvekkiline yer verilmediğini, yine müvekkili tarafından 76 tane bitki tespit edildiği halde davalının kendisi tespit etmiş gibi yazdığını, müvekkilinin FSEK'ten doğan mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili, davacının FSEK'ten doğan hiçbir hakkının ihlal edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın bozulması sonrasında yapılan yargılama sonucunda, davanın taraflarca takip edilmemesi nedeniyle HUMK'un 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararı, davacı temyiz etmiştir.

Dava, FSEK'ten doğan tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılama sırasında davanın takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Taraflarca takipsiz bırakılması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilebilmesi öncelikle tarafların usulüne uygun biçimde oturuma çağrılmaları şartına bağlıdır. Usulüne uygun çağrıda bulunulmadığı takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilemez.

Somut olayda, tebliğe ilişkin mazbatadan, davacının dışarıda olması nedeniyle 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesi uyarınca evrakın muhtara tebliğ edildiği, 2 nolu formulün kapıya yapıştırıldığı ve komşusuna haber verildiği anlaşılmaktadır. Ancak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddeleri uyarınca geçerli bir tebligattan söz edilebilmesi için, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılacak olanlardan hiç birinin gösterilen adreste bulunmaması, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, vs. tahkik ederek beyanlarının tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, tebliğ evrakının o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna teslim edilmesi, 2 numaralı ihbar fişinin kapıya yapıştırılması, keyfiyetin en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilmesi gerekir.

O halde, davacının adreste bulunmama sebebinin araştırılmaması ve buna ilişkin beyanların tebliğ tutağına yazılıp imzalatılmaması karşısında, duruşma gününün davacıya usulünce tebliğ edilmediği ve bu durumda da dava dosyasının işlemden kaldırılmasının mümkün bulunmadığı anlaşıldığından hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine,09.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057665100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.