Muarazanın Giderilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16552 E. 2013/6531 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin ihlali↗ sözleşmeye aykırılık↗ bilirkişi incelemesi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 5/3. maddesine göre davalının frekans bantları üzerinde işletme ve teknik zorunluluklar nedeniyle değişiklik yapabileceğinin düzenlendiği, davalının iletimin yapıldığı kanal üzerinde değişiklik yapma hakkına sahip olduğu, analog yayından sayısal yayına geçişin teknolojik bir gelişme olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bunun sözleşmeye uygun olduğu, davacı şirketin işletmekte olduğu kanalın analogdan çıkarılmadığı, sadece analog üzerinde frekans bandı değişikliği yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin davalı tarafından ihlal edildiği iddia edilerek açılan muarazanın meni ve eski hale iadesine ilişkin olup, davacı yayın frekansının değiştirildiğini ve bu değişikliğin TV kanalının izlenirliğini azaltacağını ileri sürerek, aynı frekanstan yayın yapmak istediğini bildirmiştir. Dosya içerisine başka bir dava dosyasından alınan bilirkişi raporu ibraz edilmiş ve mahkemece bu rapora itibar edildiği bildirilmiş ve başka bir rapor alınmamıştır. Ancak, emsal olarak ibraz edilen bilirkişi raporunda “sözleşmenin sadece kablo TV abonelerine yönelik yapılmış olduğu gözönüne alındığında, tek taraflı bir karar ile sözleşmenin teledünya aboneleri için uygulanmasının sözleşmeye açıkça aykırılık teşkil ettiği düşünülebilecektir” denilmek suretiyle o dosyada davacının haklı olduğu ve sözleşmenin ihlal edildiği bildirilmiştir. İtibar edilen raporda davacı haklı bulunmuş fakat buna rağmen davanın reddine karar verilmiştir. Davacının iddiaları ve davalının savunmaları gözönüne alındığında frekans değişikliği yapılmasının sözleşmeye aykırılık oluşturup oluşturmayacağı, kanalın izlenirlik oranını düşürüp düşürmeyeceği hususlarında bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece dijital ve analog yayın konusunda uzman olan bilirkişilerden heyet oluşturmak suretiyle alınacak rapor doğrultusunda karar verilmek üzere mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13465 E. 2014/14888 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz karardaDosya içerisine başka bir dava dosyasından alınan bilirkişi raporu «ibraz» edilmiş ve mahkemece bu rapora itibar edildiği bildirilmiş ve başka bir rapor alınmamıştır.
Ancak, emsal olarak «ibraz» edilen bilirkişi raporunda “sözleşmenin sadece kablo TV abonelerine yönelik yapılmış olduğu gözönüne alındığında, tek taraflı bir karar ile sözleşmenin teledünya aboneleri için uygulanmasının sözleşmeye açıkça aykırılık teşkil ettiği düşünülebilecektir” denilmek suretiyle o dosyada davacının haklı olduğu ve «sözleşmenin ihlal» edildiği bildirilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı, taraflar arasında devre ilişkin olarak «ibraz» ettiği «protokolün» imzalandığı, davalının bir kısım edimini «ifa» etmediği iddiasındadır.
Dayandığı «protokolün» aslını sunamamış, fotokopisini «ibraz» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · ispat yükü · ifa · fesih · tüzel kişilik · temlik · protokol · haciz
Benzer bu karardaÖ. tarafından yapılan icra takibinin «haciz» tutanağında da D.Radyo'nun borçlarından dolayı haczedilen malları kendisinin satın aldığını ifade ettiği, bu yönüyle yayın hakkı devrine ilişkin hukuki ilişkinin varlığı ve davalı tarafından yayın hakkı devir alınan radyonun bir kısım borçlarının ödendiğinde tereddüt bulunmadığı, frekans devrini içeren hukuki ilişkinin varlığı inkar edilmediği, söz konusu «protokol» gereği borç nakline ilişkin düzenlemelerin belirlenenden fazla olduğu gerekçesiyle protokolün imha edilerek feshedildiğinin savunulduğu, yayın hakkı devrine ilişkin sözleşmenin noterde yapılmasına rağmen davaya dayanak olarak sunulan belgenin adi belge olması itibariyle geçerliliğinin tespiti genel kural gereğince aslının sunulmasına bağlı olacağı, belgenin aslının sunulmamasına gerekçe olarak «fesih» nedeniyle imha edildiği savunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, bunun aksine sonuç çıkartan davacı imha edilmediğini ispat ile yükümlü bulunduğu gerekçes …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, yanlar arasında "«protokoldür»" başlığı ile düzenlenen 7 maddelik adi sözleşme yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, anılan protokolün fotokopi niteliğinde olduğu, davacının aslının bulunmadığını bildirdiği, davalının, bunun nedeninin belgenin taraflarca imha edilmesi olarak açıkladığı, herkesin iddiasını kanıtlamakla yükümlü bulunduğu, aslı sunulamayan protokolün konusunun radyo frekans (radyo ve tv yayın hakkı) devrine ilişkin olduğu, giriş metninde şirket genel kurul kararı alınarak devrin davacı tarafından sağlanacağının kararlaştırıldığı, sonra söz konusu radyonun yayın hakkının davalının ortağı olduğu Yü-Şa Radyo Tv A.Ş.'ye 25.09.2008 tarihinde devir-«temlik» edildiği ve D.Radyo Tv.
A.Ş.'nin yayıncı kütüğünden çıkartıldığı, davalı tarafından şirketin «tüzel kişiliğinin» değil, frekans hakkının ortağı olduğu şirket adına devir aldığı yönünde İzmir 6.İcra Ceza Mahkemesinin 2011/177 esas sayılı dosyasına beyanları ve söz konusu devreden şirket adına yaptığını belirttiği ödemelere ilişkin açıklamalarının olduğu, ayrıca «protokolde» adı geçen alacaklı T.
Dava, «işletme devri» «protokolüne» dayalı alacak islemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6339 E. 2017/6763 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz karardaDosya içerisine başka bir dava dosyasından alınan bilirkişi raporu «ibraz» edilmiş ve mahkemece bu rapora itibar edildiği bildirilmiş ve başka bir rapor alınmamıştır.
Ancak, emsal olarak «ibraz» edilen bilirkişi raporunda “sözleşmenin sadece kablo TV abonelerine yönelik yapılmış olduğu gözönüne alındığında, tek taraflı bir karar ile sözleşmenin teledünya aboneleri için uygulanmasının sözleşmeye açıkça aykırılık teşkil ettiği düşünülebilecektir” denilmek suretiyle o dosyada davacının haklı olduğu ve «sözleşmenin ihlal» edildiği bildirilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı, taraflar arasında devre ilişkin olarak «ibraz» ettiği «protokolün» imzalandığı, davalının bir kısım edimini «ifa» etmediği iddiasındadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık delili · işletme devri · infaz · ispat yükü · ifa · protokol · geçersizlik · çek
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; ilk «protokolün» «geçersiz» hale getirildiğinin davalı tarafça ispatlandığı, ilk protokolün geçersiz hale getirilmesinin nedeninin sözleşme dışı kişilerin müdahalesi olduğu, bu müdahale kapsamında müdahale eden kişilere davalının bizzat ödeme yapması, borca-ödemeye karşılık davalı tarafından «çek» verilmesi kapsamında sözleşme dışı kişilerin ikna edilmiş olduğu, ilk sözleşmede hüküm altına alınan 328.000,00 TL ile sözleşmenin kurulmasından önce davalı tarafı …
Dava, «işletme devri» «protokolüne» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı, taraflar arasında devre ilişkin olarak «ibraz» ettiği «protokolün» imzalandığı, davalının bir kısım edimini «ifa» etmediği iddiasındadır.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmuş olup, davacının dayandığı «protokolün» imha edilerek sona erdirildiği ve yeni anlaşma çerçevesinde devrin gerçekleştirildiği hususunda davalı tarafça «tanık deliline» başvurulmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5014 E. 2013/5263 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilde tekerrür · pasif husumet · vekalet ücreti · husumet
Benzer bu karardaA.Ş. hakkındaki davayı «pasif husumet» nedeniyle red kararı ....01.2010 tarihli Dairemiz ilamı ile bozulmuş olup mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda bu davalı hakkındaki davanın da kısmen kabulüne karar verildiğine göre davalı ...
A.Ş. lehine reddedilen miktar üzerinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre ve «tahsilde tekerrür» etmemek üzere «vekalet ücreti» tayini gerekirken önceki kararla diğer davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davalı ...
… rekansı ve kanal kullanım haklarının 14/09/2005 tarihinde yani davanın devamı sırasında verildiği, görüntülerin yayınlandığı tarihte işletme hakkının, hakkında dava «husumetten» reddedilen Satel Sabah Tv Prodüksiyon A.Ş.'ye ait olduğu anlaşıldığından bu davalıya da husumet düşmekle tazminat her iki davalıdan müteselsilen talep edildiğinden …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16552 E. , 2013/6531 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2011 tarih ve 2010/721-2011/641 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında müvekkiline ait “... TV” logolu televizyon kanalının yayınlarının kablo TV abonelerine ulaştırılması amacıyla sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında yayınların K22 frekans bandından seyircilere ulaştırıldığını ancak TV frekans bandının K49 olarak değiştirildiğinin bildirildiğini, bu değişikliğin sözleşmeye ve kanuna aykırılık taşıdığını, kanalın izlenirliğini azaltacağını ileri sürerek, davalının müvekkiline ait “... TV” logolu televizyon kanalının frekans bantlarını değiştirmek sureti ile oluşturduğu muarazanın kaldırılmasını ve müvekkiline ait televizyon kanalının yayınlarının değişiklikten önceki frekans bantlarından iletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sayısal yayınların bir araya toplanması için yapılan frekans planlaması nedeni ile bazı yabancı kanallarda dahil birçok kanalın frekanslarının değiştirilmek zorunda kalındığını, taraflar arasında yapılan sözleşme gereği müvekkilinin işletme ve teknik zorunlulukların oluşması halinde iletimin yapıldığı kanal üzerinden değişiklik yapma hakkının bulunduğunu, davacı kanalına tahsil edilen K49 bandında daha önce başka kanalın bulunması nedeniyle izleyicilerin ayar yapmak zorunda olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, taraflar arasındaki sözleşmenin 5/3. maddesine göre davalının frekans bantları üzerinde işletme ve teknik zorunluluklar nedeniyle değişiklik yapabileceğinin düzenlendiği, davalının iletimin yapıldığı kanal üzerinde değişiklik yapma hakkına sahip olduğu, analog yayından sayısal yayına geçişin teknolojik bir gelişme olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bunun sözleşmeye uygun olduğu, davacı şirketin işletmekte olduğu kanalın analogdan çıkarılmadığı, sadece analog üzerinde frekans bandı değişikliği yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin davalı tarafından ihlal edildiği iddia edilerek açılan muarazanın meni ve eski hale iadesine ilişkin olup, davacı yayın frekansının değiştirildiğini ve bu değişikliğin TV kanalının izlenirliğini azaltacağını ileri sürerek, aynı frekanstan yayın yapmak istediğini bildirmiştir. Dosya içerisine başka bir dava dosyasından alınan bilirkişi raporu ibraz edilmiş ve mahkemece bu rapora itibar edildiği bildirilmiş ve başka bir rapor alınmamıştır. Ancak, emsal olarak ibraz edilen bilirkişi raporunda “sözleşmenin sadece kablo TV abonelerine yönelik yapılmış olduğu gözönüne alındığında, tek taraflı bir karar ile sözleşmenin teledünya aboneleri için uygulanmasının sözleşmeye açıkça aykırılık teşkil ettiği düşünülebilecektir” denilmek suretiyle o dosyada davacının haklı olduğu ve sözleşmenin ihlal edildiği bildirilmiştir.
İtibar edilen raporda davacı haklı bulunmuş fakat buna rağmen davanın reddine karar verilmiştir. Davacının iddiaları ve davalının savunmaları gözönüne alındığında frekans değişikliği yapılmasının sözleşmeye aykırılık oluşturup oluşturmayacağı, kanalın izlenirlik oranını düşürüp düşürmeyeceği hususlarında bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece dijital ve analog yayın konusunda uzman olan bilirkişilerden heyet oluşturmak suretiyle alınacak rapor doğrultusunda karar verilmek üzere mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdan açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/448178300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz