Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6339 E. 2017/6763 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanık delili↗ işletme devri↗ infaz↗ ispat yükü↗ ifa↗ protokol↗ geçersizlik↗ çek↗ taşıyan↗ cy/cy kaydı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; ilk protokolün geçersiz hale getirildiğinin davalı tarafça ispatlandığı, ilk protokolün geçersiz hale getirilmesinin nedeninin sözleşme dışı kişilerin müdahalesi olduğu, bu müdahale kapsamında müdahale eden kişilere davalının bizzat ödeme yapması, borca-ödemeye karşılık davalı tarafından çek verilmesi kapsamında sözleşme dışı kişilerin ikna edilmiş olduğu, ilk sözleşmede hüküm altına alınan 328.000,00 TL ile sözleşmenin kurulmasından önce davalı tarafından ... vekiline ödenen 10.000,00 TL'nin toplamı olan 338.000 TL'den daha fazla bir ödeme yapıldığı, dolayısıyla davacının ...'a ödenmeyen borç kapsamında icra takipleri nedeniyle ... 5. İcra Ceza Mahkemesinin 2009/825 ve 2008/3210 Esas sayılı dosyalarında davacının 3 ay tazyik hapsine çarptırılması ve davacının ceza infaz kurumunda bulunmasından kaynaklı manevi tazminattan ve ...'a ödenmeyen borçtan davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işletme devri protokolüne dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacının ortağı ve yetkilisi olduğu şirkete ait yerel radyo frekansının davalının ortağı ve yetkilisi bulunduğu şirkete devri konusunda noter huzurunda sözleşme imzalandığı, bu sözleşmenin ... tarafından kabul edilerek davalının ortağı ve yetkilisi bulunduğu şirket adına kaydının yapıldığı, başka bir ifadeyle frekans devrinin gerçekleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı, kendisinin, davalının ve dava dışı devreden şirket ortağı iki ayrı kişinin imzasını taşıyan protokol uyarınca devrin yapıldığını, anılan protokol uyarınca davalının, devir eden şirkete ait bir kısım borcu ödemeyi üstlendiğini, devrin gerçekleşmesine rağmen davalının devreden şirketin takibe konulan bu borcunu ödemediğini, kendisinin ödemek zorunda kaldığını, zarara uğradığını ileri sürmüş; davalı ise, davacının dayandığı protokolün doğru olduğunu, bu protokol imzalandıktan sonra dava dışı devir eden şirketin başka borçlarının çıkması sonrasında anılan protokolün yırtılarak imha edildiğini, yeniden protokol düzenlenerek devrin gerçekleştiğini, bir borcunun olmadığını, davacının dayandığı protokolde açıklanan borçtan dolayı sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemenin de kabul ettiği üzere, taraflar arasında radyo frekansı devrine ilişkin hukuki bir ilişkinin olduğu, bu ilişkiye bağlı olarak ... nezdinde devir işlemi yapılması için, tarafların ortağı bulunduğu şirketler arasında noter devir protokolü düzenlendiği tartışmasızdır. Davacı, taraflar arasında devre ilişkin olarak ibraz ettiği protokolün imzalandığı, davalının bir kısım edimini ifa etmediği iddiasındadır. Davalı ise açıklandığı gibi bu protokolün varlığını kabul etmiş, değişen şartlar nedeniyle imha edildiğini, yeni protokol çerçevesinde devrin yapıldığını, önceki protokolün hükmünün kalmadığını savunmuştur. Davacı tarafından sunulan protokolün varlığı davalı tarafça kabul edildiğine göre, davacının dayandığı protokolün imha edilerek sona erdirildiği ve yeni protokol uyarınca devrin sağlandığı hususunun davalı tarafından ispat edilmesi gerekir ki bu hususlara mahkemece verilen davanın reddine dair ilk kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 30/09/2014 tarihli bozma ilamında da yer verilmiştir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmuş olup, davacının dayandığı protokolün imha edilerek sona erdirildiği ve yeni anlaşma çerçevesinde devrin gerçekleştirildiği hususunda davalı tarafça tanık deliline başvurulmuştur. Ancak, davalı iddiasının tanık beyanlarıyla ispatı mümkün olmayıp, dosyadaki delillerle davalının bu savunmasını ispat edemediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ispat yükünün davalıda olduğu, davalının davacının dayandığı protokolün imha edilerek sona erdirildiği ve yeni anlaşma çerçevesinde devrin gerçekleştirildiği, yapılan ikinci anlaşma gereği edimlerini yerine getirdiği ve bir sorumluluğunun kalmadığı yönündeki savunmasını ispat edemediği kabul edilerek değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13465 E. 2014/14888 K.
Ortak:işletme devri · ispat yükü · ifa · protokol · taşıyan · cy/cy kaydı · ibraz
İncelediğiniz karardaDavacı, taraflar arasında devre ilişkin olarak «ibraz» ettiği «protokolün» imzalandığı, davalının bir kısım edimini «ifa» etmediği iddiasındadır.
Dava, «işletme devri» «protokolüne» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı, kendisinin, davalının ve dava dışı devreden şirket ortağı iki ayrı kişinin imzasını «taşıyan» «protokol» uyarınca devrin yapıldığını, anılan protokol uyarınca davalının, devir eden şirkete ait bir kısım borcu ödemeyi üstlendiğini, devrin gerçekleşmesine rağmen davalın …
Benzer bu karardaDavacı, taraflar arasında devre ilişkin olarak «ibraz» ettiği «protokolün» imzalandığı, davalının bir kısım edimini «ifa» etmediği iddiasındadır.
Dava, «işletme devri» «protokolüne» dayalı alacak islemine ilişkindir.
Davacı, kendisinin, davalının ve dava dışı devreden şirket ortağı iki ayrı kişinin imzasını «taşıyan» «protokol» uyarınca devrin yapıldığını, anılan protokol uyarınca davalının, devir eden şirkete ait bir kısım borcu ödemeyi üstlendiğini, devrin gerçekleşmesine rağmen davalının devreden şirketin takibe konulan bu borcunu ödemediğini, kendisinin ödemek zorunda kaldığını ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fesih · tüzel kişilik · temlik · haciz
Benzer bu karardaÖ. tarafından yapılan icra takibinin «haciz» tutanağında da D.Radyo'nun borçlarından dolayı haczedilen malları kendisinin satın aldığını ifade ettiği, bu yönüyle yayın hakkı devrine ilişkin hukuki ilişkinin varlığı ve davalı tarafından yayın hakkı devir alınan radyonun bir kısım borçlarının ödendiğinde tereddüt bulunmadığı, frekans devrini içeren hukuki ilişkinin varlığı inkar edilmediği, söz konusu «protokol» gereği borç nakline ilişkin düzenlemelerin belirlenenden fazla olduğu gerekçesiyle protokolün imha edilerek feshedildiğinin savunulduğu, yayın hakkı devrine ilişkin sözleşmenin noterde yapılmasına rağmen davaya dayanak olarak sunulan belgenin adi belge olması itibariyle geçerliliğinin tespiti genel kural gereğince aslının sunulmasına bağlı olacağı, belgenin aslının sunulmamasına gerekçe olarak «fesih» nedeniyle imha edildiği savunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, bunun aksine sonuç çıkartan davacı imha edilmediğini ispat ile yükümlü bulunduğu gerekçes …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, yanlar arasında "«protokoldür»" başlığı ile düzenlenen 7 maddelik adi sözleşme yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, anılan protokolün fotokopi niteliğinde olduğu, davacının aslının bulunmadığını bildirdiği, davalının, bunun nedeninin belgenin taraflarca imha edilmesi olarak açıkladığı, herkesin iddiasını kanıtlamakla yükümlü bulunduğu, aslı sunulamayan protokolün konusunun radyo frekans (radyo ve tv yayın hakkı) devrine ilişkin olduğu, giriş metninde şirket genel kurul kararı alınarak devrin davacı tarafından sağlanacağının kararlaştırıldığı, sonra söz konusu radyonun yayın hakkının davalının ortağı olduğu Yü-Şa Radyo Tv A.Ş.'ye 25.09.2008 tarihinde devir-«temlik» edildiği ve D.Radyo Tv.
A.Ş.'nin yayıncı kütüğünden çıkartıldığı, davalı tarafından şirketin «tüzel kişiliğinin» değil, frekans hakkının ortağı olduğu şirket adına devir aldığı yönünde İzmir 6.İcra Ceza Mahkemesinin 2011/177 esas sayılı dosyasına beyanları ve söz konusu devreden şirket adına yaptığını belirttiği ödemelere ilişkin açıklamalarının olduğu, ayrıca «protokolde» adı geçen alacaklı T.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3675 E. 2020/485 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme · yönetim kurulu kararı · ihtarname · yasal faiz · zamanaşımı
Benzer bu kararda… iilin 04/05/2005 tarihinde gerçekleştiği, davanın 05/08/2013 tarihinde açıldığı, davacının ödemeyi 01/08/2012 tarihinde yaptığı, davalıların dava dışı Burtaş A.Ş'de «yönetim kurulu» başkanı ve yönetim kurulu yardımcısı olarak görev yaptıkları süre içerisinde gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek Burtaş A.Ş'nin dava dışı İzmir Nakliyat A.Ş'ye olan borcunu «ihtarnameye» rağmen şirket yetkilisi yerine bir başka kişiye ödemek suretiyle borcun doğumuna sebebiyet verdikleri, davacının tazyik hapsi sebebiyle ödeme yaptığı, TBK 82. maddeye göre «sebepsiz zenginleşme» hükümlerinin uygulanması gerektiği ve bu maddeye istinaden 2 yıllık «zamanaşımı» süresi geçmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 55.000.- TL alacağın 01/08/2012 tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan «yasal faiz» oranları uygulanmak suretiyle hesaplanacak faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemiz …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6339 E. , 2017/6763 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/03/2016 tarih ve 2014/821-2016/158 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28/11/2017 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin de ortağı bulunduğu ... A.Ş. adına kayıtlı bulunan yerel yayın yapan radyonun davalı yana devri yönünde protokol düzenlendiğini, devir bedeli tutarı ve nasıl ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bir bölümünün de devir sırasında bilinen ve protokolde atıf yapılan borçların ifasının üstlenilmesi suretiyle ödenmesinin hüküm altına alındığını, devreden şirketin dava dışı ...'a olan borcuyla ilgili protokol tarihinden evvel derdest icra takibi kapsamında ... A.Ş'ye ait iş yerinde haciz işlemleri gerçekleştiğini, müvekkilinin icra dosyasında borcun ödenmesine dair taahhütte bulunduğunu, davalı yanca borcun ödenmemesi nedeniyle müvekkili hakkında tazyik hapsi kararı çıktığını ve borç yine ödenmediğinden 2010 yılı Ekim ayında anılan cezaların infazı kapsamında müvekkilinin yakalanarak cezaevine konulduğunu, eşinin müvekkili adına ödeme yaptığını, davalının edimini ifa etmediğini ileri sürerek, 35.000.00 TL alacak ile 2.500.00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ortağı olduğu ... TV A.Ş.'de yerel yayın yapan ve şimdiki adı ... FM olan radyonun müvekkilinin yönetim kurulu başkanı olduğu ... Yayıncılık A.Ş. tarafından devir alınması için taraflar arasında bir protokol yapıldığını, buna göre müvekkilinin 70.000 TL peşin ödediğini, ...'a ait 75.000 TL'lik borçtan dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ve bu borçtan dolayı sorumluluğun devir eden şirkete ait olacağının hüküm altına alındığı, davacının ortağı olduğu şirket ile müvekkili arasında iddia edildiği gibi bir protokol bulunmadığını, iddiaya konu protokolün, devreden şirketin protokolde sözü edilen borçları dışında başka borçları çıkması ve bunların müvekkiline yükletilmek istenmesi nedeniyle iki tarafın rızasıyla yırtılarak fesh edildiğini, davacının olmayan bir protokole dayalı olarak istemde bulunamayacağını, var ise aslının sunulması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; ilk protokolün geçersiz hale getirildiğinin davalı tarafça ispatlandığı, ilk protokolün geçersiz hale getirilmesinin nedeninin sözleşme dışı kişilerin müdahalesi olduğu, bu müdahale kapsamında müdahale eden kişilere davalının bizzat ödeme yapması, borca-ödemeye karşılık davalı tarafından çek verilmesi kapsamında sözleşme dışı kişilerin ikna edilmiş olduğu, ilk sözleşmede hüküm altına alınan 328.000,00 TL ile sözleşmenin kurulmasından önce davalı tarafından ... vekiline ödenen 10.000,00 TL'nin toplamı olan 338.000 TL'den daha fazla bir ödeme yapıldığı, dolayısıyla davacının ...'a ödenmeyen borç kapsamında icra takipleri nedeniyle ...
5. İcra Ceza Mahkemesinin 2009/825 ve 2008/3210 Esas sayılı dosyalarında davacının 3 ay tazyik hapsine çarptırılması ve davacının ceza infaz kurumunda bulunmasından kaynaklı manevi tazminattan ve ...'a ödenmeyen borçtan davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işletme devri protokolüne dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacının ortağı ve yetkilisi olduğu şirkete ait yerel radyo frekansının davalının ortağı ve yetkilisi bulunduğu şirkete devri konusunda noter huzurunda sözleşme imzalandığı, bu sözleşmenin ... tarafından kabul edilerek davalının ortağı ve yetkilisi bulunduğu şirket adına kaydının yapıldığı, başka bir ifadeyle frekans devrinin gerçekleştiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı, kendisinin, davalının ve dava dışı devreden şirket ortağı iki ayrı kişinin imzasını taşıyan protokol uyarınca devrin yapıldığını, anılan protokol uyarınca davalının, devir eden şirkete ait bir kısım borcu ödemeyi üstlendiğini, devrin gerçekleşmesine rağmen davalının devreden şirketin takibe konulan bu borcunu ödemediğini, kendisinin ödemek zorunda kaldığını, zarara uğradığını ileri sürmüş;
davalı ise, davacının dayandığı protokolün doğru olduğunu, bu protokol imzalandıktan sonra dava dışı devir eden şirketin başka borçlarının çıkması sonrasında anılan protokolün yırtılarak imha edildiğini, yeniden protokol düzenlenerek devrin gerçekleştiğini, bir borcunun olmadığını, davacının dayandığı protokolde açıklanan borçtan dolayı sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemenin de kabul ettiği üzere, taraflar arasında radyo frekansı devrine ilişkin hukuki bir ilişkinin olduğu, bu ilişkiye bağlı olarak ... nezdinde devir işlemi yapılması için, tarafların ortağı bulunduğu şirketler arasında noter devir protokolü düzenlendiği tartışmasızdır. Davacı, taraflar arasında devre ilişkin olarak ibraz ettiği protokolün imzalandığı, davalının bir kısım edimini ifa etmediği iddiasındadır.
Davalı ise açıklandığı gibi bu protokolün varlığını kabul etmiş, değişen şartlar nedeniyle imha edildiğini, yeni protokol çerçevesinde devrin yapıldığını, önceki protokolün hükmünün kalmadığını savunmuştur. Davacı tarafından sunulan protokolün varlığı davalı tarafça kabul edildiğine göre, davacının dayandığı protokolün imha edilerek sona erdirildiği ve yeni protokol uyarınca devrin sağlandığı hususunun davalı tarafından ispat edilmesi gerekir ki bu hususlara mahkemece verilen davanın reddine dair ilk kararın davacı vekilince temyizi üzerine Dairemizin 30/09/2014 tarihli bozma ilamında da yer verilmiştir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmuş olup, davacının dayandığı protokolün imha edilerek sona erdirildiği ve yeni anlaşma çerçevesinde devrin gerçekleştirildiği hususunda davalı tarafça tanık deliline başvurulmuştur.
Ancak, davalı iddiasının tanık beyanlarıyla ispatı mümkün olmayıp, dosyadaki delillerle davalının bu savunmasını ispat edemediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ispat yükünün davalıda olduğu, davalının davacının dayandığı protokolün imha edilerek sona erdirildiği ve yeni anlaşma çerçevesinde devrin gerçekleştirildiği, yapılan ikinci anlaşma gereği edimlerini yerine getirdiği ve bir sorumluluğunun kalmadığı yönündeki savunmasını ispat edemediği kabul edilerek değerlendirme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/384077900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz