İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2287 E. 2013/3762 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem koşulu↗ i̇i̇k 257↗ hakkın kötüye kullanılması↗ dürüstlük kuralı↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece dosya üzerinden yapılan incelemede, banka kredi sözleşmesi genel işlem koşullarına aykırı olmakla birlikte asıl borçlunun buna rağmen bankadan kredi kullanmak suretiyle, bu işlemden faydalanması nedeniyle, bu aykırılığı ileri sürmenin TMK'nın 2. maddesi hükmünde düzenlenen dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanımı teşkil edeceği gerekçesiyle, asıl borçlu Niğmet Kömür Katı Yakıt Gıda İnş. Nak. Tur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki talebin kabulü ile borcu karşılayacak şekilde menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İKK'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati haciz konulmasına; talep konusu banka kredi sözleşmesinin banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, taraflara açıkça bilgi verilip sözleşme içeriğini öğrenme imkânı sağlanmadığı, bu nedenle kefillerin, bu işlem
koşullarını kabul ettiklerine ilişkin, 6098 sayılı TBK’nın 21. maddesi kapsamında bir kabulün de bulunmadığından sözleşmenin genel işlem koşullarına aykırı olduğu gerekçesiyle de, kefiller hakkındaki talebin reddine, ihtiyati haciz isteyenden teminat alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen/alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan sözleşme, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihi olan 01.07.2012 tarihinden önce imzalanmış ve kredi de anılan tarihten önce kullandırılmıştır. Anılan kanunun yürürlük kanunu olan 6101 sayılı Kanun'un 1. maddesi hükmüne göre, uyuşmazlığa uygulanması gereken kanun 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu hükümleridir. Kredi sözleşmelerinin imza tarihinin ve kredinin kullandırılma tarihinin 01.07.2012 tarihinden önce olması nedeni ile uyuşmazlıkta 6101 sayılı Kanunu'nun 4. maddesinin uygulanması söz konusu edilemeyeceği gibi yeni Borçlar Kanunu ile düzenlenen genel işlem koşullarına aykırılık da; Yürürlük Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında değerlendirilemez. Yürürlük Kanunu'nun 7. maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İİK'nın 257. ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle istemin kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14301 E. 2012/16818 K.
Ortak:genel işlem koşulu · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaŞti. hakkındaki talebin kabulü ile borcu karşılayacak şekilde menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İKK'nın «257» ve devamı maddeleri gereğince «ihtiyati haciz» konulmasına; talep konusu banka «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, taraflara açıkça bilgi verilip sözleşme içeriğini öğrenme imkânı sağlanmadığı, bu nedenle kefillerin, bu işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin, 6098 sayılı TBK’nın 21. maddesi kapsamında bir kabulün de bulunmadığından sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle de, «kefiller» hakkındaki talebin reddine, ihtiyati haciz isteyenden «teminat» alınmasına karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7. maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İİK'nın «257». ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle istemin kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan incelemede, banka «kredi sözleşmesi» «genel işlem koşullarına» aykırı olmakla birlikte asıl borçlunun buna rağmen bankadan kredi kullanmak suretiyle, bu işlemden faydalanması nedeniyle, bu aykırılığı ileri sürmenin TMK'nın 2. maddesi hükmünde düzenlenen «dürüstlük kuralı» ve «hakkın kötüye kullanımı» teşkil edeceği gerekçesiyle, asıl borçlu Niğmet Kömür Katı Yakıt Gıda İnş.
Benzer bu karardaMahkemece, banka «kredi sözleşmelerinin» önceden tek taraflı hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, kefillerin sözleşmedeki koşulları kabul ettiklerine ve koşulların açıkça kendilerine anlatıldığına dair BK'nun 21. maddesi anlamında bir kabulün bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu kredi sözleşmelerinin 6098 Sayılı Borçlar Kanunu 20, 21, 22, 23, 24 ve 25. maddeleri uyarınca «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7'nci maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İ.İ.K'nun «257» ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararını bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan sözleşmeler, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce imzalanmış ve kredi de anılan tarihten önce kullandırılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2478 E. 2013/4623 K.
Ortak:genel işlem koşulu · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaŞti. hakkındaki talebin kabulü ile borcu karşılayacak şekilde menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İKK'nın «257» ve devamı maddeleri gereğince «ihtiyati haciz» konulmasına; talep konusu banka «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, taraflara açıkça bilgi verilip sözleşme içeriğini öğrenme imkânı sağlanmadığı, bu nedenle kefillerin, bu işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin, 6098 sayılı TBK’nın 21. maddesi kapsamında bir kabulün de bulunmadığından sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle de, «kefiller» hakkındaki talebin reddine, ihtiyati haciz isteyenden «teminat» alınmasına karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7. maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İİK'nın «257». ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle istemin kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan incelemede, banka «kredi sözleşmesi» «genel işlem koşullarına» aykırı olmakla birlikte asıl borçlunun buna rağmen bankadan kredi kullanmak suretiyle, bu işlemden faydalanması nedeniyle, bu aykırılığı ileri sürmenin TMK'nın 2. maddesi hükmünde düzenlenen «dürüstlük kuralı» ve «hakkın kötüye kullanımı» teşkil edeceği gerekçesiyle, asıl borçlu Niğmet Kömür Katı Yakıt Gıda İnş.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, talebe dayanak banka «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, bu koşulların açıkça tartışılarak, taraflara açıkça bilgi verilip bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlanması açısından yasanın öngördüğü koşullara uygun bulunmadığı, dolayısıyla kefillerin bu işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin TBK’nun .... maddesi kapsamından bir kabulün de bulunmadığı açıkça anlaşılmakla sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7.maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İ.İ.K.'nun «257» ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçelerle istemin reddi kararı verilmesi doğru olmamış ve mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2482 E. 2013/4162 K.
Ortak:genel işlem koşulu · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaŞti. hakkındaki talebin kabulü ile borcu karşılayacak şekilde menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İKK'nın «257» ve devamı maddeleri gereğince «ihtiyati haciz» konulmasına; talep konusu banka «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, taraflara açıkça bilgi verilip sözleşme içeriğini öğrenme imkânı sağlanmadığı, bu nedenle kefillerin, bu işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin, 6098 sayılı TBK’nın 21. maddesi kapsamında bir kabulün de bulunmadığından sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle de, «kefiller» hakkındaki talebin reddine, ihtiyati haciz isteyenden «teminat» alınmasına karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7. maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İİK'nın «257». ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle istemin kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan incelemede, banka «kredi sözleşmesi» «genel işlem koşullarına» aykırı olmakla birlikte asıl borçlunun buna rağmen bankadan kredi kullanmak suretiyle, bu işlemden faydalanması nedeniyle, bu aykırılığı ileri sürmenin TMK'nın 2. maddesi hükmünde düzenlenen «dürüstlük kuralı» ve «hakkın kötüye kullanımı» teşkil edeceği gerekçesiyle, asıl borçlu Niğmet Kömür Katı Yakıt Gıda İnş.
Benzer bu karardaMahkemece, banka «kredi sözleşmelerinin» önceden tek taraflı hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, kefillerin sözleşmedeki koşulları kabul ettiklerine ve koşulların açıkça kendilerine anlatıldığına dair 6098 Sayılı BK'nun 21. maddesi anlamında bir kabulün bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu kredi sözleşmelerinin 6098 Sayılı Borçlar Kanunu 20, 21, 22, 23, 24 ve 25. maddeleri uyarınca «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle, borçlu şirket yönünden «ihtiyati haciz» isteminin kabulüne, borçlu «kefiller» yönünden ise reddine karar verilmiştir.
«257». maddedeki koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, «kefiller» yönünden «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle borçlu «kefiller» yönünden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · kamu düzeni · ek tasfiye · temerrüt
Benzer bu karardaYürürlük Kanunu'nun 1. maddesi hükmüne göre de «temerrüt», sona erme ve «tasfiye» söz konusu olmadığından ve salt «genel işlem şartlarına» aykırılık «kamu düzeni» ve genel ahlak kapsamında bulunmadığı gibi, 7. maddenin uygulama koşulları da bulunmadığından, mahkemece İİK.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14299 E. 2012/16795 K.
Ortak:genel işlem koşulu · i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaŞti. hakkındaki talebin kabulü ile borcu karşılayacak şekilde menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İKK'nın «257» ve devamı maddeleri gereğince «ihtiyati haciz» konulmasına; talep konusu banka «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, taraflara açıkça bilgi verilip sözleşme içeriğini öğrenme imkânı sağlanmadığı, bu nedenle kefillerin, bu işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin, 6098 sayılı TBK’nın 21. maddesi kapsamında bir kabulün de bulunmadığından sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle de, «kefiller» hakkındaki talebin reddine, ihtiyati haciz isteyenden «teminat» alınmasına karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7. maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İİK'nın «257». ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle istemin kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan incelemede, banka «kredi sözleşmesi» «genel işlem koşullarına» aykırı olmakla birlikte asıl borçlunun buna rağmen bankadan kredi kullanmak suretiyle, bu işlemden faydalanması nedeniyle, bu aykırılığı ileri sürmenin TMK'nın 2. maddesi hükmünde düzenlenen «dürüstlük kuralı» ve «hakkın kötüye kullanımı» teşkil edeceği gerekçesiyle, asıl borçlu Niğmet Kömür Katı Yakıt Gıda İnş.
Benzer bu karardaMahkemece, davaya konu «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, koşulların açıkça tartışılarak kabul edildiği ve taraflara sözleşmenin içeriğini öğrenme imkanının sağlandığı hususlarında yasanın öngördüğü koşulların bulunmadığı, kefillerin işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin TBK'nın 21. maddesi kapsamında bir kabulünün olmadığı, aktedilen sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı bulunduğu, TBK'nın 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin kuralların «emredici» nitelik taşıdığı, Yürürlük Yasası'nın 2, 3, 4 ve 7. maddelerinin bir arada yorumlanmasında genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin ne zaman aktedilmiş olursa olsun uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın uygulanması gerektiği, TBK'nın 20. maddesine aykırı bir surette yapılan sözleşmeye dayanılarak açılan talebin reddi gerektiği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7 nci maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İ.İ.K.'nun «257» ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken yerinde bulunmayan gerekçelerle istemin reddi kararı verilmesi doğru olmamış ve mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emredici hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davaya konu «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, koşulların açıkça tartışılarak kabul edildiği ve taraflara sözleşmenin içeriğini öğrenme imkanının sağlandığı hususlarında yasanın öngördüğü koşulların bulunmadığı, kefillerin işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin TBK'nın 21. maddesi kapsamında bir kabulünün olmadığı, aktedilen sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı bulunduğu, TBK'nın 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin kuralların «emredici» nitelik taşıdığı, Yürürlük Yasası'nın 2, 3, 4 ve 7. maddelerinin bir arada yorumlanmasında genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemenin ne zaman aktedilmiş olursa olsun uyuşmazlıkta 6098 sayılı TBK'nın uygulanması gerektiği, TBK'nın 20. maddesine aykırı bir surette yapılan sözleşmeye dayanılarak açılan talebin reddi gerektiği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6452 E. 2013/9129 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaŞti. hakkındaki talebin kabulü ile borcu karşılayacak şekilde menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İKK'nın «257» ve devamı maddeleri gereğince «ihtiyati haciz» konulmasına; talep konusu banka «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, taraflara açıkça bilgi verilip sözleşme içeriğini öğrenme imkânı sağlanmadığı, bu nedenle kefillerin, bu işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin, 6098 sayılı TBK’nın 21. maddesi kapsamında bir kabulün de bulunmadığından sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle de, «kefiller» hakkındaki talebin reddine, ihtiyati haciz isteyenden «teminat» alınmasına karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7. maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İİK'nın «257». ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle istemin kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen/alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaDavacı, davalıların da asıl borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla borçlu oldukları krediyi, kendisinin kefil sıfatı nedeniyle ödemek zorunda kaldığını bildirerek kredi ödemesinde bulunmayan davalılar hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş ve dilekçesi ekinde de «kredi sözleşmesini», borcun kendisi tarafından ödendiğine dair makbuzları ve yaptığı ödemeleri davalılardan talep ettiğine dair «ihtarname» suretlerini dosyaya «ibraz» etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, alacağın miktarının ve «rücu» hakkınını bulunup bulunmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, dolayısıyla İİK'nın «257»'nci maddesinde ön görülen «ihtiyati haciz» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dava, İİK'nın «257» vd. maddeleri uyarınca talep edilen «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu hakkı · müteselsil kefil · rücu · ihtarname · ibraz
Benzer bu karardaDavacı, davalıların da asıl borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla borçlu oldukları krediyi, kendisinin kefil sıfatı nedeniyle ödemek zorunda kaldığını bildirerek kredi ödemesinde bulunmayan davalılar hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş ve dilekçesi ekinde de «kredi sözleşmesini», borcun kendisi tarafından ödendiğine dair makbuzları ve yaptığı ödemeleri davalılardan talep ettiğine dair «ihtarname» suretlerini dosyaya «ibraz» etmiştir.
Davacının, kredi borcunun «kefil» sıfatı ile kendisi tarafından ödendiğine dair banka yazısı «ibraz» ettiği ve bu nedenle de asıl borçlu ve diğer kefillere «rücu hakkının» doğduğu, bu suretle de İİK'nın «257»'nci maddesinde gösterilen koşulların gerçekleşmiş bulunduğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, alacağın miktarının ve «rücu» hakkınını bulunup bulunmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, dolayısıyla İİK'nın «257»'nci maddesinde ön görülen «ihtiyati haciz» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Davalıların sözleşme adreslerine çıkartılan «ihtarnamelerin» tebliğ edilemediği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/665 E. 2015/1510 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz
İncelediğiniz karardaŞti. hakkındaki talebin kabulü ile borcu karşılayacak şekilde menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İKK'nın «257» ve devamı maddeleri gereğince «ihtiyati haciz» konulmasına; talep konusu banka «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, taraflara açıkça bilgi verilip sözleşme içeriğini öğrenme imkânı sağlanmadığı, bu nedenle kefillerin, bu işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin, 6098 sayılı TBK’nın 21. maddesi kapsamında bir kabulün de bulunmadığından sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle de, «kefiller» hakkındaki talebin reddine, ihtiyati haciz isteyenden «teminat» alınmasına karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7. maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İİK'nın «257». ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle istemin kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen/alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaOysa, İKK'nın «257». maddesine göre «ihtiyati haciz» talep edebilmek için alacağın «muaccel» ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir.
Mahkemece, «ihtiyati haciz» talebine dayanak yapılan çekin arkasında «muhatap banka» tarafından yazılan yazıya göre «çek» üzerindeki imzanın hesap sahibine ait olmadığı, böyle bir çekten dolayı ihtiyati haciz kararı verilmeyeceği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muhatap banka · ödeme yasağı · ihtiyati hacze itiraz · cy/cy şerhi · muacceliyet · oy yasağı · çek
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati hacze itiraz» istemine ilişkin olup, mahkemece isteme konu «çek» arkasındaki imzanın hesap sahibine ait olmadığına dair «şerh» sebebiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «ihtiyati haciz» talebine dayanak yapılan çekin arkasında «muhatap banka» tarafından yazılan yazıya göre «çek» üzerindeki imzanın hesap sahibine ait olmadığı, böyle bir çekten dolayı ihtiyati haciz kararı verilmeyeceği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Çek ile ilgili «ödeme yasağı» bulunması anılan kanun maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» kararı verilmesine engel değildir.
Oysa, İKK'nın «257». maddesine göre «ihtiyati haciz» talep edebilmek için alacağın «muaccel» ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3123 E. 2013/5209 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaŞti. hakkındaki talebin kabulü ile borcu karşılayacak şekilde menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İKK'nın «257» ve devamı maddeleri gereğince «ihtiyati haciz» konulmasına; talep konusu banka «kredi sözleşmesinin» banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, taraflara açıkça bilgi verilip sözleşme içeriğini öğrenme imkânı sağlanmadığı, bu nedenle kefillerin, bu işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin, 6098 sayılı TBK’nın 21. maddesi kapsamında bir kabulün de bulunmadığından sözleşmenin «genel işlem koşullarına» aykırı olduğu gerekçesiyle de, «kefiller» hakkındaki talebin reddine, ihtiyati haciz isteyenden «teminat» alınmasına karar verilmiştir.
Yürürlük Kanunu'nun 7. maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece «ihtiyati haciz» koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İİK'nın «257». ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle istemin kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen/alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaDava, İİK'nun «257». maddesi gereğince talep edilen «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece talebin dayanağının tüketici «kredi sözleşmesi» olduğu gerekçesi ile ihtiyati haciz istemi reddedilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme, «genel kredi sözleşmesi» olup, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen şahıslar, asıl borçlu ve müteselsil kefillerdir.
Mahkemece, talebin dayanağı olan Genel Kredi Sözleşmesi'nin tüketici «kredi sözleşmesi» olduğu, 4077 sayılı yasanın .... maddesi koşullarının sağlandığına ilişkin herhangi bir belge «ibraz» edilmediği, ayrıca «kefil» olan borçluların kefilliğinin adi «kefalet» niteliğinde olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet · genel kredi sözleşmesi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, talebin dayanağı olan Genel Kredi Sözleşmesi'nin tüketici «kredi sözleşmesi» olduğu, 4077 sayılı yasanın .... maddesi koşullarının sağlandığına ilişkin herhangi bir belge «ibraz» edilmediği, ayrıca «kefil» olan borçluların kefilliğinin adi «kefalet» niteliğinde olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme, «genel kredi sözleşmesi» olup, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen şahıslar, asıl borçlu ve müteselsil kefillerdir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2287 E. , 2013/3762 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.09.2012 tarih ve 2012/677-2012/678 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ebru Yücetürk tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen/alacaklı vekili, asıl borçlu/karşı taraf N... Tur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla borçlu olan diğer karşı taraf/borçlular arasında imzalanan Kredi Sözleşmesine göre borcun ödenmediğini, asıl borçlunun 72.122,04 TL, diğer tüm borçluların 472.122,00 TL borçlu olduğunu, borçlulara gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, karşı taraf/borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan incelemede, banka kredi sözleşmesi genel işlem koşullarına aykırı olmakla birlikte asıl borçlunun buna rağmen bankadan kredi kullanmak suretiyle, bu işlemden faydalanması nedeniyle, bu aykırılığı ileri sürmenin TMK'nın 2. maddesi hükmünde düzenlenen dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanımı teşkil edeceği gerekçesiyle, asıl borçlu Niğmet Kömür Katı Yakıt Gıda İnş. Nak. Tur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki talebin kabulü ile borcu karşılayacak şekilde menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İKK'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati haciz konulmasına; talep konusu banka kredi sözleşmesinin banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, taraflara açıkça bilgi verilip sözleşme içeriğini öğrenme imkânı sağlanmadığı, bu nedenle kefillerin, bu işlem
koşullarını kabul ettiklerine ilişkin, 6098 sayılı TBK’nın 21. maddesi kapsamında bir kabulün de bulunmadığından sözleşmenin genel işlem koşullarına aykırı olduğu gerekçesiyle de, kefiller hakkındaki talebin reddine, ihtiyati haciz isteyenden teminat alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen/alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan sözleşme, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihi olan 01.07.2012 tarihinden önce imzalanmış ve kredi de anılan tarihten önce kullandırılmıştır. Anılan kanunun yürürlük kanunu olan 6101 sayılı Kanun'un 1. maddesi hükmüne göre, uyuşmazlığa uygulanması gereken kanun 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu hükümleridir. Kredi sözleşmelerinin imza tarihinin ve kredinin kullandırılma tarihinin 01.07.2012 tarihinden önce olması nedeni ile uyuşmazlıkta 6101 sayılı Kanunu'nun 4. maddesinin uygulanması söz konusu edilemeyeceği gibi yeni Borçlar Kanunu ile düzenlenen genel işlem koşullarına aykırılık da; Yürürlük Kanunu'nun 2.
maddesi kapsamında değerlendirilemez. Yürürlük Kanunu'nun 7. maddesi hükümlerinin uygulanması da söz konusu olmadığından, mahkemece ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığının 2004 sayılı İİK'nın 257. ve devamı maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan yazılı gerekçelerle istemin kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan sebeplerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
05.03.2013 - S/Ö
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/447988900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz