Bankacılık düzenlemesinden kaynaklanan alacak davasında zorunlu arabuluculuk şartı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/473 E. 2024/621 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden ret mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
TTK 4/1-f uyarınca bankacılık, kredi kuruluşları, finansal kurumlar ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu nitelikteki bir davanın konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak veya tazminat talebine ilişkinse, TTK 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; bu şart yerine getirilmeden açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Görev itirazı (asliye ticaret mahkemesinin görevli olup olmadığı) → ret
İddia: Davacılar vekili, davanın TTK'da sayılan ticari davalardan olmadığını, haksız fiilden kaynaklandığını, asliye ticaret mahkemesinin görevli olmadığını, görev hususu değerlendirilmeden doğrudan arabuluculuktan ret kararı verildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava, davalı bankada idare tarafından açılan hesaba yatırılan paranın mirasçı davacılara ödenmesi talebine ilişkindir. TTK 4(1)f maddesi gereğince bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Eldeki dava bankacılık düzenlemesinden kaynaklandığından ticari dava niteliğindedir; bu nedenle davacılar vekilinin göreve yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği → ret
İddia: Davacılar vekili, davanın açılış tarihinde zorunlu arabuluculuk dava şartının bulunmadığını, davanın alacak ve tazminat talebine ilişkin olup TTK'nın 4. maddesinde sayılan ticari davaların konusuna girmediğini, haksız fiilden kaynaklandığını ileri sürerek usulden ret kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: TTK'na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile, TTK 4. madde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiştir. 7445 sayılı kanunla TTK 5/A-1 maddesinde yapılan değişiklikle menfi tespit ve istirdat davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Somut olayda davanın konusu bankacılığa ilişkin düzenlemeden kaynaklanan alacak davası olup, ticari dava niteliğindeki davanın açılış tarihi itibariyle arabulucuya başvuru zorunludur. Davacı tarafça dosyaya arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi arabulucuya başvurulduğuna ilişkin bir beyanda da bulunulmamıştır. Dava öncesi arabuluculuğa başvuru şartı yerine getirilmediğinden, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Bankada idare tarafından açılan hesaba yatırılan kamulaştırma bedelinin ödenmesine ilişkin alacak davasının TTK 4/1-f kapsamında ticari dava sayılacağı ve bu nedenle TTK 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu yönünde emsal niteliğindedir.
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan hukuk davaları TTK 4/1-f uyarınca ticari dava sayıldığından, bu nitelikteki alacak davalarına asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir.
- Dava şartı
- TTK 4. maddede ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zorunlu arabuluculuk↗ dava şartı↗ ticari dava↗ görev↗ usulden ret↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/473
KARAR NO 2024/621
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/01/2024
NUMARASI 2023/116 Esas - 2024/16 Karar
DAVA
Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/04/2024
Arabulucu dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilşikin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, müvekkillerinin murisinin maliki olduğu taşınmazın istimlak edildiğini, Büyükçekmece 5. AHM'nın 2020/435 Esas 2021/795 Karar sayılı dosyası ile kamulaştırmasız el atma davası açıldığını, açılan dava sonucunda müvekkiline 33.600,16 -TLnin ödenmesine karar verildiğini, ...bank Valide Sultan Şubesine ... tarafından muris adına hesap açılarak kamulaştırma bedeli yatırıldığını,hissesinde haciz olduğu gerekçesiyle müvekkillerine ödeme yapılmadığını,murisin hissesinde haciz bulunmadığını, murisin 08.02.2022 tarihinde vefat ettiğini, bankanın bu uygulamasının haksız fiil niteliğinde olduğunu belirterek,hesaba yatırılan 33.600,16-TL'nin ödeme tarihinden itibaren faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, kamulaştırma davası nedeniyle idare tarafından ... adına 33.600,16-TL nin müvekkili bankanın şubesine depo edildiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde çok sayıda şerh, haciz kaydı bulunur iken mahkemenin takyidat var ise bedele yansıtılarak ödeme yapılması yönündeki karara karşı resmi yazışmaların yapılması gerektiğini, davacılar vekilinin iddia ettiği şekilde paranın ödenmemesi, ödemenin geciktirilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, mahkeme kararından ve ibrazından sonra aradan geçen 1 yıllık süre içerisinde davacılar tarafından müvekkili bankaya yönelik hiçbir talep olmadığını, davacıların mahkeme kararından sonra yaklaşık 1 sene sonra bankaya müracaat edip kendi kusurlarından bankayı sorumlu tutması iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek;
davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, eldeki davanın alacak davası olduğu ve 21/02/2023 tarihinde açıldığı, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, davacı tarafça dosyaya arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi, arabulucuya başvurulduğuna ilişkin bir beyanda da bulunulmadığı, her ne kadar davacı tarafından açılan davanın TTK hükümlerinden kaynaklanmayıp haksız fiilden kaynaklandığı belirtilmişse de eldeki ticari davanın arabuluculuğa tabii olmayan davalardan olmadığı, 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2, 6102 Sayılı Sayılı TTK'nın 7445 sayılı kanunun 30. maddesiyle değişik 5/A-1 maddesi gereğince,davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili, eldeki davanın açılış tarihinin 21/02/2023 olduğunu, bu tarihte zorunlu arabuluculuk dava şartı getirilmediğini, davanın alacak ve tazminat talebine ilişkin olduğunu, TTK'nın 4. Maddesinde sayılan ticari davaların konusuna girmediğini, haksız fiilden kaynaklandığını,davaya bakmaya asliye ticaret mahkemesinin görevli olmadığı düşünülse bile görevsizlik ile asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, dava da görev hususu hiç değerlendirilmeden doğrudan arabulucuktan red kararı verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı bankada idare tarafından açılan hesaba yatırılan paranın miraçı davacılara ödenmesi talebine ilişkindir. TK nın 4(1)f maddesi gereğince f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek: 6335 S.K.-26.06.2012/m.1) "sayılır.Ticari dava niteliğindeki eldeki davada davacılar vekilinin göreve yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. 6102 sayılı TTK’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile “Kanunun 4 üncü maddesi ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiştir.7445 sayılı kanun ile TTK nın 5/A-1 maddesinnde yapılan değişiklik ile menfi tesbit ve istirdat davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Somut olayda,davanın konusunun bankacılığa ilişkin düzenlemeden kaynaklanan alacak davası olduğu ,ticari dava niteliğindeki davanın açılış tarihi itibariyle arabulucuya başvurunun zorunlu olduğu dava öncesi arabuluculuğa başvuru şartı yerine getirilmediğinden, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/04/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/44383 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi