6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bir miktar alacağın tahsili

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14586 E. 2018/5323 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbirin kaldırılması tedbirin kaldırılması i̇i̇k 308/b ihtiyati tedbir muvafakat kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 74HMK 308HMK 310 · BK — BK 11

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Dava, bir miktar alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarda tarih ve numarası verilen karar ile davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olup bu aşamada davalılar vekilinin, yerel mahkemenin 31.7.2018 tarihli yazısı ekinde gönderilen 25.7.2018 tarihli dilekçesiyle müvekkilleri aleyhine açılan davayı kabul ettiklerini, keza 31.7.2018 tarihli dilekçesiyle de konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasını teminen dosyanın yerel mahkemeye iadesini talep ettiği, davacı vekilinin ise kabule ve tedbirin kaldırılmasına bir diyecekleri bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.

Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup kabul, HMK’nın 308. maddesi uyarınca istemde bulunanın talep sonucuna muvafakat etmesidir. Davayı kabul, HMK'nın 310. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye değin yapılabilecek olup karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davalılar vekilinin yukarda sözü edilen dilekçesi, müvekkilleri aleyhine açılan davayı kabul mahiyetinde olup HMK'nın 74. maddesi de gözetildiğinde sonuç doğurucudur. Bu nedenle, Yargıtay İBK’nun 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davanın kabulüne ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına, davacı vekilinin temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Bir miktar alacağın tahsili 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1776 E. 2018/5321 K.

    Ortak: · Bir miktar alacağın tahsili

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Bir miktar alacağın tahsili 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2066 E. 2018/5317 K.

    Ortak: · Bir miktar alacağın tahsili

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18224 E. 2013/3258 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14838 E. 2013/3257 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16383 E. 2013/21721 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hmk 307

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15793 E. 2012/6039 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17142 E. 2013/534 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4742 E. 2019/311 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/14586 E.  ,  2018/5323 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava, bir miktar alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarda tarih ve numarası verilen karar ile davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olup bu aşamada davalılar vekilinin, yerel mahkemenin 31.7.2018 tarihli yazısı ekinde gönderilen 25.7.2018 tarihli dilekçesiyle müvekkilleri aleyhine açılan davayı kabul ettiklerini, keza 31.7.2018 tarihli dilekçesiyle de konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasını teminen dosyanın yerel mahkemeye iadesini talep ettiği, davacı vekilinin ise kabule ve tedbirin kaldırılmasına bir diyecekleri bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmakla dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.

Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup kabul, HMK’nın 308. maddesi uyarınca istemde bulunanın talep sonucuna muvafakat etmesidir. Davayı kabul, HMK'nın 310. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye değin yapılabilecek olup karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davalılar vekilinin yukarda sözü edilen dilekçesi, müvekkilleri aleyhine açılan davayı kabul mahiyetinde olup HMK'nın 74. maddesi de gözetildiğinde sonuç doğurucudur. Bu nedenle, Yargıtay İBK’nun 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davanın kabulüne ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına, davacı vekilinin temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın kabulü yönünde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma neden ve biçimine göre davacı vekilinin temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/436408100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.