Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12453 E. 2018/4884 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
818 sayılı borçlar kanunu↗ dolandırıcılık↗ genel kredi sözleşmesi↗ kredi sözleşmesi↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu alacağın davalı tarafından açılmış ve kesinleşmiş olan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/626 E. - 2000/858 K. sayılı menfi tespit davasına konu menfi tespit kararının dava konusu sözleşme ve alacağı kapsamadığından davalı tarafın bu yöne değinen itirazlarının yerinde olmadığı, dava konusu kredi sözleşmesi gereğince davalının eli ürünü olan krediler kapsamında davalının sorumluluğunun 400.000.000,00 TL ( eski ) olarak tespit edildiği, bu alacağın dava tarihi itibari ile ulaştığı miktarın 6.098,14 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki ... 1.Ağır Ceza Mahkemesi' nin 2003/146 E., 2005/175 K. sayılı ceza davasında İlhan İnaner, ... ve davacı bankanın o tarihteki şube müdürü ..."Bankadan Kredi Almak İçin Özel Evrakta Sahtekarlık Yaparak ve Banka Aracı Kılınmak Suretiyle Dolandırıcılık" suçundan yargılanmışlardır. Sanık ...'in üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği sübuta ermediğinden beraat etmiş, diğer iki sanık İlhan İnaner ve ... ise birlikte hareket
etmek suretiyle bankada hileli işlemler yapmak suretiyle kredi sağlayıp bankayı dolandırmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemekten cezalandırılmışlardır. Bu durumda, ceza davasındaki yargılamaya konu bu krediler ile işbu davaya konu kredi borçlarının aynı kredi sözleşmelerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tesbiti ile ... 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2003/146 E., 2005/175 K. sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği de araştırılarak 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi çerçevesinde bir değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5525 E. 2024/3205 K.
Ortak:dolandırıcılık · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · menfi tespit · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 1998/626 E. - 2000/858 K. sayılı «menfi tespit» davasına konu menfi tespit kararının dava konusu sözleşme ve alacağı kapsamadığından davalı tarafın bu yöne değinen itirazlarının yerinde olmadığı, dava konusu «kredi sözleşmesi» gereğince davalının eli ürünü olan krediler kapsamında davalının sorumluluğunun 400.000.000,00 TL ( eski ) olarak tespit edildiği, bu alacağın dava tarihi itibari …
1-Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sanık ...'in üzerine atılı «dolandırıcılık» suçunu işlediği sübuta ermediğinden beraat etmiş, diğer iki sanık İlhan İnaner ve ... ise birlikte hareket etmek suretiyle bankada hileli işlemler yapmak suretiyle kredi sağlayıp bankayı dolandırmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemekten cezalandırılmışlardır.
Benzer bu kararda… ak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu alacağın davalı tarafından açılmış ve kesinleşmiş olan İnegöl Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/626 E. - 2000/858 K. sayılı «menfi tespit» davasına konu menfi tespit kararının dava konusu sözleşme ve alacağı kapsamadığından davalı tarafın bu yöne değinen itirazlarının yerinde olmadığı, dava konusu «kredi sözleşmesi» gereğince davalının eli ürünü olan krediler kapsamında davalının sorumluluğunun 400.000.000,00 TL (eski) olarak tespit edildiği, bu alacağın dava tarihi itibari il …
Bozma Kararı Dairemizin 27.06.2018 tarih, 2016/12453 E. ve 2018/4884 K. sayılı kararıyla; "1-Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, ceza davasındaki yargılamaya konu bu krediler ile işbu davaya konu kredi borçlarının aynı «kredi sözleşmelerinden» kaynaklanıp kaynaklanmadığının tesbiti ile Bursa 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2003/146 E., 2005/175 K. sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği de araştırılarak 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi çerçevesinde bir değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:basiretli tacir · yargılama giderleri · temlik · temerrüt faizi · tacir · temerrüt
Benzer bu kararda2.Davacı «temlik» alan vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'in dava dışı damadı İlhan İnaner'e vekâlet verdiğini, dava konusu «kredi sözleşmesinde» bu kişinin imzasının bulunduğunu, 20.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda davalının «tacir» olduğunu ve «basiretli tacir» gibi davranması gerektiği, dolayısıyla vekâlet verdiği kişinin damadı dahi olsa yapılan işlemleri denetlemesi gerektiği hususuna değinilmesine rağmen Mahkemece bu …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; adli tıp raporu ve davalının damadının dosyasının ceza mahkemesinin hüküm bölümünden davalının eli ürünü olan kredilere dayanılarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.098,14 TL alacağa dava tarihi itibariyle % 131,25 «temerrüt faizi» ve BSMV uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davacı «temlik» eden vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusunun Birleşik Fon A.Ş.'ye devredilmiş olmasına rağmen «yargılama giderleri» ve vekâlet ücreti yönünden her iki davacı yönünden hüküm kurulduğunu, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, müvekkili bankanın harçtan muaf olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı «temlik» alan ve temlik eden vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6095 E. 2013/11065 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15957 E. 2013/23261 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat usulsüzlüğü · hakem kararı · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, «hakem» mahkemesince davalılara çıkan «tebligatların» Bulgar kanunlarına göre doğru olabileceği, ancak ülkemizdeki uygulamalara göre davalılara yapılan «tebligatların usulsüz» olup, savunma haklarının engellendiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 08.04.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12698 E. 2012/3179 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · maddi tazminat · dava sebebi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı bankanın, «zimmet» suçundan beraat eden davacıdan para tahsil etmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, bankanın kendi personelinin hukuka aykırı eylemleri sonucu zarar gördüğü gere …
1-Dava, davalı banka «görevlisinin» usulsüz işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle «maddi tazminat» isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, usulsüz işlemi yapan davalı ... ile birlikte davacı hakkında da «zimmet» suçuna iştirak suçundan ceza davası açılmış olup, verilen hüküm henüz kesinleşmediği gibi, anılan ceza davasının neticesinin işbu davanın sonucunu doğrudan etkileyebileceği şüphesizdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13211 E. 2014/2216 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memurunun sorumluluğu · limited şirket müdürü · zimmet · sınırlı sorumluluk · sorumluluk davası · ticaret sicili tescili · muvazaa · şirket müdürü
Benzer bu karardaDavacı, dava dilekçesinde diğer iddialarının yanı sıra «limited şirket müdürü» ve aynı zamanda «tasfiye memuru» olan davalının mal beyanınında, gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu ve tasfiyede görevini kötüye kullanarak davacıyı zarara uğrattığını, şirketin mallarının «zimmete» geçirildiğini ve borçlu şirket üzerine halen işletilmekte olan bir başka şirketin «muvazaalı» olarak işletildiğini iddia etmiş olup, davacının bu iddiaları mülga TTK'nın 552. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 450/1 ve 224/1 maddeleri uyarınca «tasfiye memurunun sorumluluğu davası» mahiyetindedir.
Mahkemece, takip borçlusunun şirket olduğu, takipten önce «tasfiye» edildiği ve bu hususun «ticaret siciline tescil» edildiği, şirket hakkında yanlış bilgi vermek suçundan yapılan ceza yargılaması sonucunda ilgili mahkemece davalı sanık R..
Y.. hakkında üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle beraat kararı verildiği, borçlunun sermaye şirketi olduğu, sermaye miktarı ile «sınırlı sorumluluğun» bulunduğu, şirket ortaklarının şirket borçlarından sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davacının davalı Ramis Yalım hakkındaki davasının reddine; davacının davalı S..
Belirtilen yasa maddeleri kapsamında, «tasfiye memurunun sorumluluğu» çerçevesinde davanın ve delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeler ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12453 E. , 2018/4884 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/04/2016 tarih ve 2014/178-2016/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili bankanın ... Şubesi ile imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandığı krediden doğan edimlerini yerine getirmediğini, bunun üzerine 30.07.1998 tarihli kat ihtarnamesi keşide edilerek, bu ihtarın davalıya 05.08.1998 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak buna rağmen davalının herhangi bir ödemede bulunmadığını, müvekkili banka alacağının 19.06.2008 tarihi itibariyle toplam 107.196,50 TL'ye ulaştığını ileri sürerek, bu miktarın 19.06.2008 tarihinden itibaren ana para alacağı üzerinden işleyecek % 131,25 temerrüt faizi, faizin BSMV'si ve sair masraf ve fer'ileri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın esas yönünden de haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak, reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; dava konusu alacağın davalı tarafından açılmış ve kesinleşmiş olan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/626 E. - 2000/858 K. sayılı menfi tespit davasına konu menfi tespit kararının dava konusu sözleşme ve alacağı kapsamadığından davalı tarafın bu yöne değinen itirazlarının yerinde olmadığı, dava konusu kredi sözleşmesi gereğince davalının eli ürünü olan krediler kapsamında davalının sorumluluğunun 400.000.000,00 TL ( eski ) olarak tespit edildiği, bu alacağın dava tarihi itibari ile ulaştığı miktarın 6.098,14 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki ...
1. Ağır Ceza Mahkemesi' nin 2003/146 E., 2005/175 K. sayılı ceza davasında İlhan İnaner, ... ve davacı bankanın o tarihteki şube müdürü ..."Bankadan Kredi Almak İçin Özel Evrakta Sahtekarlık Yaparak ve Banka Aracı Kılınmak Suretiyle Dolandırıcılık" suçundan yargılanmışlardır. Sanık ...'in üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği sübuta ermediğinden beraat etmiş, diğer iki sanık İlhan İnaner ve ... ise birlikte hareket
etmek suretiyle bankada hileli işlemler yapmak suretiyle kredi sağlayıp bankayı dolandırmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemekten cezalandırılmışlardır. Bu durumda, ceza davasındaki yargılamaya konu bu krediler ile işbu davaya konu kredi borçlarının aynı kredi sözleşmelerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tesbiti ile ...
1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2003/146 E., 2005/175 K. sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği de araştırılarak 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi çerçevesinde bir değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına; ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/431033500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz