Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5525 E. 2024/3205 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
para alacağı↗ kat ihtarnamesi↗ borca itiraz↗ bsmv↗ vekâlet ücreti↗ basiretli tacir↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ yargılama giderleri↗ kesinlik sınırı↗ dolandırıcılık↗ genel kredi sözleşmesi↗ alacak davası↗ temlik↗ içtihadı birleştirme kararı↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ harç↗ tacir↗ dosya masrafı↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu alacağın davalı tarafından açılmış ve kesinleşmiş olan İnegöl Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/626 E. - 2000/858 K. sayılı menfi tespit davasına konu menfi tespit kararının dava konusu sözleşme ve alacağı kapsamadığından davalı tarafın bu yöne değinen itirazlarının yerinde olmadığı, dava konusu kredi sözleşmesi gereğince davalının eli ürünü olan krediler kapsamında davalının sorumluluğunun 400.000.000,00 TL (eski) olarak tespit edildiği, bu alacağın dava tarihi itibari ile ulaştığı miktarın 6.098,14 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 27.06.2018 tarih, 2016/12453 E. ve 2018/4884 K. sayılı kararıyla; "1-Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki Bursa 1.Ağır Ceza Mahkemesi' nin 2003/146 E., 2005/175 K. sayılı ceza davasında İlhan İnaner, ... ve davacı bankanın o tarihteki şube müdürü Cemalettin Akyön "Bankadan Kredi Almak İçin Özel Evrakta Sahtekarlık Yaparak ve Banka Aracı Kılınmak Suretiyle Dolandırıcılık" suçundan yargılanmışlardır. Sanık ...'in üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği sübuta ermediğinden beraat etmiş, diğer iki sanık İlhan İnaner ve ....n ise birlikte hareket etmek suretiyle bankada hileli işlemler yapmak suretiyle kredi sağlayıp bankayı dolandırmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemekten cezalandırılmışlardır. Bu durumda, ceza davasındaki yargılamaya konu bu krediler ile işbu davaya konu kredi borçlarının aynı kredi sözleşmelerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tesbiti ile Bursa 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2003/146 E., 2005/175 K. sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği de araştırılarak 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi çerçevesinde bir değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle karar taraflar yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; adli tıp raporu ve davalının damadının dosyasının ceza mahkemesinin hüküm bölümünden davalının eli ürünü olan kredilere dayanılarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.098,14 TL alacağa dava tarihi itibariyle % 131,25 temerrüt faizi ve BSMV uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı temlik eden vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusunun Birleşik Fon A.Ş.'ye devredilmiş olmasına rağmen yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden her iki davacı yönünden hüküm kurulduğunu, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, müvekkili bankanın harçtan muaf olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davacı temlik alan vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'in dava dışı damadı İlhan İnaner'e vekâlet verdiğini, dava konusu kredi sözleşmesinde bu kişinin imzasının bulunduğunu, 20.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda davalının tacir olduğunu ve basiretli tacir gibi davranması gerektiği, dolayısıyla vekâlet verdiği kişinin damadı dahi olsa yapılan işlemleri denetlemesi gerektiği hususuna değinilmesine rağmen Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, ...'in söz konusu kredi borcunu ödemediği gibi borca da itiraz etmediğini, davacı temlik alan şirketin harçtan muaf olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı temlik alan ve temlik eden vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12453 E. 2018/4884 K.
Ortak:dolandırıcılık · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · menfi tespit · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda… ak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu alacağın davalı tarafından açılmış ve kesinleşmiş olan İnegöl Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/626 E. - 2000/858 K. sayılı «menfi tespit» davasına konu menfi tespit kararının dava konusu sözleşme ve alacağı kapsamadığından davalı tarafın bu yöne değinen itirazlarının yerinde olmadığı, dava konusu «kredi sözleşmesi» gereğince davalının eli ürünü olan krediler kapsamında davalının sorumluluğunun 400.000.000,00 TL (eski) olarak tespit edildiği, bu alacağın dava tarihi itibari il …
Bozma Kararı Dairemizin 27.06.2018 tarih, 2016/12453 E. ve 2018/4884 K. sayılı kararıyla; "1-Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, ceza davasındaki yargılamaya konu bu krediler ile işbu davaya konu kredi borçlarının aynı «kredi sözleşmelerinden» kaynaklanıp kaynaklanmadığının tesbiti ile Bursa 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2003/146 E., 2005/175 K. sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği de araştırılarak 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi çerçevesinde bir değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerekirken «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 1998/626 E. - 2000/858 K. sayılı «menfi tespit» davasına konu menfi tespit kararının dava konusu sözleşme ve alacağı kapsamadığından davalı tarafın bu yöne değinen itirazlarının yerinde olmadığı, dava konusu «kredi sözleşmesi» gereğince davalının eli ürünü olan krediler kapsamında davalının sorumluluğunun 400.000.000,00 TL ( eski ) olarak tespit edildiği, bu alacağın dava tarihi itibari …
1-Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sanık ...'in üzerine atılı «dolandırıcılık» suçunu işlediği sübuta ermediğinden beraat etmiş, diğer iki sanık İlhan İnaner ve ... ise birlikte hareket etmek suretiyle bankada hileli işlemler yapmak suretiyle kredi sağlayıp bankayı dolandırmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemekten cezalandırılmışlardır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6095 E. 2013/11065 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3218 E. 2021/2583 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kısmen kabulüne, 31.098,60 TL'nın ödeme tarihi olan 21.01.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15957 E. 2013/23261 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tebligat usulsüzlüğü · hakem kararı · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece, «hakem» mahkemesince davalılara çıkan «tebligatların» Bulgar kanunlarına göre doğru olabileceği, ancak ülkemizdeki uygulamalara göre davalılara yapılan «tebligatların usulsüz» olup, savunma haklarının engellendiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 08.04.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3682 E. 2011/16753 K.
Ortak:temlik · temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; adli tıp raporu ve davalının damadının dosyasının ceza mahkemesinin hüküm bölümünden davalının eli ürünü olan kredilere dayanılarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.098,14 TL alacağa dava tarihi itibariyle % 131,25 «temerrüt faizi» ve BSMV uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davacı «temlik» eden vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusunun Birleşik Fon A.Ş.'ye devredilmiş olmasına rağmen «yargılama giderleri» ve vekâlet ücreti yönünden her iki davacı yönünden hüküm kurulduğunu, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, müvekkili bankanın harçtan muaf olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davacı «temlik» alan vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'in dava dışı damadı İlhan İnaner'e vekâlet verdiğini, dava konusu «kredi sözleşmesinde» bu kişinin imzasının bulunduğunu, 20.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda davalının «tacir» olduğunu ve «basiretli tacir» gibi davranması gerektiği, dolayısıyla vekâlet verdiği kişinin damadı dahi olsa yapılan işlemleri denetlemesi gerektiği hususuna değinilmesine rağmen Mahkemece bu …
Benzer bu kararda… ankanın takip tarihi itibariyle davalıdan toplam (5.098,14) TL alacağı olduğu gerekçesi ile, davalının takibe vaki itirazının kısmen iptaline, takibin (1.459,73) TL «asıl alacak» (3.465,16) TL «temerrüt faizi» alacağı ve (173,25) TL BSMV olmak üzere toplam (5.098,14) TL üzerinden devamına, alacak likit olmayıp uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, müşterek-müteselsil borç senedinin davacı bankaya «temliki» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… ankanın takip tarihi itibariyle davalıdan toplam (5.098,14) TL alacağı olduğu gerekçesi ile, davalının takibe vaki itirazının kısmen iptaline, takibin (1.459,73) TL «asıl alacak» (3.465,16) TL «temerrüt faizi» alacağı ve (173,25) TL BSMV olmak üzere toplam (5.098,14) TL üzerinden devamına, alacak likit olmayıp uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüyle, toplam 5.098,14 TL üzerinden icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmiş, «inkar tazminatı» istemi ise yukarıda değinilen gerekçe ile reddedilmiştir.
Halbuki takibe konu alacak borçlu tarafından önceden bilinebilir, hesaplanabilir nitelikte olup İİK’nun 67/2. maddesi uyarınca davacı alacaklı lehine «inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçeyle bu istemin reddinde isabet görülmemiş, yerel mahkeme kararının bu nedenle davacı yan lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5525 E. , 2024/3205 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2022/241 Esas, 2023/16 Karar
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda:
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "Miktar veya değeri 2.190 (İki bin yüz doksan) Türk Lirasını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir." 01.01.2023 tarihinden itibaren temyiz kesinlik sınırı 12.950,00 TL’ye yükseltilmiş olup dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalılar tarafından temyize konu edilen toplam miktar 6.098,14 TL olduğundan Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 12.950,00 TL’nin altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalılar vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacılar temlik eden ve temlik alan vekillerinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkili bankanın .... Şubesi ile imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandığı krediden doğan edimlerini yerine getirmediğini, bunun üzerine 30.07.1998 tarihli kat ihtarnamesi keşide edilerek, bu ihtarın davalıya 05.08.1998 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak buna rağmen davalının herhangi bir ödemede bulunmadığını, müvekkili banka alacağının 19.06.2008 tarihi itibariyle toplam 107.196,50 TL'ye ulaştığını ileri sürerek, bu miktarın 19.06.2008 tarihinden itibaren ana para alacağı üzerinden işleyecek % 131,25 temerrüt faizi, faizin BSMV'si ve sair masraf ve fer'ileri ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın esas yönünden de haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak, reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu alacağın davalı tarafından açılmış ve kesinleşmiş olan İnegöl Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/626 E. - 2000/858 K. sayılı menfi tespit davasına konu menfi tespit kararının dava konusu sözleşme ve alacağı kapsamadığından davalı tarafın bu yöne değinen itirazlarının yerinde olmadığı, dava konusu kredi sözleşmesi gereğince davalının eli ürünü olan krediler kapsamında davalının sorumluluğunun 400.000.000,00 TL (eski) olarak tespit edildiği, bu alacağın dava tarihi itibari ile ulaştığı miktarın 6.098,14 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 27.06.2018 tarih, 2016/12453 E. ve 2018/4884 K. sayılı kararıyla; "1-Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki Bursa 1.Ağır Ceza Mahkemesi' nin 2003/146 E., 2005/175 K. sayılı ceza davasında İlhan İnaner, ... ve davacı bankanın o tarihteki şube müdürü Cemalettin Akyön "Bankadan Kredi Almak İçin Özel Evrakta Sahtekarlık Yaparak ve Banka Aracı Kılınmak Suretiyle Dolandırıcılık" suçundan yargılanmışlardır. Sanık ...'in üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği sübuta ermediğinden beraat etmiş, diğer iki sanık İlhan İnaner ve ....n ise birlikte hareket etmek suretiyle bankada hileli işlemler yapmak suretiyle kredi sağlayıp bankayı dolandırmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemekten cezalandırılmışlardır.
Bu durumda, ceza davasındaki yargılamaya konu bu krediler ile işbu davaya konu kredi borçlarının aynı kredi sözleşmelerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tesbiti ile Bursa 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2003/146 E., 2005/175 K. sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği de araştırılarak 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi çerçevesinde bir değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle karar taraflar yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; adli tıp raporu ve davalının damadının dosyasının ceza mahkemesinin hüküm bölümünden davalının eli ürünü olan kredilere dayanılarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.098,14 TL alacağa dava tarihi itibariyle % 131,25 temerrüt faizi ve BSMV uygulanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı temlik eden vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusunun Birleşik Fon A.Ş.'ye devredilmiş olmasına rağmen yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden her iki davacı yönünden hüküm kurulduğunu, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, müvekkili bankanın harçtan muaf olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davacı temlik alan vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'in dava dışı damadı İlhan İnaner'e vekâlet verdiğini, dava konusu kredi sözleşmesinde bu kişinin imzasının bulunduğunu, 20.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda davalının tacir olduğunu ve basiretli tacir gibi davranması gerektiği, dolayısıyla vekâlet verdiği kişinin damadı dahi olsa yapılan işlemleri denetlemesi gerektiği hususuna değinilmesine rağmen Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, ...'in söz konusu kredi borcunu ödemediği gibi borca da itiraz etmediğini, davacı temlik alan şirketin harçtan muaf olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı temlik alan ve temlik eden vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
B. Davalı Temyizi Yönünden
Davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılara iadesine,
Davacılar harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1132544200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz