Hisse Devrinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11526 E. 2018/4926 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
elbirliği mülkiyeti↗ dava açma ehliyeti↗ müzayaka↗ zorunlu dava arkadaşlığı↗ tereke↗ hisse devri sözleşmesi↗ rayiç değer↗ ön inceleme aşaması↗ aktif dava ehliyeti↗ genel kurul kararının iptali↗ bedelsizlik↗ hisse devri↗ mirasçılık↗ pasif husumet↗ tüzel kişilik↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ limited şirket↗ kâr payı↗ geçersizlik↗ dahili dava↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; somut olayda davacının muris eşinin ortağı olduğu ... A.Ş genel kurulunun almış olduğu bedelli ve bedelsiz sermaye arttırımı kararları nedeniyle, davacının muris eşinin müzayaka halinde kalarak hisse devri yaptığı iddiasına dayalı olarak hisse değerinin tespiti ve davacının miras payının tahsilinin talep edildiği, dolayısıyla istemin anonim şirket genel kurul kararının iptali ve anonim şirket hisse devri sözleşmesinin geçersizliğine ilişkin iddialara dayalı olduğu, davanın şirkete karşı açılması gerektiği, davacının alacaklı olduğu belirlendiğinde ve şirketten alacağın tahsili imkanı olmadığı takdirde davanın ilgililer aleyhine açılması gerektiği, bu aşamada davalılar aleyhine davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle davanın pasif husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dilekçesinde, davacının eşi muris ...’in ortağı olduğu ... A.Ş'deki paylarının davalıların haksız eylemleri nedeniyle alınan sermaye arttırım kararları ve limited şirket hisse devirleri sonrasında sıfırlandığı ileri sürülerek, davacının muris eşi ...’den gelen miras hakkının gerçek ve güncel rayiç değerinin dava tarihi itibariyle tespiti ile davacıya isabet eden miras payının tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 599. maddesine göre tereke iştirak halinde mirasçılara geçer. Bir başka söyleyişle, elbirliği mülkiyeti hallerinden birisi de miras şirketi olup miras şirketinden bahsedilebilmesi için murisin terekesi üzerinde mirasçı sıfatını haiz birden fazla kişinin bulunması gereklidir. Miras şirketinin tüzel kişiliği yoktur. Terekeye dahil mal veya haklar üzerinde tüm mirasçılar iştirak halinde maliktir. Bu durum mirasın taksimine kadar devam eder. 4721 sayılı Yasa'nın 701/2. maddesi çerçevesinde bu mülkiyet ortaklığa ait olduğundan, terekeye dahil mal veya haklar üzerinde ortakların belli bir payı yoktur ve bu nedenle mirasçıların tümünün birlikte hareket etmesi gerektiğinden söz edilmelidir. Medeni Kanunun 640. maddesi uyarınca terekenin tümüne ait davaların bütün mirasçılar tarafından açılması gerekip ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Mirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi payı oranında dava açması halinde, böyle bir dava dinlenemez, zira, yalnız başına bir mirasçının iştirak halindeki tereke üzerinde tasarruf ehliyeti yoktur. Bu itibarla, davacının tek başına dava açma ehliyeti bulunmadığından mahkemece, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12216 E. 2018/2871 K.
Ortak:tereke · mirasçılık · taraf ehliyeti · kâr payı
İncelediğiniz karardaMirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi «payı» oranında dava açması halinde, böyle bir dava dinlenemez, zira, yalnız başına bir «mirasçının» iştirak halindeki «tereke» üzerinde tasarruf «ehliyeti» yoktur.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 599. maddesine göre «tereke» iştirak halinde «mirasçılara» geçer.
4721 sayılı Yasa'nın 701/2. maddesi çerçevesinde bu mülkiyet ortaklığa ait olduğundan, terekeye «dahil» mal veya haklar üzerinde ortakların belli bir «payı» yoktur ve bu nedenle «mirasçıların» tümünün birlikte hareket etmesi gerektiğinden söz edilmelidir.
Benzer bu kararda4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 599. maddesine göre «tereke» iştirak halinde «mirasçılara» geçer ve tek mülkiyet söz konusudur.
4721 sayılı Yasa'nın 701/.... maddesi çerçevesinde bu mülkiyet ortaklığa ait olduğundan, mal üzerinde ortakların belli bir «payı» yoktur ve bu nedenle «mirasçıların» tümünün birlikte hareket etmesi gerektiğinden söz edilmelidir.
Medeni Kanun'un 640. maddesi uyarınca terekenin tümüne ait davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık beyanı · bono
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının elindeki «bono» ve «tanık beyanı» ile davasını ispat ettiği ve davalının dava konusu 7.500 TL'yi ödediğine dair ispata yeterli delil sunamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, tarafların ortak murisi ile davalı arasında düzenlenen «bonoya» istinaden davacının kendi payına tekabül eden 7.500 TL'nin tahsili talebine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9709 E. 2013/23385 K.
Ortak:tereke · mirasçılık · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · kâr payı · dahili dava
İncelediğiniz karardaMirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi «payı» oranında dava açması halinde, böyle bir dava dinlenemez, zira, yalnız başına bir «mirasçının» iştirak halindeki «tereke» üzerinde tasarruf «ehliyeti» yoktur.
4721 sayılı Yasa'nın 701/2. maddesi çerçevesinde bu mülkiyet ortaklığa ait olduğundan, terekeye «dahil» mal veya haklar üzerinde ortakların belli bir «payı» yoktur ve bu nedenle «mirasçıların» tümünün birlikte hareket etmesi gerektiğinden söz edilmelidir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 599. maddesine göre «tereke» iştirak halinde «mirasçılara» geçer.
Benzer bu karardaMirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi «payı» oranında dava açması halinde, böyle bir dava dinlenemez, zira, yalnız başına bir «mirasçının» iştirak halindeki «tereke» üzerinde tasarruf «ehliyeti» yoktur.
Terekeye «dahil» mal veya haklar üzerinde tüm «mirasçılar» iştirak halinde maliktir.
Davacı taraf, davalı ... ile müvekkillerinin ...'ın «mirasçısı» olduklarını, murisin vefat etmeden önce davalı ...'a bankadan kredi çekmesi konusunda vekalet verdiğini, ancak davalı ...'ın yetkisi olmadığı halde murisin mevduat …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, muris tarafından davalı ...'a verilen vekaletin mevduat hesabından para çekme işlemini kapsamadığı, davalı ...'ın vekaletteki «yetkisini» aşarak işlem yaptığı, bankanın basiretli şekilde hareket etmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 4.199,91 TL, davacı ... için 12.599,74 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
İştirak halinde mülkiyette paydaşlar, haklarını ve özellikle ortak mal üzerindeki «tasarruf yetkilerini» oy birliği ile verecekleri karara göre kullanabilirler.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3193 E. 2015/4916 K.
Ortak:mirasçılık · tüzel kişilik · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaMirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi «payı» oranında dava açması halinde, böyle bir dava dinlenemez, zira, yalnız başına bir «mirasçının» iştirak halindeki «tereke» üzerinde tasarruf «ehliyeti» yoktur.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 599. maddesine göre «tereke» iştirak halinde «mirasçılara» geçer.
Bir başka söyleyişle, «elbirliği mülkiyeti» hallerinden birisi de miras şirketi olup miras şirketinden bahsedilebilmesi için murisin terekesi üzerinde «mirasçı» sıfatını haiz birden fazla kişinin bulunması gereklidir.
Benzer bu karardaMiras ortaklığının «tüzel kişiliği» ve taraf «ehliyeti» yoktur.
Ancak, davacıların murisinin davacılar dışında... adında bir «mirasçısının» daha bulunduğu dosya içerisinde bulunan veraset ilamından anlaşılmaktadır.
4721 sayılı TMK'nın 640. maddesi uyarınca birden çok «mirasçı» bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:miras ortaklığı · keşif · muvafakat · temsil
Benzer bu karardaBu itibarla, elbirliği halindeki mülkiyet kuralları gereğince «miras ortaklığının» tümüne ilişkin davaların bütün «mirasçılar» tarafından açılması gerektiğinden, mahkemece diğer mirasçının davaya katılımının sağlanması ve bu doğrultuda «muvafakatının» alınması veya terekeye «temsilci» tayin ettirilmesi için davacılara uygun bir süre verilmesi gerekirken, belirtilen hususlar nazara alınmaksızın davanın esastan incelenmek suretiyle karar verilmesi …
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacının talebinin kabulü ile davacıların Murisi 13/07/2012 tarihinde vefat eden...'in «keşif» tarihi ve ölüm tarihi itibariyle davalı bankanın ...
Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan «temsil» ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
Anılan yasa hükmünde de belirtildiği üzere «mirasçının» birden fazla olması halinde terekenin taksimine kadarki durumuna «miras ortaklığı» denir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9544 E. 2018/2482 K.
Ortak:tereke · mirasçılık · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · kâr payı · dahili dava
İncelediğiniz karardaMirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi «payı» oranında dava açması halinde, böyle bir dava dinlenemez, zira, yalnız başına bir «mirasçının» iştirak halindeki «tereke» üzerinde tasarruf «ehliyeti» yoktur.
4721 sayılı Yasa'nın 701/2. maddesi çerçevesinde bu mülkiyet ortaklığa ait olduğundan, terekeye «dahil» mal veya haklar üzerinde ortakların belli bir «payı» yoktur ve bu nedenle «mirasçıların» tümünün birlikte hareket etmesi gerektiğinden söz edilmelidir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 599. maddesine göre «tereke» iştirak halinde «mirasçılara» geçer.
Benzer bu karardaMirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi «payı» oranında dava açması halinde, böyle bir dava dinlenemez, zira, yalnız başına bir «mirasçının» iştirak halindeki «tereke» üzerinde tasarruf «ehliyeti» yoktur.
Terekeye «dahil» mal veya haklar üzerinde tüm «mirasçılar» iştirak halinde maliktir.
1- Davacı taraf, davalı ... ile müvekkillerinin, ...'ın «mirasçısı» olduklarını, murisin vefat etmeden önce davalı ...'a bankadan kredi çekmesi konusunda vekalet verdiğini, ancak davalı ...'ın yetkisi olmadığı halde murisin mevduat …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekaletname yetkisi · tereke temsilcisi · tasarruf yetkisi · tacir · yasal faiz · temsil
Benzer bu kararda… 005 tarihinde noterlikten vekaletname verildiği, vekaletnamede para çekme yetkisi olmadığı halde davalı ...'ın diğer davalı bankadan para .../... çektiği, davalının «vekaletnamesindeki yetkiyi» aşarak 50.399,00 TL para çektiği, basiretli bir «tacir» gibi hareket etmeyerek vekaletnameyi yeterli derecede incelemeyen davalı bankanında sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile asıl davada 12.599,74 TL'nin davacı ...'a, 4.199,91'er TL'nin davacılar ..., Fatma Iltar, ... ve ...'a 05/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ödenmesine, birleşen davanın kabulü ile 4.199,91'er TL'nin ... ve ...'a dava tarihi olan 02/04/201 …
Bu itibarla, mahkemece davacıların hukuki durumunun yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken terekeye sonradan «temsilci» atanıp, «tereke temsilcisi» tarafından davanın takip edilerek davacıların miras payları oranındaki miktarların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, temyiz incelemesinde Dairemiz 2013/9709 Esas, 2013/23385 Karar sayılı bozma kararına uyulmuş olup, terekeye «temsilci» atanıp davaya devam edilerek asıl ve birleşen davalar yönünden davacıların miras payları oranındaki miktarların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
İştirak halinde mülkiyette paydaşlar, haklarını ve özellikle ortak mal üzerindeki «tasarruf yetkilerini» oy birliği ile verecekleri karara göre kullanabilirler.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11526 E. , 2018/4926 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.04.2016 tarih ve 2016/157-2016/395 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.06.2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... ...alar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının eşi olan muris ...’in ... A.Ş ortağı olduğunu, adı geçen şirketin diğer ortakları olan davalılarca şirketin bedelli sermaye arttırımına gittiğini ve murisin yeterli mali gücü bulunmadığından hissesinin küçülmesine sebep olunduğunu, murise ait payın davalılar tarafından yakın akrabalık ilişkileri kullanılarak ve hulus, saffeti ve müzayaka durumundan yararlanılarak 400.000 USD teklif edilip kabul edilmediği takdirde bunu da alamayacağı söylenerek devralındığını, muris tarafından sermaye arttırımı kararının iptali talebiyle dava açılmışsa da mali açıdan olan zorluk durumu kullanılarak davasından feragat etmesinin sağlandığını, davalıların sonuçta %1,5'a düşmüş olan muris payının alınarak sıfırlandığını, ardından bedelsiz sermaye arrtırımlarında bulunulduğunu, davalıların bu şekilde murisin vefatı halinde yasal mirasçılarına zarar verme kastıyla hareket ettiklerini ileri sürerek, davacının muris eşi ...’den gelen miras hakkının gerçek ve güncel rayiç değerinin dava tarihi itibariyle tespiti ile davacıya isabet eden miras payının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davacının tek başına bu davayı açma hakkının bulunmadığını, muris ...’in ... A.Ş'de sahip olduğu hisselerinin tamamını kendi iradesiyle ve usulüne uygun olarak bedeli karşılığında davalılara devrettiğini, alınan sermaye arttırım kararlarının geçerli olduğunu, herhangi bir sebeple iptalinin mümkün bulunmadığını, bedelli sermaye arttırım kararının iptali talebiyle açılan davadan muris ... tarafından feragat edildiğini, sonrasında yapılan hisse devirlerinin geçerli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; somut olayda davacının muris eşinin ortağı olduğu ... A.Ş genel kurulunun almış olduğu bedelli ve bedelsiz sermaye arttırımı kararları nedeniyle, davacının muris eşinin müzayaka halinde kalarak hisse devri yaptığı iddiasına dayalı olarak hisse değerinin tespiti ve davacının miras payının tahsilinin talep edildiği, dolayısıyla istemin anonim şirket genel kurul kararının iptali ve anonim şirket hisse devri sözleşmesinin geçersizliğine ilişkin iddialara dayalı olduğu, davanın şirkete karşı açılması gerektiği, davacının alacaklı olduğu belirlendiğinde ve şirketten alacağın tahsili imkanı olmadığı takdirde davanın ilgililer aleyhine açılması gerektiği, bu aşamada davalılar aleyhine davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle davanın pasif husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dilekçesinde, davacının eşi muris ...’in ortağı olduğu ... A.Ş'deki paylarının davalıların haksız eylemleri nedeniyle alınan sermaye arttırım kararları ve limited şirket hisse devirleri sonrasında sıfırlandığı ileri sürülerek, davacının muris eşi ...’den gelen miras hakkının gerçek ve güncel rayiç değerinin dava tarihi itibariyle tespiti ile davacıya isabet eden miras payının tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 599. maddesine göre tereke iştirak halinde mirasçılara geçer. Bir başka söyleyişle, elbirliği mülkiyeti hallerinden birisi de miras şirketi olup miras şirketinden bahsedilebilmesi için murisin terekesi üzerinde mirasçı sıfatını haiz birden fazla kişinin bulunması gereklidir. Miras şirketinin tüzel kişiliği yoktur. Terekeye dahil mal veya haklar üzerinde tüm mirasçılar iştirak halinde maliktir. Bu durum mirasın taksimine kadar devam eder. 4721 sayılı Yasa'nın 701/2. maddesi çerçevesinde bu mülkiyet ortaklığa ait olduğundan, terekeye dahil mal veya haklar üzerinde ortakların belli bir payı yoktur ve bu nedenle mirasçıların tümünün birlikte hareket etmesi gerektiğinden söz edilmelidir.
Medeni Kanunun 640. maddesi uyarınca terekenin tümüne ait davaların bütün mirasçılar tarafından açılması gerekip ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Mirasçılardan birinin terekedeki mal ve haklara ilişkin olarak yalnızca kendi payı oranında dava açması halinde, böyle bir dava dinlenemez, zira, yalnız başına bir mirasçının iştirak halindeki tereke üzerinde tasarruf ehliyeti yoktur. Bu itibarla, davacının tek başına dava açma ehliyeti bulunmadığından mahkemece, davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 28.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/430523900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz