Hesap işletim ücreti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13802 E. 2018/4732 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesap işletim ücreti↗ ekspertiz ücreti↗ 2006/1 sayılı tebliğ↗ genel işlem koşulları↗ genel kredi ve teminat sözleşmesi↗ genel işlem koşulu↗ ticari dava niteliği↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ yetki↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari nitelikli “genel kredi ve teminat sözleşmeleri” imzalandığı, davalı tarafından tahsil edilen ücretlerin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 144. maddesinin ve Bakanlar Kurulu’nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11118 sayılı kararının verdiği yetki çerçevesinde Merkez Bankası tarafından çıkarılan 2006/1 sayılı tebliğ gereğince alındığı, bu nedenle davalı bankanın kesinti yoluyla aldığı ücretlerin mevzuata ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi ve teminat sözleşmeleri nedeniyle davalı banka tarafından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, sözleşmelerin tamamı dosya kapsamında olmamasına rağmen, yazılı şekilde, davalı banka tarafından tahsil edilen ücretlerin Merkez Bankası tarafından çıkarılan 2006/1 sayılı tebliğ gereğince alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından, davacının davalı bankadan ticari nitelikli genel kredi sözleşmelerine istinaden ticari krediler kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, ekspertiz ücreti ve hesap işletim ücreti adı altında ücret tahsil
edildiği, ayrıca genel kredi sözleşmelerinin bir kısmının 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalandığı ve bu sözleşmelerin Kanun’un genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, tüm kredi sözleşmeleri getirtilip, sözleşmelerin tarihleri de gözetilerek, 01.07.2012 tarihinden sonra olan sözleşmeler yönünden 6098 sayılı TBK'nın 20-25 maddelerinde düzenlenen genel işlem koşulları denetimine tabi tutulması gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, davalı bankanın, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, masrafların nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11293 E. 2018/4388 K.
Ortak:genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAncak, dosya kapsamından, davacının davalı bankadan «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden ticari krediler kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, «ekspertiz ücreti» ve «hesap işletim ücreti» adı altında ücret tahsil edildiği, ayrıca genel kredi sözleşmelerinin bir kısmının 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalandığı ve bu sözleşmelerin Kanun’un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
… ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Bu durumda, tüm «kredi sözleşmeleri» getirtilip, sözleşmelerin tarihleri de gözetilerek, 01.07.2012 tarihinden sonra olan sözleşmeler yönünden 6098 sayılı TBK'nın 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları» denetimine tabi tutulması gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «genel kredi sözleşmesi» gereğince ticari bir kredi kullandığı, davalı bankadan tüm belgeler istenmiş olmasına rağmen davacıdan yapılan kesintilerin zorunlu «masraf» olduğuna dair belge sunulmamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… n hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu' nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4.maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emsal banka uygulaması · komisyon
Benzer bu karardaDava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle «komisyon» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
… n hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu' nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4.maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13799 E. 2018/4505 K.
Ortak:kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Ancak, dosya kapsamından, davacının davalı bankadan «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden ticari krediler kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, «ekspertiz ücreti» ve «hesap işletim ücreti» adı altında ücret tahsil edildiği, ayrıca genel kredi sözleşmelerinin bir kısmının 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalandığı ve bu sözleşmelerin Kanun’un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, tüm «kredi sözleşmeleri» getirtilip, sözleşmelerin tarihleri de gözetilerek, 01.07.2012 tarihinden sonra olan sözleşmeler yönünden 6098 sayılı TBK'nın 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları» denetimine tabi tutulması gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki «kredi sözleşmelerinin» 2007, 2008 ve 2010 tarihli olduğu, 6098 sayılı TBK’nın yürürlük tarihi dikkate alındığında bu sözleşmelere genel işlem koşulunun uygulanmasının mümkün olmadığı, sözleşme kapsamında alınan «masrafların» iadesinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullandığı ticari krediler sebebiyle kredi istihbarat ücreti, kredi tahsis ve değerleme ücreti, kredi açılış «masrafı» ve «erken kapama komisyonu» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu «ticari kredi sözleşmelerinin» 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalandığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emsal banka uygulaması · ticari kredi sözleşmesi · erken kapama komisyonu · ticari kredi · komisyon · istirdat
Benzer bu karardaDava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullandığı ticari krediler sebebiyle kredi istihbarat ücreti, kredi tahsis ve değerleme ücreti, kredi açılış «masrafı» ve «erken kapama komisyonu» adı altında yapılan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu «ticari kredi sözleşmelerinin» 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalandığı anlaşılmaktadır.
… nip dava konusu meblağın hangi kalemlerden oluştuğu dikkate alınarak, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13120 E. 2017/7300 K.
Ortak:ticari dava niteliği · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAncak, dosya kapsamından, davacının davalı bankadan «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden ticari krediler kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, «ekspertiz ücreti» ve «hesap işletim ücreti» adı altında ücret tahsil edildiği, ayrıca genel kredi sözleşmelerinin bir kısmının 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalandığı ve bu sözleşmelerin Kanun’un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların «tacir» olduğu ve taraflar arasında «ticari nitelikli» “genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri” imzalandığı, davalı tarafından tahsil edilen ücretlerin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 144. maddesinin ve Bakanlar Kurulu’nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11118 sayılı kararının verdiği «yetki» çerçevesinde Merkez Bankası tarafından çıkarılan 2006/1 sayılı tebliğ gereğince alındığı, bu nedenle davalı bankanın kesinti yoluyla aldığı ücretlerin mevzuata ve …
… ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDosya kapsamından, davacının davalı bankadan 12.01.2009 tarihli, 03.02.2012 tarihli, 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden «ticari kredi» kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kullandırım ücreti ve «masraf» adı altında ücret tahsil edildiği, ancak 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmelerinin dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıdan kredi kullandırım ücreti ve «masraf» adı altında toplam 2.710,26 TL tahsil edildiği, taraflar arasında imzalanan önceden hazırlanmış standart «genel kredi sözleşmelerinde» yer alan ve müşterinin içeriğine etki edemediği sözleşme şartlarının, müşteri ile müzakere edilmediğinin kabul edildiği ve tek taraflı olarak sözleşmeye konulan sözleşme maddesinin 6098 sayılı TBK’nın 20.-25. maddeleri kapsamında «genel işlem şartı» olduğu, davacıdan tahsil edilen kredi verilmesi için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda «ispat yükünün» davalı bankaya ait olduğu, davalı bankanın 2.710,26 TL kesinti yapmasının, kredi kullandırılması açısından nasıl bir zorunluluk arz ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.710,26 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmeleri» nedeniyle davalı banka tarafından kredi kullandırma ücreti ve «masraf» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · ticari kredi · ticari işletme · hakkaniyet · ispat yükü · komisyon · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıdan kredi kullandırım ücreti ve «masraf» adı altında toplam 2.710,26 TL tahsil edildiği, taraflar arasında imzalanan önceden hazırlanmış standart «genel kredi sözleşmelerinde» yer alan ve müşterinin içeriğine etki edemediği sözleşme şartlarının, müşteri ile müzakere edilmediğinin kabul edildiği ve tek taraflı olarak sözleşmeye konulan sözleşme maddesinin 6098 sayılı TBK’nın 20.-25. maddeleri kapsamında «genel işlem şartı» olduğu, davacıdan tahsil edilen kredi verilmesi için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda «ispat yükünün» davalı bankaya ait olduğu, davalı bankanın 2.710,26 TL kesinti yapmasının, kredi kullandırılması açısından nasıl bir zorunluluk arz ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.710,26 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, Bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınarak, davalı Banka tarafından yapılan «komisyon» ve masraf kesintilerine ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı hususları gözetilerek, «kredi sözleşmelerinin» hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’nin yürürlüğe girmesinden önce imzalanan kredi sözleşmelerinde ise taraflar arasındaki sözleşme hükümleri itibariyle davalı bankaca alınan masraf ve komisyon ücretlerinin «hakkaniyet» ilkesi ile M.K.
Dosya kapsamından, davacının davalı bankadan 12.01.2009 tarihli, 03.02.2012 tarihli, 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden «ticari kredi» kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kullandırım ücreti ve «masraf» adı altında ücret tahsil edildiği, ancak 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmelerinin dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, sözleşmeler dosya kapsamında olmamasına rağmen, yazılı şekilde, sözleşmeye konulan maddenin TBK’nın 20.-25. maddeleri kapsamında «genel işlem şartı» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6652 E. 2021/4706 K.
Ortak:dosya masrafı · eksik inceleme · teminat
İncelediğiniz kararda… ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların «tacir» olduğu ve taraflar arasında «ticari nitelikli» “genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri” imzalandığı, davalı tarafından tahsil edilen ücretlerin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 144. maddesinin ve Bakanlar Kurulu’nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11118 sayılı kararının verdiği «yetki» çerçevesinde Merkez Bankası tarafından çıkarılan 2006/1 sayılı tebliğ gereğince alındığı, bu nedenle davalı bankanın kesinti yoluyla aldığı ücretlerin mevzuata ve …
Dava, genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri nedeniyle davalı banka tarafından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle mahkemenin ilk kararı bozul …
… ahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına ve aldırılan 18.11.2019 tarihli rapora itibar edilerek; sözleşme ekinde taraflarca imzalı herhangi bir «masraf», «komisyon» listesi bulunmadığı, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapıldığına ilişkin müşteri imzalı bir belge bulunmadığı, sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranların sözleşmede yer almadığı gerekçesiyle ve bozma öncesi davacı tarafından sunulan 30.06.2016 tarihli «harç tamamlama» ve bedel arttırım dilekçesi ile talebini 5.968,84 TL ye arttırdığı da nazara alınarak, davanın kabulü ile 5.968,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava, genel kredi ve «teminat» sözleşmesi nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harç tamamlama · ticari avans faizi · komisyon · harç · avans faizi
Benzer bu kararda… ahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına ve aldırılan 18.11.2019 tarihli rapora itibar edilerek; sözleşme ekinde taraflarca imzalı herhangi bir «masraf», «komisyon» listesi bulunmadığı, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapıldığına ilişkin müşteri imzalı bir belge bulunmadığı, sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranların sözleşmede yer almadığı gerekçesiyle ve bozma öncesi davacı tarafından sunulan 30.06.2016 tarihli «harç tamamlama» ve bedel arttırım dilekçesi ile talebini 5.968,84 TL ye arttırdığı da nazara alınarak, davanın kabulü ile 5.968,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1086 E. 2018/5081 K.
Ortak:genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · genel kredi sözleşmesi · yetki · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAncak, dosya kapsamından, davacının davalı bankadan «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden ticari krediler kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, «ekspertiz ücreti» ve «hesap işletim ücreti» adı altında ücret tahsil edildiği, ayrıca genel kredi sözleşmelerinin bir kısmının 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalandığı ve bu sözleşmelerin Kanun’un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, tüm «kredi sözleşmeleri» getirtilip, sözleşmelerin tarihleri de gözetilerek, 01.07.2012 tarihinden sonra olan sözleşmeler yönünden 6098 sayılı TBK'nın 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları» denetimine tabi tutulması gerekmektedir.
… ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… e belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalanmış olmasına, bu haliyle sözleşmede yer alan «yetki şartının» 6098 sayılı TBK'nın 20-... maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulu» niteliğinde bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, genel k …
Ayrıca taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmelerinin» 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalandığı ve bu sözleşmenin Kanun’un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerine tabi olduğunun kabulü ile TBK'nın 20-... maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları» denetimine tabi tutulması gerekmektedir.
… yapılmadığı, sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranların sözleşmede yer alıp almadığı, sözleşmede yer alan erken kapama ücreti alınacağına dair maddenin «genel işlem koşulu» niteliğinde olup olmadığı araştırılarak, davalı bankanın, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16.....2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · yetki şartı · erken kapama komisyonu · reeskont faizi · komisyon · ıslah · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ya kapsamına göre; davacının davalı bankadan kullandığı toplam üç adet ticari krediyi .../09/2014 tarihinde erken kapama yolu ile kapattığı, kullanılan iki kredinin «erken kapama komisyonunun» % ...,35 olmasına rağmen üçüncü kredinin erken kapama komisyonunun % 6,54 olduğu, davalı banka ile imzalanan «genel kredi sözleşmesinde» ve davalı bankanın internet sitesinde erken kapatma komisyonu olarak bir oranın belirtilmemiş olduğu, davacının kullanmış olduğu her iki kredi için % ...,35 oranı ile komisyon alınırken diğer krediden % 6,54 oranında komisyon alınmasının yasal ve genel kredi sözleşmesine dayalı bir dayanağının olmadığı, bu durumda davalı bankanın davacıdan üçüncü kredi içinde % ...,35 oranında «erken ödeme komisyonu» alması gerektiği, üçüncü kredinin erken ödenmesi sırasında fazla alınan miktarın 11.001,...
TL'nin «ıslah» tarihinden (....05.2016) itibaren TCMB «reeskont faiz» oranında uygulanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… e belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalanmış olmasına, bu haliyle sözleşmede yer alan «yetki şartının» 6098 sayılı TBK'nın 20-... maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulu» niteliğinde bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Dava, genel k …
Oysa davacı tarafından kullanılan üçüncü kredinin miktarının, kullanım tarihinin ve kredinin «son» ödeme tarihinin diğer iki krediden farklı olduğu anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12436 E. 2018/4133 K.
Ortak:kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAncak, dosya kapsamından, davacının davalı bankadan «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden ticari krediler kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, «ekspertiz ücreti» ve «hesap işletim ücreti» adı altında ücret tahsil edildiği, ayrıca genel kredi sözleşmelerinin bir kısmının 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalandığı ve bu sözleşmelerin Kanun’un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, tüm «kredi sözleşmeleri» getirtilip, sözleşmelerin tarihleri de gözetilerek, 01.07.2012 tarihinden sonra olan sözleşmeler yönünden 6098 sayılı TBK'nın 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları» denetimine tabi tutulması gerekmektedir.
… ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu kredilerin «ticari kredi» olması nedeniyle, davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin, ve yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenen «genel işlem şartlarının» somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı bankanın; taraflar arasında düzenlenen genel nakdi ve «gayri nakdi kredi sözleşmeleri» gereğince davacıdan kredi istihbarat bedeli tahsil ettiği ve tahsil edilen miktarın her bir kredi açısından haklı ve makul olduğu gerekçesiyle davanın reddine kara …
… rden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu' nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği' nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emsal banka uygulaması · gayri nakdi kredi · genel işlem şartı · ticari kredi · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu kredilerin «ticari kredi» olması nedeniyle, davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin, ve yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenen «genel işlem şartlarının» somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı bankanın; taraflar arasında düzenlenen genel nakdi ve «gayri nakdi kredi sözleşmeleri» gereğince davacıdan kredi istihbarat bedeli tahsil ettiği ve tahsil edilen miktarın her bir kredi açısından haklı ve makul olduğu gerekçesiyle davanın reddine kara …
Dava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullandığı ticari krediler sebebiyle kredi istihbarat ücreti adı altında yapılan haksız kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
… rden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu' nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği' nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13802 E. , 2018/4732 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/07/2016 tarih ve 2015/634-2016/369 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında “genel kredi ve teminat sözleşmeleri” imzalandığını ve müvekkilinin bu sözleşmeler gereğince ticari krediler kullandığını, müvekkili tarafından muhtelif tarih ve meblağlardaki kredilerin kullanımı sırasında kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, eksper ücreti ve hesap işletim ücreti adı altında müvekkilinden tahsilatlar yapıldığını, bu hizmetlerin bankaya bir maliyetinin olmadığını ve alınan ücretlerin haksız olduğunu ileri sürerek toplam 5.968,84 TL’nin tahsil tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafından kullanılan kredilerin ticari kredi olduğunu, müvekkili tarafından alınan ücretlerin yasal düzenlemelere uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari nitelikli “genel kredi ve teminat sözleşmeleri” imzalandığı, davalı tarafından tahsil edilen ücretlerin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 144. maddesinin ve Bakanlar Kurulu’nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11118 sayılı kararının verdiği yetki çerçevesinde Merkez Bankası tarafından çıkarılan 2006/1 sayılı tebliğ gereğince alındığı, bu nedenle davalı bankanın kesinti yoluyla aldığı ücretlerin mevzuata ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi ve teminat sözleşmeleri nedeniyle davalı banka tarafından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, sözleşmelerin tamamı dosya kapsamında olmamasına rağmen, yazılı şekilde, davalı banka tarafından tahsil edilen ücretlerin Merkez Bankası tarafından çıkarılan 2006/1 sayılı tebliğ gereğince alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından, davacının davalı bankadan ticari nitelikli genel kredi sözleşmelerine istinaden ticari krediler kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, ekspertiz ücreti ve hesap işletim ücreti adı altında ücret tahsil
edildiği, ayrıca genel kredi sözleşmelerinin bir kısmının 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalandığı ve bu sözleşmelerin Kanun’un genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, tüm kredi sözleşmeleri getirtilip, sözleşmelerin tarihleri de gözetilerek, 01.07.2012 tarihinden sonra olan sözleşmeler yönünden 6098 sayılı TBK'nın 20-25 maddelerinde düzenlenen genel işlem koşulları denetimine tabi tutulması gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkemece, davalı bankanın, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, masrafların nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/429851700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz