2006/1 sayılı tebliğ
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6652 E. 2021/4706 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
2006/1 sayılı tebliğ↗ genel kredi ve teminat sözleşmesi↗ harç tamamlama↗ ticari avans faizi↗ komisyon↗ harç↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına ve aldırılan 18.11.2019 tarihli rapora itibar edilerek; sözleşme ekinde taraflarca imzalı herhangi bir masraf, komisyon listesi bulunmadığı, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapıldığına ilişkin müşteri imzalı bir belge bulunmadığı, sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranların sözleşmede yer almadığı gerekçesiyle ve bozma öncesi davacı tarafından sunulan 30.06.2016 tarihli harç tamamlama ve bedel arttırım dilekçesi ile talebini 5.968,84 TL ye arttırdığı da nazara alınarak, davanın kabulü ile 5.968,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı banka vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, genel kredi ve teminat sözleşmesi nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizin 25.06.2018 tarihli ve 2016/13802 E., 2018/4732 K. sayılı ilamı ile "... davalı bankanın, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, masrafların nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle mahkemenin ilk kararı bozulmuştur.
Bu durumda, öncelikle davalı bankanın T.C. Merkez Bankası’na bu yönde bildirim yapıp yapmadığı araştırılarak bildirim yapmış ise bu miktarları geçmemek suretiyle kesinti yapabileceğinin kabul edilmesi, bildirilmemişse diğer bankalardan davacının kullandığı kredinin türü, tutarı, tarihi de belirtilerek emsal araştırması yapılıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13802 E. 2018/4732 K.
Ortak:dosya masrafı · eksik inceleme · teminat
İncelediğiniz kararda… ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle mahkemenin ilk kararı bozul …
… ahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına ve aldırılan 18.11.2019 tarihli rapora itibar edilerek; sözleşme ekinde taraflarca imzalı herhangi bir «masraf», «komisyon» listesi bulunmadığı, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapıldığına ilişkin müşteri imzalı bir belge bulunmadığı, sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranların sözleşmede yer almadığı gerekçesiyle ve bozma öncesi davacı tarafından sunulan 30.06.2016 tarihli «harç tamamlama» ve bedel arttırım dilekçesi ile talebini 5.968,84 TL ye arttırdığı da nazara alınarak, davanın kabulü ile 5.968,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava, genel kredi ve «teminat» sözleşmesi nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların «tacir» olduğu ve taraflar arasında «ticari nitelikli» “genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri” imzalandığı, davalı tarafından tahsil edilen ücretlerin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 144. maddesinin ve Bakanlar Kurulu’nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11118 sayılı kararının verdiği «yetki» çerçevesinde Merkez Bankası tarafından çıkarılan 2006/1 sayılı tebliğ gereğince alındığı, bu nedenle davalı bankanın kesinti yoluyla aldığı ücretlerin mevzuata ve …
Dava, genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri nedeniyle davalı banka tarafından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap işletim ücreti · ekspertiz ücreti · genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · ticari dava niteliği · genel kredi sözleşmesi · yetki · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaAncak, dosya kapsamından, davacının davalı bankadan «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden ticari krediler kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, «ekspertiz ücreti» ve «hesap işletim ücreti» adı altında ücret tahsil edildiği, ayrıca genel kredi sözleşmelerinin bir kısmının 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalandığı ve bu sözleşmelerin Kanun’un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların «tacir» olduğu ve taraflar arasında «ticari nitelikli» “genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri” imzalandığı, davalı tarafından tahsil edilen ücretlerin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 144. maddesinin ve Bakanlar Kurulu’nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11118 sayılı kararının verdiği «yetki» çerçevesinde Merkez Bankası tarafından çıkarılan 2006/1 sayılı tebliğ gereğince alındığı, bu nedenle davalı bankanın kesinti yoluyla aldığı ücretlerin mevzuata ve …
Bu durumda, tüm «kredi sözleşmeleri» getirtilip, sözleşmelerin tarihleri de gözetilerek, 01.07.2012 tarihinden sonra olan sözleşmeler yönünden 6098 sayılı TBK'nın 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları» denetimine tabi tutulması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4040 E. 2010/10753 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetki
Benzer bu karardaMahkemece, dava dilekçesinin görev ve «yetki» yönünden reddine ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davacının davalıya 5.968,05 TL fazladan ödeme yaptığı gerekçesiyle 5.968,05 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11293 E. 2018/4388 K.
Ortak:komisyon · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… ahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına ve aldırılan 18.11.2019 tarihli rapora itibar edilerek; sözleşme ekinde taraflarca imzalı herhangi bir «masraf», «komisyon» listesi bulunmadığı, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapıldığına ilişkin müşteri imzalı bir belge bulunmadığı, sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranların sözleşmede yer almadığı gerekçesiyle ve bozma öncesi davacı tarafından sunulan 30.06.2016 tarihli «harç tamamlama» ve bedel arttırım dilekçesi ile talebini 5.968,84 TL ye arttırdığı da nazara alınarak, davanın kabulü ile 5.968,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle mahkemenin ilk kararı bozul …
… diğer bankalardan davacının kullandığı kredinin türü, tutarı, tarihi de belirtilerek emsal araştırması yapılıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «genel kredi sözleşmesi» gereğince ticari bir kredi kullandığı, davalı bankadan tüm belgeler istenmiş olmasına rağmen davacıdan yapılan kesintilerin zorunlu «masraf» olduğuna dair belge sunulmamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle «komisyon» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
… n hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu' nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4.maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emsal banka uygulaması · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «genel kredi sözleşmesi» gereğince ticari bir kredi kullandığı, davalı bankadan tüm belgeler istenmiş olmasına rağmen davacıdan yapılan kesintilerin zorunlu «masraf» olduğuna dair belge sunulmamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… n hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu' nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4.maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13120 E. 2017/7300 K.
Ortak:komisyon · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… ahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına ve aldırılan 18.11.2019 tarihli rapora itibar edilerek; sözleşme ekinde taraflarca imzalı herhangi bir «masraf», «komisyon» listesi bulunmadığı, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapıldığına ilişkin müşteri imzalı bir belge bulunmadığı, sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranların sözleşmede yer almadığı gerekçesiyle ve bozma öncesi davacı tarafından sunulan 30.06.2016 tarihli «harç tamamlama» ve bedel arttırım dilekçesi ile talebini 5.968,84 TL ye arttırdığı da nazara alınarak, davanın kabulü ile 5.968,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
… ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle mahkemenin ilk kararı bozul …
… diğer bankalardan davacının kullandığı kredinin türü, tutarı, tarihi de belirtilerek emsal araştırması yapılıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaBankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, Bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınarak, davalı Banka tarafından yapılan «komisyon» ve masraf kesintilerine ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı hususları gözetilerek, «kredi sözleşmelerinin» hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’nin yürürlüğe girmesinden önce imzalanan kredi sözleşmelerinde ise taraflar arasındaki sözleşme hükümleri itibariyle davalı bankaca alınan masraf ve komisyon ücretlerinin «hakkaniyet» ilkesi ile M.K.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıdan kredi kullandırım ücreti ve «masraf» adı altında toplam 2.710,26 TL tahsil edildiği, taraflar arasında imzalanan önceden hazırlanmış standart «genel kredi sözleşmelerinde» yer alan ve müşterinin içeriğine etki edemediği sözleşme şartlarının, müşteri ile müzakere edilmediğinin kabul edildiği ve tek taraflı olarak sözleşmeye konulan sözleşme maddesinin 6098 sayılı TBK’nın 20.-25. maddeleri kapsamında «genel işlem şartı» olduğu, davacıdan tahsil edilen kredi verilmesi için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda «ispat yükünün» davalı bankaya ait olduğu, davalı bankanın 2.710,26 TL kesinti yapmasının, kredi kullandırılması açısından nasıl bir zorunluluk arz ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.710,26 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmeleri» nedeniyle davalı banka tarafından kredi kullandırma ücreti ve «masraf» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · ticari kredi · ticari işletme · ticari dava niteliği · hakkaniyet · ispat yükü · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıdan kredi kullandırım ücreti ve «masraf» adı altında toplam 2.710,26 TL tahsil edildiği, taraflar arasında imzalanan önceden hazırlanmış standart «genel kredi sözleşmelerinde» yer alan ve müşterinin içeriğine etki edemediği sözleşme şartlarının, müşteri ile müzakere edilmediğinin kabul edildiği ve tek taraflı olarak sözleşmeye konulan sözleşme maddesinin 6098 sayılı TBK’nın 20.-25. maddeleri kapsamında «genel işlem şartı» olduğu, davacıdan tahsil edilen kredi verilmesi için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda «ispat yükünün» davalı bankaya ait olduğu, davalı bankanın 2.710,26 TL kesinti yapmasının, kredi kullandırılması açısından nasıl bir zorunluluk arz ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.710,26 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davacının davalı bankadan 12.01.2009 tarihli, 03.02.2012 tarihli, 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden «ticari kredi» kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kullandırım ücreti ve «masraf» adı altında ücret tahsil edildiği, ancak 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmelerinin dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Ancak, taraflar arasında imzalanan «genel kredi sözleşmelerinden» 12.01.2009 ve 03.02.2009 tarihli olanları 6098 sayılı TBK’nın yürürlük tarihi olan 01.07.2012 tarihinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem şartlarına» ilişkin hükümlerinin bu sözleşmelerde nazara alınması mümkün değildir.
Dava, «genel kredi sözleşmeleri» nedeniyle davalı banka tarafından kredi kullandırma ücreti ve «masraf» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6652 E. , 2021/4706 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 01/07/2020 tarih ve 2018/603 - 2020/282 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında “genel kredi ve teminat sözleşmeleri” imzalandığını ve müvekkilinin bu sözleşmeler gereğince ticari krediler kullandığını, muhtelif tarih ve meblağlardaki kredilerin kullanımı sırasında kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, eksper ücreti ve hesap işletim ücreti adı altında müvekkilinden tahsilatlar yapıldığını, bu hizmetlerin bankaya bir maliyetinin olmadığını ve alınan ücretlerin haksız olduğunu ileri sürerek, toplam 5.968,84 TL’nin tahsil tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafından kullanılan ticari kredi için alınan ücretlerin yasal düzenlemelere uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına ve aldırılan 18.11.2019 tarihli rapora itibar edilerek; sözleşme ekinde taraflarca imzalı herhangi bir masraf, komisyon listesi bulunmadığı, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapıldığına ilişkin müşteri imzalı bir belge bulunmadığı, sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranların sözleşmede yer almadığı gerekçesiyle ve bozma öncesi davacı tarafından sunulan 30.06.2016 tarihli harç tamamlama ve bedel arttırım dilekçesi ile talebini 5.968,84 TL ye arttırdığı da nazara alınarak, davanın kabulü ile 5.968,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı banka vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, genel kredi ve teminat sözleşmesi nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizin 25.06.2018 tarihli ve 2016/13802 E., 2018/4732 K. sayılı ilamı ile "... davalı bankanın, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, masrafların nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle mahkemenin ilk kararı bozulmuştur.
Bu durumda, öncelikle davalı bankanın T.C. Merkez Bankası’na bu yönde bildirim yapıp yapmadığı araştırılarak bildirim yapmış ise bu miktarları geçmemek suretiyle kesinti yapabileceğinin kabul edilmesi, bildirilmemişse diğer bankalardan davacının kullandığı kredinin türü, tutarı, tarihi de belirtilerek emsal araştırması yapılıp hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/681320100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz