2006/1 sayılı tebliğ
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13120 E. 2017/7300 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
2006/1 sayılı tebliğ↗ genel işlem şartı↗ ticari kredi↗ ticari işletme↗ ticari dava niteliği↗ hakkaniyet↗ ispat yükü↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ komisyon↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıdan kredi kullandırım ücreti ve masraf adı altında toplam 2.710,26 TL tahsil edildiği, taraflar arasında imzalanan önceden hazırlanmış standart genel kredi sözleşmelerinde yer alan ve müşterinin içeriğine etki edemediği sözleşme şartlarının, müşteri ile müzakere edilmediğinin kabul edildiği ve tek taraflı olarak sözleşmeye konulan sözleşme maddesinin 6098 sayılı TBK’nın 20.-25. maddeleri kapsamında genel işlem şartı olduğu, davacıdan tahsil edilen kredi verilmesi için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda ispat yükünün davalı bankaya ait olduğu, davalı bankanın 2.710,26 TL kesinti yapmasının, kredi kullandırılması açısından nasıl bir zorunluluk arz ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.710,26 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmeleri nedeniyle davalı banka tarafından kredi kullandırma ücreti ve masraf adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının davalı bankadan 12.01.2009 tarihli, 03.02.2012 tarihli, 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli ticari nitelikli genel kredi sözleşmelerine istinaden ticari kredi kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kullandırım ücreti ve masraf adı altında ücret tahsil edildiği, ancak 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmelerinin dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, sözleşmeler dosya kapsamında olmamasına rağmen, yazılı şekilde, sözleşmeye konulan maddenin TBK’nın 20.-25. maddeleri kapsamında genel işlem şartı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinden
12.01.2009 ve 03.02.2009 tarihli olanları 6098 sayılı TBK’nın yürürlük tarihi olan 01.07.2012 tarihinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerinin bu sözleşmelerde nazara alınması mümkün değildir. Diğer taraftan Türk Ticaret Kanunu'nun 22. (6102 sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin münasip bir ücret isteyebileceği düzenlenmiş olup, davalı banka tacir ve dava konusu kredi ticari işletmesiyle ilgili işlemlerdendir.
Bu durumda, mahkemece, tüm kredi sözleşmeleri getirtilip, sözleşmelerin tarihleride gözetilerek, 01.07.2012 tarihinden sonra olan sözleşmeler yönden 6098 sayılı TBK'nın 20-25 maddelerinde düzenlenen GİK denetimine tabi tutulması, davalı Bankanın, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden ... Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, Bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, masrafların nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınarak, davalı Banka tarafından yapılan komisyon ve masraf kesintilerine ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı hususları gözetilerek, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’nin yürürlüğe girmesinden önce imzalanan kredi sözleşmelerinde ise taraflar arasındaki sözleşme hükümleri itibariyle davalı bankaca alınan masraf ve komisyon ücretlerinin hakkaniyet ilkesi ile M.K. 2 maddesine uygun olup olmadığı hususunda gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13802 E. 2018/4732 K.
Ortak:ticari dava niteliği · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDosya kapsamından, davacının davalı bankadan 12.01.2009 tarihli, 03.02.2012 tarihli, 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden «ticari kredi» kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kullandırım ücreti ve «masraf» adı altında ücret tahsil edildiği, ancak 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmelerinin dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıdan kredi kullandırım ücreti ve «masraf» adı altında toplam 2.710,26 TL tahsil edildiği, taraflar arasında imzalanan önceden hazırlanmış standart «genel kredi sözleşmelerinde» yer alan ve müşterinin içeriğine etki edemediği sözleşme şartlarının, müşteri ile müzakere edilmediğinin kabul edildiği ve tek taraflı olarak sözleşmeye konulan sözleşme maddesinin 6098 sayılı TBK’nın 20.-25. maddeleri kapsamında «genel işlem şartı» olduğu, davacıdan tahsil edilen kredi verilmesi için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda «ispat yükünün» davalı bankaya ait olduğu, davalı bankanın 2.710,26 TL kesinti yapmasının, kredi kullandırılması açısından nasıl bir zorunluluk arz ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.710,26 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmeleri» nedeniyle davalı banka tarafından kredi kullandırma ücreti ve «masraf» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAncak, dosya kapsamından, davacının davalı bankadan «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden ticari krediler kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, «ekspertiz ücreti» ve «hesap işletim ücreti» adı altında ücret tahsil edildiği, ayrıca genel kredi sözleşmelerinin bir kısmının 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalandığı ve bu sözleşmelerin Kanun’un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların «tacir» olduğu ve taraflar arasında «ticari nitelikli» “genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri” imzalandığı, davalı tarafından tahsil edilen ücretlerin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 144. maddesinin ve Bakanlar Kurulu’nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11118 sayılı kararının verdiği «yetki» çerçevesinde Merkez Bankası tarafından çıkarılan 2006/1 sayılı tebliğ gereğince alındığı, bu nedenle davalı bankanın kesinti yoluyla aldığı ücretlerin mevzuata ve …
… ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınıp, davalı banka tarafından yapılan kesintilere ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı, davalı bankanın Merkez Bankası’na yapacağı kesinti oran ve miktarlarını bildirip bildirmediği hususları gözetilerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap işletim ücreti · ekspertiz ücreti · genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · yetki · teminat
Benzer bu karardaAncak, dosya kapsamından, davacının davalı bankadan «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden ticari krediler kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kredi tahsis ve değerlendirme ücreti, «ekspertiz ücreti» ve «hesap işletim ücreti» adı altında ücret tahsil edildiği, ayrıca genel kredi sözleşmelerinin bir kısmının 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğe girmesinden sonra imzalandığı ve bu sözleşmelerin Kanun’un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların «tacir» olduğu ve taraflar arasında «ticari nitelikli» “genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri” imzalandığı, davalı tarafından tahsil edilen ücretlerin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 144. maddesinin ve Bakanlar Kurulu’nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11118 sayılı kararının verdiği «yetki» çerçevesinde Merkez Bankası tarafından çıkarılan 2006/1 sayılı tebliğ gereğince alındığı, bu nedenle davalı bankanın kesinti yoluyla aldığı ücretlerin mevzuata ve …
Dava, genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri nedeniyle davalı banka tarafından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Bu durumda, tüm «kredi sözleşmeleri» getirtilip, sözleşmelerin tarihleri de gözetilerek, 01.07.2012 tarihinden sonra olan sözleşmeler yönünden 6098 sayılı TBK'nın 20-25 maddelerinde düzenlenen «genel işlem koşulları» denetimine tabi tutulması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/895 E. 2015/1961 K.
Ortak:ticari işletme · ticari dava niteliği · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDosya kapsamından, davacının davalı bankadan 12.01.2009 tarihli, 03.02.2012 tarihli, 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden «ticari kredi» kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kullandırım ücreti ve «masraf» adı altında ücret tahsil edildiği, ancak 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmelerinin dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıdan kredi kullandırım ücreti ve «masraf» adı altında toplam 2.710,26 TL tahsil edildiği, taraflar arasında imzalanan önceden hazırlanmış standart «genel kredi sözleşmelerinde» yer alan ve müşterinin içeriğine etki edemediği sözleşme şartlarının, müşteri ile müzakere edilmediğinin kabul edildiği ve tek taraflı olarak sözleşmeye konulan sözleşme maddesinin 6098 sayılı TBK’nın 20.-25. maddeleri kapsamında «genel işlem şartı» olduğu, davacıdan tahsil edilen kredi verilmesi için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda «ispat yükünün» davalı bankaya ait olduğu, davalı bankanın 2.710,26 TL kesinti yapmasının, kredi kullandırılması açısından nasıl bir zorunluluk arz ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.710,26 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmeleri» nedeniyle davalı banka tarafından kredi kullandırma ücreti ve «masraf» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı tarafından yargılama sırasında alınan «masraflara» dair belge sunulmadığı için davacıdan alınan ücretin neleri içerdiği hususunda «bilirkişi incelemesinin» yapılamadığı, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» içeriğinde açıkça dosya masrafının alınacağının kararlaştırılmadığı, dosya masrafı altında alınan paranın bankanın gelir kaynağı olmayıp müşteriye sunduğu hizmet nedeniyle harcadığı para niteliğinde olduğu davacının dava tarihi öncesinde davalıyı «temerrüde» düşürmediği gerekçesiyle 2.100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle dosya «masrafı», «komisyon» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkindir.
TTK'nın 22. (6102 Sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi incelemesi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalı tarafından yargılama sırasında alınan «masraflara» dair belge sunulmadığı için davacıdan alınan ücretin neleri içerdiği hususunda «bilirkişi incelemesinin» yapılamadığı, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» içeriğinde açıkça dosya masrafının alınacağının kararlaştırılmadığı, dosya masrafı altında alınan paranın bankanın gelir kaynağı olmayıp müşteriye sunduğu hizmet nedeniyle harcadığı para niteliğinde olduğu davacının dava tarihi öncesinde davalıyı «temerrüde» düşürmediği gerekçesiyle 2.100,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11293 E. 2018/4388 K.
Ortak:ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaDosya kapsamından, davacının davalı bankadan 12.01.2009 tarihli, 03.02.2012 tarihli, 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden «ticari kredi» kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kullandırım ücreti ve «masraf» adı altında ücret tahsil edildiği, ancak 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmelerinin dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıdan kredi kullandırım ücreti ve «masraf» adı altında toplam 2.710,26 TL tahsil edildiği, taraflar arasında imzalanan önceden hazırlanmış standart «genel kredi sözleşmelerinde» yer alan ve müşterinin içeriğine etki edemediği sözleşme şartlarının, müşteri ile müzakere edilmediğinin kabul edildiği ve tek taraflı olarak sözleşmeye konulan sözleşme maddesinin 6098 sayılı TBK’nın 20.-25. maddeleri kapsamında «genel işlem şartı» olduğu, davacıdan tahsil edilen kredi verilmesi için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda «ispat yükünün» davalı bankaya ait olduğu, davalı bankanın 2.710,26 TL kesinti yapmasının, kredi kullandırılması açısından nasıl bir zorunluluk arz ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.710,26 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmeleri» nedeniyle davalı banka tarafından kredi kullandırma ücreti ve «masraf» adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «genel kredi sözleşmesi» gereğince ticari bir kredi kullandığı, davalı bankadan tüm belgeler istenmiş olmasına rağmen davacıdan yapılan kesintilerin zorunlu «masraf» olduğuna dair belge sunulmamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle «komisyon» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
… n hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu' nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4.maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emsal banka uygulaması
Benzer bu kararda… n hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu' nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4.maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13120 E. , 2017/7300 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2015 tarih ve 2015/100-2015/1011 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankadan kullandığı krediler nedeniyle müvekkilinden haksız olarak kredi kullandırım ücreti ve masraf adı altında toplam 3.100,00 TL tahsil edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.100,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasından genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, davacının bu sözleşmeler gereğince ticari kredi kullandığını, sözleşmelerde müvekkilinin kredi kullandırım ücreti, masraf vb. isimler adı altında ücret alabileceğinin kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıdan kredi kullandırım ücreti ve masraf adı altında toplam 2.710,26 TL tahsil edildiği, taraflar arasında imzalanan önceden hazırlanmış standart genel kredi sözleşmelerinde yer alan ve müşterinin içeriğine etki edemediği sözleşme şartlarının, müşteri ile müzakere edilmediğinin kabul edildiği ve tek taraflı olarak sözleşmeye konulan sözleşme maddesinin 6098 sayılı TBK’nın 20.-25. maddeleri kapsamında genel işlem şartı olduğu, davacıdan tahsil edilen kredi verilmesi için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda ispat yükünün davalı bankaya ait olduğu, davalı bankanın 2.710,26 TL kesinti yapmasının, kredi kullandırılması açısından nasıl bir zorunluluk arz ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.710,26 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmeleri nedeniyle davalı banka tarafından kredi kullandırma ücreti ve masraf adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının davalı bankadan 12.01.2009 tarihli, 03.02.2012 tarihli, 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli ticari nitelikli genel kredi sözleşmelerine istinaden ticari kredi kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kullandırım ücreti ve masraf adı altında ücret tahsil edildiği, ancak 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmelerinin dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, sözleşmeler dosya kapsamında olmamasına rağmen, yazılı şekilde, sözleşmeye konulan maddenin TBK’nın 20.-25.
maddeleri kapsamında genel işlem şartı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinden
12.01.2009 ve 03.02.2009 tarihli olanları 6098 sayılı TBK’nın yürürlük tarihi olan 01.07.2012 tarihinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerinin bu sözleşmelerde nazara alınması mümkün değildir. Diğer taraftan Türk Ticaret Kanunu'nun 22. (6102 sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin münasip bir ücret isteyebileceği düzenlenmiş olup, davalı banka tacir ve dava konusu kredi ticari işletmesiyle ilgili işlemlerdendir.
Bu durumda, mahkemece, tüm kredi sözleşmeleri getirtilip, sözleşmelerin tarihleride gözetilerek, 01.07.2012 tarihinden sonra olan sözleşmeler yönden 6098 sayılı TBK'nın 20-25 maddelerinde düzenlenen GİK denetimine tabi tutulması, davalı Bankanın, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden ... Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, Bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, masrafların nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınarak, davalı Banka tarafından yapılan komisyon ve masraf kesintilerine ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı hususları gözetilerek, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’nin yürürlüğe girmesinden önce imzalanan kredi sözleşmelerinde ise taraflar arasındaki sözleşme hükümleri itibariyle davalı bankaca alınan masraf ve komisyon ücretlerinin hakkaniyet ilkesi ile M.K.
2 maddesine uygun olup olmadığı hususunda gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/387104400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz