6102TTK Türk Ticaret Kanunu

2006/1 sayılı tebliğ

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13120 E. 2017/7300 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
2006/1 sayılı tebliğ genel işlem şartı ticari kredi ticari işletme ticari dava niteliği hakkaniyet ispat yükü genel kredi sözleşmesi tbk 99 komisyon kredi sözleşmesi tacir dosya masrafı yasal faiz eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. — Bankacılık K. 144 · TBK — TBK 20TBK 25 · TTK — TTK 20

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıdan kredi kullandırım ücreti ve masraf adı altında toplam 2.710,26 TL tahsil edildiği, taraflar arasında imzalanan önceden hazırlanmış standart genel kredi sözleşmelerinde yer alan ve müşterinin içeriğine etki edemediği sözleşme şartlarının, müşteri ile müzakere edilmediğinin kabul edildiği ve tek taraflı olarak sözleşmeye konulan sözleşme maddesinin 6098 sayılı TBK’nın 20.-25. maddeleri kapsamında genel işlem şartı olduğu, davacıdan tahsil edilen kredi verilmesi için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda ispat yükünün davalı bankaya ait olduğu, davalı bankanın 2.710,26 TL kesinti yapmasının, kredi kullandırılması açısından nasıl bir zorunluluk arz ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.710,26 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, genel kredi sözleşmeleri nedeniyle davalı banka tarafından kredi kullandırma ücreti ve masraf adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının davalı bankadan 12.01.2009 tarihli, 03.02.2012 tarihli, 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli ticari nitelikli genel kredi sözleşmelerine istinaden ticari kredi kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kullandırım ücreti ve masraf adı altında ücret tahsil edildiği, ancak 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmelerinin dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, sözleşmeler dosya kapsamında olmamasına rağmen, yazılı şekilde, sözleşmeye konulan maddenin TBK’nın 20.-25. maddeleri kapsamında genel işlem şartı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinden

12.01.2009 ve 03.02.2009 tarihli olanları 6098 sayılı TBK’nın yürürlük tarihi olan 01.07.2012 tarihinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerinin bu sözleşmelerde nazara alınması mümkün değildir. Diğer taraftan Türk Ticaret Kanunu'nun 22. (6102 sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin münasip bir ücret isteyebileceği düzenlenmiş olup, davalı banka tacir ve dava konusu kredi ticari işletmesiyle ilgili işlemlerdendir.

Bu durumda, mahkemece, tüm kredi sözleşmeleri getirtilip, sözleşmelerin tarihleride gözetilerek, 01.07.2012 tarihinden sonra olan sözleşmeler yönden 6098 sayılı TBK'nın 20-25 maddelerinde düzenlenen GİK denetimine tabi tutulması, davalı Bankanın, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden ... Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, Bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, masrafların nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınarak, davalı Banka tarafından yapılan komisyon ve masraf kesintilerine ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı hususları gözetilerek, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’nin yürürlüğe girmesinden önce imzalanan kredi sözleşmelerinde ise taraflar arasındaki sözleşme hükümleri itibariyle davalı bankaca alınan masraf ve komisyon ücretlerinin hakkaniyet ilkesi ile M.K. 2 maddesine uygun olup olmadığı hususunda gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Hesap işletim ücreti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13802 E. 2018/4732 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/895 E. 2015/1961 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • 2006/1 sayılı tebliğ

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11293 E. 2018/4388 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/13120 E.  ,  2017/7300 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2015 tarih ve 2015/100-2015/1011 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankadan kullandığı krediler nedeniyle müvekkilinden haksız olarak kredi kullandırım ücreti ve masraf adı altında toplam 3.100,00 TL tahsil edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.100,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasından genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, davacının bu sözleşmeler gereğince ticari kredi kullandığını, sözleşmelerde müvekkilinin kredi kullandırım ücreti, masraf vb. isimler adı altında ücret alabileceğinin kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıdan kredi kullandırım ücreti ve masraf adı altında toplam 2.710,26 TL tahsil edildiği, taraflar arasında imzalanan önceden hazırlanmış standart genel kredi sözleşmelerinde yer alan ve müşterinin içeriğine etki edemediği sözleşme şartlarının, müşteri ile müzakere edilmediğinin kabul edildiği ve tek taraflı olarak sözleşmeye konulan sözleşme maddesinin 6098 sayılı TBK’nın 20.-25. maddeleri kapsamında genel işlem şartı olduğu, davacıdan tahsil edilen kredi verilmesi için gereken zorunlu masrafların neler olduğu konusunda ispat yükünün davalı bankaya ait olduğu, davalı bankanın 2.710,26 TL kesinti yapmasının, kredi kullandırılması açısından nasıl bir zorunluluk arz ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.710,26 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, genel kredi sözleşmeleri nedeniyle davalı banka tarafından kredi kullandırma ücreti ve masraf adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının davalı bankadan 12.01.2009 tarihli, 03.02.2012 tarihli, 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli ticari nitelikli genel kredi sözleşmelerine istinaden ticari kredi kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan kullandırım ücreti ve masraf adı altında ücret tahsil edildiği, ancak 15.10.2012 tarihli ve 25.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmelerinin dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, sözleşmeler dosya kapsamında olmamasına rağmen, yazılı şekilde, sözleşmeye konulan maddenin TBK’nın 20.-25.

maddeleri kapsamında genel işlem şartı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinden

12.01.2009 ve 03.02.2009 tarihli olanları 6098 sayılı TBK’nın yürürlük tarihi olan 01.07.2012 tarihinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerinin bu sözleşmelerde nazara alınması mümkün değildir. Diğer taraftan Türk Ticaret Kanunu'nun 22. (6102 sayılı TTK'nın 20.) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin münasip bir ücret isteyebileceği düzenlenmiş olup, davalı banka tacir ve dava konusu kredi ticari işletmesiyle ilgili işlemlerdendir.

Bu durumda, mahkemece, tüm kredi sözleşmeleri getirtilip, sözleşmelerin tarihleride gözetilerek, 01.07.2012 tarihinden sonra olan sözleşmeler yönden 6098 sayılı TBK'nın 20-25 maddelerinde düzenlenen GİK denetimine tabi tutulması, davalı Bankanın, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu'nun 16.10.2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden ... Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, Bankaların faiz dışında sağlayacakları diğer menfaatleri, masrafların nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleyeceklerine ilişkin düzenlemelerin de dikkate alınarak, davalı Banka tarafından yapılan komisyon ve masraf kesintilerine ilişkin olarak önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sözleşmenin imzalanması aşamasında miktar ve oranları sözleşmede yer alıp almadığı hususları gözetilerek, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’nin yürürlüğe girmesinden önce imzalanan kredi sözleşmelerinde ise taraflar arasındaki sözleşme hükümleri itibariyle davalı bankaca alınan masraf ve komisyon ücretlerinin hakkaniyet ilkesi ile M.K.

2 maddesine uygun olup olmadığı hususunda gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/387104400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.