Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13547 E. 2018/4767 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın banka müşterisinin elindeki hesap cüzdanı ile banka kayıtları arasındaki farkın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacıya verilen hesap cüzdanın banka kaşe ve yetkili imzalı olduğu, aradaki farkın 68,277.45 TL olduğu, davacı müşteri tarafından ibraz edilen banka kaşe ve yetkili imzasının olduğu hesap cüzdanını hükümden düşüren bir olgunun varlığının davalı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 67,951.81 TL'nin 01.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9723 E. 2011/3338 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı · ispat yükü · taşıyan · eksik inceleme · temsil
Benzer bu karardaOysa, davacı taraf davalı Banka yetkilisinin imzasını «taşıyan» dosya arasında bulunan hesap cüzdanına aslına dayalı olarak dava açmış olup, mahkemenin kabulünün aksine davalı taraf hesap cüzdanını hükümden düşüren bir olgunun varlığını kanıtlayamadığından bankayı «temsile» yetkililerin imzalarını havi hesap cüzdanın varlığı dava konusu hesabı kanıtlamaya yeterlidir.
Bu durumda, mahkemece, dava konusu hesaptaki paranın ödendiğine ilişkin «ispat yükünün» davalı bankada olduğu nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» ve yanılgılı değerlendirilmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, davacının vefat eden babasının davalı bankadaki vadeli «mevduat hesabına» dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14915 E. 2014/4070 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · feri müdahil · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; toplanan belgelerden, davacınıın zararının karşılanması açısından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.500,00 TL'nin 02.12.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %83 faiz ile ve bu tarihten itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline ve davalının harçtan muaf olduğuna karar verilmiştir.
Karar davalı ve «feri müdahil» vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2- Ancak taraflar arasında akdi ilişki olmadığından mahkemece hüküm altına alınan miktarların hesaba yatırıldığı tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, bankaya el konulduğu tarih olan 22/02/1999 tarihine kadar off shore hesap cüzdanında belirtilen faiz oranının uy …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2025 E. 2014/9822 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz kararda… tahsili istemine ilişkin olduğu, davacıya verilen hesap cüzdanın banka kaşe ve yetkili imzalı olduğu, aradaki farkın 68,277.45 TL olduğu, davacı müşteri tarafından «ibraz» edilen banka kaşe ve yetkili imzasının olduğu hesap cüzdanını hükümden düşüren bir olgunun varlığının davalı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle taleple bağlı …
Benzer bu karardaDavacı,... hesaplarında olduğu gibi USD hesabıyla ilgili olarak da banka davalıya devir edilen bankaya ait hesap cüzdanı «ibraz» etmiştir.
Ayrıca, hesaptaki paraların dava dışı ...bankasına yatırılması yönünde davacı talimatları da dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yabancı para alacağı · para alacağı · sahtelik · güven kurumu · borcun üstlenilmesi · bilirkişi incelemesi · havale · asıl alacak
Benzer bu kararda… senen bilirkişi raporuna göre, davacının USD alacağının sunulu talimatlar ve ekstre kayıtlarıyla bağdaşmadığı, miktarının tespit edilemediği, davalı banka işleminin «havale» görünümlü mevduat toplama olduğu, dava dışı ...bankasının paravan olduğunun davalı tarafça bilindiği, bankaların «güven kurumu» oldukları, havale talimatının aksine alınan paraların banka nezdinde kaldığı, kıyı bankasına gönderildiğine dair kayıt sunulmadığı, bu işlemleri dolayısıyla yöneticilerinin yargılandıkları, başka dosyalardan dava dışı kıyı bankasının aciz içinde olduğunun bilindiği, davacının... alacağı karşılığı Euro alacağının faiz alacağına hükmedildiği, «asıl alacakla» ilgili hükmün sehven unutulduğu, davacının tahsil imkanının olmadığı gerekçesiyle 8.829 TL(DEM) alacağının 23.06.1999, 24.995.75 TL'nin 15.12.1999 tarihinden itiba …
4-Ayrıca, davacı hesap sözleşmelerine konu «yabancı para alacağını» somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 83/3. maddesine uygun olarak tahsiline karar verilmesini talep etmiş olmasına rağmen gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde hesaplara yatırıldıkları tarihlerdeki TL karşılığının hüküm altına alınması da yanlış olmuştur.
2-Davalı ve «borcu üstlenen» vekili ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ile borcu üstlenen vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kal …
A.Ş'nin Isparta Şubesine USD ve... hesabı açtığını, iradesinin fesada uğratılarak hesaplarındaki paralarının paravan olarak kurulan ...bankasına «havale» edildiğini ileri sürerek alacak isteminde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13547 E. , 2018/4767 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/07/2016 tarih ve 2014/455-2016/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı baka nezdinde iki tane vadeli hesabının bulunduğunu, hesaplarında 242.700,00 TL ve 187.879,00 TL bulunduğunu, buna ilişkin hesap cüzdanının olduğunu ve hesap cüzdanına işlenmiş olduğunu, 2014 yılı Mart aylarında davalı bankanın ... Şubesi'nde bir takım yolsuzluklar olduğu, çalışanların hesaplarda oynama yaptığının tespit edildiğini, banka içi inceleme başlatıldığını, bu inceleme sonucunda davacının banka işlemlerini yürüten banka çalışanı ... hakkında soruşturma başlatıldığını, bu inceleme ve soruşturma sırasında davacının 242.700,00 TL'lik hesabının banka kayıtlarında 209.765,55 TL, 187.879,00 TL'lik hesabının da banka kayıtlarında 152.536,36TL olarak gözüktüğünü, hesap cüzdanı ile banka kayıtlarının birbirini tutmadığının ortaya çıktığını, toplamda 430.253,00 TL olması gerektiği halde 362.301,19 TL çıktığını, 67.951,81 TL eksik olduğunu, 14/03/2014 tarihinde bankaya müracaat ederek bu eksik parasını istediğini, davalı bankanın davacıyı oyaladığını iddia ederek 01/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 67.951,81 TL alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının uzun yıllardan beridir davalı ile çalıştığını, yapılan incelemede davacının zararının olmadığını, hesap cüzdanı ile banka kayıtları arasındaki fahiş farkın nedeninin mevduata uygulanan faiz oranının gerçekte %8,75 iken hesap cüzdanında bu oranın elle %16 olarak gösterilmiş olmasından kaynaklandığını, davacıya ait hesap cüzdanı üzerine elle yazılan yazıların davalı bankayı bağlayıcı niteliği bulunmadığını, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın banka müşterisinin elindeki hesap cüzdanı ile banka kayıtları arasındaki farkın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacıya verilen hesap cüzdanın banka kaşe ve yetkili imzalı olduğu, aradaki farkın 68,277.45 TL olduğu, davacı müşteri tarafından ibraz edilen banka kaşe ve yetkili imzasının olduğu hesap cüzdanını hükümden düşüren bir olgunun varlığının davalı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 67,951.81 TL'nin 01.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.481,34 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden davalıdan alınmasına, 25/06/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, davacının, davalı banka nezdinde bulunduğunu ileri sürdüğü mevduat bakiyesinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, davalı nezdindeki mevduatını ispat zımnında iki adet hesap cüzdanına dayanmış olup davalı yan söz konusu hesap cüzdanı bilgilerinin tahrif edildiğini, faizin olağandan fazla gösterilmiş olduğunu, davacının söz konusu yüksek faiz üzerinden hesap yaparak iade talebinde bulunduğunu savunmuş olup sunulan hesap cüzdanı sayfalarının çıplak gözle incelenmesinde dahi cüzdana banka sisteminin işlediği bilgilerin özellikle toplam kısımlarının elle tahrif edildiği, cüzdan sayfalarından birinde olağan faiz oranları yazılı iken, bilirkişi tarafından da saptandığı üzere, bu faiz oranına göre vade sonu devir bakiyesinin üzerinde elyazısı ile fazla toplam yazılmış olduğunun göze çarptığı, hesap cüzdanının davacı yeddinde belgeler olması da gözetildiğinde, davalı yanın bu savunması üzerinde durulmaksızın sonuca gidilmiş olması yerinde olmamıştır.
Somut olaya benzer bir davada verilen hükmün bozulmasına yönelik Dairemizin 14.1.2003 tarih ve 2002/8654 Esas, 2003/253 Karar sayılı ilamında da anılan hususlara işaret edilmekte olduğu gözlenmektedir. Şu halde, eksik incelemeye dayalı hükmün bozulması görüşünde olduğumdan Daire çoğunluğunun onama düşüncesine katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/429717300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz