İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12396 E. 2018/4615 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ambar tesellüm fişi↗ sözleşmenin nisbiliği↗ teslimde gecikme↗ imza sirküleri↗ navlun faturası↗ isticvap↗ sahtelik↗ tanık beyanı↗ imza incelemesi↗ navlun↗ ikrar↗ zayi↗ ispat yükü↗ taşıyıcı↗ ticari defter↗ ticaret sicili↗ hasar↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ temsil↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının taşıyıcı olarka teslim aldığı malı alıcısına teslimle yükümlü olduğu, sunulan ambar tesellüm fişi ve tanık beyanlarına göre malın alıcı firma yetkilisine teslim edilmiş olduğu, navlun borcundan gönderilen/alıcı firmanın sorumlu olduğu ve davalı defterlerinde navlun bedelne ilişkin düzenlenen faturanın kayıtlı olduğu ve bedelinin tahsil edildiği, malın menfaat sahibinin artık gönderilen olduğu, gönderilen navlunu ödeme borcu altına sokulmuş olmakla davalıya karşı zayi veya hasar ya da gecikme zararlarının tazminini talep hakkı sahibi olduğu, davacının taşımacılık kaynaklı zararının sabit olmadığı, davacının taşıma konusu mal bedelini dava dışı müşterisinden tahsil edemese dahi sözleşmenin nisbiliği kuralı gereği davalının herhangi bir yükümlülük altında olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşımaya konu emtianın alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın davalı taşıyıcıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporlarına itibar edilerek, davalının malı alıcısına teslim ettiği, kaldı ki navlun ödeme borcu da alıcı/gönderilene ait olduğundan mal ile ilgili talepte bulunma hakkının da artık davacı/gönderene ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, ticari defterlerinden de anlaşıldığı üzere davacı taşınmak üzere davalıya teslim ettiği malın bedelini tahsil edememiş olup, işbu davayı da alıcının malı teslim almaması nedeniyle mal bedelini ödemekten imtina ettiği iddiasına dayandırmıştır. Davalı taraf ise, taşımaya konu malı, alıcı şirketin yetkili temsilcisi olan ... imzasına teslim ettiğini savunmuş ve bu doğrultuda tanık dinletmiştir. Mahkemece, davadışı alıcı şirketin ticaret sicil kayıtları ve imza sirküleri dosyaya getirtilmiş, ancak davalı tarafından sunulan ambar tesellüm fişindeki teslim alan imzasının ...'na ait olup olmadığı konusunda imza incelemesi yaptırılmaksızın, davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK 875. madde hükmü uyarınca, davalı taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olup, taşınmak üzere kendisine teslim edildiği uyuşmazlık dışı olan malı gönderilene teslim ettiğini de usulüne uygun biçimde ispat etmekle yükümlüdür. Bu kapsamda, ispat vasıtası olarak sunulan ambar tesellüm fişindeki teslim alan imzasının sahte olduğu ileri sürülmüş olup, mahkemece sahteliği ileri sürülen imza üzerindeki teslim aldığı yazılı olan şahsın isticvap edilmesine karar verilmiş ise de, şahıs bu davete icabet etmemiş, yapılan zabıta araştırmasında da, alıcı şirketin ticaret siciline kayıtlı adresinde bulunmadığı bilgisine ulaşılmıştır. Mahkemece, davalının ticari defterlerinde navlun faturasının kayıtlı olduğu gerekçesiyle başka bir inceleme yapılmaksızın davalının malı teslim borcunu yerine getirdiği kanaatine varılmış ise de, yapılan incelemenin 6100 sayılı HMK’nın 211. 217. ve 221. maddelerine uygunluğundan söz edilemeyecektir.
Bu durumda, taşımaya konu malı alıcısına teslim ettiğini ispat yükü davalıya ait olup, ambar tesellüm fişinde önce “imza alınamadı” yazılıp sonra üstü çizilerek ... imzasına teslim edilmiş görülmekte ise de, davalı tarafından malın tesliminde kimlik ibrazının istenmediğinin açıkça ikrar edildiği de gözetilerek ...’nun resmi dairelerde bulunan ve incelemeye esas alınabilecek imza örneklerinin temini ile ambar tesellüm fişinin aslı üzerinden imzanın karşılaştırılmasının yapılarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme sonucunda davanın yazılı gerekçelerle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14618 E. 2016/4627 K.
Ortak:navlun · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «taşıyıcı» olarka «teslim» aldığı malı alıcısına teslimle yükümlü olduğu, sunulan «ambar tesellüm fişi» ve «tanık beyanlarına» göre malın alıcı firma yetkilisine teslim edilmiş olduğu, «navlun» borcundan gönderilen/alıcı firmanın sorumlu olduğu ve davalı «defterlerinde» navlun bedelne ilişkin düzenlenen faturanın kayıtlı olduğu ve bedelinin tahsil edildiği, malın menfaat sahibinin artık gönderilen olduğu, gönderilen navlunu ödeme borcu altına sokulmuş olmakla davalıya karşı «zayi» veya «hasar» ya da gecikme zararlarının tazminini talep hakkı sahibi olduğu, davacının taşımacılık kaynaklı zararının sabit olmadığı, davacının taşıma konusu mal bedelini dava dışı müşterisinden tahsil edemese dahi «sözleşmenin nisbiliği» kuralı gereği davalının herhangi bir yükümlülük altında olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporlarına itibar edilerek, davalının malı alıcısına «teslim» ettiği, kaldı ki «navlun» ödeme borcu da alıcı/gönderilene ait olduğundan mal ile ilgili talepte bulunma hakkının da artık davacı/gönderene ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ticari defterlerinde» «navlun faturasının» kayıtlı olduğu gerekçesiyle başka bir inceleme yapılmaksızın davalının malı «teslim» borcunu yerine getirdiği kanaatine varılmış ise de, yapılan incelemenin 6100 sayılı HMK’nın 211.
Benzer bu karardaDavacı geri getirdiği malı davalıya «teslim» ettiğine dair belge fotokopisi (kurye teslim zaptı) «ibraz» etmiş olup, davalı kendisine malın teslim edilmediğini savunmuştur.
… unma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalıya ait malı yurt dışına taşıdığını ancak alıcıya ulaşılamaması nedeniyle malı tekrar Türkiye'ye «taşıyarak» davalıya «teslim» ettiği ve dava konusu faturanın da malın geri taşınması bedeli olarak düzenlendiğini iddia ettiği, dosyada mevcut kurye teslim belgelerinden davalı tarafından iade …
Dava, hava yolu ile taşıma sonucu alıcısı tarafından alınmayan malın davacı «taşıyan» tarafından geri getirilmesi nedeniyle, davacı taşıyanın «navlun» ve «masraflara» ilişkin «fatura» bedelinin tahsili için yaptığı takibe, davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fatura · taşıyan · dosya masrafı
Benzer bu karardaDava, hava yolu ile taşıma sonucu alıcısı tarafından alınmayan malın davacı «taşıyan» tarafından geri getirilmesi nedeniyle, davacı taşıyanın «navlun» ve «masraflara» ilişkin «fatura» bedelinin tahsili için yaptığı takibe, davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
… unma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalıya ait malı yurt dışına taşıdığını ancak alıcıya ulaşılamaması nedeniyle malı tekrar Türkiye'ye «taşıyarak» davalıya «teslim» ettiği ve dava konusu faturanın da malın geri taşınması bedeli olarak düzenlendiğini iddia ettiği, dosyada mevcut kurye teslim belgelerinden davalı tarafından iade …
Bu durumda, mahkemece, bu belgenin aslı getirtilip incelenerek, sonucunda davalının malı «teslim» aldığı anlaşıldığı takdirde, davacıya ödenmesi gereken ücret ve «masrafın» tespit ve takdiri ile hüküm altına alınması gerekirken, teslim belgesinin okunaklı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13527 E. 2012/3660 K.
Ortak:zayi · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «taşıyıcı» olarka «teslim» aldığı malı alıcısına teslimle yükümlü olduğu, sunulan «ambar tesellüm fişi» ve «tanık beyanlarına» göre malın alıcı firma yetkilisine teslim edilmiş olduğu, «navlun» borcundan gönderilen/alıcı firmanın sorumlu olduğu ve davalı «defterlerinde» navlun bedelne ilişkin düzenlenen faturanın kayıtlı olduğu ve bedelinin tahsil edildiği, malın menfaat sahibinin artık gönderilen olduğu, gönderilen navlunu ödeme borcu altına sokulmuş olmakla davalıya karşı «zayi» veya «hasar» ya da gecikme zararlarının tazminini talep hakkı sahibi olduğu, davacının taşımacılık kaynaklı zararının sabit olmadığı, davacının taşıma konusu mal bedelini dava dışı müşterisinden tahsil edemese dahi «sözleşmenin nisbiliği» kuralı gereği davalının herhangi bir yükümlülük altında olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, «ticari defterlerinden» de anlaşıldığı üzere davacı taşınmak üzere davalıya «teslim» ettiği malın bedelini tahsil edememiş olup, işbu davayı da alıcının malı teslim almaması nedeniyle mal bedelini ödemekten imtina ettiği iddiasına dayandırmıştır.
Mahkemece, davalının «ticari defterlerinde» «navlun faturasının» kayıtlı olduğu gerekçesiyle başka bir inceleme yapılmaksızın davalının malı «teslim» borcunu yerine getirdiği kanaatine varılmış ise de, yapılan incelemenin 6100 sayılı HMK’nın 211.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava konusu belgelerin bir kısmının TTK 68. maddesinde «tacirin» saklamakla mükellef olduğu «defter» ve kağıtlardan bulunmadığı gibi, saklanması zorunlu olan «fatura» ve «irsaliyelerin» de boş olduğu, bu durumda TTK 68/4 maddesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2) Ancak, davacı «zayi belgesi» verilmesini talep ettiği diğer belgelerin yanında, dolu ambar tesellüm belgeleri ile vergiye esas belgeler olarak nitelendirdiği belgeler için de zayi belgesi istemiştir.
TTK'nun 68 nci maddesinde sadece «tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defter» ve belgelerden sözedilip aynı Yasa'nın 66/«son» maddesinde de saklamakla yükümlü olunan belgeler sınırlı sayılmadığından ambar tesellüm fişlerinin bu belgelerden olduğunun kabulü gerektiği gibi vergiye esas belg …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:saklama yükümlülüğü · zayi belgesi · irsaliye · fatura · tacir · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava konusu belgelerin bir kısmının TTK 68. maddesinde «tacirin» saklamakla mükellef olduğu «defter» ve kağıtlardan bulunmadığı gibi, saklanması zorunlu olan «fatura» ve «irsaliyelerin» de boş olduğu, bu durumda TTK 68/4 maddesi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nun 68 nci maddesinde sadece «tacirin» «saklamakla yükümlü» olduğu «defter» ve belgelerden sözedilip aynı Yasa'nın 66/«son» maddesinde de saklamakla yükümlü olunan belgeler sınırlı sayılmadığından ambar tesellüm fişlerinin bu belgelerden olduğunun kabulü gerektiği gibi vergiye esas belg …
2) Ancak, davacı «zayi belgesi» verilmesini talep ettiği diğer belgelerin yanında, dolu ambar tesellüm belgeleri ile vergiye esas belgeler olarak nitelendirdiği belgeler için de zayi belgesi istemiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4923 E. 2013/20624 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz karardaBu durumda, taşımaya konu malı alıcısına «teslim» ettiğini «ispat yükü» davalıya ait olup, ambar tesellüm fişinde önce “imza alınamadı” yazılıp sonra üstü çizilerek ... imzasına teslim edilmiş görülmekte ise de, davalı tarafından malın tesliminde kimlik «ibrazının» istenmediğinin açıkça «ikrar» edildiği de gözetilerek ...’nun resmi dairelerde bulunan ve incelemeye esas alınabilecek imza örneklerinin temini ile «ambar tesellüm fişinin» aslı üzerinden imzanın karşılaştırılmasının yapılarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, «eksik inceleme» sonucunda davanın yazılı gerekçelerle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının «ibraz» ettiği ambar tesellüm fişlerinin ödeme kısmında peşin veya alıcı ibarelerinin geçtiği, bir kısmındada hiçbir ibarenin bulunmadığı, bu durumun ödemenin peşin veya alıcı tarafından yapılacağı şeklinde yorumlandığı, davanın ispalanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi · yemin delili · yemin
Benzer bu kararda2-Ancak dava navlundan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf her türlü yasal delil diyerek «yemin deliline» de dayandığı halde, davacı tarafa «yemin teklif» etme hakkı hatırlatılmamıştır.
Bu itibarle, mahkemece davacı tarafa «yemin delilini» kullanıp kullanmayacağı hatırlatılarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9533 E. 2010/816 K.
Ortak:eksik inceleme · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaBu durumda, taşımaya konu malı alıcısına «teslim» ettiğini «ispat yükü» davalıya ait olup, ambar tesellüm fişinde önce “imza alınamadı” yazılıp sonra üstü çizilerek ... imzasına teslim edilmiş görülmekte ise de, davalı tarafından malın tesliminde kimlik «ibrazının» istenmediğinin açıkça «ikrar» edildiği de gözetilerek ...’nun resmi dairelerde bulunan ve incelemeye esas alınabilecek imza örneklerinin temini ile «ambar tesellüm fişinin» aslı üzerinden imzanın karşılaştırılmasının yapılarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, «eksik inceleme» sonucunda davanın yazılı gerekçelerle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «taşıyıcı» olarka «teslim» aldığı malı alıcısına teslimle yükümlü olduğu, sunulan «ambar tesellüm fişi» ve «tanık beyanlarına» göre malın alıcı firma yetkilisine teslim edilmiş olduğu, «navlun» borcundan gönderilen/alıcı firmanın sorumlu olduğu ve davalı «defterlerinde» navlun bedelne ilişkin düzenlenen faturanın kayıtlı olduğu ve bedelinin tahsil edildiği, malın menfaat sahibinin artık gönderilen olduğu, gönderilen navlunu ödeme borcu altına sokulmuş olmakla davalıya karşı «zayi» veya «hasar» ya da gecikme zararlarının tazminini talep hakkı sahibi olduğu, davacının taşımacılık kaynaklı zararının sabit olmadığı, davacının taşıma konusu mal bedelini dava dışı müşterisinden tahsil edemese dahi «sözleşmenin nisbiliği» kuralı gereği davalının herhangi bir yükümlülük altında olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, taşımaya konu emtianın alıcısına «teslim» edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın davalı «taşıyıcıdan» tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı taraf, davalının taşımayı üsütlendiği malın alıcısına ulaştırılmadığını iddia etmiş, davalı taraf ise, malın alıcısına «teslim» edildiğini savunarak buna ilişkin belge suretini dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Oysa, mahkemece, alıcının adresi zabıta marifetiyle araştırılarak buna göre malı «teslim» alıp almadığına ilişkin gönderilen kişinin beyanının alınması ve şayet gerekirse teslim tarihniden önceki ve sonraki imza ve yazı örenklerine ilişkin inceleme yapılmak suretiyle malın gerçekten gönderilen kişiye teslim edilip edilmediğinin belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davalı tarafından malın alıcısına «teslim» edilmediği gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, bu hüküm «eksik araştırma» ve yetersiz incelemeye dayalı olarak verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı tarafından malın alıcısına «teslim» edilmediği gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, bu hüküm «eksik araştırma» ve yetersiz incelemeye dayalı olarak verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12396 E. , 2018/4615 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.06.2016 tarih ve 2014/192-2016/563 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 22.420 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili tarafından ... ... Ltd. Şti.'ye satılan shirink ambalaj makinesinin alıcıya teslim edilmek üzere davalı şirkete 01.02.2013 tarihinde teslim edildiğini, makinelerin bedeline istinaden alınan çekler ödenmediğinde alıcısı firma ile görüşüldüğünü ve makinenin kendilerine teslim edilmemiş olduğunun öğrenildiğini, davalı şirketten teslime dair belge istendiğini, sunulan ambar tesellüm fişi incelendiğinde makinenin şirket yetkilisine teslim edilmediğinin anlaşıldığını, taşıyıcı davalı şirketin ağır kusurlu hareketi ile alıcısına malı teslim etmeyip müvekkilini zarara uğrattığını ve TTK 880. maddesi gereğince sorumlu olduğunu, mal bedelinin tahsili için başlatılan takibe de haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilince taşınan yükün ambar tesellüm fişi ile alıcı şirket ortağı ve yetkilisi ...imzasına teslim edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının taşıyıcı olarka teslim aldığı malı alıcısına teslimle yükümlü olduğu, sunulan ambar tesellüm fişi ve tanık beyanlarına göre malın alıcı firma yetkilisine teslim edilmiş olduğu, navlun borcundan gönderilen/alıcı firmanın sorumlu olduğu ve davalı defterlerinde navlun bedelne ilişkin düzenlenen faturanın kayıtlı olduğu ve bedelinin tahsil edildiği, malın menfaat sahibinin artık gönderilen olduğu, gönderilen navlunu ödeme borcu altına sokulmuş olmakla davalıya karşı zayi veya hasar ya da gecikme zararlarının tazminini talep hakkı sahibi olduğu, davacının taşımacılık kaynaklı zararının sabit olmadığı, davacının taşıma konusu mal bedelini dava dışı müşterisinden tahsil edemese dahi sözleşmenin nisbiliği kuralı gereği davalının herhangi bir yükümlülük altında olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşımaya konu emtianın alıcısına teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın davalı taşıyıcıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporlarına itibar edilerek, davalının malı alıcısına teslim ettiği, kaldı ki navlun ödeme borcu da alıcı/gönderilene ait olduğundan mal ile ilgili talepte bulunma hakkının da artık davacı/gönderene ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, ticari defterlerinden de anlaşıldığı üzere davacı taşınmak üzere davalıya teslim ettiği malın bedelini tahsil edememiş olup, işbu davayı da alıcının malı teslim almaması nedeniyle mal bedelini ödemekten imtina ettiği iddiasına dayandırmıştır.
Davalı taraf ise, taşımaya konu malı, alıcı şirketin yetkili temsilcisi olan ... imzasına teslim ettiğini savunmuş ve bu doğrultuda tanık dinletmiştir. Mahkemece, davadışı alıcı şirketin ticaret sicil kayıtları ve imza sirküleri dosyaya getirtilmiş, ancak davalı tarafından sunulan ambar tesellüm fişindeki teslim alan imzasının ...'na ait olup olmadığı konusunda imza incelemesi yaptırılmaksızın, davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK 875. madde hükmü uyarınca, davalı taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olup, taşınmak üzere kendisine teslim edildiği uyuşmazlık dışı olan malı gönderilene teslim ettiğini de usulüne uygun biçimde ispat etmekle yükümlüdür. Bu kapsamda, ispat vasıtası olarak sunulan ambar tesellüm fişindeki teslim alan imzasının sahte olduğu ileri sürülmüş olup, mahkemece sahteliği ileri sürülen imza üzerindeki teslim aldığı yazılı olan şahsın isticvap edilmesine karar verilmiş ise de, şahıs bu davete icabet etmemiş, yapılan zabıta araştırmasında da, alıcı şirketin ticaret siciline kayıtlı adresinde bulunmadığı bilgisine ulaşılmıştır.
Mahkemece, davalının ticari defterlerinde navlun faturasının kayıtlı olduğu gerekçesiyle başka bir inceleme yapılmaksızın davalının malı teslim borcunu yerine getirdiği kanaatine varılmış ise de, yapılan incelemenin 6100 sayılı HMK’nın 211. 217. ve 221. maddelerine uygunluğundan söz edilemeyecektir.
Bu durumda, taşımaya konu malı alıcısına teslim ettiğini ispat yükü davalıya ait olup, ambar tesellüm fişinde önce “imza alınamadı” yazılıp sonra üstü çizilerek ... imzasına teslim edilmiş görülmekte ise de, davalı tarafından malın tesliminde kimlik ibrazının istenmediğinin açıkça ikrar edildiği de gözetilerek ...’nun resmi dairelerde bulunan ve incelemeye esas alınabilecek imza örneklerinin temini ile ambar tesellüm fişinin aslı üzerinden imzanın karşılaştırılmasının yapılarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme sonucunda davanın yazılı gerekçelerle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA; ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/429489100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz