İtirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14618 E. 2016/4627 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hava yolu ile taşıma↗ navlun↗ fatura↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalıya ait malı yurt dışına taşıdığını ancak alıcıya ulaşılamaması nedeniyle malı tekrar Türkiye'ye taşıyarak davalıya teslim ettiği ve dava konusu faturanın da malın geri taşınması bedeli olarak düzenlendiğini iddia ettiği, dosyada mevcut kurye teslim belgelerinden davalı tarafından iade malların tesellüm edildiğinin ispat edilemediği, davalı tarafın talimatı ve davalının bilgisi iddialarının da dosyada sabit olmadığı, ... mevzuatı gereği mahrece iadenin yasal bir zorunluluk olması halinde, davacının geri iade sebebiyle taşıma ücretine hak kazanacağı, ancak ... mevzuatı bakımından böyle bir zorunluluk olduğunun da dosyada sabit olmadığı, kurye teslim zabıtlarının delil olması bakımından davalı tarafından tesellümü teyit eden imzaların anlaşılır bir şekilde yer alması gerektiği, zabıtlar incelendiğinde bu şekilde bir incelemeye elverişli olmadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava yolu ile taşıma sonucu alıcısı tarafından alınmayan malın davacı taşıyan tarafından geri getirilmesi nedeniyle, davacı taşıyanın navlun ve masraflara ilişkin fatura bedelinin tahsili için yaptığı takibe, davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı, malın alıcısına tesellüm edilememesi sebebiyle davalıdan gönderilenin imhası veya Türkiye'ye geri getirilmesi yönünde talimat istediğini beyan etmiş, davalı da kendisinden talimat istendiğini kabul etmiştir. Davacının malı geri getirdiği hususu taraflar arasında tartışmasızdır. Davacı geri getirdiği malı davalıya teslim ettiğine dair belge fotokopisi (kurye teslim zaptı) ibraz etmiş olup, davalı kendisine malın teslim edilmediğini savunmuştur. Bu durumda, mahkemece, bu belgenin aslı getirtilip incelenerek, sonucunda davalının malı teslim aldığı anlaşıldığı takdirde, davacıya ödenmesi gereken ücret ve masrafın tespit ve takdiri ile hüküm altına alınması gerekirken, teslim belgesinin okunaklı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12396 E. 2018/4615 K.
Ortak:navlun · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaDavacı geri getirdiği malı davalıya «teslim» ettiğine dair belge fotokopisi (kurye teslim zaptı) «ibraz» etmiş olup, davalı kendisine malın teslim edilmediğini savunmuştur.
… unma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalıya ait malı yurt dışına taşıdığını ancak alıcıya ulaşılamaması nedeniyle malı tekrar Türkiye'ye «taşıyarak» davalıya «teslim» ettiği ve dava konusu faturanın da malın geri taşınması bedeli olarak düzenlendiğini iddia ettiği, dosyada mevcut kurye teslim belgelerinden davalı tarafından iade …
Dava, hava yolu ile taşıma sonucu alıcısı tarafından alınmayan malın davacı «taşıyan» tarafından geri getirilmesi nedeniyle, davacı taşıyanın «navlun» ve «masraflara» ilişkin «fatura» bedelinin tahsili için yaptığı takibe, davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «taşıyıcı» olarka «teslim» aldığı malı alıcısına teslimle yükümlü olduğu, sunulan «ambar tesellüm fişi» ve «tanık beyanlarına» göre malın alıcı firma yetkilisine teslim edilmiş olduğu, «navlun» borcundan gönderilen/alıcı firmanın sorumlu olduğu ve davalı «defterlerinde» navlun bedelne ilişkin düzenlenen faturanın kayıtlı olduğu ve bedelinin tahsil edildiği, malın menfaat sahibinin artık gönderilen olduğu, gönderilen navlunu ödeme borcu altına sokulmuş olmakla davalıya karşı «zayi» veya «hasar» ya da gecikme zararlarının tazminini talep hakkı sahibi olduğu, davacının taşımacılık kaynaklı zararının sabit olmadığı, davacının taşıma konusu mal bedelini dava dışı müşterisinden tahsil edemese dahi «sözleşmenin nisbiliği» kuralı gereği davalının herhangi bir yükümlülük altında olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporlarına itibar edilerek, davalının malı alıcısına «teslim» ettiği, kaldı ki «navlun» ödeme borcu da alıcı/gönderilene ait olduğundan mal ile ilgili talepte bulunma hakkının da artık davacı/gönderene ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ticari defterlerinde» «navlun faturasının» kayıtlı olduğu gerekçesiyle başka bir inceleme yapılmaksızın davalının malı «teslim» borcunu yerine getirdiği kanaatine varılmış ise de, yapılan incelemenin 6100 sayılı HMK’nın 211.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ambar tesellüm fişi · sözleşmenin nisbiliği · teslimde gecikme · imza sirküleri · navlun faturası · isticvap · sahtelik · tanık beyanı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «taşıyıcı» olarka «teslim» aldığı malı alıcısına teslimle yükümlü olduğu, sunulan «ambar tesellüm fişi» ve «tanık beyanlarına» göre malın alıcı firma yetkilisine teslim edilmiş olduğu, «navlun» borcundan gönderilen/alıcı firmanın sorumlu olduğu ve davalı «defterlerinde» navlun bedelne ilişkin düzenlenen faturanın kayıtlı olduğu ve bedelinin tahsil edildiği, malın menfaat sahibinin artık gönderilen olduğu, gönderilen navlunu ödeme borcu altına sokulmuş olmakla davalıya karşı «zayi» veya «hasar» ya da gecikme zararlarının tazminini talep hakkı sahibi olduğu, davacının taşımacılık kaynaklı zararının sabit olmadığı, davacının taşıma konusu mal bedelini dava dışı müşterisinden tahsil edemese dahi «sözleşmenin nisbiliği» kuralı gereği davalının herhangi bir yükümlülük altında olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu kapsamda, ispat vasıtası olarak sunulan ambar tesellüm fişindeki «teslim» alan imzasının sahte olduğu ileri sürülmüş olup, mahkemece «sahteliği» ileri sürülen imza üzerindeki teslim aldığı yazılı olan şahsın «isticvap» edilmesine karar verilmiş ise de, şahıs bu davete icabet etmemiş, yapılan zabıta araştırmasında da, alıcı şirketin «ticaret siciline» kayıtlı adresinde bulunmadığı bilgisine ulaşılmıştır.
Mahkemece, davadışı alıcı şirketin «ticaret sicil» kayıtları ve «imza sirküleri» dosyaya getirtilmiş, ancak davalı tarafından sunulan ambar tesellüm fişindeki «teslim» alan imzasının ...'na ait olup olmadığı konusunda «imza incelemesi» yaptırılmaksızın, davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK 875. madde hükmü uyarınca, davalı «taşıyıcı», eşyanın taşınmak üzere «teslim» alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya «teslimindeki gecikmeden» doğan zararlardan sorumlu olup, taşınmak üzere kendisine teslim edildiği uyuşmazlık dışı olan malı gönderilene teslim ettiğini de usulüne uygun biçimde ispat etmekle yükümlüdür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9533 E. 2010/816 K.
Ortak:ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaDavacı geri getirdiği malı davalıya «teslim» ettiğine dair belge fotokopisi (kurye teslim zaptı) «ibraz» etmiş olup, davalı kendisine malın teslim edilmediğini savunmuştur.
… unma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalıya ait malı yurt dışına taşıdığını ancak alıcıya ulaşılamaması nedeniyle malı tekrar Türkiye'ye «taşıyarak» davalıya «teslim» ettiği ve dava konusu faturanın da malın geri taşınması bedeli olarak düzenlendiğini iddia ettiği, dosyada mevcut kurye teslim belgelerinden davalı tarafından iade …
Bu durumda, mahkemece, bu belgenin aslı getirtilip incelenerek, sonucunda davalının malı «teslim» aldığı anlaşıldığı takdirde, davacıya ödenmesi gereken ücret ve «masrafın» tespit ve takdiri ile hüküm altına alınması gerekirken, teslim belgesinin okunaklı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacı taraf, davalının taşımayı üsütlendiği malın alıcısına ulaştırılmadığını iddia etmiş, davalı taraf ise, malın alıcısına «teslim» edildiğini savunarak buna ilişkin belge suretini dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Mahkemece, davalı tarafından malın alıcısına «teslim» edilmediği gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, bu hüküm «eksik araştırma» ve yetersiz incelemeye dayalı olarak verilmiştir.
Oysa, mahkemece, alıcının adresi zabıta marifetiyle araştırılarak buna göre malı «teslim» alıp almadığına ilişkin gönderilen kişinin beyanının alınması ve şayet gerekirse teslim tarihniden önceki ve sonraki imza ve yazı örenklerine ilişkin inceleme yapılmak suretiyle malın gerçekten gönderilen kişiye teslim edilip edilmediğinin belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · taşıma sözleşmesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı tarafından malın alıcısına «teslim» edilmediği gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, bu hüküm «eksik araştırma» ve yetersiz incelemeye dayalı olarak verilmiştir.
Oysa, mahkemece, alıcının adresi zabıta marifetiyle araştırılarak buna göre malı «teslim» alıp almadığına ilişkin gönderilen kişinin beyanının alınması ve şayet gerekirse teslim tarihniden önceki ve sonraki imza ve yazı örenklerine ilişkin inceleme yapılmak suretiyle malın gerçekten gönderilen kişiye teslim edilip edilmediğinin belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12653 E. 2012/3886 K.
Ortak:taşıyan · teslim
İncelediğiniz kararda… unma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalıya ait malı yurt dışına taşıdığını ancak alıcıya ulaşılamaması nedeniyle malı tekrar Türkiye'ye «taşıyarak» davalıya «teslim» ettiği ve dava konusu faturanın da malın geri taşınması bedeli olarak düzenlendiğini iddia ettiği, dosyada mevcut kurye teslim belgelerinden davalı tarafından iade …
Dava, hava yolu ile taşıma sonucu alıcısı tarafından alınmayan malın davacı «taşıyan» tarafından geri getirilmesi nedeniyle, davacı taşıyanın «navlun» ve «masraflara» ilişkin «fatura» bedelinin tahsili için yaptığı takibe, davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davacı geri getirdiği malı davalıya «teslim» ettiğine dair belge fotokopisi (kurye teslim zaptı) «ibraz» etmiş olup, davalı kendisine malın teslim edilmediğini savunmuştur.
Benzer bu karardaDavalı «taşıyanın» malı alıcısı dışında dava dışı başka birisine «teslim» etmesi esasen «haksız eylem» niteliğinde olup, haksız eylemlerde «borçlunun temerrüde» düşürülmesinin gerekmediği ve B.K.nun 98/2. madde hükmü uyarınca da «sözleşmeye aykırılık» hallerinde de haksız eyleme ilişkin hükümlerin uygulama alanı bulabileceği gözetilerek, istem gibi 18.12.2007 olan olay tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 17.03.2009 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması ge …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının basiretli bir «tacir» gibi davranarak «teslim» aldığı malı gerçek alıcısına teslim etmesi gerekirken, ilgisi olmayan kişiye teslim etmesi nedeniyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, 6.976,00 TL «maddi tazminatın» «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, koşulları oluşmadığı için manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçlunun temerrüdü · haksız eylem · sözleşmeye aykırılık · taşıma sözleşmesi · temerrüt faizi · tacir · maddi tazminat · temerrüt
Benzer bu karardaDavalı «taşıyanın» malı alıcısı dışında dava dışı başka birisine «teslim» etmesi esasen «haksız eylem» niteliğinde olup, haksız eylemlerde «borçlunun temerrüde» düşürülmesinin gerekmediği ve B.K.nun 98/2. madde hükmü uyarınca da «sözleşmeye aykırılık» hallerinde de haksız eyleme ilişkin hükümlerin uygulama alanı bulabileceği gözetilerek, istem gibi 18.12.2007 olan olay tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 17.03.2009 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması ge …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının basiretli bir «tacir» gibi davranarak «teslim» aldığı malı gerçek alıcısına teslim etmesi gerekirken, ilgisi olmayan kişiye teslim etmesi nedeniyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, 6.976,00 TL «maddi tazminatın» «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, koşulları oluşmadığı için manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5747 E. 2012/13377 K.
Ortak:taşıyan · ibraz · teslim
İncelediğiniz kararda… unma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalıya ait malı yurt dışına taşıdığını ancak alıcıya ulaşılamaması nedeniyle malı tekrar Türkiye'ye «taşıyarak» davalıya «teslim» ettiği ve dava konusu faturanın da malın geri taşınması bedeli olarak düzenlendiğini iddia ettiği, dosyada mevcut kurye teslim belgelerinden davalı tarafından iade …
Davacı geri getirdiği malı davalıya «teslim» ettiğine dair belge fotokopisi (kurye teslim zaptı) «ibraz» etmiş olup, davalı kendisine malın teslim edilmediğini savunmuştur.
Dava, hava yolu ile taşıma sonucu alıcısı tarafından alınmayan malın davacı «taşıyan» tarafından geri getirilmesi nedeniyle, davacı taşıyanın «navlun» ve «masraflara» ilişkin «fatura» bedelinin tahsili için yaptığı takibe, davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, CMR'nin 30/1. maddesi uyarınca, «teslimden» yedi gün içerisinde herhangi bir bildirimde bulunmadan alıcının malı tesellüm ettiği durumlarda yükün sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına «karine» teşkil ettiği, dava konusu olayda da alıcının malı hasarlı teslim aldığına dair «teslim tarihi» ve takip eden yedi gün içinde «hasarı» «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir tespit ve belge «ibraz» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, anılan yazının süresinde «ihbarda» bulunmamakla «taşıyan» lehine oluşan karinenin aksini ispatlar nitelikte bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · karine · taşıyıcı · ihbar · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, CMR'nin 30/1. maddesi uyarınca, «teslimden» yedi gün içerisinde herhangi bir bildirimde bulunmadan alıcının malı tesellüm ettiği durumlarda yükün sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına «karine» teşkil ettiği, dava konusu olayda da alıcının malı hasarlı teslim aldığına dair «teslim tarihi» ve takip eden yedi gün içinde «hasarı» «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir tespit ve belge «ibraz» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içinde bulunan ve dava dışı «taşıyıcı» Yeni Kızılkaya Ltd.
Şti.'ye ait 12/02/2009 tarihli yazıda, meydana gelen 1.650 Euro «hasar» bedelinin karşılanması için CMR sigortası olan davalıya başvurulması gerektiği ifade edilmiştir.
Mahkemece, anılan yazının süresinde «ihbarda» bulunmamakla «taşıyan» lehine oluşan karinenin aksini ispatlar nitelikte bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14618 E. , 2016/4627 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/04/2015 tarih ve 2013/17-2015/356 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ile davalı arasında yapılan yurt dışı taşıma işinden dolayı düzenlenen 31.10.2011 tarihli faturanın davalı tarafından ödenmemesi üzerine, davalı hakkında icra takibi başlatıldığını ancak itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yurt dışına mal taşıma anlaşmasının mevcut olduğunu, bu anlaşma uyarınca kargonun yurt dışına gönderilmesi ile ilgili fiyatlandırma yapıldığını, ancak ithalat veya bir gönderinin geri getirilmesi ile ilgili bir anlaşma olmadığını, davacıya herhangi bir talimatları olmaksızın faturalandırma yaptığını, ayrıca faturalandırılan bu hizmet karşılığı taraflarına teslim edilmesi gereken malın da teslim edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının, davalıya ait malı yurt dışına taşıdığını ancak alıcıya ulaşılamaması nedeniyle malı tekrar Türkiye'ye taşıyarak davalıya teslim ettiği ve dava konusu faturanın da malın geri taşınması bedeli olarak düzenlendiğini iddia ettiği, dosyada mevcut kurye teslim belgelerinden davalı tarafından iade malların tesellüm edildiğinin ispat edilemediği, davalı tarafın talimatı ve davalının bilgisi iddialarının da dosyada sabit olmadığı, ... mevzuatı gereği mahrece iadenin yasal bir zorunluluk olması halinde, davacının geri iade sebebiyle taşıma ücretine hak kazanacağı, ancak ... mevzuatı bakımından böyle bir zorunluluk olduğunun da dosyada sabit olmadığı, kurye teslim zabıtlarının delil olması bakımından davalı tarafından tesellümü teyit eden imzaların anlaşılır bir şekilde yer alması gerektiği, zabıtlar incelendiğinde bu şekilde bir incelemeye elverişli olmadıkları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hava yolu ile taşıma sonucu alıcısı tarafından alınmayan malın davacı taşıyan tarafından geri getirilmesi nedeniyle, davacı taşıyanın navlun ve masraflara ilişkin fatura bedelinin tahsili için yaptığı takibe, davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı, malın alıcısına tesellüm edilememesi sebebiyle davalıdan gönderilenin imhası veya Türkiye'ye geri getirilmesi yönünde talimat istediğini beyan etmiş, davalı da kendisinden talimat istendiğini kabul etmiştir. Davacının malı geri getirdiği hususu taraflar arasında tartışmasızdır. Davacı geri getirdiği malı davalıya teslim ettiğine dair belge fotokopisi (kurye teslim zaptı) ibraz etmiş olup, davalı kendisine malın teslim edilmediğini savunmuştur. Bu durumda, mahkemece, bu belgenin aslı getirtilip incelenerek, sonucunda davalının malı teslim aldığı anlaşıldığı takdirde, davacıya ödenmesi gereken ücret ve masrafın tespit ve takdiri ile hüküm altına alınması gerekirken, teslim belgesinin okunaklı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221540900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz