İstinaf edenle sınırlı inceleme ve aleyhe karar verme (müktesep hak) yasağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/726 E. 2024/8968 K. · · İlk derece: 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
İlk derece kararını yalnızca bir taraf istinaf etmişse, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf edenin sıfatıyla bağlı olup inceleme kapsamını bununla sınırlamak zorundadır; istinaf etmeyen taraf lehine oluşan müktesep hakkı ihlal ederek onun aleyhine daha ağır sonuç doğuran (iptal yerine yokluğun tespiti gibi) hüküm kurması bozmayı gerektirir.
Ele alınan sorunlar
İstinaf edenin sıfatıyla bağlılık — davalı lehine iptal kararının onun aleyhine (yokluk) çevrilmesi → kabul
İddia: Davalı; İlk Derece Mahkemesince 7 ve 10 numaralı kararların iptaline karar verildiğini, sadece kendisinin istinafa başvurduğunu, buna rağmen bu kararların aleyhine olacak şekilde yok hükmünde sayıldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: İlk Derece Mahkemesince 7 ve 10 numaralı kararların iptaline karar verilmiş ve bu karara karşı yalnızca davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf edenin sıfatına göre sadece bu kararların iptal şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; davacının bir istinaf istemi olmadığı halde davalı aleyhine olacak şekilde bu kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi (iptalden daha ağır sonuç) yerinde olmayıp bozmayı gerektirir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İstinaf edilmeyen karar yönünden davalı yararına oluşan müktesep hak → kabul
Gerekçe: İlk Derece Mahkemesince 6 numaralı karar hakkında iptaline ya da butlanının tespitine dair bir hüküm kurulmamış, davacı da istinaf yoluna başvurmamıştır; bu hususta davalı yararına müktesep hak oluştuğu halde Bölge Adliye Mahkemesince 6 numaralı kararın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmayıp kararın bu yönden de bozulması gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İlk derece kararını yalnızca bir tarafın istinaf etmesi halinde BAM'ın istinaf edenin sıfatıyla bağlı olduğu, istinaf etmeyen taraf aleyhine ve onun müktesep hakkını ihlal ederek daha ağır sonuç doğuran hüküm kuramayacağı yönünden emsaldir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinafta aleyhe karar verme yasağı (reformatio in peius)↗ istinaf incelemesinin istinaf edenle sınırlı olması↗ müktesep hak↗ yok hükmü↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8939 E. 2023/3093 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · butlan · azlık hakkı · muhalefet şerhi
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %20 «azlık hakkı» sahibi hissedarı olduğunu, davalı şirketin 12.04.2017 tarihli «olağan genel kurul» toplantısına katıldığını, toplantıda finansal tablolarının müzakeresi ile buna bağlı gündem maddelerinin 1 ay süre ertelenmesini talep etmesine rağmen talebin uygun bulunmayarak gündem maddelerinin görüşüldüğünü, davacıya tanınmış olan erteleme talep hakkı yok sayılarak «finansal tabloların müzakeresi» ve buna bağlı gündem maddelerinin müzakeresine devam edilerek karar alınması nedeniyle bu konuda alınan kararların «geçersiz» hale geldiğini, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada yönetim kurulu üyelerinin oy kullanması nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin ibra» edilmediğinin de sabit olduğunu belirterek, 12.04.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2, 3, 4 ve 5 sayılı kararların iptaline veya «butlanına» karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı şirketin 12.04.2017 tarihli «olağan genel kurul» toplantısına iştirak ettiği ve iptali talep edilen 2, 3, 4 ve 5. maddelerine «olumsuz» oy kullanarak kararlara ilişkin «muhalefet şerhi» yazdırdığı, dolayısı ile dava açma hakkının bulunduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesi gereğince finansal tabloların ve buna bağlı konuların müzakeresinin, bunun ertelenmesini talep eden hak sahibi pay sahibince istemi üzerine toplantı başkanınca 1 ay sonraya erteleneceği düzenlenmiş olup, bu konuda bir takdir hakkı getirilmediği, somut olayda davacı pay sahibinin finansal tabloların görüşülmesinin 1 ay sonrasına ertelenmesini istemesine karşın, toplantı başkanınca talep uygun bulunmayarak toplantının yapılmasına karar verilerek 3. maddede faaliyet raporunun okunmasına geçilerek, 4. madde ile bilanço ve gelir tobloları müzakere edilip «tasdik» edildiği, 5. madde ile de «yönetim kurulu üyelerinin ibralarına» karar verildiği, görüşülen 3. maddede oylamanın yapılıp karar alınmadığı, 4. ve 5. maddelerde ise davacının muhalif oy kullandığı, 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesi gereğince talep ve yasal zorunluluk olmasına karşın, finansal tablolar ile buna bağlı konuların görüşülmesinin 1 ay sonrasına ertelenmesi gerekirken buna aykırı toplantı başkanının kararı yasaya açıkça aykırı olduğundan «butlanla» hükümsüz olduğu, dolayısıyla buna bağlı olarak alınan 4 numaralı karar yasaya aykırı olduğundan iptalinin gerektiği, diğer yandan bilirkişi kurulu raporunda da vur …
Taraflar arasındaki «genel kurul kararının iptali» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 12.04.2017 tarihli «olağan genel kurul» «toplantı tutanağında» davacının «muhalefet şerhi» bulunmadığından davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın «erteleme talebine» ilişkin hiçbir gerekçe göstermediğini, erteleme talebinin karar alınmasını engellemeye yönelik olduğunu, finansal tablolar ve faaliyet raporunun toplantıdan en az bir ay önce incelemeye açık tutulduğunu, «yönetim kurulu» üyelerinin kanuna uygun olarak oy çokluğu ile «ibra» edildiğini, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullanmadıklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11091 E. 2018/4259 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesi · finansal tabloların müzakeresi · erteleme talebi · organsızlık · kayyum atanması · yönetim kurulu üyeliği · şirketin tasfiyesi · malvarlığına ilişkin dava
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 6102 sayılı TTK'nın 413/3. maddesine göre genel kurul, «yönetim kurulu» üyelerini her «olağan genel kurulda» görevden alabilme yetkisi olduğu, yönetim kurulu üyelerinin azli ile yenilerinin seçilmesinin «finansal tabloların müzakeresi» ile bağlı olmadığı, bu nedenle genel kurulun 5., 6. ve 7. maddelerinin iptalini gerektirir bir neden bulunmadığı, 4 numaralı gündem maddesine davacıların «olumsuz» oy kullanmamış olmaları nedeniyle iptal talebinin yerinde olmadığı, 8 numaralı gündem maddesinin iptali bakımından «şirket tasfiyesinin» görüşülmesi teklifinin reddine rağmen bir başka toplantı da görüşülmesinin mümkün olduğundan iptal talebinin yerinde olmadığı, davacı tarafından şirket «malvarlığının» tespitine yarar bilgi ve belgeleri dosyaya «ibraz» edilmediği, varsayıma dayalı tespitin yapılmasının mümkün bulunmadığı ve malvarlığının tespitinde «hukuki yararın» bulunmadığı, şirketin «organsız» kalmadığı ve «kayyum atanmasının» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle 19/07/2014 tarihli «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkin şirketin mali durum ve mal varlığı tespitine ilişkin ve şirkette kayyum atanmasına ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Davacılar, dava konusu genel kuruldaki, genel kurul tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Yasa'nın 420. maddesi gereğince «finansal tabloların müzakeresi» ile buna bağlı konuların ertelenmesini talep etmiş, davacıların «erteleme talebi» doğrultusunda 2012-2013 yılına ait finansal tabloların okunması ve müzakeresine ilişkin gündemin 5. maddesinin görüşülmesinin 1 ay sonraya ertelenmesine karar verilmiştir.
Dolayısıyla «finansal tabloların müzakeresinin ertelenmesine» karar verildiği halde buna bağlı konulardan olan «yönetim kurulu» üyelerinin seçimine ilişkin davalı şirketin genel kurul gündeminin 6. maddesinin görüşülmesinin de ertelenmesi gerekirken bu maddenin görüşülerek yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimine karar verilmesi doğru görülmediği gibi dava konusu genel kurul toplantı gündeminin 4. maddesine ilişkin yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin «ibralarına» ilişkin gündem maddesinin de görüşülerek karar verilmesi doğru görülmemiş, davacılar vekilinin gündemin 4. ve 6. maddelerine yönelik temyiz itirazlarının kabulü il …
Davacılar tarafından genel kurulun 6. maddesinde «yönetim kurulu» üyelerinin seçimi hususu bilançoya bağlı maddelerden sayıldığından finansal tabloların okunması ve müzakeresine ilişkin gündem maddesinin ertelenmesine karar verildiğinden yeni yönetim kurulu üyelerinin seçiminin de ertelenmesi talep edilmiş ancak, genel kurulca yeni «yönetim kurulu üyeliğine» seçim yapılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/726 E. , 2024/8968 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1432 Esas, 2023/1668 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2021/277 E., 2022/179 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararlarının butlanının tespiti, iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
10. 04.2021 tarihli olağan genel kurul toplantısında müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesine gereğince şirketin finansal tablolarının analiz edilmesine ilişkin olarak bir ay erteleme talebinde bulunduğunu, 6102 Sayılı Kanun’un 420 nci maddesi gereğince genel kurul toplantı başkanının başkaca hiçbir işlem yapmaksızın
bu konuların görüşülmesini bir ay sonraya bırakması gerekirken oylamaya devam edilmesinin Kanuna aykırılık taşıdığını, 7 numaralı kararla kârın dağıtılmadığını, esas sözleşmede olağanüstü yedek akçe ayrılmasına dair bir hükmün ve yedek akça ayrılması şartlarının bulunmadığını, finansal tabloların müzakeresi ve tasdikinin bir ay ertelenmesine rağmen şirketin finansal durumunu düzenleyen yedek akçenin ayrımının finansal tablolarla doğrudan ilgili olduğundan alınan bu kararında hukuka aykırılık taşıdığını, özel denetçi atanmasını isteme hakkının ortakların haklarını koruyan bilgi alma ve inceleme hakkının bir uzantısı olduğunu, müvekkilin 11.01.2021 tarihinden 07.04.2021 tarihine kadar düzenli olarak incelemeye açılmasını istediği belgelerin, müdürler tarafından düzenli ve sistematik bir şekilde engellendiğini, özel denetçi atanması talebinin de gerekçesiz reddedildiğini, ertelemeden sonra yapılan 28.05.2021 tarihli genel kurul toplantısında da finansal tablolar tasdik edilmediği ve şirket müdürü ibra edilmediği halde müdürün tekrar seçilmesinin hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek genel kurul toplantılarında alınan kararların batıl olması sebebiyle toplantının butlanının tespitine, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda 10.04.2021 tarihli toplantıda alınan finansal tablolarla doğrudan ilişkili olan 4, 5, 6, 7, 9, 10 numaralı kararların batıl olduğunun tespitine, 28.05.2021 tarihli toplantıda gündeme uyulmayarak alınmış olan 3 ve 4 numaralı maddelerindeki kararların yok hükmünde sayılmasına, bu sonuca varılmaması halinde söz konusu kararların iptaline, huzur hakkı ödenmişse iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;
10. 04.2021 tarihli olağan genel kurul toplantısında davacının erteleme talebinin kabul edildiğini, müdür seçiminin ve huzur hakkının finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular kapsamında yer almadığını, kararlarda muhalefet şerhinin bulunmadığını, kararların butlan veya iptal sebebi taşımadığını, yedek akçe ayrılmasına ilişkin kararın şirket ihtiyaçları doğrultusunda alındığını, ibra edilmeyen şirket müdürlerinin tekrar müdür olarak seçilmesinde kanuni bir engel bulunmadığını, bilgi edinme hakkının engellenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, anonim şirket pay sahiplerinin belirli olaylar hakkında özel denetçi atanmasını talep edebilmeleri için öncelikle aynı konuda 6102 sayılı Kanun’un 437 nci maddesi gereği bilgi alma ve inceleme hakkını kullanması gerektiği, davacının özel denetçi atanmasını talep ettiği konular ile ilgili önceden bilgi alma ve inceleme hakkını kullandığına dair bilgi ve belge sunulmadığı, olağan genel kurul toplantısının toplantı tarihinden iki hafta öncesinde 18.03.2021 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, davacının 10.04.2021 tarihli toplantıda gündemin 4. maddesi olan “.... yıllarına ait bilanço ve kâr/zarar hesaplarının (finansal tablolar) müzakeresi ve tasdiki” hakkında erteleme talebinin kabul edildiği, bunun üzerine toplantıda bir karar alınamadığı, davalı şirketçe 07.04.2021 tarihli teslim tutanağı ile 2012- 2019 yıllarına ait kurumlar vergisi beyannameleri ve 2020 yılına ait bilanço davacı tarafa 10.04.2021 tarihli toplantıdan üç gün önce teslim edildiği, bu suretle davacının genel kurul toplantısından en az 15 (onbeş) gün öncesinde bilgi alma ve inceleme hakkının ihlal edildiği, dava dilekçesinde iptali talep edilen 10.04.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kâr payı dağıtılmamasına ilişkin 7 numaralı, müdürlere huzur hakkı ödenmesine yönelik 10 numaralı kararın 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 hesap dönemlerine ait bilanço kar ve zarar hesaplarının müzakeresi ve tasdiki konulu 4 numaralı karara ilişkin olduğu, 10.04.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 7 ve 10 numaralı kararların iptalinin gerektiği, 28.05.2021 tarihli genel kurul toplantısına ilişkin bir gündem ve ilanın dosya kapsamında bulunmadığı, buna ilişkin 28.05.2021 tarihli toplantıda alınan 3 numaralı kararın da iptal edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.04.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 7 ve 10 numaralı kararlarının ve 28.05.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı kararın iptaline, özel denetçi atanmasına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, 10.04.2021 olağan genel kurul toplantısının 7 numaralı gündem maddesinde, şirket bilançolarında gözüken geçmiş yıllar kârlarının, şirket ortaklarına dağıtılmaması, 10
numaralı gündem maddesinde ise, huzur hakkı görüşülmüş ise de, bu gündem maddelerinin finansal tablolar ile bağlı konular olduğu, 10.04.2021 tarihli genel kurul gündeminin 3. maddesinin konusu olan finansal tabloların ve bununla birlikte gündemin 4. maddesinin konusu olan müdürlerin ibrasının görüşülmelerinin ertelendiği, bu nedenle finansal tablolara bağlantılı olan davaya konu gündemin 7. maddesinde şirket bilançolarında gözüken geçmiş yıllar kârlarının, şirket ortaklarına dağıtılmaması ile şirket müdürüne aylık 5.000,00 TL huzur hakkı ödenmesine yönelik 10. gündem maddelerinin genel kurulca görüşülmesinin ertelenmesi gerekirken ertelenmemesi yerinde olmadığından davalının 10.04.2021tarihli genel kurulunda gündemin anılan maddeler yönünden genel kurulca alınan kararların yok hükmünde olduklarının tespitine karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırılık taşıdığı, 28.05.2021 tarihli ertelenmiş olağan genel kurul toplantısının 3.
maddesinde, davacının toplantının bir ay daha ertelenmesi ile özel denetçi atanmasını talep ettiği, söz konusu taleplerinin genel kurulun onayına sunulduğu, genel kurul tarafından oy çokluğuyla talebin de reddine karar verildiği, ancak genel kurulca dava konusu gündem maddesine yönelik olarak oylama yapılmadığı, bu hale göre dava konusu gündem maddesinin kabul veya reddine ilişkin herhangi bir oylama yapılmadığından davacının bu gündem maddesinin yok olduğunun tespiti ve/veya iptaline yönelik dava açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 10.04.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 6, 7 ve 10 numaralı kararlarının yok hükmünde olduklarının tespitine, 28.05.2021 tarihli genel kurul toplantısının 3.
maddesiyle herhangi bir karar alınmadığından bu gündem maddesi yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından buna yönelik istemin usulden reddine, özel denetçi atanmasına ilişkin talebin usulden reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirketin 10.04.2021 ve 28.05.2021 tarihli genel kurul toplantılarında alınan kararların batıl/ yok hükmünde olup olmadığı, iptallerinin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 420, 437, 438, 439, 445 ve 447 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Davacı 10.04.2021 tarihli genel kurulda alınan 4, 5, 6, 7, 9 ve 10 numaralı kararların batıl olduğunun tespitini, aksi halde iptalini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince, 10.04.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 7 ve 10 numaralı kararlarının iptaline karar verilmiş, bu karara karşı sadece davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince istinaf edenin sıfatına göre sadece bu kararların iptal şartlarının oluşup oluşmadığı yönünde bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacının bir istinaf istemi olmadığı halde davalı şirketin aleyhine olacak şekilde dava konusu genel kurulda alınan 7 ve 10 numaralı kararların yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.Öte yandan davacı, dava dilekçesinde 10.04.2021 tarihli genel kurulda alınan 6 numaralı kararın da batıl olduğunun tespitini, aksi halde iptalini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince anılan karar hakkında iptaline ya da batıl olduğunun tespitine dair bir hüküm kurulmamıştır. Davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmadığından bu hususta davalı yararına müktesep hak oluştuğu halde Bölge Adliye Mahkemesince 6 numaralı kararın yok hükmünde olduğunun tespitine dair hüküm tesisi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
3.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına
karar verilmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1110591500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz