6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/15029 E. 2018/3858 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takas bloke emredici hüküm muvafakat mahsup kamu düzeni istirdat geçersizlik kredi sözleşmesi ihtarname i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 83

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı bankaya emekli maaşındaki kesintilerin iadesi için gönderdiği, ...Noterliğinin 06/09/2013 gün ve 20344 yevmiye nolu ihtarnamesinin davalı bankaya tebliğ ile oluşan 21/09/2013 tarihi sonrasında davalı bankaca davacı emekli maaşından herhangi bir mahsup yada takas işleminin uygulanmadığı, son mahsup işleminin 16/05/2013 tarihinde gerçekleştiği, davacının ihtarname öncesinde emekli maaşından kesinti yapılmasına itiraz etmeyerek zımni olarak emekli maaşından kesinti yapılmasına muvafakat etmiş olduğu, bu sebeple muvafakatın devam ettiği dönem boyunca yapılan kesintileri talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının SSK emekli maaşının bloke edilmek suretiyle ödenmemesi nedeniyle oluşan kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir.

Mahkemece, yukarıdaki özette belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi uyarınca gelir aylık ve ödeneklerin, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği öngörülmüştür. Yine İİK 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz olan şeyler bakımından aynı Yasa'nın 82-83 maddesinde yazılı mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir. Somut olayda da davacı davalı banka ile imzaladığı kredi sözleşmesi sırasında muvafakat vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince geçersizdir. Söz konusu düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, emredici nitelikteki hükümlerdir. Davacının sessiz kalmak suretiyle davalının yapmış olduğu blokelere zımnen muvafakat ettiği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Blokenin kaldırılması | İade

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14285 E. 2015/10780 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Bloke işleminin kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15994 E. 2014/17253 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1259 E. 2014/8673 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2115 E. 2018/7603 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kesintilerin iadesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3079 E. 2022/6558 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2467 E. 2013/2199 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5964 E. 2022/1022 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/15029 E.  ,  2018/3858 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/04/2016 tarih ve 2013/605-2016/256 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin SGK emeklisi olduğunu, emekli maaşını ... Şubesinden almakta olduğunu ve aynı bankanın kredi müşterisi olduğunu, bankaya olan kredi borçlarının geri ödenmesinden doğan aksaklıklardan dolayı davalı bankanın müvekkili hesabına gelen emekli maaşının tamamına bloke koyduğunu, uygulamanın haksız ve hukuksuz olduğunu ileri emekli maaşının bloke edilmesi işleminin iptaline ve ayrıca davalı bankanın dava tarihine kadar emekli maaşına yaptığı bloke sonrası ödenmeyen emekli maaşının tamamının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Banka vekili, davacı ile müvekkili olduğu banka arasında 2006 yılında imzalanmış olan genel kredi sözleşmesinin 62,63,70 ve 71 maddeleri ile diğer ilgili maddeleri uyarınca borçlulara ait banka nezdinde bulunan hesaplardaki hak ve alacakları üzerinde hapis hakkı bulunduğu, müvekkil bankanın 1.5-2 yıldan bu yana davacının Şube nezdinde bulunan hesaplarına yatan bir kısım miktarları borca mahsuben tahsilat yaptığını, davacının hesabı üzerindeki blokenin dava tarihinden çok önce kaldırıldığını ve kesinti yoluyla tahsilat yapıldığını, davacı tarafın sözleşmeyi 2006 yılında imzaladığını ve 5510 sayılı Yasa'daki bu konudaki değişikliğin 2008 yılında yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı bankaya emekli maaşındaki kesintilerin iadesi için gönderdiği, ...Noterliğinin 06/09/2013 gün ve 20344 yevmiye nolu ihtarnamesinin davalı bankaya tebliğ ile oluşan 21/09/2013 tarihi sonrasında davalı bankaca davacı emekli maaşından herhangi bir mahsup yada takas işleminin uygulanmadığı, son mahsup işleminin 16/05/2013 tarihinde gerçekleştiği, davacının ihtarname öncesinde emekli maaşından kesinti yapılmasına itiraz etmeyerek zımni olarak emekli maaşından kesinti yapılmasına muvafakat etmiş olduğu, bu sebeple muvafakatın devam ettiği dönem boyunca yapılan kesintileri talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının SSK emekli maaşının bloke edilmek suretiyle ödenmemesi nedeniyle oluşan kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir.

Mahkemece, yukarıdaki özette belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi uyarınca gelir aylık ve ödeneklerin, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği öngörülmüştür. Yine İİK 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz olan şeyler bakımından aynı Yasa'nın 82-83 maddesinde yazılı mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir. Somut olayda da davacı davalı banka ile imzaladığı kredi sözleşmesi sırasında muvafakat vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince geçersizdir. Söz konusu düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, emredici nitelikteki hükümlerdir.

Davacının sessiz kalmak suretiyle davalının yapmış olduğu blokelere zımnen muvafakat ettiği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA. ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/425413600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.