Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/15029 E. 2018/3858 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takas↗ bloke↗ emredici hüküm↗ muvafakat↗ mahsup↗ kamu düzeni↗ istirdat↗ geçersizlik↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı bankaya emekli maaşındaki kesintilerin iadesi için gönderdiği, ...Noterliğinin 06/09/2013 gün ve 20344 yevmiye nolu ihtarnamesinin davalı bankaya tebliğ ile oluşan 21/09/2013 tarihi sonrasında davalı bankaca davacı emekli maaşından herhangi bir mahsup yada takas işleminin uygulanmadığı, son mahsup işleminin 16/05/2013 tarihinde gerçekleştiği, davacının ihtarname öncesinde emekli maaşından kesinti yapılmasına itiraz etmeyerek zımni olarak emekli maaşından kesinti yapılmasına muvafakat etmiş olduğu, bu sebeple muvafakatın devam ettiği dönem boyunca yapılan kesintileri talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının SSK emekli maaşının bloke edilmek suretiyle ödenmemesi nedeniyle oluşan kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıdaki özette belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi uyarınca gelir aylık ve ödeneklerin, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği öngörülmüştür. Yine İİK 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz olan şeyler bakımından aynı Yasa'nın 82-83 maddesinde yazılı mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir. Somut olayda da davacı davalı banka ile imzaladığı kredi sözleşmesi sırasında muvafakat vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince geçersizdir. Söz konusu düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, emredici nitelikteki hükümlerdir. Davacının sessiz kalmak suretiyle davalının yapmış olduğu blokelere zımnen muvafakat ettiği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14285 E. 2015/10780 K.
Ortak:takas · muvafakat · mahsup · kredi sözleşmesi · ihtarname · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… a ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı bankaya emekli maaşındaki kesintilerin iadesi için gönderdiği, ...Noterliğinin 06/09/2013 gün ve 20344 yevmiye nolu «ihtarnamesinin» davalı bankaya tebliğ ile oluşan 21/09/2013 tarihi sonrasında davalı bankaca davacı emekli maaşından herhangi bir «mahsup» yada «takas» işleminin uygulanmadığı, «son» mahsup işleminin 16/05/2013 tarihinde gerçekleştiği, davacının ihtarname öncesinde emekli maaşından kesinti yapılmasına itiraz etmeyerek zımni olarak emekli maaşından kesinti yapılmasına «muvafakat» etmiş olduğu, bu sebeple muvafakatın devam ettiği dönem boyunca yapılan kesintileri talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda da davacı davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «muvafakat» vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
Davacının sessiz kalmak suretiyle davalının yapmış olduğu blokelere zımnen «muvafakat» ettiği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, «kredi sözleşmesinin» 8. maddesinde bankanın müşterinin mevduat hesabından düzenli ödeme ile kredi taksitlerini tahsil edebileceği belirtilmiş, davacı taraf ayrıca kredi ödemesinin emekli maaşından tahsil edilmesi için otomatik ödeme talimatı vermemiş, bankaca 15.02.2011- 26.09.2013 arası davacı emekli maaşından krediler tahsil edilmiş, davacı taraf 14.03.2011 tarihli «ihtarname» ile bankanın emekli maaşından yaptığı kesintiye «son» vermesini «ihtar» etmiştir.
Dava, emekli maaşına konulan blokenin kaldırılması ve yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davacının bankadan «tüketici kredisi» kullandığı, sözleşmede bankanın «takas, mahsup», «virman» «yetkisinin» bulunduğu, hesaptan düzenli ödeme yapıldığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
… n alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun «muvafakati» bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz olan …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · virman · takas-mahsup · ihtar · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaDava, emekli maaşına konulan blokenin kaldırılması ve yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davacının bankadan «tüketici kredisi» kullandığı, sözleşmede bankanın «takas, mahsup», «virman» «yetkisinin» bulunduğu, hesaptan düzenli ödeme yapıldığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, «kredi sözleşmesinin» 8. maddesinde bankanın müşterinin mevduat hesabından düzenli ödeme ile kredi taksitlerini tahsil edebileceği belirtilmiş, davacı taraf ayrıca kredi ödemesinin emekli maaşından tahsil edilmesi için otomatik ödeme talimatı vermemiş, bankaca 15.02.2011- 26.09.2013 arası davacı emekli maaşından krediler tahsil edilmiş, davacı taraf 14.03.2011 tarihli «ihtarname» ile bankanın emekli maaşından yaptığı kesintiye «son» vermesini «ihtar» etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15994 E. 2014/17253 K.
Ortak:bloke · muvafakat · geçersizlik · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaSomut olayda da davacı davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «muvafakat» vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
… a ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı bankaya emekli maaşındaki kesintilerin iadesi için gönderdiği, ...Noterliğinin 06/09/2013 gün ve 20344 yevmiye nolu «ihtarnamesinin» davalı bankaya tebliğ ile oluşan 21/09/2013 tarihi sonrasında davalı bankaca davacı emekli maaşından herhangi bir «mahsup» yada «takas» işleminin uygulanmadığı, «son» mahsup işleminin 16/05/2013 tarihinde gerçekleştiği, davacının ihtarname öncesinde emekli maaşından kesinti yapılmasına itiraz etmeyerek zımni olarak emekli maaşından kesinti yapılmasına «muvafakat» etmiş olduğu, bu sebeple muvafakatın devam ettiği dönem boyunca yapılan kesintileri talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının SSK emekli maaşının «bloke» edilmek suretiyle ödenmemesi nedeniyle oluşan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaSomut olayda da davacı davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «muvafakat» vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait emekli maşı üzerinde «haciz» yada «bloke» işleminin bulunmadığı, taraflar arasında düzenlenen bireysel «kredi sözleşmelerine» dayalı olarak davacının davalı bankadan üç kez kredi kullandıktan sonra maşına bloke konulduğu, davacının kredi kullanırken emekli maşı üzerine haciz konulmasına muvaffakat ettiği, ayrıca emekli maaşının başka banka hesabına aktarılması yönündeki tasarruf «yetkisinin», SGK'ya ait olduğu ve talebin karşılanmasının sonuca etkili olmayacağı, bu haliyle davalı bankanın kredi alacaklarını tahsil amacı ile davacı borçlunun muvaffakatı …
2- Ancak mahkemece, 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi gereğince «muvafakat» edilmesi halinde emekli maaşının haczinin mümkün olduğu, davacının davalı banka ile «kredi sözleşmesi» imzalarken kredi taksitlerinin, emekli maaşından tahsili konusunda davalı bankaya muvafakat verdiği bu nedenle yapılan kesintilerin haklı olduğu kabul edilerek, da …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haciz · yetkisizlik kararı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait emekli maşı üzerinde «haciz» yada «bloke» işleminin bulunmadığı, taraflar arasında düzenlenen bireysel «kredi sözleşmelerine» dayalı olarak davacının davalı bankadan üç kez kredi kullandıktan sonra maşına bloke konulduğu, davacının kredi kullanırken emekli maşı üzerine haciz konulmasına muvaffakat ettiği, ayrıca emekli maaşının başka banka hesabına aktarılması yönündeki tasarruf «yetkisinin», SGK'ya ait olduğu ve talebin karşılanmasının sonuca etkili olmayacağı, bu haliyle davalı bankanın kredi alacaklarını tahsil amacı ile davacı borçlunun muvaffakatı …
Bu itibarla, davalı bankanın davacının emekli maaşından yaptığı kesintiler haksız olduğu halde mahkemece aksi yöndeki yazılı gerekçe ile yapılan kesintilerin haklı olduğu, davacının dava açmakta haksız olduğu gerekçesiyle, davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1259 E. 2014/8673 K.
Ortak:muvafakat · geçersizlik · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaSomut olayda da davacı davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «muvafakat» vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
… a ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı bankaya emekli maaşındaki kesintilerin iadesi için gönderdiği, ...Noterliğinin 06/09/2013 gün ve 20344 yevmiye nolu «ihtarnamesinin» davalı bankaya tebliğ ile oluşan 21/09/2013 tarihi sonrasında davalı bankaca davacı emekli maaşından herhangi bir «mahsup» yada «takas» işleminin uygulanmadığı, «son» mahsup işleminin 16/05/2013 tarihinde gerçekleştiği, davacının ihtarname öncesinde emekli maaşından kesinti yapılmasına itiraz etmeyerek zımni olarak emekli maaşından kesinti yapılmasına «muvafakat» etmiş olduğu, bu sebeple muvafakatın devam ettiği dönem boyunca yapılan kesintileri talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının sessiz kalmak suretiyle davalının yapmış olduğu blokelere zımnen «muvafakat» ettiği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda da davacı davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «muvafakat» vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
2-Ancak mahkemece, 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi gereğince «muvafakat» edilmesi halinde emekli maaşının haczinin mümkün olduğu, davacının davalı banka ile «kredi sözleşmesi» imzalarken kredi taksitlerinin, emekli maaşından tahsili konusunda davalı bankaya muvafakat verdiği bu nedenle yapılan kesintilerin haklı olduğu kabul edilerek, dava konusuz kalsa da, davacı dava açmakta haksız olduğundan davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmişse de; 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi uyarınca gelir aylık ve ödeneklerin, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dış …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesinde 17.04.2008 tarihinde yapılan değişiklik ile «muvafakat» edilmesi halinde emekli maaşının haczinin mümkün olduğu, davacının tüketici kredisini kullanmış olduğu tarihte emekli maaşından kredinin tahsili konusunda banka lehine tam «yetki» ile muvafakat verdiği, bu nedenle maaşından yapılan kesintilerin haksız olmadığı, hesap üzerindeki blokenin 2011 yılı temmuz ayında kaldırıldığı, bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacının davasını açtığı tarihte haksız olduğu anlaşıldığından ve davalı taraf kendisini vekille «temsil» ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesinde 17.04.2008 tarihinde yapılan değişiklik ile «muvafakat» edilmesi halinde emekli maaşının haczinin mümkün olduğu, davacının tüketici kredisini kullanmış olduğu tarihte emekli maaşından kredinin tahsili konusunda banka lehine tam «yetki» ile muvafakat verdiği, bu nedenle maaşından yapılan kesintilerin haksız olmadığı, hesap üzerindeki blokenin 2011 yılı temmuz ayında kaldırıldığı, bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, davacının davasını açtığı tarihte haksız olduğu anlaşıldığından ve davalı taraf kendisini vekille «temsil» ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
2-Ancak mahkemece, 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi gereğince «muvafakat» edilmesi halinde emekli maaşının haczinin mümkün olduğu, davacının davalı banka ile «kredi sözleşmesi» imzalarken kredi taksitlerinin, emekli maaşından tahsili konusunda davalı bankaya muvafakat verdiği bu nedenle yapılan kesintilerin haklı olduğu kabul edilerek, dava konusuz kalsa da, davacı dava açmakta haksız olduğundan davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmişse de; 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi uyarınca gelir aylık ve ödeneklerin, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dış …
Bu itibarla, davalı bankanın davacının emekli maaşından yaptığı kesintiler haksız olduğu halde mahkemece aksi yöndeki yazlı gerekçe ile yapılan kesintilerin haklı olduğu, davacının dava açmakta haksız olduğu gerekçesiyle, davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2115 E. 2018/7603 K.
Ortak:muvafakat · mahsup · geçersizlik · kredi sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda da davacı davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «muvafakat» vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
… a ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı bankaya emekli maaşındaki kesintilerin iadesi için gönderdiği, ...Noterliğinin 06/09/2013 gün ve 20344 yevmiye nolu «ihtarnamesinin» davalı bankaya tebliğ ile oluşan 21/09/2013 tarihi sonrasında davalı bankaca davacı emekli maaşından herhangi bir «mahsup» yada «takas» işleminin uygulanmadığı, «son» mahsup işleminin 16/05/2013 tarihinde gerçekleştiği, davacının ihtarname öncesinde emekli maaşından kesinti yapılmasına itiraz etmeyerek zımni olarak emekli maaşından kesinti yapılmasına «muvafakat» etmiş olduğu, bu sebeple muvafakatın devam ettiği dönem boyunca yapılan kesintileri talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının sessiz kalmak suretiyle davalının yapmış olduğu blokelere zımnen «muvafakat» ettiği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda da davacı, davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesinin» düzenlenmesi sırasında «muaccel» olacak kredi borçlarının tahsili amacıyla hesabından «haciz» ve mahsuba ilişkin «muvafakat» vermiş olup, önceden verilen bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
… ece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacı ile davalı banka arasında akdedilen 10/11/2010 ve 26/10/2011 tarihli tüketici kredileri ekinde yer alan «taahhütnamelerde» davacının «muaccel» olacak kredi borçları nedeniyle davalı bankada bulunan hesabına «haciz» konmasına ve borcundan «mahsup» işlemi yapılmasına «muvafakat» ettiği ve söz konusu muvafakatin 5510 sayılı Kanunun 93. maddesi uyarınca geçerli olduğu gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
… n alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun «muvafakati» bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK'nın 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz o …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet · haciz · taahhütname
Benzer bu kararda… ece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacı ile davalı banka arasında akdedilen 10/11/2010 ve 26/10/2011 tarihli tüketici kredileri ekinde yer alan «taahhütnamelerde» davacının «muaccel» olacak kredi borçları nedeniyle davalı bankada bulunan hesabına «haciz» konmasına ve borcundan «mahsup» işlemi yapılmasına «muvafakat» ettiği ve söz konusu muvafakatin 5510 sayılı Kanunun 93. maddesi uyarınca geçerli olduğu gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda da davacı, davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesinin» düzenlenmesi sırasında «muaccel» olacak kredi borçlarının tahsili amacıyla hesabından «haciz» ve mahsuba ilişkin «muvafakat» vermiş olup, önceden verilen bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3079 E. 2022/6558 K.
Ortak:takas · bloke · muvafakat · mahsup · geçersizlik · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… a ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı bankaya emekli maaşındaki kesintilerin iadesi için gönderdiği, ...Noterliğinin 06/09/2013 gün ve 20344 yevmiye nolu «ihtarnamesinin» davalı bankaya tebliğ ile oluşan 21/09/2013 tarihi sonrasında davalı bankaca davacı emekli maaşından herhangi bir «mahsup» yada «takas» işleminin uygulanmadığı, «son» mahsup işleminin 16/05/2013 tarihinde gerçekleştiği, davacının ihtarname öncesinde emekli maaşından kesinti yapılmasına itiraz etmeyerek zımni olarak emekli maaşından kesinti yapılmasına «muvafakat» etmiş olduğu, bu sebeple muvafakatın devam ettiği dönem boyunca yapılan kesintileri talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda da davacı davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «muvafakat» vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
Dava, davacının SSK emekli maaşının «bloke» edilmek suretiyle ödenmemesi nedeniyle oluşan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaHacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşma geçerli olmadığı gibi davacının maaşı üzerinde «haciz» bulunmasa da davalı bankanın maaş hesabı üzerinde kesinti uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olup, yine davacının davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «takas, mahsupa» ilişkin verdiği «muvafakatin» İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersiz» olduğu anlaşıldığından mahkemece aksi yöndeki yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda taraflar arasında akdedilen temel «bankacılık işlemleri sözleşmesinin» 2.2/b maddesinde ödemelerinin banka nezdinde bulunan hesabından tahsil edilmesine «muvafakat» ettiğinin anlaşıldığı, davacının sözleşmeden dönmediği ancak borcu ne şekilde ödeyeceğini de açıklamadığı, davalı bankanın da bu «taahhüde» inanarak başka «teminat» istemeden davacıya krediyi kullandırdığı ve kesintileri sözleşmelere istinaden yaptığı, icra müdürlüğü tarafından yapılmış bir haczin bulunmadığı, bu nedenle borcun ödenmemesi üzerine bankanın, davacının emekli maaşına «bloke» konulacağına dair hükmüne dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödememesi halinde sözleşme gereğince kullandırılan kredinin teminatı olarak maaşından kesinti yapılmasını kabul etmesi ve diğer teminat öngören hükümlerin sözleşmeye konulmasına «rıza» göstermesinin «haksız şart» olarak kabulünün de mümkün olmadığı, davacının bankadan kullandığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesinin zorunlu olduğu ve kesinti bedelini geri istemesinin «hakkın kötüye kullanılması» olup «iyiniyet kurallarıyla» bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun «muvafakati» bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK'nın 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz o …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemleri sözleşmesi · iyiniyet kuralları · haksız şart · takas-mahsup · bankacılık işlemleri · hakkın kötüye kullanılması · iyiniyet · eş rızası
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda taraflar arasında akdedilen temel «bankacılık işlemleri sözleşmesinin» 2.2/b maddesinde ödemelerinin banka nezdinde bulunan hesabından tahsil edilmesine «muvafakat» ettiğinin anlaşıldığı, davacının sözleşmeden dönmediği ancak borcu ne şekilde ödeyeceğini de açıklamadığı, davalı bankanın da bu «taahhüde» inanarak başka «teminat» istemeden davacıya krediyi kullandırdığı ve kesintileri sözleşmelere istinaden yaptığı, icra müdürlüğü tarafından yapılmış bir haczin bulunmadığı, bu nedenle borcun ödenmemesi üzerine bankanın, davacının emekli maaşına «bloke» konulacağına dair hükmüne dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödememesi halinde sözleşme gereğince kullandırılan kredinin teminatı olarak maaşından kesinti yapılmasını kabul etmesi ve diğer teminat öngören hükümlerin sözleşmeye konulmasına «rıza» göstermesinin «haksız şart» olarak kabulünün de mümkün olmadığı, davacının bankadan kullandığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesinin zorunlu olduğu ve kesinti bedelini geri istemesinin «hakkın kötüye kullanılması» olup «iyiniyet kurallarıyla» bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşma geçerli olmadığı gibi davacının maaşı üzerinde «haciz» bulunmasa da davalı bankanın maaş hesabı üzerinde kesinti uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olup, yine davacının davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «takas, mahsupa» ilişkin verdiği «muvafakatin» İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersiz» olduğu anlaşıldığından mahkemece aksi yöndeki yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2467 E. 2013/2199 K.
Ortak:takas · bloke · muvafakat · mahsup · istirdat · kredi sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz kararda… a ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı bankaya emekli maaşındaki kesintilerin iadesi için gönderdiği, ...Noterliğinin 06/09/2013 gün ve 20344 yevmiye nolu «ihtarnamesinin» davalı bankaya tebliğ ile oluşan 21/09/2013 tarihi sonrasında davalı bankaca davacı emekli maaşından herhangi bir «mahsup» yada «takas» işleminin uygulanmadığı, «son» mahsup işleminin 16/05/2013 tarihinde gerçekleştiği, davacının ihtarname öncesinde emekli maaşından kesinti yapılmasına itiraz etmeyerek zımni olarak emekli maaşından kesinti yapılmasına «muvafakat» etmiş olduğu, bu sebeple muvafakatın devam ettiği dönem boyunca yapılan kesintileri talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının SSK emekli maaşının «bloke» edilmek suretiyle ödenmemesi nedeniyle oluşan kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkindir.
Somut olayda da davacı davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «muvafakat» vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
Benzer bu karardaMahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve benimsen bilirkişi raporu uyarınca davacının maaşından «tüketici kredisi» hesabı ile kredili «mevduat hesabına» yapılan «mahsup» işlemlerinin, 18/03/2008 tarihli tüketici kredisi sözleşmesinin ....maddesi ve aynı tarihli «rehin sözleşmesi» ve «taahhütname» ile «virman»-«takas-mahsup» talimatı ve kredili mevduat hesabı sözleşmesinin 5.maddesi uyarınca gerçekleştiği, emekli maaşından yapılan mahsupların davacının «kefil» olduğu kredilere değil kendisinin kullandığı tüketici kredisi ve kredili mevduat hesabına mahsup edildiği, 5510 sayılı yasanın 5838 sayılı Yasa'nın 32.maddesi ile değişik 93/1.maddesi dikkate alınarak davacının maaşından yapılan mahsubun «ödeme taahhütnamesi» gereği olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, alacağına karşılık davalı banka tarafından «bloke» konulup tahsil edilen emekli aylığı «istirdadına» ilişkindir.
Ancak, 5510 sayılı yasanın 93. maddesi uyarınca gelir aylık ve ödeneklerin 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin borçlunun «muvafakati» bulunmaması halinde icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme taahhüdü · rehin sözleşmesi · tüketici kredisi · virman · takas-mahsup · rehin hakkı · bozma sonrası karar · mevduat hesabı
Benzer bu karardaMahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve benimsen bilirkişi raporu uyarınca davacının maaşından «tüketici kredisi» hesabı ile kredili «mevduat hesabına» yapılan «mahsup» işlemlerinin, 18/03/2008 tarihli tüketici kredisi sözleşmesinin ....maddesi ve aynı tarihli «rehin sözleşmesi» ve «taahhütname» ile «virman»-«takas-mahsup» talimatı ve kredili mevduat hesabı sözleşmesinin 5.maddesi uyarınca gerçekleştiği, emekli maaşından yapılan mahsupların davacının «kefil» olduğu kredilere değil kendisinin kullandığı tüketici kredisi ve kredili mevduat hesabına mahsup edildiği, 5510 sayılı yasanın 5838 sayılı Yasa'nın 32.maddesi ile değişik 93/1.maddesi dikkate alınarak davacının maaşından yapılan mahsubun «ödeme taahhütnamesi» gereği olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda hacze ilişkin talebe borçlunun muvaffakatinin söz konusu olmadığı gibi taraflar arasında yapılan «kredi sözleşmelerinde» davalı bankaya tanınan «rehin hakkının» geçerliliği söz konusu olamaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5964 E. 2022/1022 K.
Ortak:takas · muvafakat · geçersizlik · kredi sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda da davacı davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «muvafakat» vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
… a ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı bankaya emekli maaşındaki kesintilerin iadesi için gönderdiği, ...Noterliğinin 06/09/2013 gün ve 20344 yevmiye nolu «ihtarnamesinin» davalı bankaya tebliğ ile oluşan 21/09/2013 tarihi sonrasında davalı bankaca davacı emekli maaşından herhangi bir «mahsup» yada «takas» işleminin uygulanmadığı, «son» mahsup işleminin 16/05/2013 tarihinde gerçekleştiği, davacının ihtarname öncesinde emekli maaşından kesinti yapılmasına itiraz etmeyerek zımni olarak emekli maaşından kesinti yapılmasına «muvafakat» etmiş olduğu, bu sebeple muvafakatın devam ettiği dönem boyunca yapılan kesintileri talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının sessiz kalmak suretiyle davalının yapmış olduğu blokelere zımnen «muvafakat» ettiği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda da davacı, davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesinin» düzenlenmesi sırasında «takas», mahsuba ilişkin «muvafakat» vermiş olup, önceden verilen bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
Dava, taraflar arasında akdedilen bireysel «kredi sözleşmesi» ve «kredi kartı üyelik sözleşmesinden» kaynaklanan banka alacağı sebebiyle emekli maaşı üzerine konulan blokenin kaldırılması ve kesilen paranın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
… n alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun «muvafakati» bulunmaması halinde icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş; yine İİK'nın 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz ol …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı üyelik sözleşmesi · bankacılık hizmetleri sözleşmesi · hapis hakkı · hizmet sözleşmesi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan kredi kullanmadan önce emekli maaşını davalı banka şubesine aktardığı, taraflar arasındaki temel «bankacılık hizmetleri sözleşmesinde» " müşteri ...
Bankanın «hapis hakkı» bulunacağını ve bunların ve bütün alacaklarının ve hesaplarının bankaya rehnedilmiş olduğunu ....
Kabul eder" hükmü bulunduğu, buna göre davacıya emekli maaşı «teminat» kabul edilerek kredi kullandırıldığı, davacının tek gelirinin emekli maaşı olduğu ancak kredinin geri ödenmemesi halinde maaşından kesinti yapılmasını sözleşme hük …
Dava, taraflar arasında akdedilen bireysel «kredi sözleşmesi» ve «kredi kartı üyelik sözleşmesinden» kaynaklanan banka alacağı sebebiyle emekli maaşı üzerine konulan blokenin kaldırılması ve kesilen paranın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/15029 E. , 2018/3858 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/04/2016 tarih ve 2013/605-2016/256 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin SGK emeklisi olduğunu, emekli maaşını ... Şubesinden almakta olduğunu ve aynı bankanın kredi müşterisi olduğunu, bankaya olan kredi borçlarının geri ödenmesinden doğan aksaklıklardan dolayı davalı bankanın müvekkili hesabına gelen emekli maaşının tamamına bloke koyduğunu, uygulamanın haksız ve hukuksuz olduğunu ileri emekli maaşının bloke edilmesi işleminin iptaline ve ayrıca davalı bankanın dava tarihine kadar emekli maaşına yaptığı bloke sonrası ödenmeyen emekli maaşının tamamının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, davacı ile müvekkili olduğu banka arasında 2006 yılında imzalanmış olan genel kredi sözleşmesinin 62,63,70 ve 71 maddeleri ile diğer ilgili maddeleri uyarınca borçlulara ait banka nezdinde bulunan hesaplardaki hak ve alacakları üzerinde hapis hakkı bulunduğu, müvekkil bankanın 1.5-2 yıldan bu yana davacının Şube nezdinde bulunan hesaplarına yatan bir kısım miktarları borca mahsuben tahsilat yaptığını, davacının hesabı üzerindeki blokenin dava tarihinden çok önce kaldırıldığını ve kesinti yoluyla tahsilat yapıldığını, davacı tarafın sözleşmeyi 2006 yılında imzaladığını ve 5510 sayılı Yasa'daki bu konudaki değişikliğin 2008 yılında yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı bankaya emekli maaşındaki kesintilerin iadesi için gönderdiği, ...Noterliğinin 06/09/2013 gün ve 20344 yevmiye nolu ihtarnamesinin davalı bankaya tebliğ ile oluşan 21/09/2013 tarihi sonrasında davalı bankaca davacı emekli maaşından herhangi bir mahsup yada takas işleminin uygulanmadığı, son mahsup işleminin 16/05/2013 tarihinde gerçekleştiği, davacının ihtarname öncesinde emekli maaşından kesinti yapılmasına itiraz etmeyerek zımni olarak emekli maaşından kesinti yapılmasına muvafakat etmiş olduğu, bu sebeple muvafakatın devam ettiği dönem boyunca yapılan kesintileri talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının SSK emekli maaşının bloke edilmek suretiyle ödenmemesi nedeniyle oluşan kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıdaki özette belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi uyarınca gelir aylık ve ödeneklerin, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği öngörülmüştür. Yine İİK 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz olan şeyler bakımından aynı Yasa'nın 82-83 maddesinde yazılı mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir. Somut olayda da davacı davalı banka ile imzaladığı kredi sözleşmesi sırasında muvafakat vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince geçersizdir. Söz konusu düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, emredici nitelikteki hükümlerdir.
Davacının sessiz kalmak suretiyle davalının yapmış olduğu blokelere zımnen muvafakat ettiği değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA. ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/425413600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz