Kesintilerin iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3079 E. 2022/6558 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemleri sözleşmesi↗ iyiniyet kuralları↗ haksız şart↗ takas-mahsup↗ bankacılık işlemleri↗ takas↗ bloke↗ hakkın kötüye kullanılması↗ iyiniyet↗ eş rızası↗ muvafakat↗ mahsup↗ geçersizlik↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda taraflar arasında akdedilen temel bankacılık işlemleri sözleşmesinin 2.2/b maddesinde ödemelerinin banka nezdinde bulunan hesabından tahsil edilmesine muvafakat ettiğinin anlaşıldığı, davacının sözleşmeden dönmediği ancak borcu ne şekilde ödeyeceğini de açıklamadığı, davalı bankanın da bu taahhüde inanarak başka teminat istemeden davacıya krediyi kullandırdığı ve kesintileri sözleşmelere istinaden yaptığı, icra müdürlüğü tarafından yapılmış bir haczin bulunmadığı, bu nedenle borcun ödenmemesi üzerine bankanın, davacının emekli maaşına bloke konulacağına dair hükmüne dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödememesi halinde sözleşme gereğince kullandırılan kredinin teminatı olarak maaşından kesinti yapılmasını kabul etmesi ve diğer teminat öngören hükümlerin sözleşmeye konulmasına rıza göstermesinin haksız şart olarak kabulünün de mümkün olmadığı, davacının bankadan kullandığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesinin zorunlu olduğu ve kesinti bedelini geri istemesinin hakkın kötüye kullanılması olup iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, emekli maaşından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının Bağ-Kur’dan aldığı emekli maaşı ödemesinin davalı banka kanalıyla yapıldığı tartışmasız olup, 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi uyarınca gelir aylık ve ödeneklerin, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK'nın 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz olan şeyler bakımından aynı Yasa'nın 82. ve 83. maddelerinde yazılı mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların muteber olmadığı belirtilmiştir. Hacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşma geçerli olmadığı gibi davacının maaşı üzerinde haciz bulunmasa da davalı bankanın maaş hesabı üzerinde kesinti uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olup, yine davacının davalı banka ile imzaladığı kredi sözleşmesi sırasında takas, mahsupa ilişkin verdiği muvafakatin İİK'nın 83/a maddesi gereğince geçersiz olduğu anlaşıldığından mahkemece aksi yöndeki yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3697 E. 2015/11734 K.
Ortak:takas-mahsup · takas · muvafakat · mahsup · geçersizlik · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaHacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşma geçerli olmadığı gibi davacının maaşı üzerinde «haciz» bulunmasa da davalı bankanın maaş hesabı üzerinde kesinti uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olup, yine davacının davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «takas, mahsupa» ilişkin verdiği «muvafakatin» İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersiz» olduğu anlaşıldığından mahkemece aksi yöndeki yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda taraflar arasında akdedilen temel «bankacılık işlemleri sözleşmesinin» 2.2/b maddesinde ödemelerinin banka nezdinde bulunan hesabından tahsil edilmesine «muvafakat» ettiğinin anlaşıldığı, davacının sözleşmeden dönmediği ancak borcu ne şekilde ödeyeceğini de açıklamadığı, davalı bankanın da bu «taahhüde» inanarak başka «teminat» istemeden davacıya krediyi kullandırdığı ve kesintileri sözleşmelere istinaden yaptığı, icra müdürlüğü tarafından yapılmış bir haczin bulunmadığı, bu nedenle borcun ödenmemesi üzerine bankanın, davacının emekli maaşına «bloke» konulacağına dair hükmüne dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödememesi halinde sözleşme gereğince kullandırılan kredinin teminatı olarak maaşından kesinti yapılmasını kabul etmesi ve diğer teminat öngören hükümlerin sözleşmeye konulmasına «rıza» göstermesinin «haksız şart» olarak kabulünün de mümkün olmadığı, davacının bankadan kullandığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesinin zorunlu olduğu ve kesinti bedelini geri istemesinin «hakkın kötüye kullanılması» olup «iyiniyet kurallarıyla» bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun «muvafakati» bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK'nın 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz o …
Benzer bu karardaSomut olayda da davacı, davalı Banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «takas, mahsupa» ilişkin «muvafakat» vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
… e tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı Banka'dan 34.750,00 TL kredi kullandığı, bu krediye karşılık yurtdışı emekli maaşını 23/08/2010 tarihli sözleşme ve eki «rehin» talimatı ile rehnettiği, kredinin taksitlerinin maaş hesabından karşılanmasına «muvafakat» verdiği, haczedilmezlikle ilgili 506 Sayılı Yasa'nın 93. maddesindeki hükmün ilgilinin tek gelirinin emekli maaşı olması halinde geçerli olduğu, somut olayda ise, alacaklı davalının 3. kişi olmayıp hesap üzerinde «rehin hakkı» tanınan alacaklı sıfatına sahip olduğundan İİK'nın haczedilmezliğe ilişkin 83. maddesinin olayda uygulanma imkanının bulunmadığı, bu nedenle hacze ilişkin kurallar değil, taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin kuralların uygulanmasının gerektiği, davacının yaptığı sözleşme ile bu gelecek para üzerine rehin konulmasını, «takas mahsup» yapılmasını kabul ettiği, davacının aksi yöndeki taleplerinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… n alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun «muvafakati» bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK'nın 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz o …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin hakkı · rehin · dürüstlük kuralı
Benzer bu kararda… e tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı Banka'dan 34.750,00 TL kredi kullandığı, bu krediye karşılık yurtdışı emekli maaşını 23/08/2010 tarihli sözleşme ve eki «rehin» talimatı ile rehnettiği, kredinin taksitlerinin maaş hesabından karşılanmasına «muvafakat» verdiği, haczedilmezlikle ilgili 506 Sayılı Yasa'nın 93. maddesindeki hükmün ilgilinin tek gelirinin emekli maaşı olması halinde geçerli olduğu, somut olayda ise, alacaklı davalının 3. kişi olmayıp hesap üzerinde «rehin hakkı» tanınan alacaklı sıfatına sahip olduğundan İİK'nın haczedilmezliğe ilişkin 83. maddesinin olayda uygulanma imkanının bulunmadığı, bu nedenle hacze ilişkin kurallar değil, taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin kuralların uygulanmasının gerektiği, davacının yaptığı sözleşme ile bu gelecek para üzerine rehin konulmasını, «takas mahsup» yapılmasını kabul ettiği, davacının aksi yöndeki taleplerinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14285 E. 2015/10780 K.
Ortak:takas-mahsup · takas · muvafakat · mahsup · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaHacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşma geçerli olmadığı gibi davacının maaşı üzerinde «haciz» bulunmasa da davalı bankanın maaş hesabı üzerinde kesinti uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olup, yine davacının davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «takas, mahsupa» ilişkin verdiği «muvafakatin» İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersiz» olduğu anlaşıldığından mahkemece aksi yöndeki yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda taraflar arasında akdedilen temel «bankacılık işlemleri sözleşmesinin» 2.2/b maddesinde ödemelerinin banka nezdinde bulunan hesabından tahsil edilmesine «muvafakat» ettiğinin anlaşıldığı, davacının sözleşmeden dönmediği ancak borcu ne şekilde ödeyeceğini de açıklamadığı, davalı bankanın da bu «taahhüde» inanarak başka «teminat» istemeden davacıya krediyi kullandırdığı ve kesintileri sözleşmelere istinaden yaptığı, icra müdürlüğü tarafından yapılmış bir haczin bulunmadığı, bu nedenle borcun ödenmemesi üzerine bankanın, davacının emekli maaşına «bloke» konulacağına dair hükmüne dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödememesi halinde sözleşme gereğince kullandırılan kredinin teminatı olarak maaşından kesinti yapılmasını kabul etmesi ve diğer teminat öngören hükümlerin sözleşmeye konulmasına «rıza» göstermesinin «haksız şart» olarak kabulünün de mümkün olmadığı, davacının bankadan kullandığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesinin zorunlu olduğu ve kesinti bedelini geri istemesinin «hakkın kötüye kullanılması» olup «iyiniyet kurallarıyla» bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun «muvafakati» bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK'nın 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz o …
Benzer bu karardaDava, emekli maaşına konulan blokenin kaldırılması ve yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davacının bankadan «tüketici kredisi» kullandığı, sözleşmede bankanın «takas, mahsup», «virman» «yetkisinin» bulunduğu, hesaptan düzenli ödeme yapıldığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
… n alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun «muvafakati» bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz olan …
Somut olayda, «kredi sözleşmesinin» 8. maddesinde bankanın müşterinin mevduat hesabından düzenli ödeme ile kredi taksitlerini tahsil edebileceği belirtilmiş, davacı taraf ayrıca kredi ödemesinin emekli maaşından tahsil edilmesi için otomatik ödeme talimatı vermemiş, bankaca 15.02.2011- 26.09.2013 arası davacı emekli maaşından krediler tahsil edilmiş, davacı taraf 14.03.2011 tarihli «ihtarname» ile bankanın emekli maaşından yaptığı kesintiye «son» vermesini «ihtar» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici kredisi · virman · ihtar · ihtarname · yetkisizlik kararı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDava, emekli maaşına konulan blokenin kaldırılması ve yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece davacının bankadan «tüketici kredisi» kullandığı, sözleşmede bankanın «takas, mahsup», «virman» «yetkisinin» bulunduğu, hesaptan düzenli ödeme yapıldığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, «kredi sözleşmesinin» 8. maddesinde bankanın müşterinin mevduat hesabından düzenli ödeme ile kredi taksitlerini tahsil edebileceği belirtilmiş, davacı taraf ayrıca kredi ödemesinin emekli maaşından tahsil edilmesi için otomatik ödeme talimatı vermemiş, bankaca 15.02.2011- 26.09.2013 arası davacı emekli maaşından krediler tahsil edilmiş, davacı taraf 14.03.2011 tarihli «ihtarname» ile bankanın emekli maaşından yaptığı kesintiye «son» vermesini «ihtar» etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2115 E. 2018/7603 K.
Ortak:muvafakat · mahsup · geçersizlik · haciz · kredi sözleşmesi · taahhütname
İncelediğiniz karardaHacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşma geçerli olmadığı gibi davacının maaşı üzerinde «haciz» bulunmasa da davalı bankanın maaş hesabı üzerinde kesinti uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olup, yine davacının davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «takas, mahsupa» ilişkin verdiği «muvafakatin» İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersiz» olduğu anlaşıldığından mahkemece aksi yöndeki yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda taraflar arasında akdedilen temel «bankacılık işlemleri sözleşmesinin» 2.2/b maddesinde ödemelerinin banka nezdinde bulunan hesabından tahsil edilmesine «muvafakat» ettiğinin anlaşıldığı, davacının sözleşmeden dönmediği ancak borcu ne şekilde ödeyeceğini de açıklamadığı, davalı bankanın da bu «taahhüde» inanarak başka «teminat» istemeden davacıya krediyi kullandırdığı ve kesintileri sözleşmelere istinaden yaptığı, icra müdürlüğü tarafından yapılmış bir haczin bulunmadığı, bu nedenle borcun ödenmemesi üzerine bankanın, davacının emekli maaşına «bloke» konulacağına dair hükmüne dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödememesi halinde sözleşme gereğince kullandırılan kredinin teminatı olarak maaşından kesinti yapılmasını kabul etmesi ve diğer teminat öngören hükümlerin sözleşmeye konulmasına «rıza» göstermesinin «haksız şart» olarak kabulünün de mümkün olmadığı, davacının bankadan kullandığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesinin zorunlu olduğu ve kesinti bedelini geri istemesinin «hakkın kötüye kullanılması» olup «iyiniyet kurallarıyla» bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun «muvafakati» bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK'nın 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz o …
Benzer bu kararda… ece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacı ile davalı banka arasında akdedilen 10/11/2010 ve 26/10/2011 tarihli tüketici kredileri ekinde yer alan «taahhütnamelerde» davacının «muaccel» olacak kredi borçları nedeniyle davalı bankada bulunan hesabına «haciz» konmasına ve borcundan «mahsup» işlemi yapılmasına «muvafakat» ettiği ve söz konusu muvafakatin 5510 sayılı Kanunun 93. maddesi uyarınca geçerli olduğu gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda da davacı, davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesinin» düzenlenmesi sırasında «muaccel» olacak kredi borçlarının tahsili amacıyla hesabından «haciz» ve mahsuba ilişkin «muvafakat» vermiş olup, önceden verilen bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
… n alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun «muvafakati» bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK'nın 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz o …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muacceliyet
Benzer bu kararda… ece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacı ile davalı banka arasında akdedilen 10/11/2010 ve 26/10/2011 tarihli tüketici kredileri ekinde yer alan «taahhütnamelerde» davacının «muaccel» olacak kredi borçları nedeniyle davalı bankada bulunan hesabına «haciz» konmasına ve borcundan «mahsup» işlemi yapılmasına «muvafakat» ettiği ve söz konusu muvafakatin 5510 sayılı Kanunun 93. maddesi uyarınca geçerli olduğu gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda da davacı, davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesinin» düzenlenmesi sırasında «muaccel» olacak kredi borçlarının tahsili amacıyla hesabından «haciz» ve mahsuba ilişkin «muvafakat» vermiş olup, önceden verilen bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15994 E. 2014/17253 K.
Ortak:bloke · muvafakat · geçersizlik · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaHacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşma geçerli olmadığı gibi davacının maaşı üzerinde «haciz» bulunmasa da davalı bankanın maaş hesabı üzerinde kesinti uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olup, yine davacının davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «takas, mahsupa» ilişkin verdiği «muvafakatin» İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersiz» olduğu anlaşıldığından mahkemece aksi yöndeki yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda taraflar arasında akdedilen temel «bankacılık işlemleri sözleşmesinin» 2.2/b maddesinde ödemelerinin banka nezdinde bulunan hesabından tahsil edilmesine «muvafakat» ettiğinin anlaşıldığı, davacının sözleşmeden dönmediği ancak borcu ne şekilde ödeyeceğini de açıklamadığı, davalı bankanın da bu «taahhüde» inanarak başka «teminat» istemeden davacıya krediyi kullandırdığı ve kesintileri sözleşmelere istinaden yaptığı, icra müdürlüğü tarafından yapılmış bir haczin bulunmadığı, bu nedenle borcun ödenmemesi üzerine bankanın, davacının emekli maaşına «bloke» konulacağına dair hükmüne dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödememesi halinde sözleşme gereğince kullandırılan kredinin teminatı olarak maaşından kesinti yapılmasını kabul etmesi ve diğer teminat öngören hükümlerin sözleşmeye konulmasına «rıza» göstermesinin «haksız şart» olarak kabulünün de mümkün olmadığı, davacının bankadan kullandığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesinin zorunlu olduğu ve kesinti bedelini geri istemesinin «hakkın kötüye kullanılması» olup «iyiniyet kurallarıyla» bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun «muvafakati» bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK'nın 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz o …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait emekli maşı üzerinde «haciz» yada «bloke» işleminin bulunmadığı, taraflar arasında düzenlenen bireysel «kredi sözleşmelerine» dayalı olarak davacının davalı bankadan üç kez kredi kullandıktan sonra maşına bloke konulduğu, davacının kredi kullanırken emekli maşı üzerine haciz konulmasına muvaffakat ettiği, ayrıca emekli maaşının başka banka hesabına aktarılması yönündeki tasarruf «yetkisinin», SGK'ya ait olduğu ve talebin karşılanmasının sonuca etkili olmayacağı, bu haliyle davalı bankanın kredi alacaklarını tahsil amacı ile davacı borçlunun muvaffakatı …
Somut olayda da davacı davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «muvafakat» vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
2- Ancak mahkemece, 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi gereğince «muvafakat» edilmesi halinde emekli maaşının haczinin mümkün olduğu, davacının davalı banka ile «kredi sözleşmesi» imzalarken kredi taksitlerinin, emekli maaşından tahsili konusunda davalı bankaya muvafakat verdiği bu nedenle yapılan kesintilerin haklı olduğu kabul edilerek, da …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik kararı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait emekli maşı üzerinde «haciz» yada «bloke» işleminin bulunmadığı, taraflar arasında düzenlenen bireysel «kredi sözleşmelerine» dayalı olarak davacının davalı bankadan üç kez kredi kullandıktan sonra maşına bloke konulduğu, davacının kredi kullanırken emekli maşı üzerine haciz konulmasına muvaffakat ettiği, ayrıca emekli maaşının başka banka hesabına aktarılması yönündeki tasarruf «yetkisinin», SGK'ya ait olduğu ve talebin karşılanmasının sonuca etkili olmayacağı, bu haliyle davalı bankanın kredi alacaklarını tahsil amacı ile davacı borçlunun muvaffakatı …
Bu itibarla, davalı bankanın davacının emekli maaşından yaptığı kesintiler haksız olduğu halde mahkemece aksi yöndeki yazılı gerekçe ile yapılan kesintilerin haklı olduğu, davacının dava açmakta haksız olduğu gerekçesiyle, davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3082 E. 2018/7873 K.
Ortak:takas-mahsup · takas · bloke · muvafakat · mahsup · geçersizlik · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaHacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşma geçerli olmadığı gibi davacının maaşı üzerinde «haciz» bulunmasa da davalı bankanın maaş hesabı üzerinde kesinti uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olup, yine davacının davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «takas, mahsupa» ilişkin verdiği «muvafakatin» İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersiz» olduğu anlaşıldığından mahkemece aksi yöndeki yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda taraflar arasında akdedilen temel «bankacılık işlemleri sözleşmesinin» 2.2/b maddesinde ödemelerinin banka nezdinde bulunan hesabından tahsil edilmesine «muvafakat» ettiğinin anlaşıldığı, davacının sözleşmeden dönmediği ancak borcu ne şekilde ödeyeceğini de açıklamadığı, davalı bankanın da bu «taahhüde» inanarak başka «teminat» istemeden davacıya krediyi kullandırdığı ve kesintileri sözleşmelere istinaden yaptığı, icra müdürlüğü tarafından yapılmış bir haczin bulunmadığı, bu nedenle borcun ödenmemesi üzerine bankanın, davacının emekli maaşına «bloke» konulacağına dair hükmüne dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödememesi halinde sözleşme gereğince kullandırılan kredinin teminatı olarak maaşından kesinti yapılmasını kabul etmesi ve diğer teminat öngören hükümlerin sözleşmeye konulmasına «rıza» göstermesinin «haksız şart» olarak kabulünün de mümkün olmadığı, davacının bankadan kullandığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesinin zorunlu olduğu ve kesinti bedelini geri istemesinin «hakkın kötüye kullanılması» olup «iyiniyet kurallarıyla» bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun «muvafakati» bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK'nın 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz o …
Benzer bu karardaSomut olayda da davacı, davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «takas, mahsupa» ilişkin «muvafakat» vermiş olup, bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
… n alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun «muvafakati» bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz olan …
Bu itibarla, davalı bankanın davacının emekli maaşına koyduğu «bloke» ve yaptığı kesintiler haksız olduğu halde mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5964 E. 2022/1022 K.
Ortak:takas · muvafakat · geçersizlik · kredi sözleşmesi · teminat
İncelediğiniz karardaHacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşma geçerli olmadığı gibi davacının maaşı üzerinde «haciz» bulunmasa da davalı bankanın maaş hesabı üzerinde kesinti uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olup, yine davacının davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesi» sırasında «takas, mahsupa» ilişkin verdiği «muvafakatin» İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersiz» olduğu anlaşıldığından mahkemece aksi yöndeki yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda taraflar arasında akdedilen temel «bankacılık işlemleri sözleşmesinin» 2.2/b maddesinde ödemelerinin banka nezdinde bulunan hesabından tahsil edilmesine «muvafakat» ettiğinin anlaşıldığı, davacının sözleşmeden dönmediği ancak borcu ne şekilde ödeyeceğini de açıklamadığı, davalı bankanın da bu «taahhüde» inanarak başka «teminat» istemeden davacıya krediyi kullandırdığı ve kesintileri sözleşmelere istinaden yaptığı, icra müdürlüğü tarafından yapılmış bir haczin bulunmadığı, bu nedenle borcun ödenmemesi üzerine bankanın, davacının emekli maaşına «bloke» konulacağına dair hükmüne dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödememesi halinde sözleşme gereğince kullandırılan kredinin teminatı olarak maaşından kesinti yapılmasını kabul etmesi ve diğer teminat öngören hükümlerin sözleşmeye konulmasına «rıza» göstermesinin «haksız şart» olarak kabulünün de mümkün olmadığı, davacının bankadan kullandığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesinin zorunlu olduğu ve kesinti bedelini geri istemesinin «hakkın kötüye kullanılması» olup «iyiniyet kurallarıyla» bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun «muvafakati» bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK'nın 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz o …
Benzer bu karardaSomut olayda da davacı, davalı banka ile imzaladığı «kredi sözleşmesinin» düzenlenmesi sırasında «takas», mahsuba ilişkin «muvafakat» vermiş olup, önceden verilen bu muvafakat İİK'nın 83/a maddesi gereğince «geçersizdir».
Kabul eder" hükmü bulunduğu, buna göre davacıya emekli maaşı «teminat» kabul edilerek kredi kullandırıldığı, davacının tek gelirinin emekli maaşı olduğu ancak kredinin geri ödenmemesi halinde maaşından kesinti yapılmasını sözleşme hük …
Dava, taraflar arasında akdedilen bireysel «kredi sözleşmesi» ve «kredi kartı üyelik sözleşmesinden» kaynaklanan banka alacağı sebebiyle emekli maaşı üzerine konulan blokenin kaldırılması ve kesilen paranın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı üyelik sözleşmesi · bankacılık hizmetleri sözleşmesi · hapis hakkı · hizmet sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan kredi kullanmadan önce emekli maaşını davalı banka şubesine aktardığı, taraflar arasındaki temel «bankacılık hizmetleri sözleşmesinde» " müşteri ...
Bankanın «hapis hakkı» bulunacağını ve bunların ve bütün alacaklarının ve hesaplarının bankaya rehnedilmiş olduğunu ....
Dava, taraflar arasında akdedilen bireysel «kredi sözleşmesi» ve «kredi kartı üyelik sözleşmesinden» kaynaklanan banka alacağı sebebiyle emekli maaşı üzerine konulan blokenin kaldırılması ve kesilen paranın iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3079 E. , 2022/6558 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 14.10.2020 tarih ve 2019/235 E. - 2020/515 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı bankanın ... Şubesi arasında imzalanan kredi sözleşmesine dayalı kredi kartı borçlarının tahsili amacıyla müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan ve emekli maaş ödemelerini aldığı hesabından hukuka aykırı şekilde maaş kesintisi yapıldığını, davalı bankanın müvekkilinin hesabına bloke koyduğunu, kesinleşmiş bir icra takibi olmadan müvekkilinin hesabından kesintiler yapılamayacağını ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalı .... ... Şubesi tarafından yapılan kesintilere karşılık 500,00 TL maddi tazminatın kesintinin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı bankaya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hesabında herhangi bir bloke bulunmadığını, bu hesaptan sadece müşteri talebi ve talimatı kapsamında, kredi kartı borcu nedeniyle kullandırılan yapılandırma kredisi borçlarının tahsilatının sağlandığını, müşterinin hesabından hangi nam ve ad altında olursa olsun, sözleşmeye aykırı, haksız ve yersiz bir kesinti yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda taraflar arasında akdedilen temel bankacılık işlemleri sözleşmesinin 2.2/b maddesinde ödemelerinin banka nezdinde bulunan hesabından tahsil edilmesine muvafakat ettiğinin anlaşıldığı, davacının sözleşmeden dönmediği ancak borcu ne şekilde ödeyeceğini de açıklamadığı, davalı bankanın da bu taahhüde inanarak başka teminat istemeden davacıya krediyi kullandırdığı ve kesintileri sözleşmelere istinaden yaptığı, icra müdürlüğü tarafından yapılmış bir haczin bulunmadığı, bu nedenle borcun ödenmemesi üzerine bankanın, davacının emekli maaşına bloke konulacağına dair hükmüne dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödememesi halinde sözleşme gereğince kullandırılan kredinin teminatı olarak maaşından kesinti yapılmasını kabul etmesi ve diğer teminat öngören hükümlerin sözleşmeye konulmasına rıza göstermesinin haksız şart olarak kabulünün de mümkün olmadığı, davacının bankadan kullandığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesinin zorunlu olduğu ve kesinti bedelini geri istemesinin hakkın kötüye kullanılması olup iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava, emekli maaşından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının Bağ-Kur’dan aldığı emekli maaşı ödemesinin davalı banka kanalıyla yapıldığı tartışmasız olup, 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi uyarınca gelir aylık ve ödeneklerin, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK'nın 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz olan şeyler bakımından aynı Yasa'nın 82.
ve 83. maddelerinde yazılı mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların muteber olmadığı belirtilmiştir. Hacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşma geçerli olmadığı gibi davacının maaşı üzerinde haciz bulunmasa da davalı bankanın maaş hesabı üzerinde kesinti uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olup, yine davacının davalı banka ile imzaladığı kredi sözleşmesi sırasında takas, mahsupa ilişkin verdiği muvafakatin İİK'nın 83/a maddesi gereğince geçersiz olduğu anlaşıldığından mahkemece aksi yöndeki yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/848400500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz