6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kesintilerin iadesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3079 E. 2022/6558 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemleri sözleşmesi iyiniyet kuralları haksız şart takas-mahsup bankacılık işlemleri takas bloke hakkın kötüye kullanılması iyiniyet eş rızası muvafakat mahsup geçersizlik haciz kredi sözleşmesi taahhütname teminat

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 83

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda taraflar arasında akdedilen temel bankacılık işlemleri sözleşmesinin 2.2/b maddesinde ödemelerinin banka nezdinde bulunan hesabından tahsil edilmesine muvafakat ettiğinin anlaşıldığı, davacının sözleşmeden dönmediği ancak borcu ne şekilde ödeyeceğini de açıklamadığı, davalı bankanın da bu taahhüde inanarak başka teminat istemeden davacıya krediyi kullandırdığı ve kesintileri sözleşmelere istinaden yaptığı, icra müdürlüğü tarafından yapılmış bir haczin bulunmadığı, bu nedenle borcun ödenmemesi üzerine bankanın, davacının emekli maaşına bloke konulacağına dair hükmüne dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödememesi halinde sözleşme gereğince kullandırılan kredinin teminatı olarak maaşından kesinti yapılmasını kabul etmesi ve diğer teminat öngören hükümlerin sözleşmeye konulmasına rıza göstermesinin haksız şart olarak kabulünün de mümkün olmadığı, davacının bankadan kullandığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesinin zorunlu olduğu ve kesinti bedelini geri istemesinin hakkın kötüye kullanılması olup iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

Dava, emekli maaşından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının Bağ-Kur’dan aldığı emekli maaşı ödemesinin davalı banka kanalıyla yapıldığı tartışmasız olup, 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi uyarınca gelir aylık ve ödeneklerin, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK'nın 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz olan şeyler bakımından aynı Yasa'nın 82. ve 83. maddelerinde yazılı mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların muteber olmadığı belirtilmiştir. Hacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşma geçerli olmadığı gibi davacının maaşı üzerinde haciz bulunmasa da davalı bankanın maaş hesabı üzerinde kesinti uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olup, yine davacının davalı banka ile imzaladığı kredi sözleşmesi sırasında takas, mahsupa ilişkin verdiği muvafakatin İİK'nın 83/a maddesi gereğince geçersiz olduğu anlaşıldığından mahkemece aksi yöndeki yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Blokenin kaldırılması | İade

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3697 E. 2015/11734 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Blokenin kaldırılması | İade

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14285 E. 2015/10780 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2115 E. 2018/7603 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Bloke işleminin kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15994 E. 2014/17253 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Blokenin kaldırılması | İade

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3082 E. 2018/7873 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5964 E. 2022/1022 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/3079 E.  ,  2022/6558 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 14.10.2020 tarih ve 2019/235 E. - 2020/515 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı bankanın ... Şubesi arasında imzalanan kredi sözleşmesine dayalı kredi kartı borçlarının tahsili amacıyla müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan ve emekli maaş ödemelerini aldığı hesabından hukuka aykırı şekilde maaş kesintisi yapıldığını, davalı bankanın müvekkilinin hesabına bloke koyduğunu, kesinleşmiş bir icra takibi olmadan müvekkilinin hesabından kesintiler yapılamayacağını ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalı .... ... Şubesi tarafından yapılan kesintilere karşılık 500,00 TL maddi tazminatın kesintinin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı bankaya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının hesabında herhangi bir bloke bulunmadığını, bu hesaptan sadece müşteri talebi ve talimatı kapsamında, kredi kartı borcu nedeniyle kullandırılan yapılandırma kredisi borçlarının tahsilatının sağlandığını, müşterinin hesabından hangi nam ve ad altında olursa olsun, sözleşmeye aykırı, haksız ve yersiz bir kesinti yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda taraflar arasında akdedilen temel bankacılık işlemleri sözleşmesinin 2.2/b maddesinde ödemelerinin banka nezdinde bulunan hesabından tahsil edilmesine muvafakat ettiğinin anlaşıldığı, davacının sözleşmeden dönmediği ancak borcu ne şekilde ödeyeceğini de açıklamadığı, davalı bankanın da bu taahhüde inanarak başka teminat istemeden davacıya krediyi kullandırdığı ve kesintileri sözleşmelere istinaden yaptığı, icra müdürlüğü tarafından yapılmış bir haczin bulunmadığı, bu nedenle borcun ödenmemesi üzerine bankanın, davacının emekli maaşına bloke konulacağına dair hükmüne dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının bankadan aldığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödememesi halinde sözleşme gereğince kullandırılan kredinin teminatı olarak maaşından kesinti yapılmasını kabul etmesi ve diğer teminat öngören hükümlerin sözleşmeye konulmasına rıza göstermesinin haksız şart olarak kabulünün de mümkün olmadığı, davacının bankadan kullandığı kredi borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemesinin zorunlu olduğu ve kesinti bedelini geri istemesinin hakkın kötüye kullanılması olup iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

Dava, emekli maaşından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının Bağ-Kur’dan aldığı emekli maaşı ödemesinin davalı banka kanalıyla yapıldığı tartışmasız olup, 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi uyarınca gelir aylık ve ödeneklerin, 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine yönelik taleplerin, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedileceği öngörülmüş, yine İİK'nın 83/a maddesi uyarınca haczi caiz olmayan mallar ve haklar ve kısmen haczi caiz olan şeyler bakımından aynı Yasa'nın 82.

ve 83. maddelerinde yazılı mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların muteber olmadığı belirtilmiştir. Hacizden önceki bir dönemde haczi caiz olmayan bir malın haczedilebileceği hakkında alacaklı ile yapılan anlaşma geçerli olmadığı gibi davacının maaşı üzerinde haciz bulunmasa da davalı bankanın maaş hesabı üzerinde kesinti uygulaması haciz sonuçlarını doğuracak nitelikte olup, yine davacının davalı banka ile imzaladığı kredi sözleşmesi sırasında takas, mahsupa ilişkin verdiği muvafakatin İİK'nın 83/a maddesi gereğince geçersiz olduğu anlaşıldığından mahkemece aksi yöndeki yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/848400500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.