6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12475 E. 2018/3762 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
2006/1 sayılı tebliğ emsal banka uygulaması 818 sayılı borçlar kanunu genel kredi sözleşmesi komisyon istirdat kredi sözleşmesi dosya masrafı eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davaya esas kredilerin ticari krediden kaynaklandığı, serbest piyasa koşullarında davalı bankanın teklifini kabul etmemesi halinde davacının başka bir banka ile kredi ilişkisine girme imkanı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, genel kredi sözleşmesine istinaden alınan komisyon, ekstre, masraf bedelleri ile vergilerin iadesi istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta, sözleşme tarihi itibariyle uyuşmazlığın 818 sayılı Borçlar Kanunu’na göre çözümlenmesi gerekir. Anılan Kanun’un 19. maddesinde tarafların sözleşme içeriğini kanunun belirlediği sınırlar dahilinde serbestçe belirleyebileceği düzenlenmiştir. Bakanlar Kurulu’nun 2006/11188 sayılı kararı çerçevesinde çıkarılan 2006/1 sayılı Tebliğin 4. maddesiyle bankaların alacakları masraflar konusunda tahdit bulunmaması hususu da gözetilmek suretiyle, taraflar arasındaki 17.06.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinde komisyon alınacağına ilişkin hüküm bulunmakta olup, komisyonun tutarı, maktu olup olmadığı, nispi ise matrahı ve matraha uygulanacak oranın belirlenmemiştir. Bu durumda, davalı bankanın aldığı komisyon tutarının Dairemizin istikrarlı uygulaması çerçevesinde emsal bankaların uygulamalarıyla orantılı olup olmadığı hususlarının belirlenmesi gerekir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu hususlarda bir değerlendirme yapılmamıştır. Sözleşmedeki düzenlemeler gözetilerek, gerekirse emsal banka uygulamaları araştırılarak ve uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacının istirdadını talep edebileceği komisyon, masraf vb. kesintilerin tutarının belirlenmesi gerekirken mahkemece eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13266 E. 2018/1035 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13081 E. 2018/569 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabet

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4507 E. 2010/10587 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12343 E. 2010/3823 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • 2006/1 sayılı tebliğ

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11293 E. 2018/4388 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/12475 E.  ,  2018/3762 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)

Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/02/2016 tarih ve 2015/19-2016/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kullandığı ticari kredilerden dosya ve komisyon ücreti, ekstre bedeli, masraf, vergi, KKDF, BSMV adı altında haksız olarak kesintiler yapıldığını ileri sürerek şimdilik 1,00 TL’nin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı taraf ile yapılan sözleşmeye bakıldığında ticari sözleşme olduğunu, basiretli bir tacir gibi yükümlü davacının sözleşme serbestisi çerçevesinde sözleşmeyi imzalamış olduğunu, doğacak masraflarını kabul ettiğinin açık olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davaya esas kredilerin ticari krediden kaynaklandığı, serbest piyasa koşullarında davalı bankanın teklifini kabul etmemesi halinde davacının başka bir banka ile kredi ilişkisine girme imkanı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, genel kredi sözleşmesine istinaden alınan komisyon, ekstre, masraf bedelleri ile vergilerin iadesi istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta, sözleşme tarihi itibariyle uyuşmazlığın 818 sayılı Borçlar Kanunu’na göre çözümlenmesi gerekir. Anılan Kanun’un 19. maddesinde tarafların sözleşme içeriğini kanunun belirlediği sınırlar dahilinde serbestçe belirleyebileceği düzenlenmiştir. Bakanlar Kurulu’nun 2006/11188 sayılı kararı çerçevesinde çıkarılan 2006/1 sayılı Tebliğin 4. maddesiyle bankaların alacakları masraflar konusunda tahdit bulunmaması hususu da gözetilmek suretiyle, taraflar arasındaki 17.06.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinde komisyon alınacağına ilişkin hüküm bulunmakta olup, komisyonun tutarı, maktu olup olmadığı, nispi ise matrahı ve matraha uygulanacak oranın belirlenmemiştir.

Bu durumda, davalı bankanın aldığı komisyon tutarının Dairemizin istikrarlı uygulaması çerçevesinde emsal bankaların uygulamalarıyla orantılı olup olmadığı hususlarının belirlenmesi gerekir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu hususlarda bir değerlendirme yapılmamıştır. Sözleşmedeki düzenlemeler gözetilerek, gerekirse emsal banka uygulamaları araştırılarak ve uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacının istirdadını talep edebileceği komisyon, masraf vb. kesintilerin tutarının belirlenmesi gerekirken mahkemece eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/425395500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.