İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13266 E. 2018/1035 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
2006/1 sayılı tebliğ↗ komisyon bedeli↗ bedel iadesi↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ komisyon↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın tacir olduğu, yaptığı masrafları davacıdan isteme hakkı bulunduğu, ancak somut uyuşmazlığın haksız şarttan kaynaklandığı, bankanın davaya konu kredilerin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli masrafları davacıdan isteyebileceği, zorunlu olmayan masrafların iadesinin gerekitği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1. Dava, genel kredi sözleşmesine istinaden alınan komisyon bedellerinin iadesi istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta, sözleşme tarihi itibariyle, 6098 sayılı TBK’nın ve dolayısıyla genel işlem koşuluna ilişkin düzenlemelerin uygulanma kabiliyetleri olmayıp, uyuşmazlığın 818 sayılı Borçlar Kanunu’na göre çözümlenmesi gerekir. Anılan Kanun’un 19. maddesinde tarafların sözleşme içeriğini kanunun belirlediği sınırlar dahilinde serbestçe belirleyebileceği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki 2008 tarihli genel kredi sözleşmesinin dosya arasına alınarak, Bakanlar Kurulu’nun 2006/11188 sayılı Kararı çerçevesinde çıkarılan 2006/1 sayılı Tebliğin 4. maddesiyle bankaların alacakları masraflar konusunda tahdit bulunmaması hususu da gözetilmek suretiyle, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde komisyon alınacağına ilişkin hüküm bulunup bulunmadığı, komisyona ilişkin düzenleme olması halinde; komisyonun tutarı, maktu olup olmadığı, nispi ise matrahı ve matraha uygulanacak oranın belirlenmiş olup olmadığı, belirlenmemiş ise davalı bankanın aldığı komisyon tutarının Dairemizin istikrarlı uygulaması çerçevesinde emsal bankaların uygulamalarıyla orantılı olup olmadığı hususlarının belirlenmesi gerekir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu hususta bazı donelere yer verilmişse de herhangi bir inceleme ve hesabi değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece yukarıdaki belirlemeler ışığında gerekirse uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacının var ise istirdatını talep edebileceği meblağın belirlenmesi gerekirken mahkemece eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
./..
2. Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13081 E. 2018/569 K.
Ortak:komisyon bedeli · bedel iadesi · genel kredi sözleşmesi · komisyon · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · İstirdat
İncelediğiniz karardaDava, «genel kredi sözleşmesine» istinaden alınan «komisyon bedellerinin iadesi» istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki 2008 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» dosya arasına alınarak, Bakanlar Kurulu’nun 2006/11188 sayılı Kararı çerçevesinde çıkarılan 2006/1 sayılı Tebliğin 4. maddesiyle bankaların alacakları «masraflar» konusunda tahdit bulunmaması hususu da gözetilmek suretiyle, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde «komisyon» alınacağına ilişkin hüküm bulunup bulunmadığı, komisyona ilişkin düzenleme olması halinde; komisyonun tutarı, maktu olup olmadığı, nispi ise matrahı ve matraha uyg …
Bu durumda mahkemece yukarıdaki belirlemeler ışığında gerekirse uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacının var ise «istirdatını» talep edebileceği meblağın belirlenmesi gerekirken mahkemece «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir. ./..
Benzer bu karardaDava, «genel kredi sözleşmesine» istinaden alınan «komisyon bedellerinin iadesi» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 19. maddesine göre tarafların sözleşme içeriğini kanunun belirlediği sınırlar dahilinde serbestçe belirleyebileceği düzenlenmiş olup, taraflar arasındaki 2010 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 8. maddesinde davalı bankanın «komisyon» ücreti alabileceği hususunun düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinde» alınacak «komisyonun» tutarı, maktu olup olmadığı, nispi ise matrahı ve matraha uygulanacak oran belirlenmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ekspertiz ücreti · haksız şart · emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · ticari kredi · denetime elverişlilik
Benzer bu kararda… ltihaki sözleşme niteliğinde olduğu, somut uyuşmazlığın haksız şarttan kaynaklandığı, bankanın ancak davaya konu kredilerin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli «masrafları» davacıdan isteyebileceği, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredinin «ticari kredi» olduğu, kredinin kullandırılması sırasında banka tarafından ücret tahsil edildiği, hükme esas alınan ve «denetime elverişli» olduğu anlaşılan bankacı bilirkişi raporu ile, «ekspertiz ücreti» ve peşin «komisyon» adı altında alınan toplam 25.563,51 TL'nin zorunlu olarak alınması gerekli bir gider olmadığı, «haksız şart» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece sözleşmenin «komisyon» alınacağına ilişkin hükmünün «haksız şart» olarak nitelendirilmesi doğru olmadığı gibi, sözleşme tarihi itibariyle somut uyuşmazlığa uygulanamayacak olan 6098 sayılı Kanun’da düzenlenmiş olan «genel işlem koşullarının» varlığının araştırılmasına da yer yoktur.
Bu durumda mahkemece «emsal banka uygulamaları» araştırılarak ve gerekirse uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacının «istirdatını» talep edebileceği «komisyon» tutarının belirlenmesi gerekirken mahkemece «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12475 E. 2018/3762 K.
Ortak:genel kredi sözleşmesi · komisyon · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki 2008 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» dosya arasına alınarak, Bakanlar Kurulu’nun 2006/11188 sayılı Kararı çerçevesinde çıkarılan 2006/1 sayılı Tebliğin 4. maddesiyle bankaların alacakları «masraflar» konusunda tahdit bulunmaması hususu da gözetilmek suretiyle, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde «komisyon» alınacağına ilişkin hüküm bulunup bulunmadığı, komisyona ilişkin düzenleme olması halinde; komisyonun tutarı, maktu olup olmadığı, nispi ise matrahı ve matraha uyg …
Dava, «genel kredi sözleşmesine» istinaden alınan «komisyon bedellerinin iadesi» istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece yukarıdaki belirlemeler ışığında gerekirse uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacının var ise «istirdatını» talep edebileceği meblağın belirlenmesi gerekirken mahkemece «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir. ./..
Benzer bu kararda1- Dava, «genel kredi sözleşmesine» istinaden alınan «komisyon», ekstre, «masraf» bedelleri ile vergilerin iadesi istemine ilişkindir.
Bakanlar Kurulu’nun 2006/11188 sayılı kararı çerçevesinde çıkarılan 2006/1 sayılı Tebliğin 4. maddesiyle bankaların alacakları «masraflar» konusunda tahdit bulunmaması hususu da gözetilmek suretiyle, taraflar arasındaki 17.06.2010 tarihli «genel kredi sözleşmesinde» «komisyon» alınacağına ilişkin hüküm bulunmakta olup, komisyonun tutarı, maktu olup olmadığı, nispi ise matrahı ve matraha uygulanacak oranın belirlenmemiştir.
Sözleşmedeki düzenlemeler gözetilerek, gerekirse «emsal banka uygulamaları» araştırılarak ve uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacının «istirdadını» talep edebileceği «komisyon», «masraf» vb. kesintilerin tutarının belirlenmesi gerekirken mahkemece «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emsal banka uygulaması
Benzer bu karardaSözleşmedeki düzenlemeler gözetilerek, gerekirse «emsal banka uygulamaları» araştırılarak ve uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacının «istirdadını» talep edebileceği «komisyon», «masraf» vb. kesintilerin tutarının belirlenmesi gerekirken mahkemece «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2429 E. 2022/5598 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fesih · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… rak yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile cezai şarttan 4/5 oranında indirim yapılmak kaydıyla 20.000,00 TL'nin «fesih» tarihi olan 17/12/2012 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, diğer hususlar bakımından herhangi bir bozma olmadığından yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11293 E. 2018/4388 K.
Ortak:genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaTaraflar arasındaki 2008 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» dosya arasına alınarak, Bakanlar Kurulu’nun 2006/11188 sayılı Kararı çerçevesinde çıkarılan 2006/1 sayılı Tebliğin 4. maddesiyle bankaların alacakları «masraflar» konusunda tahdit bulunmaması hususu da gözetilmek suretiyle, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde «komisyon» alınacağına ilişkin hüküm bulunup bulunmadığı, komisyona ilişkin düzenleme olması halinde; komisyonun tutarı, maktu olup olmadığı, nispi ise matrahı ve matraha uyg …
Dava, «genel kredi sözleşmesine» istinaden alınan «komisyon bedellerinin iadesi» istemine ilişkindir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın «tacir» olduğu, yaptığı «masrafları» davacıdan isteme hakkı bulunduğu, ancak somut uyuşmazlığın haksız şarttan kaynaklandığı, bankanın davaya konu kredilerin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli masrafları davacıdan isteyebileceği, zorunlu olmayan masrafların iadesinin gerekitği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «genel kredi sözleşmesi» gereğince ticari bir kredi kullandığı, davalı bankadan tüm belgeler istenmiş olmasına rağmen davacıdan yapılan kesintilerin zorunlu «masraf» olduğuna dair belge sunulmamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle «komisyon» vb. ad altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
… n hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu' nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4.maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emsal banka uygulaması
Benzer bu kararda… n hangi kalemlerden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda bu ücret, olmaması durumunda «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulu' nun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankası'nın 2006/1 sayılı Tebliği'nin 4.maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4985 E. 2012/10826 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu · hak ediş · yönetim kurulu üyeliği · anonim şirket yönetim kurulu · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · kusur
Benzer bu kararda2- Dava, TTK’nun 341. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu üyesinin sorumluluğundan» kaynaklanmakta olup, mahkemece davalı ...’un yönetim kurulu üyesi olduğu 2002 dönemi vergi denetiminde yapılan usulsüz işlemler sonucu davacı şirketin ödemek zorunda kaldığı matrah farklılığı nedeniyle tahakkuk ettirilen vergi cezası toplamı 47.213,39 TL’den sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı ... ve ...'in 2001 yılında «yönetim kurulu üyeliğinden» ayrıldığı, 2002 yılında davalı ...'un yönetim kurulu üyeleri arasında bulunduğu, dönemindeki usulsüzlükler nedeniyle davacı şirketin ödemek zorunda olduğu vergi ve …
Oysa, davacı şirket vergi borcunun aslından, davalı «yönetim kurulu» üyesi ise cezasından sorumludur.
Oysa vergi denetim raporunda 2002 yılı dönemine ilişkin olarak bir kısım «hak ediş» faturalarının kaydedilmediği, verginin eksik tahakkuk ettirildiği belirtilerek resen matrah farkı ilave edildiği belirtilmiş olup, müzekkerede belirtilen miktardan ne kadarının vergi, ne kadarının cezası olduğu anlaşılamamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13266 E. , 2018/1035 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davad.....Mahkemesi’nce verilen 10.02.2016 tarih ve 2015/342-2016/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan değişik tarihlerde ve bedelli ticari krediler kullandığını, bu kredilere istinaden davalı bankaca haksız kesintiler yapıldığını ileri sürerek şimdilik 3.993,40 TL'nin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alınan bedellerin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın tacir olduğu, yaptığı masrafları davacıdan isteme hakkı bulunduğu, ancak somut uyuşmazlığın haksız şarttan kaynaklandığı, bankanın davaya konu kredilerin verilmesi için zorunlu, makul ve belgeli masrafları davacıdan isteyebileceği, zorunlu olmayan masrafların iadesinin gerekitği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1. Dava, genel kredi sözleşmesine istinaden alınan komisyon bedellerinin iadesi istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta, sözleşme tarihi itibariyle, 6098 sayılı TBK’nın ve dolayısıyla genel işlem koşuluna ilişkin düzenlemelerin uygulanma kabiliyetleri olmayıp, uyuşmazlığın 818 sayılı Borçlar Kanunu’na göre çözümlenmesi gerekir. Anılan Kanun’un 19. maddesinde tarafların sözleşme içeriğini kanunun belirlediği sınırlar dahilinde serbestçe belirleyebileceği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki 2008 tarihli genel kredi sözleşmesinin dosya arasına alınarak, Bakanlar Kurulu’nun 2006/11188 sayılı Kararı çerçevesinde çıkarılan 2006/1 sayılı Tebliğin 4. maddesiyle bankaların alacakları masraflar konusunda tahdit bulunmaması hususu da gözetilmek suretiyle, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde komisyon alınacağına ilişkin hüküm bulunup bulunmadığı, komisyona ilişkin düzenleme olması halinde;
komisyonun tutarı, maktu olup olmadığı, nispi ise matrahı ve matraha uygulanacak oranın belirlenmiş olup olmadığı, belirlenmemiş ise davalı bankanın aldığı komisyon tutarının Dairemizin istikrarlı uygulaması çerçevesinde emsal bankaların uygulamalarıyla orantılı olup olmadığı hususlarının belirlenmesi gerekir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu hususta bazı donelere yer verilmişse de herhangi bir inceleme ve hesabi değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece yukarıdaki belirlemeler ışığında gerekirse uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacının var ise istirdatını talep edebileceği meblağın belirlenmesi gerekirken mahkemece eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
./..
2. Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406829900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz