Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12617 E. 2018/4214 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekişmesiz yargı↗ tacir sıfatı↗ mutlak ticari dava↗ re'sen gözetilme↗ bankacılık işlemleri↗ ticari dava niteliği↗ kamu düzeni↗ taşıyıcı↗ görevsizlik kararı↗ tacir↗ yasal faiz↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının cezaevinde olduğu süreçte adına davalı banka nezdinde işlemler yapıldığı ve davacı adına GSM hatları açıldığı, davacının cezaevinde olduğu 28/05/2012 tarihinde sahte kredi kartından üç farklı işlemle toplamda 4.230,00 TL çekildiği, bu durumda banka tarafından yeterli güvenlik tedbirlerinin alınmadığı ve şahısların kimlik bilgilerinin yeterince sorgulanmadığı, gerekçesiyle davanın kabulü ile 4.230,00 TL'nin 28/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, TTK'nın 4/(1)-f maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın; bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları mutlak ticari dava sayılır. Ayrıca, TTK'nın 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli
olduğu, TTK’nın 5/(3) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre, görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, dava tarihi olan 26.05.2014 tarihi itibariyle bankacılık işlemleri nedeniyle ortaya çıkacak ihtilafların, mevduat sahibinin tacir sıfatını taşıyıp taşımadığına ve mevduatın vadeli olup olmadığına bakılmaksızın mutlak ticari dava olarak asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK’nın 4/(1)-f maddesi kapsamında ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12368 E. 2018/3967 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · tacir sıfatı · mutlak ticari dava · re'sen gözetilme · ticari dava niteliği · kamu düzeni · taşıyıcı · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu itibarla, dava tarihi olan 26.05.2014 tarihi itibariyle «bankacılık işlemleri» nedeniyle ortaya çıkacak ihtilafların, mevduat sahibinin «tacir sıfatını» «taşıyıp» taşımadığına ve mevduatın vadeli olup olmadığına bakılmaksızın «mutlak ticari» dava olarak asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.
… TTK'nın 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, TTK’nın 5/(3) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğ …
Buna göre, görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olduğundan, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu itibarla, davalı bankaya yatırılan mevduat nedeniyle ortaya çıkacak ihtilafların, mevduat sahibinin «tacir sıfatını» «taşıyıp» taşımadığına ve mevduatın vadeli olup olmadığına bakılmaksızın «mutlak ticari» dava olarak asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.
… TTK'nin 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, TTK’nın 5/(3) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğ …
Buna göre, görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olduğundan, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu hesabın vadesiz hesap olduğu, 6098 sayılı TBK’nın 146. maddesinde açılacak «alacak davalarının» 10 yıllık «zamanaşımına» tabi olduğunun açıklandığı, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 62. maddesi ve yine 4389 sayılı Bankalar Kanunun 10. maddesi gereğince 10 yıl içinde aranmayan hesapla …
1-Dava, davalı bankaya yatırılan mevduattan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13998 E. 2018/5327 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · re'sen gözetilme · bankacılık işlemleri · ticari dava niteliği · kamu düzeni · görevsizlik kararı · tacir · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaBu itibarla, dava tarihi olan 26.05.2014 tarihi itibariyle «bankacılık işlemleri» nedeniyle ortaya çıkacak ihtilafların, mevduat sahibinin «tacir sıfatını» «taşıyıp» taşımadığına ve mevduatın vadeli olup olmadığına bakılmaksızın «mutlak ticari» dava olarak asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.
Ancak, TTK'nın 4/(1)-f maddesi uyarınca, tarafların «tacir» olup olmadığına bakılmaksızın; bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları «mutlak ticari» dava sayılır.
… TTK'nın 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, TTK’nın 5/(3) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğ …
Benzer bu karardaAncak, ...'nın 4/(1)-f maddesi uyarınca, tarafların «tacir» olup olmadığına bakılmaksızın; bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları «mutlak ticari» dava sayılır.
… ...'nın 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, ...’nın 5/(...) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi old …
Buna göre, görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olduğundan, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu kararda1- Dava, «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmesi» nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4805 E. 2018/7037 K.
Ortak:çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · re'sen gözetilme · ticari dava niteliği · kamu düzeni · görevsizlik kararı · tacir · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… TTK'nın 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, TTK’nın 5/(3) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğ …
Ancak, TTK'nın 4/(1)-f maddesi uyarınca, tarafların «tacir» olup olmadığına bakılmaksızın; bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları «mutlak ticari» dava sayılır.
Buna göre, görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olduğundan, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmesi» gerekmektedir.
Benzer bu karardaAynı Yasa'nın 5. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile «ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işlerine bakmakla «görevli» olduğu, 5/3. maddesinde de, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda g …
Görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmelidir».
Bu itibarla, mahkemece uyuşmazlığın «mutlak ticari» dava niteliğinde olduğu nazara alınıp işin esasına girmek gerekirken «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira ilişkisi · rekabet yasağı · oy yasağı · alacak davası · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca uyuşmazlığın taraflar arasındaki hizmet akdinden kaynaklanan iş sözleşmesine ilişkin olduğu, HMK'nın 4. maddesi gereğince «kira ilişkisinden» doğan «alacak davalar» da «dahil» olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların iş mahkemelerinin görev alanında olacağı gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» karar verilmiştir.
1- Dava, davalının «rekabet yasağı» hükmünü ihlal ettiği iddiası ile tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12617 E. , 2018/4214 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/06/2016 tarih ve 2015/447-2016/594 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 04.05.2012 tarihinden 29.01.2013 tarihine kadar cezaevinde olduğunu, bu süreçte müvekkilinin kimlik bilgilerinin kim olduğu bilinmeyen şahıslar tarafından kullanılarak davalı bankadaki hesaplara bağlı kredi kartı ve hesap bilgilerinden yararlanılarak, sahte kimlik ve sahte telefon hatları temin edilerek müvekkili adına işlemler yapıldığını, şahısların bir şekilde internet şifresi temin ederek diğer hesaplara EFT yaptığını, bu işlemler sonucunda müvekkilinin 4.230,00 TL zarara uğratıldığını, bu işlemlerde gerekli özeni göstermeyen ve güvenlik sağlamayan davalı bankanın sorumlu olduğunu, ileri sürerek 4.230,00 TL’nin 28.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacıya verilen parolaların sadece kendisi bilgisinde olduğunu, davacı tarafın şifrelerini iyi muhafaza edemediğinden dolayı kendisinin kabahatinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının cezaevinde olduğu süreçte adına davalı banka nezdinde işlemler yapıldığı ve davacı adına GSM hatları açıldığı, davacının cezaevinde olduğu 28/05/2012 tarihinde sahte kredi kartından üç farklı işlemle toplamda 4.230,00 TL çekildiği, bu durumda banka tarafından yeterli güvenlik tedbirlerinin alınmadığı ve şahısların kimlik bilgilerinin yeterince sorgulanmadığı, gerekçesiyle davanın kabulü ile 4.230,00 TL'nin 28/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, işin esasına girilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, TTK'nın 4/(1)-f maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın; bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları mutlak ticari dava sayılır. Ayrıca, TTK'nın 5/(1) maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli
olduğu, TTK’nın 5/(3) maddesi uyarınca da, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre, görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, dava tarihi olan 26.05.2014 tarihi itibariyle bankacılık işlemleri nedeniyle ortaya çıkacak ihtilafların, mevduat sahibinin tacir sıfatını taşıyıp taşımadığına ve mevduatın vadeli olup olmadığına bakılmaksızın mutlak ticari dava olarak asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK’nın 4/(1)-f maddesi kapsamında ticari dava niteliğinde olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/427476000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz