Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12435 E. 2018/3833 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
2006/1 sayılı tebliğ↗ ispat külfeti↗ kesin süre↗ ispat yükü↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ bilirkişi incelemesi↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ ilan↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalıdan 13.07.2014 tarihli müzekkereyle uyuşmazlığa konu sözleşmenin istenildiği, davalı bankanın ise sadece sözleşmenin ilk sayfasını gönderdiği, 28.06.2016 tarihli celsede davalı banka vekiline sözleşmeyi sunması için kesin süre verildiği, kesin süreye uyulmaması halinde sonuçlarının hatırlatıldığı, davalı vekilinin tekrar sözleşmenin ilk sayfalarını sunmakla yetindiği, davalının tahsil edilen bedellerin yasal olduğuna ilişkin başkaca delil ibraz da etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne 2.356,19 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında komisyon adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ispat yükü ters çevrilmek suretiyle, davalı bankanın genel kredi sözleşmesini ve tahsil edilen kesintinin yasal olduğuna dair başkaca belge de ibraz edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak ispat külfeti davacı tarafta olup, davacının bilirkişi deliline dayanması karşısında, banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle davacıdan yapılan kesintilerin miktar ve oranının belirlenip, 15.11.2014 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (SAYI: 2006/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2014/6 sayılı Tebliğ’in 4.maddesine göre 2006/1 sayılı Tebliğine göre TCMB'ye bildirilen ve halkın görebileceği şekilde ilan edilen oranlar üzerinden masraf ve komisyon alıp almadığının belirlenmesi suretiyle
sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle ve eksik incelemeye dayalı karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7441 E. 2012/14206 K.
Ortak:ispat külfeti · kesin hüküm · Alacak
İncelediğiniz kararda… u sözleşmenin istenildiği, davalı bankanın ise sadece sözleşmenin ilk sayfasını gönderdiği, 28.06.2016 tarihli celsede davalı banka vekiline sözleşmeyi sunması için «kesin süre» verildiği, kesin süreye uyulmaması halinde sonuçlarının hatırlatıldığı, davalı vekilinin tekrar sözleşmenin ilk sayfalarını sunmakla yetindiği, davalının tahsil edilen bedellerin yasal olduğuna ilişkin başkaca delil «ibraz» da etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne 2.356,19 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Ancak «ispat külfeti» davacı tarafta olup, davacının bilirkişi deliline dayanması karşısında, banka kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılmak suretiyle davacıdan yapılan kesintilerin miktar ve oranının belirlenip, 15.11.2014 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (SAYI: 2006/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2014/6 sayılı Tebliğ’in 4.maddesine göre 2006/1 sayılı Tebliğine göre TCMB'ye bildirilen ve halkın görebileceği şekilde «ilan» edilen oranlar üzerinden «masraf» ve «komisyon» alıp almadığının belirlenmesi suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle ve «eksik incelemeye» dayalı karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda288. maddeleri gereği «kesin» delillerle ispatlaması gerektiği, «ispat külfetinin» davacıya ait olduğu, davacı vekilinin 17.03.2011 tarihli celsede «yemin teklif» etmeyeceklerini bildirdiği, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemiz bozma ilamında özetle, taşınan yükün aynı inşaat alanındaki alt taşeron yetkililerine imza karşılığı «teslim» edildiğine dair davalı savunmasının üzerinde durulmadığı gibi davalı delil listesinde bildirilen delillerin dosyada bulunmaması nedeniyle bilirkişi raporu ve mahkeme kararının Yargıtay «denetimine elverişli» olmadığı açıklanarak, davalı savunması üzerinde yeterince durulmadan ve esasen davacı üzerindeki «ispat külfetinin» de ters çevrilmesi sonucunda davalının «taşıtan» olarak kabulünün yanlış olduğu belirtilmiş ve hatalı olarak davalıya yükletilen ispat külfeti kapsamında davalıya «yemin teklif hakkının» hatırlatılmamış olmasının dahi isabetli olmaması hususları bozma nedeni yapılmıştır.
Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre, taşıma ilişkisinin varlığını «ispat külfetinin» davacı tarafta olduğu dikkate alınarak bozma ilamında sözü edilen delillerin temini suretiyle yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma ilamına yanlış anlam verilmesi sonucu ilamda belirtilen eksiklikler ikmal edilmeden ve başkaca bir araştırma yapılmaksızın davacıya «yemin teklif» hakları hatırlatılmak suretiyle davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru gözükmediğinden kararın bozulması gerekmiştir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklif hakkı · taşıtan · yemin teklifi · yemin · denetime elverişlilik · taşıma sözleşmesi · teslim
Benzer bu karardaDairemiz bozma ilamında özetle, taşınan yükün aynı inşaat alanındaki alt taşeron yetkililerine imza karşılığı «teslim» edildiğine dair davalı savunmasının üzerinde durulmadığı gibi davalı delil listesinde bildirilen delillerin dosyada bulunmaması nedeniyle bilirkişi raporu ve mahkeme kararının Yargıtay «denetimine elverişli» olmadığı açıklanarak, davalı savunması üzerinde yeterince durulmadan ve esasen davacı üzerindeki «ispat külfetinin» de ters çevrilmesi sonucunda davalının «taşıtan» olarak kabulünün yanlış olduğu belirtilmiş ve hatalı olarak davalıya yükletilen ispat külfeti kapsamında davalıya «yemin teklif hakkının» hatırlatılmamış olmasının dahi isabetli olmaması hususları bozma nedeni yapılmıştır.
288. maddeleri gereği «kesin» delillerle ispatlaması gerektiği, «ispat külfetinin» davacıya ait olduğu, davacı vekilinin 17.03.2011 tarihli celsede «yemin teklif» etmeyeceklerini bildirdiği, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre, taşıma ilişkisinin varlığını «ispat külfetinin» davacı tarafta olduğu dikkate alınarak bozma ilamında sözü edilen delillerin temini suretiyle yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma ilamına yanlış anlam verilmesi sonucu ilamda belirtilen eksiklikler ikmal edilmeden ve başkaca bir araştırma yapılmaksızın davacıya «yemin teklif» hakları hatırlatılmak suretiyle davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru gözükmediğinden kararın bozulması gerekmiştir …
Mahkemece, Dairemizce verilen bozmaya uyularak, «taşıma sözleşmesinin» varlığını iddia eden davacının iddiasını TMK.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4303 E. 2011/15963 K.
Ortak:ispat külfeti · ibraz
İncelediğiniz kararda… u sözleşmenin istenildiği, davalı bankanın ise sadece sözleşmenin ilk sayfasını gönderdiği, 28.06.2016 tarihli celsede davalı banka vekiline sözleşmeyi sunması için «kesin süre» verildiği, kesin süreye uyulmaması halinde sonuçlarının hatırlatıldığı, davalı vekilinin tekrar sözleşmenin ilk sayfalarını sunmakla yetindiği, davalının tahsil edilen bedellerin yasal olduğuna ilişkin başkaca delil «ibraz» da etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne 2.356,19 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, «ispat yükü» ters çevrilmek suretiyle, davalı bankanın «genel kredi sözleşmesini» ve tahsil edilen kesintinin yasal olduğuna dair başkaca belge de «ibraz» edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak «ispat külfeti» davacı tarafta olup, davacının bilirkişi deliline dayanması karşısında, banka kayıtları üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılmak suretiyle davacıdan yapılan kesintilerin miktar ve oranının belirlenip, 15.11.2014 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (SAYI: 2006/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2014/6 sayılı Tebliğ’in 4.maddesine göre 2006/1 sayılı Tebliğine göre TCMB'ye bildirilen ve halkın görebileceği şekilde «ilan» edilen oranlar üzerinden «masraf» ve «komisyon» alıp almadığının belirlenmesi suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle ve «eksik incelemeye» dayalı karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… şi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının kabul edildiği ancak bu konuda her hangi bir delilin «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 98.000 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve % 40 «icra inkar tazminatı» alacağı miktarı olan 39.200 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, TTK' nun 72 nci maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» açmış olduğu «istirdat davası» olup, davacı, «çek hamili» olan davalının İcra Hukuk Mahkemesi' ne verdiği dilekçede çeki «ticari satım» nedeniyle aldığını savunduğunu ve bu savunmasını ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş, mahkemece de «ispat külfeti» davalıya yüklenerek satım ilişkisini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «çek» bir ödeme aracı olduğundan işbu davada «ispat külfeti» keşide ettiği çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacıda olup, davalının çekin ne suretle «hamili» olduğunu İcra Hukuk Mahkemesinde açıklamış olması nedeniyle ispat külfeti yer değiştirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · istirdat davası · ticari satım · kambiyo senedi · reeskont faizi · hamil · keşideci · istirdat
Benzer bu karardaDava, TTK' nun 72 nci maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» açmış olduğu «istirdat davası» olup, davacı, «çek hamili» olan davalının İcra Hukuk Mahkemesi' ne verdiği dilekçede çeki «ticari satım» nedeniyle aldığını savunduğunu ve bu savunmasını ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş, mahkemece de «ispat külfeti» davalıya yüklenerek satım ilişkisini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… şi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının kabul edildiği ancak bu konuda her hangi bir delilin «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 98.000 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve % 40 «icra inkar tazminatı» alacağı miktarı olan 39.200 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, «çek» bir ödeme aracı olduğundan işbu davada «ispat külfeti» keşide ettiği çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacıda olup, davalının çekin ne suretle «hamili» olduğunu İcra Hukuk Mahkemesinde açıklamış olması nedeniyle ispat külfeti yer değiştirmez.
Kural olarak, «kambiyo senedine» dayalı olarak hak iddia eden kişinin ayrıca, kambiyo senedinden kaynaklanan alacağının varlığını kanıtlaması gerekmez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11793 E. 2010/11982 K.
Ortak:ispat yükü · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, «ispat yükü» ters çevrilmek suretiyle, davalı bankanın «genel kredi sözleşmesini» ve tahsil edilen kesintinin yasal olduğuna dair başkaca belge de «ibraz» edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «keşide yeri» olmayan senetlerin «yazılı delil başlangıç» niteliğinde bulunduğu , «ispat yükünün» davacıda olduğu ve kanıtlanmayan davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairemizce dava konusu senetlerin «bono» değil «adi senet» hükmünde olduğu, davalı tarafından adi senedi hükümden düşürecek bir senede dayanılmadığı, davalıya «yemin teklif» etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükünün ters çevrilmesi suretiyle davanın reddinin doğru görülmediği gerekçesiyle dava …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:adi senet · keşide yeri · yazılı delil başlangıcı · delil başlangıcı · yemin teklifi · yazılı delil · yemin · bono
Benzer bu karardaMahkemece, «keşide yeri» olmayan senetlerin «yazılı delil başlangıç» niteliğinde bulunduğu , «ispat yükünün» davacıda olduğu ve kanıtlanmayan davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairemizce dava konusu senetlerin «bono» değil «adi senet» hükmünde olduğu, davalı tarafından adi senedi hükümden düşürecek bir senede dayanılmadığı, davalıya «yemin teklif» etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükünün ters çevrilmesi suretiyle davanın reddinin doğru görülmediği gerekçesiyle dava …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12435 E. , 2018/3833 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/06/2016 tarih ve 2015/233-2016/286 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kredi kullandığını, kullandığı krediler nedeniyle müvekkilinden “komisyon” adı altında masraf alındığını, alınan bu masrafın genel işlem şartı niteliğindeki sözleşme maddelerine dayandığını ileri sürerek, 2.356,19 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, masrafın genel kredi sözleşmesi gereği alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalıdan 13.07.2014 tarihli müzekkereyle uyuşmazlığa konu sözleşmenin istenildiği, davalı bankanın ise sadece sözleşmenin ilk sayfasını gönderdiği, 28.06.2016 tarihli celsede davalı banka vekiline sözleşmeyi sunması için kesin süre verildiği, kesin süreye uyulmaması halinde sonuçlarının hatırlatıldığı, davalı vekilinin tekrar sözleşmenin ilk sayfalarını sunmakla yetindiği, davalının tahsil edilen bedellerin yasal olduğuna ilişkin başkaca delil ibraz da etmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne 2.356,19 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında komisyon adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ispat yükü ters çevrilmek suretiyle, davalı bankanın genel kredi sözleşmesini ve tahsil edilen kesintinin yasal olduğuna dair başkaca belge de ibraz edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak ispat külfeti davacı tarafta olup, davacının bilirkişi deliline dayanması karşısında, banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle davacıdan yapılan kesintilerin miktar ve oranının belirlenip, 15.11.2014 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (SAYI: 2006/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2014/6 sayılı Tebliğ’in 4.maddesine göre 2006/1 sayılı Tebliğine göre TCMB'ye bildirilen ve halkın görebileceği şekilde ilan edilen oranlar üzerinden masraf ve komisyon alıp almadığının belirlenmesi suretiyle
sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle ve eksik incelemeye dayalı karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/424894200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz