Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7441 E. 2012/14206 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yemin teklif hakkı↗ taşıtan↗ yemin teklifi↗ ispat külfeti↗ yemin↗ denetime elverişlilik↗ taşıma sözleşmesi↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizce verilen bozmaya uyularak, taşıma sözleşmesinin varlığını iddia eden davacının iddiasını TMK. 6 ve HUMK. 288. maddeleri gereği kesin delillerle ispatlaması gerektiği, ispat külfetinin davacıya ait olduğu, davacı vekilinin 17.03.2011 tarihli celsede yemin teklif etmeyeceklerini bildirdiği, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava yurtiçi taşıma ücretinin tahsiline ilişkindir. Dairemiz bozma ilamında özetle, taşınan yükün aynı inşaat alanındaki alt taşeron yetkililerine imza karşılığı teslim edildiğine dair davalı savunmasının üzerinde durulmadığı gibi davalı delil listesinde bildirilen delillerin dosyada bulunmaması nedeniyle bilirkişi raporu ve mahkeme kararının Yargıtay denetimine elverişli olmadığı açıklanarak, davalı savunması üzerinde yeterince durulmadan ve esasen davacı üzerindeki ispat külfetinin de ters çevrilmesi sonucunda davalının taşıtan olarak kabulünün yanlış olduğu belirtilmiş ve hatalı olarak davalıya yükletilen ispat külfeti kapsamında davalıya yemin teklif hakkının hatırlatılmamış olmasının dahi isabetli olmaması hususları bozma nedeni yapılmıştır.
Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre, taşıma ilişkisinin varlığını ispat külfetinin davacı tarafta olduğu dikkate alınarak bozma ilamında sözü edilen delillerin temini suretiyle yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma ilamına yanlış anlam verilmesi sonucu ilamda belirtilen eksiklikler ikmal edilmeden ve başkaca bir araştırma yapılmaksızın davacıya yemin teklif hakları hatırlatılmak suretiyle davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru gözükmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4303 E. 2011/15963 K.
Ortak:ispat külfeti
İncelediğiniz kararda288. maddeleri gereği «kesin» delillerle ispatlaması gerektiği, «ispat külfetinin» davacıya ait olduğu, davacı vekilinin 17.03.2011 tarihli celsede «yemin teklif» etmeyeceklerini bildirdiği, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemiz bozma ilamında özetle, taşınan yükün aynı inşaat alanındaki alt taşeron yetkililerine imza karşılığı «teslim» edildiğine dair davalı savunmasının üzerinde durulmadığı gibi davalı delil listesinde bildirilen delillerin dosyada bulunmaması nedeniyle bilirkişi raporu ve mahkeme kararının Yargıtay «denetimine elverişli» olmadığı açıklanarak, davalı savunması üzerinde yeterince durulmadan ve esasen davacı üzerindeki «ispat külfetinin» de ters çevrilmesi sonucunda davalının «taşıtan» olarak kabulünün yanlış olduğu belirtilmiş ve hatalı olarak davalıya yükletilen ispat külfeti kapsamında davalıya «yemin teklif hakkının» hatırlatılmamış olmasının dahi isabetli olmaması hususları bozma nedeni yapılmıştır.
Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre, taşıma ilişkisinin varlığını «ispat külfetinin» davacı tarafta olduğu dikkate alınarak bozma ilamında sözü edilen delillerin temini suretiyle yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma ilamına yanlış anlam verilmesi sonucu ilamda belirtilen eksiklikler ikmal edilmeden ve başkaca bir araştırma yapılmaksızın davacıya «yemin teklif» hakları hatırlatılmak suretiyle davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru gözükmediğinden kararın bozulması gerekmiştir …
Benzer bu karardaDava, TTK' nun 72 nci maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» açmış olduğu «istirdat davası» olup, davacı, «çek hamili» olan davalının İcra Hukuk Mahkemesi' ne verdiği dilekçede çeki «ticari satım» nedeniyle aldığını savunduğunu ve bu savunmasını ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş, mahkemece de «ispat külfeti» davalıya yüklenerek satım ilişkisini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «çek» bir ödeme aracı olduğundan işbu davada «ispat külfeti» keşide ettiği çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacıda olup, davalının çekin ne suretle «hamili» olduğunu İcra Hukuk Mahkemesinde açıklamış olması nedeniyle ispat külfeti yer değiştirmez.
Bu nedenle, «ispat külfeti» ters çevrilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · istirdat davası · ticari satım · kambiyo senedi · reeskont faizi · hamil · keşideci · istirdat
Benzer bu karardaDava, TTK' nun 72 nci maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» açmış olduğu «istirdat davası» olup, davacı, «çek hamili» olan davalının İcra Hukuk Mahkemesi' ne verdiği dilekçede çeki «ticari satım» nedeniyle aldığını savunduğunu ve bu savunmasını ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş, mahkemece de «ispat külfeti» davalıya yüklenerek satım ilişkisini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… şi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının kabul edildiği ancak bu konuda her hangi bir delilin «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 98.000 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve % 40 «icra inkar tazminatı» alacağı miktarı olan 39.200 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, «çek» bir ödeme aracı olduğundan işbu davada «ispat külfeti» keşide ettiği çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacıda olup, davalının çekin ne suretle «hamili» olduğunu İcra Hukuk Mahkemesinde açıklamış olması nedeniyle ispat külfeti yer değiştirmez.
Kural olarak, «kambiyo senedine» dayalı olarak hak iddia eden kişinin ayrıca, kambiyo senedinden kaynaklanan alacağının varlığını kanıtlaması gerekmez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7441 E. , 2012/14206 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Sinop Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.03.2011 tarih ve 2010/286-2011/205 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, araçlarına Samsun'dan yüklenen çimento yükünü davalının Sinop'daki yol inşaat sahasında davalı çalışanlarına teslim ettiğini, üstlendiği edimi yerine getirdiği halde davalı taşıtanın taşıma ücretini ödemediğini, davalının bu çimentoları yol inşaatında kullanıp, hak edişleri aldığını, çimentoların faturalarını satıcı Yibitaş A.Ş.'nin davalıya hitaben düzenlediğini, davalının çimento bedellerini satıcıya ödeyerek harcama belgesi olarak muhasebe kayıtlarına geçirdiğini, 200 adet yapılan taşıma nedeniyle düzenlenen 100 fatura bedeli toplamının 22.541.00 TL olduğunu, 16.12.2006 tarihli yazı ekinde gönderilen faturaları davalının 22.02.2006 tarihli cevap ile itiraz ettiğini, davalının bu çimentoları kendisinin almadığını ve nakliye borcu olmadığını savunduğunu, davalının müvekkili şirketin araç plakalarını satıcıya bildirip, çimentoların kendi adına araçlara yükleme yapılmasını satıcıdan istemesi üzerine araçlara yüklenen yükün taşıma bedelini davalının ödemek zorunda olduğunu ileri sürerek, 23.541.00 TL'nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin alt taşeronu Deniz İnşaat ile yaptıkları sözleşmede malzeme ve nakliye bedelinin taşerona ait olduğunun kararlaştırıldığını, taşeron şirketin müvekkilinden sadece malzeme teminine yönelik talep ettiği yardım istemi kapsamında, taşeronun müvekkiline plakalarını ve şoför adlarını bildirdiği araçlara satıcı Yibitaş A.Ş.'den yükleme yapılmasını faks ile isteyen müvekkilinin satıcıya sadece çimento bedeli ödediğini, araçların sahibi olan davacı şirketin nakliye bedelini taşerondan Deniz İnşaattan alamayınca müvekkiline yöneldiğini, davacı ile müvekkili arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, çimentoların müvekkilinin inşaat sahasındaki taşeron yetkililerine imza karşılığı teslim edildiğini, çimento bedelinin müvekkili tarafından taşeronun hakedişinden kesildiğini, davacının nakliye faturalarına müvekkilinin süresinde itiraz ettiğini, sevk irsaliyelerindeki teslim alma imzalarının taşeron yetkililerine ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizce verilen bozmaya uyularak, taşıma sözleşmesinin varlığını iddia eden davacının iddiasını TMK. 6 ve HUMK. 288. maddeleri gereği kesin delillerle ispatlaması gerektiği, ispat külfetinin davacıya ait olduğu, davacı vekilinin 17.03.2011 tarihli celsede yemin teklif etmeyeceklerini bildirdiği, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava yurtiçi taşıma ücretinin tahsiline ilişkindir. Dairemiz bozma ilamında özetle, taşınan yükün aynı inşaat alanındaki alt taşeron yetkililerine imza karşılığı teslim edildiğine dair davalı savunmasının üzerinde durulmadığı gibi davalı delil listesinde bildirilen delillerin dosyada bulunmaması nedeniyle bilirkişi raporu ve mahkeme kararının Yargıtay denetimine elverişli olmadığı açıklanarak, davalı savunması üzerinde yeterince durulmadan ve esasen davacı üzerindeki ispat külfetinin de ters çevrilmesi sonucunda davalının taşıtan olarak kabulünün yanlış olduğu belirtilmiş ve hatalı olarak davalıya yükletilen ispat külfeti kapsamında davalıya yemin teklif hakkının hatırlatılmamış olmasının dahi isabetli olmaması hususları bozma nedeni yapılmıştır.
Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre, taşıma ilişkisinin varlığını ispat külfetinin davacı tarafta olduğu dikkate alınarak bozma ilamında sözü edilen delillerin temini suretiyle yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma ilamına yanlış anlam verilmesi sonucu ilamda belirtilen eksiklikler ikmal edilmeden ve başkaca bir araştırma yapılmaksızın davacıya yemin teklif hakları hatırlatılmak suretiyle davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru gözükmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062603900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz