Ticari Şirket Feshi ve Tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11604 E. 2018/3853 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müdürün azli↗ zorunlu hasım↗ temsil kayyımı↗ menfaat çatışması↗ kayyım tayini↗ azil↗ temsil yetkisi↗ kayyım↗ fesih↗ limited şirket↗ ek tasfiye↗ dava sebebi↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflarca karşılıklı olarak açılmış bulunan dosyalarda, ortakların karşılıklı olarak suç duyurusunda bulunarak, davalar açtıkları, şirketin kurulduğu 2008 yılından davanın açıldığı tarihe kadar ve halen bir ticari faaliyetinin olmadığı, sermayesini kaybetmiş durumda olduğu, ortak çoğunluğunda ticari faaliyete devam iradesi olmadığı, davalı ortağın ortaklıktan çıkartılarak şirketin devamında da bir irade beyan edilmediği, haklı sebebin gerçekleştiği, faaliyeti olmayan şirketin devamında bir yarar olmadığı gerekçesiyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, müdürlükten azil talebi nedeniyle davalı ...'e husumet yöneltildiği kabul edilerek, davalı ... bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Temel Ertemel vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı limited şirketin fesih ve tasfiyesi ile diğer davalının müdürlükten azli talebini içermektedir. Ancak, davacılar ve davalı ...’in davalı şirkette birlikte müdür sıfatını taşıdıkları, tasfiye davasının şirkete yöneltilmesi gerektiği, zorunlu hasım olarak gösterilmesi gereken şirketin davanın tarafı olan ve müdür sıfatı bulunan üç gerçek kişiden ikisinin imzası ile temsil edilebileceği anlaşılmaktadır. Temsil yetkisi bulunan iki ortağın (müdürün) davacı, diğer ortağın (müdürün) ise davalı tarafta yer aldığı işbu davada şirketin temsili konusunda taraflar arasında menfaat çatışması bulunduğu, davalı müdürün azlinin de talep edildiği ve bu talebin reddi ile kararın kesinleştiği de göz önünde bulundurulduğunda işbu davada şirketin temsili bakımından şirkete temsil kayyımı tayini gerekirken bu eksiklik giderilmeden yanılgılı değerlendirme ile yargılamaya devam olunması doğru olmamış kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Pay tespiti | Pay defterine kayıt
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15497 E. 2015/3853 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu kararının iptali · pay devri · davadan feragat · feragat · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafından 15.09.2000 gün ve 46 sayılı «yönetim kurulu kararının iptali» için açmış olduğu «davadan feragat» ettiği ve devamında 20.10.2001 gün ve 47 sayılı yönetim kurulu kararı ile belirlenen pay durumuna göre işlemler yaparak bu durumu benimsediği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı dava yönünden, şirket ortaklarının 20.10.2001 gün 47 sayılı yönetim kurulu kararı ile «pay devrini» kabul ettikleri gerekçesiyle, karşı davanın kısmen kabulü ile 47 sayılı pay devrine ilişkin kararın geçerli olduğunun tesbitine dair verilen karar davacı-karşı dav …
-
Müdürün azli | Kayyım atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6416 E. 2022/386 K.
Ortak:müdürün azli · kayyım tayini · azil · kayyım · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz karardaTemsil yetkisi bulunan iki ortağın (müdürün) davacı, diğer ortağın (müdürün) ise davalı tarafta yer aldığı işbu davada şirketin «temsili» konusunda taraflar arasında «menfaat çatışması» bulunduğu, davalı «müdürün azlinin» de talep edildiği ve bu talebin reddi ile kararın kesinleştiği de göz önünde bulundurulduğunda işbu davada şirketin temsili bakımından şirkete «temsil kayyımı tayini» gerekirken bu eksiklik giderilmeden yanılgılı değerlendirme ile yargılamaya devam olunması doğru olmamış kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
… olduğu, ortak çoğunluğunda ticari faaliyete devam iradesi olmadığı, davalı ortağın ortaklıktan çıkartılarak şirketin devamında da bir irade beyan edilmediği, haklı «sebebin» gerçekleştiği, faaliyeti olmayan şirketin devamında bir yarar olmadığı gerekçesiyle davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine, müdürlükten «azil» talebi nedeniyle davalı ...'e «husumet» yöneltildiği kabul edilerek, davalı ... bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, davalı «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi ile diğer davalının müdürlükten azli talebini içermektedir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisinin müdürlüğüne yönelik «azil» talebinin «hukuki yarar» dava şartı olduğundan dava «şartı yokluğu» nedeniyle HMK 114/h maddesi yollaması ile 115/2 maddesi uyarınca «usulden reddine», davacının davalı ... aleyhine açtığı «müdür azli» davasının bu davalının müdürlük yetkisi bulunmadığından davalı aktif «sıfat yokluğu» nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdür azli davası ile davalılar aleyhine açtığı şirkete «kayyım tayin» edilmesi davasının talebe ilişkin haklı nedenin ispatlanamaması nedeniyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'da sermaye şirketlerine «kayyım tayini» için sayılan «organsız kalma», yöneticinin özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihmal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi gibi sebeplerin davalı şirket yönünden gerçekleşmediği, davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine beyanların düzenli olarak verildiği, mali tablolarının düzenlendiği, yatırım faaliyetlerine devam edildiği ve şirketin idare edilemez durumda olmadığı, davalı ...'ın müdür sıfatının bulunmadığı, davacının kendisi yönünden müdürlükten «azil» talebinde «hukuki yararının» bulunmadığı, bu nedenle dava şartının sağlanamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının kendisi yönünden müdürlükten azil talebi ile ilgi davanın "dava açmakta hukuki yararının bulunmaması" nedeniyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/h maddesi delaletiyle 115/2 maddesi gereğince «usulden reddine», davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davasının pasif «sıfat yokluğu» nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davası ile davacının davalılar aleyhine açtığı şirkete kayyım tayin edilmesi davas …
1-Dava, «limited şirket müdürlerinin azli» ve şirkete «kayyım atanması» talebine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organsız kalma · istinafa cevap dilekçesi · bağlılık yükümü · limited şirket müdürü · organsızlık · sıfat yokluğu · kayyım atanması · şirket müdürü
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'da sermaye şirketlerine «kayyım tayini» için sayılan «organsız kalma», yöneticinin özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihmal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi gibi sebeplerin davalı şirket yönünden gerçekleşmediği, davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine beyanların düzenli olarak verildiği, mali tablolarının düzenlendiği, yatırım faaliyetlerine devam edildiği ve şirketin idare edilemez durumda olmadığı, davalı ...'ın müdür sıfatının bulunmadığı, davacının kendisi yönünden müdürlükten «azil» talebinde «hukuki yararının» bulunmadığı, bu nedenle dava şartının sağlanamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının kendisi yönünden müdürlükten azil talebi ile ilgi davanın "dava açmakta hukuki yararının bulunmaması" nedeniyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/h maddesi delaletiyle 115/2 maddesi gereğince «usulden reddine», davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davasının pasif «sıfat yokluğu» nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davası ile davacının davalılar aleyhine açtığı şirkete kayyım tayin edilmesi davas …
1-Dava, «limited şirket müdürlerinin azli» ve şirkete «kayyım atanması» talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisinin müdürlüğüne yönelik «azil» talebinin «hukuki yarar» dava şartı olduğundan dava «şartı yokluğu» nedeniyle HMK 114/h maddesi yollaması ile 115/2 maddesi uyarınca «usulden reddine», davacının davalı ... aleyhine açtığı «müdür azli» davasının bu davalının müdürlük yetkisi bulunmadığından davalı aktif «sıfat yokluğu» nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdür azli davası ile davalılar aleyhine açtığı şirkete «kayyım tayin» edilmesi davasının talebe ilişkin haklı nedenin ispatlanamaması nedeniyle esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan davalı ... ve ... vekillerinin «istinafa cevap dilekçelerinde» ve bölge adliye mahkemesince alınan bilirkişi raporunda yapılan tespite göre, davalı şirkete, genel kurul toplantısı yapılması için gerekli işlemleri yürütmek amacı ile kayyum atandığı, atanan kayyumun bahsekonu genel kurulu sağladığı ve şirkete yeni bir müdür tayin edildiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/660 E. 2020/4192 K.
Ortak:azil
İncelediğiniz kararda… olduğu, ortak çoğunluğunda ticari faaliyete devam iradesi olmadığı, davalı ortağın ortaklıktan çıkartılarak şirketin devamında da bir irade beyan edilmediği, haklı «sebebin» gerçekleştiği, faaliyeti olmayan şirketin devamında bir yarar olmadığı gerekçesiyle davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine, müdürlükten «azil» talebi nedeniyle davalı ...'e «husumet» yöneltildiği kabul edilerek, davalı ... bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin müdürlükten «azil» dışında kalan tüm taleplerinden «feragat» ettiklerini beyan ettiği, davalı ...'ın vefat etmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın reddine ve karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · feragat · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaBu durumda, davacının bu talebi yönünden dava tarihindeki haklılık durumuna göre «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmaksızın karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin müdürlükten «azil» dışında kalan tüm taleplerinden «feragat» ettiklerini beyan ettiği, davalı ...'ın vefat etmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın reddine ve karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Mahkemece, davacının, davalının müdürlükten azli talebi yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11604 E. , 2018/3853 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2015 tarih ve 2014/333-2015/877 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ... ve ... ile davalı ...'in davalı şirketin ortak ve müdürleri olduğunu, davalı ...'in aynı zamanda dava dışı .... Havacılık Taşımacılık Ticaret Limited Şirketinin eski imza yetkilisi ve çalışanı bulunduğunu, davalı limited şirketin de dava dışı işbu şirketin %49 oranında ortağı olduğunu, ...'in .... ...'yi suç niteliğinde fiillerle zarara uğrattığını, hem ... ile ortaklığa devamın maddi manevi ve hukuki açıdan mümkün olmadığını hem de davalı şirketin .... ... hissesini devretmesi nedeniyle asli ve münhasır amacı olan bu şirkete iştirak etme amacının ortadan kalktığını ileri sürerek davalı şirketin fesih ve tasfiyesini, davalı ...’in müdürlükten azlini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Davalı ... vekili, davacıların kusurlu eylemleri ile şirketin zarar ettiğini, şirket feshini gerektirecek sebeplerin oluşmadığını, davacılar aleyhine açılan hukuk ve ceza davalarının bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak davanın reddi istenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflarca karşılıklı olarak açılmış bulunan dosyalarda, ortakların karşılıklı olarak suç duyurusunda bulunarak, davalar açtıkları, şirketin kurulduğu 2008 yılından davanın açıldığı tarihe kadar ve halen bir ticari faaliyetinin olmadığı, sermayesini kaybetmiş durumda olduğu, ortak çoğunluğunda ticari faaliyete devam iradesi olmadığı, davalı ortağın ortaklıktan çıkartılarak şirketin devamında da bir irade beyan edilmediği, haklı sebebin gerçekleştiği, faaliyeti olmayan şirketin devamında bir yarar olmadığı gerekçesiyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, müdürlükten azil talebi nedeniyle davalı ...'e husumet yöneltildiği kabul edilerek, davalı ...
bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Temel Ertemel vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı limited şirketin fesih ve tasfiyesi ile diğer davalının müdürlükten azli talebini içermektedir. Ancak, davacılar ve davalı ...’in davalı şirkette birlikte müdür sıfatını taşıdıkları, tasfiye davasının şirkete yöneltilmesi gerektiği, zorunlu hasım olarak gösterilmesi gereken şirketin davanın tarafı olan ve müdür sıfatı bulunan üç gerçek kişiden ikisinin imzası ile temsil edilebileceği anlaşılmaktadır. Temsil yetkisi bulunan iki ortağın (müdürün) davacı, diğer ortağın (müdürün) ise davalı tarafta yer aldığı işbu davada şirketin temsili konusunda taraflar arasında menfaat çatışması bulunduğu, davalı müdürün azlinin de talep edildiği ve bu talebin reddi ile kararın kesinleştiği de göz önünde bulundurulduğunda işbu davada şirketin temsili bakımından şirkete temsil kayyımı tayini gerekirken bu eksiklik giderilmeden yanılgılı değerlendirme ile yargılamaya devam olunması doğru olmamış kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/424862200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz