Pay tespiti | Pay defterine kayıt
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/15497 E. 2015/3853 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu kararının iptali↗ pay devri↗ davadan feragat↗ feragat↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı tarafından 15.09.2000 gün ve 46 sayılı yönetim kurulu kararının iptali için açmış olduğu davadan feragat ettiği ve devamında 20.10.2001 gün ve 47 sayılı yönetim kurulu kararı ile belirlenen pay durumuna göre işlemler yaparak bu durumu benimsediği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı dava yönünden, şirket ortaklarının 20.10.2001 gün 47 sayılı yönetim kurulu kararı ile pay devrini kabul ettikleri gerekçesiyle, karşı davanın kısmen kabulü ile 47 sayılı pay devrine ilişkin kararın geçerli olduğunun tesbitine dair verilen karar davacı-karşı davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04/02/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Bir kısım davalılar-karşı davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4243 E. 2013/7190 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet sözleşmesi · i̇i̇k 257 · kefalet · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi
Benzer bu kararda6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenen «kredi sözleşmesine» «kefil» olanlara yönelik olarak talep edilen «ihtiyati haciz» istemi yönünden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun «kefalet sözleşmesine» ilişkin 581. ve devamındaki maddelerde belirlenen şartlar değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, İİK'nın «257». ve devamındaki maddelerde yer alan şartların mevcut bulunmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» isteğinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8245 E. 2015/1569 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Asıl ve birleşen dava, «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi, «marka hakkına tecavüz» sebebiyle maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalıların kullanımı daha eski tarihli olduğu için somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'ya aykırı bir durum bulunmadığı ve davalıların kullanımının davacının «marka hakkına tecavüz» ve marka hakkını ihlal etmediği, davalıların kullanımının daha eski tarihli olması nedeni ile somut uyuşmazlıkta dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı eski TTK 56.
Maddesi ve devamında yer alan «haksız rekabet» hükümlerine aykırı bir durumun da bulunmadığı gerekçesi ile asıl dava ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
… n ayrı davalara konu edilebileceği gözetilerek, asıl ve birleşen davada reddedilen her bir talep için asıl davada davalılar, birleşen davada davalı lehine ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken asıl davada davalılar, birleşen davada ise davalı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, asıl ve birleşen davada verile …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/15497 E. , 2015/3853 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/02/2012 gün ve 2010/266-2012/53 sayılı kararı bozan Daire’nin 04/02/2014 gün ve 2012/10125-2014/1920 sayılı kararı aleyhinde bir kısım davalılar-karşı davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortağı muris ... eşi olduğunu, davalı şirketin 15.09.2000 gün ve 46 sayılı yönetim kurulu kararı ile murisin bir kısım hisselerinin diğer ortaklara devrinin kararlaştırıldığını, bir süre sonra murisin vefat ettiğini, anılan yönetim kurulu kararı altındaki murisin imzasının sahte olduğunun mahkeme kararı ile belirlendiğini, buna göre müvekkiline veraset ilamı gereği %5,03 oranında pay daha verilmesi gerektiğini ileri sürerek, payın tesbiti ile pay defterine tescilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... davaya cevap vermemiş, diğer davalılar vekili, asıl davanın reddini talep etmiş, karşı dava olarak, murisin vefatı tarihinde şirket hissedarlarının eşit olarak paydaş olduklarının tesbiti ile 20.10.2001 gün ve 47 sayılı yönetim kurulu kararı ile belirlenen pay durumunun geçerli olduğunun tesbiti ile muarazanın giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından 15.09.2000 gün ve 46 sayılı yönetim kurulu kararının iptali için açmış olduğu davadan feragat ettiği ve devamında 20.10.2001 gün ve 47 sayılı yönetim kurulu kararı ile belirlenen pay durumuna göre işlemler yaparak bu durumu benimsediği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı dava yönünden, şirket ortaklarının 20.10.2001 gün 47 sayılı yönetim kurulu kararı ile pay devrini kabul ettikleri gerekçesiyle, karşı davanın kısmen kabulü ile 47 sayılı pay devrine ilişkin kararın geçerli olduğunun tesbitine dair verilen karar davacı-karşı davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04/02/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Bir kısım davalılar-karşı davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen bir kısım davalılar-karşı davacılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 19.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169902700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz