Hisse devrinden doğan alacakta beş yıllık zamanaşımı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5860 E. 2024/105 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Anonim şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemleri beş yıllık zamanaşımına tabidir; süre devir sözleşmesinin yapıldığı tarihten işlemeye başlar ve bu süre dolduktan sonra açılan dava zamanaşımı nedeniyle reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Anonim şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak isteminin tabi olduğu zamanaşımı süresi → ret
İddia: Davacılar, uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesiyle ilgisi bulunmadığını, devredilen hamiline yazılı payların bedelinin ödenmemesinden kaynaklandığını, senede bağlanmamış payların devrinin alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, bu nedenle davanın beş değil on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, ayrıca alacak belirsiz olduğundan muaccel sayılamayacağını ve zamanaşımının kesildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacakların dava konusu edilmesi beş yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı süresi hisse devir sözleşmesinin yapıldığı tarihten işlemeye başlamış ve dava tarihinden önce dolmuş olduğundan, yasal zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davanın reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Hisse devir sözleşmesinden doğan alacakların beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu yönündeki kabul Yargıtay'ca onanarak benimsenmiştir; ancak karar oy çokluğuyla verilmiş olup karşı oyda, ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmayan uyuşmazlıkta on yıllık sürenin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- Anonim şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemleri beş yıllık zamanaşımına tabidir; süre devir sözleşmesinin yapıldığı tarihten işlemeye başlar.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devir sözleşmesi↗ zamanaşımı↗ beş yıllık zamanaşımı↗ anonim şirket payı↗ karşı oy↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4406 E. 2024/5864 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıl · Alacak
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki «hisse devir sözleşmesinin» 05.02.2014 tarihinde yapıldığı, hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan «alacakların davaya» konu edilmesinin beş yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, zamanaşımı süresinin 05.02.2019 tarihinde dolduğu, davacının bu süreden sonra 04.10.2019 tarihinde yasal zamanaşımı süresi dolduktan sonra işbu davayı …
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; «pay devri» işleminin basit bir devirden «ziyade» şirketler hukuku eksenine girdiği durumlarda, devre ilişkin uyuşmazlıklarda «zamanaşımı» süresinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 147 nci maddesi uyarınca 5 yıl olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusunun «ortaklık sözleşmesi» ile bir ilgisinin olmadığını, uyuşmazlığın devredilen «hamiline» yazılı «anonim şirket» paylarının ve gerçek bedellerinin ödenmemesinden kaynaklandığını, hisse devir işlemini menkul alım «satım sözleşmesinden» çıkararak ortaklık sözleşmesine dayandırmanın mümkün olmadığını, davanın 5 yıllık değil 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğunu, hisselerin gerçek değerinin ancak tüm kayıtlar toplandıktan sonra yaptırılacak «bilirkişi incelemesi» ile tespit edilebileceğini, bu nedenle belirsiz olan alacağın «muaccel» olduğundan söz edilemeyeceğinden zamanaşımı süresinin işlemesinin de mümkün olmadığını, zamanaşımının kesildiğini, senede bağlanmamış «çıplak pay» hamiline ve nama yazılı payların devrinin «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğunu, tarafların arasında düzenlenen belgenin de alacağın temliki belgesi niteliğinde olduğunu, bu nedenle davanın 10 yıllık zamanaşımına tabi …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 147 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca «hisse devir sözleşmesinden» kaynaklanan alacaklar için «zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğu, somut olayda davaya konu payların nama yazılı olup dava dışı şirketin «yönetim kurulu» kararı ile devrin gerçekleştiği, bu yönüyle yapılan devrin şirketçe bilindiği ve kabul edildiği, bu devirden ... alacak taleplerinin 26.04.2013 tarihinden itibaren …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ilişkinin sözleşmeden kaynakladığını, sözleşmeden ... alacaklarda «zamanaşımı» süresinin on yıl olduğunu, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığını, yerel Mahkemece şirket «yönetim kurulu» kararı ile devrin gerçekleştiği, devrin şirketçe bilindiği ve kabul edildiği, bu nedenle alacak talebinin 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davanın şirkete yöneltilmediğini, davanın «hisse devir sözleşmesine» dayalı olduğunu, davalının hisse devir sözleşmesinden ... borcunu «ifa» etmediğini, hisse bedelini müvekkile ödemediğini, eldeki davada esasa girilmesi gerekirken davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesinin doğru olmadığın …
… ından hisse devir bedelinin tahsil edilmediği gerekçesiyle dava açılmış ise de bu husus taraflarınca kabul edilmemekle birlikte hisse devir bedeline ilişkin talebin «zamanaşımına» uğradığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 147 nci maddesinde ortaklar arasındaki alacaklar için 5 yıllık zamanaşımı süresi öngörüldüğünü, «pay devrinin» 26.04.2013 tarihinde gerçekleştiğini, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devri · ticari faiz · ifa · anonim şirket · kâr payı · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaA.Ş. isimli şirketin 2003 yılında kurulduğunu, kuruluş ortaklarının arasında davalı ve davacının olduğunu, 26.04.2013 tarihinde davalı ve müvekkilinin arasında «pay devri» sözleşmesi yapılması hususunda anlaşıldığını, müvekkili tarafından sermayesi ödenmiş 381.900,00 TL değerinde, 7.638 adet nama yazılı payın davalıya devredildiğini, ancak pay bedelinin davacıya ödenmediğini iddia ederek müvekkilinin 7.638 adet «payının» karşılığı 381.900,00 TL'nin hisse devir tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ilişkinin sözleşmeden kaynakladığını, sözleşmeden ... alacaklarda «zamanaşımı» süresinin on yıl olduğunu, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığını, yerel Mahkemece şirket «yönetim kurulu» kararı ile devrin gerçekleştiği, devrin şirketçe bilindiği ve kabul edildiği, bu nedenle alacak talebinin 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davanın şirkete yöneltilmediğini, davanın «hisse devir sözleşmesine» dayalı olduğunu, davalının hisse devir sözleşmesinden ... borcunu «ifa» etmediğini, hisse bedelini müvekkile ödemediğini, eldeki davada esasa girilmesi gerekirken davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesinin doğru olmadığın …
… ından hisse devir bedelinin tahsil edilmediği gerekçesiyle dava açılmış ise de bu husus taraflarınca kabul edilmemekle birlikte hisse devir bedeline ilişkin talebin «zamanaşımına» uğradığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 147 nci maddesinde ortaklar arasındaki alacaklar için 5 yıllık zamanaşımı süresi öngörüldüğünü, «pay devrinin» 26.04.2013 tarihinde gerçekleştiğini, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 147 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca «hisse devir sözleşmesinden» kaynaklanan alacaklar için «zamanaşımı» süresinin 5 yıl olduğu, somut olayda davaya konu payların nama yazılı olup dava dışı şirketin «yönetim kurulu» kararı ile devrin gerçekleştiği, bu yönüyle yapılan devrin şirketçe bilindiği ve kabul edildiği, bu devirden ... alacak taleplerinin 26.04.2013 tarihinden itibaren …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6059 E. 2023/1396 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıl
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki «hisse devir sözleşmesinin» 05.02.2014 tarihinde yapıldığı, hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan «alacakların davaya» konu edilmesinin beş yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, zamanaşımı süresinin 05.02.2019 tarihinde dolduğu, davacının bu süreden sonra 04.10.2019 tarihinde yasal zamanaşımı süresi dolduktan sonra işbu davayı …
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; «pay devri» işleminin basit bir devirden «ziyade» şirketler hukuku eksenine girdiği durumlarda, devre ilişkin uyuşmazlıklarda «zamanaşımı» süresinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 147 nci maddesi uyarınca 5 yıl olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusunun «ortaklık sözleşmesi» ile bir ilgisinin olmadığını, uyuşmazlığın devredilen «hamiline» yazılı «anonim şirket» paylarının ve gerçek bedellerinin ödenmemesinden kaynaklandığını, hisse devir işlemini menkul alım «satım sözleşmesinden» çıkararak ortaklık sözleşmesine dayandırmanın mümkün olmadığını, davanın 5 yıllık değil 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğunu, hisselerin gerçek değerinin ancak tüm kayıtlar toplandıktan sonra yaptırılacak «bilirkişi incelemesi» ile tespit edilebileceğini, bu nedenle belirsiz olan alacağın «muaccel» olduğundan söz edilemeyeceğinden zamanaşımı süresinin işlemesinin de mümkün olmadığını, zamanaşımının kesildiğini, senede bağlanmamış «çıplak pay» hamiline ve nama yazılı payların devrinin «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğunu, tarafların arasında düzenlenen belgenin de alacağın temliki belgesi niteliğinde olduğunu, bu nedenle davanın 10 yıllık zamanaşımına tabi …
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, «anonim şirket» «hisse devir sözleşmesinden» kaynaklanan bir alacağın bulunmadığını, alacak bulunsa dahi «zamanaşımına» uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında bağıtlanan ve «imzası inkar» edilmeyen 05.07.2006 tarihli şirket «hisse devri sözleşme» konusunun davacı ...'in Tek Yem Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ndeki 25 adet hissesini, davalı ...'na 200.000,00 USD bedel karşılığı satması işlemine ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 147/4 maddesi göre bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, «temsilcileri», denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık «zamanaşamı» süresine tabi olduğu, takipte ve davada davalı yanın usulüne uygun şekilde zamanaşımı definde bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusunun satış işlemine ilişkin olduğunu, ortaklıktan kaynaklı bir alacak olmadığını bu nedenle 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin somut olayda uygulanamayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devri sözleşmesi · imza inkarı · ortaklık sözleşmesi · ilamsız icra takibi · sözleşmeden doğan dava · hisse devri · kötü niyet tazminatı · anonim şirket
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında bağıtlanan ve «imzası inkar» edilmeyen 05.07.2006 tarihli şirket «hisse devri sözleşme» konusunun davacı ...'in Tek Yem Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ndeki 25 adet hissesini, davalı ...'na 200.000,00 USD bedel karşılığı satması işlemine ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 147/4 maddesi göre bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, «temsilcileri», denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık «zamanaşamı» süresine tabi olduğu, takipte ve davada davalı yanın usulüne uygun şekilde zamanaşımı definde bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen 25.07.2006 tarihli «anonim şirket» «hisse devri sözleşmesi» ile müvekkilinin Tekyem Gıda San. ve Tic.
… rıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 818 sayılı Borçlar Kanunu 126/4 ve 6098 sayılı Kanun'un 147/4 maddelerinin benzer bir düzenleme içerdiği, bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki bir ortağın müdürleri, «temsilcileri», denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların beş yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, davacı yanın taraflar arasındaki sözleşmeye dayanarak ödenmeyen sözleşme bedelinin tahsilini istediği ancak takibin haksız olmasına rağmen kö …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen 25.07.2006 tarihli «anonim şirket» «hisse devir sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Tapu iptali ve tesciline karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10848 E. 2018/3671 K.
Ortak:hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı 5 yıl
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki «hisse devir sözleşmesinin» 05.02.2014 tarihinde yapıldığı, hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan «alacakların davaya» konu edilmesinin beş yıllık «zamanaşımına» tabi olduğu, zamanaşımı süresinin 05.02.2019 tarihinde dolduğu, davacının bu süreden sonra 04.10.2019 tarihinde yasal zamanaşımı süresi dolduktan sonra işbu davayı …
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; «pay devri» işleminin basit bir devirden «ziyade» şirketler hukuku eksenine girdiği durumlarda, devre ilişkin uyuşmazlıklarda «zamanaşımı» süresinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 147 nci maddesi uyarınca 5 yıl olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusunun «ortaklık sözleşmesi» ile bir ilgisinin olmadığını, uyuşmazlığın devredilen «hamiline» yazılı «anonim şirket» paylarının ve gerçek bedellerinin ödenmemesinden kaynaklandığını, hisse devir işlemini menkul alım «satım sözleşmesinden» çıkararak ortaklık sözleşmesine dayandırmanın mümkün olmadığını, davanın 5 yıllık değil 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğunu, hisselerin gerçek değerinin ancak tüm kayıtlar toplandıktan sonra yaptırılacak «bilirkişi incelemesi» ile tespit edilebileceğini, bu nedenle belirsiz olan alacağın «muaccel» olduğundan söz edilemeyeceğinden zamanaşımı süresinin işlemesinin de mümkün olmadığını, zamanaşımının kesildiğini, senede bağlanmamış «çıplak pay» hamiline ve nama yazılı payların devrinin «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğunu, tarafların arasında düzenlenen belgenin de alacağın temliki belgesi niteliğinde olduğunu, bu nedenle davanın 10 yıllık zamanaşımına tabi …
Benzer bu karardaKARŞI OY Dava, «anonim şirket» «hisse devir sözleşmesinde» kararlaştırılan edimlerin ifası istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 147/4. maddesinde "bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki, bir ortaklığın müdürleri, «temsilcileri», denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık «zamanaşımına»" tabi olduğu, Yasa'nın 146. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
Bu halde «zamanaşımı» süresinin taraflar arasındaki hukuksal ilişkiye göre tayini gerekmektedir. (Ahmet M.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · sözleşmeden doğan dava · anonim şirket · temsil
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 147/4. maddesinde "bir ortaklıkta, «ortaklık sözleşmesinden doğan» ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki, bir ortaklığın müdürleri, «temsilcileri», denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacakların 5 yıllık «zamanaşımına»" tabi olduğu, Yasa'nın 146. maddesinde de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu" düzenlenmiştir.
KARŞI OY Dava, «anonim şirket» «hisse devir sözleşmesinde» kararlaştırılan edimlerin ifası istemine ilişkindir.
TBK 147/4. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle taraflar arasında bir «ortaklık sözleşmesinin» bulunması ve uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanması gerekmektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın «ortaklık sözleşmesinden» kaynaklanmadığı ahvalde hükmün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14928 E. 2011/4046 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:feragat
Benzer bu karardaMahkemece, maddi ve manevi tazminat isteminin davacı ... bakımından «feragat» nedeniyle, diğer davalılar bakımından BK' nun 147/2 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 06.04.2010 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5860 E. , 2024/105 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/450 Esas, 2022/853 Karar
DAVACILAR 1....
2.... vekilleri Avukat ...
MÜTEVEFFA ...
DAVALILAR 1....
2.... vekilleri Avukat ...
İHBAR OLUNANLAR 1. Kıraç Holding A.Ş.
2.....
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/314 E., 2020/710 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.01.2024 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı ... mirasçısı ... vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ... ve Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri tarafından 05.02.2014 tarihinde davalıya devredilmiş olan ancak tarafların aralarında anlaştıkları hisse devir bedelinin davalı tarafından halen ödenmemiş olması nedeniyle müvekkillerinin Temel Tic. ve Yatırım A.Ş'nin %0,5'ine tekabül eden hisselerinin hüküm kurulmasına en yakın tarih itibariyle gerçek değerinin Temel Yatırım A.Ş'nin ve bu şirketin iştiraklerinin ve hissedarı olduğu başka şirketlerdeki defterlerinin ve borsaya kayıtlı olanlarının hisse senetlerinin üzerinde konusunda uzman bilirkişiler vasıtasıyla değerinin belirlenerek hisse senedi satışından doğan alacakları nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 200.000,00 -USD'nin 05.02.2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; pay devri işleminin basit bir devirden ziyade şirketler hukuku eksenine girdiği durumlarda, devre ilişkin uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 147 nci maddesi uyarınca 5 yıl olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin 05.02.2014 tarihinde yapıldığı, hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacakların davaya konu edilmesinin beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımı süresinin 05.02.2019 tarihinde dolduğu, davacının bu süreden sonra 04.10.2019 tarihinde yasal zamanaşımı süresi dolduktan sonra işbu davayı açtığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusunun ortaklık sözleşmesi ile bir ilgisinin olmadığını, uyuşmazlığın devredilen hamiline yazılı anonim şirket paylarının ve gerçek bedellerinin ödenmemesinden kaynaklandığını, hisse devir işlemini menkul alım satım sözleşmesinden çıkararak ortaklık sözleşmesine dayandırmanın mümkün olmadığını, davanın 5 yıllık değil 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, hisselerin gerçek değerinin ancak tüm kayıtlar toplandıktan sonra yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini, bu nedenle belirsiz olan alacağın muaccel olduğundan söz edilemeyeceğinden zamanaşımı süresinin işlemesinin de mümkün olmadığını, zamanaşımının kesildiğini, senede bağlanmamış çıplak pay hamiline ve nama yazılı payların devrinin alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, tarafların arasında düzenlenen belgenin de alacağın temliki belgesi niteliğinde olduğunu, bu nedenle davanın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, dava dışı anonim şirket hisse devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun 147 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak, davalılara verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞIOY
Dava, dava dışı Anonim şirkette davacılara ait payın davalı murisine devri nedeniyle ödenmeyen devir bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, uyuşmazlıkta 6098 sayılı Kanun 147/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının gerektiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş,
Davacılar vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş,
Davacılar vekilinin temyiz istemi yazılı gerekçe ile sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda red edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.
Sayın çoğunluğun, uyuşmazlığın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğuna ilişkin görüşüne katılmıyorum.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Kanun 147/4. (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı Kanun) 126/4) maddesinde "Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki, bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar"ın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu düzenlenmiştir.
Bu hükmün uyuşmazlıkta uygulanabilmesi için öncelikle taraflar arasında bir ortaklık sözleşmesinin bulunması, uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmadığı ahvalde hükmün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda zamanaşımı süresinin taraflar arasındaki hukuksal ilişkiye göre tayini gerekecektir. ([…] Kılıçoğlu-Borçlar Hukuku - Genel Hükümler Sh. 1094).
Somut uyuşmazlıkta, dava dışı Anonim şirketteki davacılara ait payın 05.02.2014 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalılar murisine devredildiği, devir bedelinin ödenmediği iddiası ile davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar, davadışı Anonim şirkette paydaş olmakla birlikte, ortaklar arasındaki pay devrinin esas sözleşmede düzenlenip düzenlenmediği dosya içeriğinde anlaşılmamaktadır.
Ortaklar arasındaki pay devrinin esas sözleşmede düzenlenmiş olması durumunda 6098 sayılı Kanun 147/4. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden uyuşmazlıkta 5 yıllık zamanaşımının uygulanması mümkün olmayıp, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği itibari ile dava 6098 sayılı Kanun 146. (818 sayılı Kanun 125) maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı suresine tabidir (Yargıtay 11. H.D. 2007/3311 E. 2008/5022 K. sayı 15.04.2008 tarihli karar ile yine 2018/10988 E. 2010/1653 K. sayı ve 15.02.2010 tarihli karar).
Bu halde, dava dışı şirket esas sözleşmesinin incelenerek sözleşmede ortaklar arasında pay devrine ilişkin bir hüküm bulunup bulunmadığının tespiti, bu şekilde bir hükmün sözleşmede varlığı halinde davada 6098 sayılı Kanun 147/4 maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin uygulanacağı, aksi halde uyuşmazlığın 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunun kabulü gerekmektedir.
İlk Derece Mahkemesince şirket ana sözleşmesinin bu yönde incelenmeksizin uyuşmazlıkta 6098 sayılı Kanun 147/4 maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin uygulanarak davanın reddine karar verilmesi, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf kanun yolu başvurusunun da esastan reddedilmesi doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle davacıların temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046945600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz