6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hisse devrinden doğan alacakta beş yıllık zamanaşımı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5860 E. 2024/105 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Anonim şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemleri beş yıllık zamanaşımına tabidir; süre devir sözleşmesinin yapıldığı tarihten işlemeye başlar ve bu süre dolduktan sonra açılan dava zamanaşımı nedeniyle reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Anonim şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak isteminin tabi olduğu zamanaşımı süresi → ret

İddia: Davacılar, uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesiyle ilgisi bulunmadığını, devredilen hamiline yazılı payların bedelinin ödenmemesinden kaynaklandığını, senede bağlanmamış payların devrinin alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, bu nedenle davanın beş değil on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, ayrıca alacak belirsiz olduğundan muaccel sayılamayacağını ve zamanaşımının kesildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacakların dava konusu edilmesi beş yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı süresi hisse devir sözleşmesinin yapıldığı tarihten işlemeye başlamış ve dava tarihinden önce dolmuş olduğundan, yasal zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davanın reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Hisse devir sözleşmesinden doğan alacakların beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu yönündeki kabul Yargıtay'ca onanarak benimsenmiştir; ancak karar oy çokluğuyla verilmiş olup karşı oyda, ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmayan uyuşmazlıkta on yıllık sürenin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
Anonim şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemleri beş yıllık zamanaşımına tabidir; süre devir sözleşmesinin yapıldığı tarihten işlemeye başlar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devir sözleşmesi zamanaşımı beş yıllık zamanaşımı anonim şirket payı karşı oy

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 147

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4406 E. 2024/5864 K.

    Ortak: · zamanaşımı 5 yıl · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak | İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6059 E. 2023/1396 K.

    Ortak: · zamanaşımı 5 yıl

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tapu iptali ve tesciline karar verilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10848 E. 2018/3671 K.

    Ortak: · zamanaşımı 5 yıl

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Maddi Ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14928 E. 2011/4046 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5860 E.  ,  2024/105 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/450 Esas, 2022/853 Karar

DAVACILAR 1....

2.... vekilleri Avukat ...

MÜTEVEFFA ...

DAVALILAR 1....

2.... vekilleri Avukat ...

İHBAR OLUNANLAR 1. Kıraç Holding A.Ş.

2.....

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2019/314 E., 2020/710 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.01.2024 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı ... mirasçısı ... vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ... ve Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri tarafından 05.02.2014 tarihinde davalıya devredilmiş olan ancak tarafların aralarında anlaştıkları hisse devir bedelinin davalı tarafından halen ödenmemiş olması nedeniyle müvekkillerinin Temel Tic. ve Yatırım A.Ş'nin %0,5'ine tekabül eden hisselerinin hüküm kurulmasına en yakın tarih itibariyle gerçek değerinin Temel Yatırım A.Ş'nin ve bu şirketin iştiraklerinin ve hissedarı olduğu başka şirketlerdeki defterlerinin ve borsaya kayıtlı olanlarının hisse senetlerinin üzerinde konusunda uzman bilirkişiler vasıtasıyla değerinin belirlenerek hisse senedi satışından doğan alacakları nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 200.000,00 -USD'nin 05.02.2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; pay devri işleminin basit bir devirden ziyade şirketler hukuku eksenine girdiği durumlarda, devre ilişkin uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 147 nci maddesi uyarınca 5 yıl olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin 05.02.2014 tarihinde yapıldığı, hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacakların davaya konu edilmesinin beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımı süresinin 05.02.2019 tarihinde dolduğu, davacının bu süreden sonra 04.10.2019 tarihinde yasal zamanaşımı süresi dolduktan sonra işbu davayı açtığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusunun ortaklık sözleşmesi ile bir ilgisinin olmadığını, uyuşmazlığın devredilen hamiline yazılı anonim şirket paylarının ve gerçek bedellerinin ödenmemesinden kaynaklandığını, hisse devir işlemini menkul alım satım sözleşmesinden çıkararak ortaklık sözleşmesine dayandırmanın mümkün olmadığını, davanın 5 yıllık değil 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, hisselerin gerçek değerinin ancak tüm kayıtlar toplandıktan sonra yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini, bu nedenle belirsiz olan alacağın muaccel olduğundan söz edilemeyeceğinden zamanaşımı süresinin işlemesinin de mümkün olmadığını, zamanaşımının kesildiğini, senede bağlanmamış çıplak pay hamiline ve nama yazılı payların devrinin alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, tarafların arasında düzenlenen belgenin de alacağın temliki belgesi niteliğinde olduğunu, bu nedenle davanın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, dava dışı anonim şirket hisse devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6098 sayılı Kanun 147 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak, davalılara verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.01.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞIOY

Dava, dava dışı Anonim şirkette davacılara ait payın davalı murisine devri nedeniyle ödenmeyen devir bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, uyuşmazlıkta 6098 sayılı Kanun 147/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının gerektiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş,

Davacılar vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş,

Davacılar vekilinin temyiz istemi yazılı gerekçe ile sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda red edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.

Sayın çoğunluğun, uyuşmazlığın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğuna ilişkin görüşüne katılmıyorum.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Kanun 147/4. (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı Kanun) 126/4) maddesinde "Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki, bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar"ın 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğu düzenlenmiştir.

Bu hükmün uyuşmazlıkta uygulanabilmesi için öncelikle taraflar arasında bir ortaklık sözleşmesinin bulunması, uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmadığı ahvalde hükmün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda zamanaşımı süresinin taraflar arasındaki hukuksal ilişkiye göre tayini gerekecektir. ([…] Kılıçoğlu-Borçlar Hukuku - Genel Hükümler Sh. 1094).

Somut uyuşmazlıkta, dava dışı Anonim şirketteki davacılara ait payın 05.02.2014 tarihli hisse devir sözleşmesi ile davalılar murisine devredildiği, devir bedelinin ödenmediği iddiası ile davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Taraflar, davadışı Anonim şirkette paydaş olmakla birlikte, ortaklar arasındaki pay devrinin esas sözleşmede düzenlenip düzenlenmediği dosya içeriğinde anlaşılmamaktadır.

Ortaklar arasındaki pay devrinin esas sözleşmede düzenlenmiş olması durumunda 6098 sayılı Kanun 147/4. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden uyuşmazlıkta 5 yıllık zamanaşımının uygulanması mümkün olmayıp, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği itibari ile dava 6098 sayılı Kanun 146. (818 sayılı Kanun 125) maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı suresine tabidir (Yargıtay 11. H.D. 2007/3311 E. 2008/5022 K. sayı 15.04.2008 tarihli karar ile yine 2018/10988 E. 2010/1653 K. sayı ve 15.02.2010 tarihli karar).

Bu halde, dava dışı şirket esas sözleşmesinin incelenerek sözleşmede ortaklar arasında pay devrine ilişkin bir hüküm bulunup bulunmadığının tespiti, bu şekilde bir hükmün sözleşmede varlığı halinde davada 6098 sayılı Kanun 147/4 maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin uygulanacağı, aksi halde uyuşmazlığın 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunun kabulü gerekmektedir.

İlk Derece Mahkemesince şirket ana sözleşmesinin bu yönde incelenmeksizin uyuşmazlıkta 6098 sayılı Kanun 147/4 maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresinin uygulanarak davanın reddine karar verilmesi, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf kanun yolu başvurusunun da esastan reddedilmesi doğru değildir.

Açıklanan nedenlerle davacıların temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1046945600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/450 E. 2022/853 K.

Hamiline yazılı hisse devrinden kaynaklanan alacakta zamanaşımı

Gerekçe özeti

Anonim şirket hamiline yazılı hisse senedinin devrinden kaynaklanan alacak, TBK 147/4 uyarınca ortaklık ilişkisinden doğan alacak niteliğinde olup beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir; bu süre, hisse senedinin şirkete bildirilmesi veya kaydedilmesi şartına bağlı olmaksızın, senedin devir amacıyla teslim edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Emsal değeri

Hamiline yazılı hisse senedi devrinden kaynaklanan alacağın TBK 147/4 kapsamında beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve bu sürenin hisse senedinin teslimi tarihinden itibaren işlemeye başladığı yönündeki tespit, benzer hisse devri alacağı uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: hamiline yazılı hisse senedi devri zamanaşımı ortaklık ilişkisinden doğan alacak zilyetliğin geçirilmesi arabuluculukta geçen süre

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2021/450

KARAR NO 2022/853

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

DAVA

Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/06/2022

KARAR YAZIM TARİHİ 05/07/2022

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili, müvekkilleri tarafından 05/02/2014 tarihinde davalıya devredilmiş olan ancak tarafların aralarında anlaştıkları hisse devir bedelinin davalı tarafından halen ödenmemiş olması nedeniyle müvekkillerinin ... ve Yatırım A.Ş'nin %0,5'ine tekabül eden hisselerinin hüküm kurulmasına en yakın tarih itibariyle gerçek değerinin ... A.Ş'nin ve bu şirketin iştiraklerinin ve hissedarı olduğu başka şirketlerdeki defterlerinin ve borsaya kayıtlı olanlarının hisse senetlerinin üzerinde konusunda uzman bilirkişiler vasıtasıyla değerinin belirlenerek hisse senedi satışından doğan alacakları nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 200.000-USD'nin 05/02/2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili; Yargıtay kararlarına göre pay devri işleminin basit bir devirden ziyade şirketler hukuku eksenine girdiği durumlarda, devre ilişkin uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresinin Borçlar Kanunu'nun 147. Maddesi uyarınca 5 yıl olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacılar tarafından ileri sürülen hakkın zamanaşımına uğraması nedeniyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacıların ...'a borçlu durumda olduklarını ve dava konu payları mahsuplaşmaya konu ettiklerini, davacıların pay bedellerine ilişkin hiç bir hakları bulunmadığını belirterek davanın pasif husumet ve hukuki menfaat yokluğu nedeniyle reddine, ispat yükü kendisinde olan davacıların ispat külfetlerini yerine getirememeleri nedeniyle esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin 05/02/2014 tarihinde yapıldığını, hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacakların davaya konu edilmesi beş yıllık zamanaşımına tabi olup, zamanaşımı süresinin 05/02/2019 tarihinde dolduğunu, davacının bu süreden sonra 04/10/2019 tarihinde, yasal zamanaşımı süresi dolduktan sonra işbu davayı açtığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; uyuşmazlık konusunun ortaklık sözleşmesi ile bir ilgisinin olmadığını, uyuşmazlığın devredilen hamiline yazılı anonim şirket paylarının ve gerçek bedellerinin ödenmemesinden kaynaklandığını, pay senetleri ve bunların devirlerine ilişkin hükümlerin TTK'da menkul kıymetler başlığı altında düzenlendiğini, anonim şirket pay devrinin menkul alım satım hükmünde olduğunu, bu konuda tereddüt bulunmadığını, devir serbestisi kuralına bağlı olarak payın sadece şirket ortağına değil, şirket ortağı olmayan diğer kişilere de satılabilmesinin her zaman mümkün bulunduğunu, bu nedenle hisse devir işlemini menkul alım satım sözleşmesinden çıkararak ortaklık sözleşmesine dayandırmanın mümkün olmadığını, davanın 5 yıllık değil 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu,hisselerin gerçek değerinin ancak tüm kayıtlar toplandıktan sonra yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini, bu nedenle belirsiz olan alacağın muaccel olduğundan söz edilemeyeceğinden zamanaşımı süresinin işlemesinin de mümkün olmadığını, davalılardan...'ın, hisselerin ...

ailesinden birisine devri yoluyla tarafların mahsuplaştıkları yönündeki iddiasında belirtilen mahsuplaşma olayı ile TBK m.154/1 uyarınca zamanaşımının kesildiğini, senede bağlanmamış çıplak pay hamiline ve nama yazılı payların devrinin TBK m.183 uyarınca alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, tarafların arasında düzenlenen belgenin de alacağın temliki belgesi niteliğinde olduğunu, bu nedenle davanın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, dava dışı anonim şirket hisse devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa konu uyuşmazlık alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususundadır.Anonim şirketlerle ilgili 6102 sayılı TTK’nın 489. maddesi (6762 sayılı mülga TTK md. 415), hamiline yazılı pay senetlerinin devrinin, şirket ve üçüncü kişiler hakkında, ancak zilyetliğin geçirilmesiyle hüküm ifade edeceği hükmünü haiz olup bu kapsamda, nama yazılı pay senetlerinden farklı olarak devrin şirkete bildirilmesine veya kaydedilmesine gerek yoktur. Hamiline yazılı pay senedinin devri, senedin teslimi ile hem şirkete hem de üçüncü kişilere karşı hüküm ifade eder.

(Yargıtay 11. HD. 09/11/2020 tarih 2020/1270 E. 2020/4838 K.; 03/12/2009 tarihli 2008/10516 E. 2009/12409 K.)Diğer taraftan, 6098 Sayılı TBK'nın 147/4. maddesinde "bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar"ın beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olacağı düzenlenmiştir. TBK'nın 147/4 maddesi uyarınca hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak ortaklık ilişkisi nedeniyle beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/04/2019 tarih 2018/574 E. 2019/2499 K.; 02/12/2014 tarih 2013/18173 E. 2014/18819 K.) Somut olayda,davacılar ile müteveffa ...

arasında arasında 05/02/2014 tarihinde her bir davacıya ait 750.000-TL olmak üzere toplam 1.500.000-TL nominal değerli hamiline yazılı hisse senedi müteveffa ...'a devredilmiş olup, davacılar devredilen hisse bedelini talep etmektedir. Davacının hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağı TBK'nın 147/4 madesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2018 tarih, 2016/7053 E. 2018/298 K.; 13/04/2015 tarih 2014/14560 E. 2015/5138 K.). Hamile yazılı hisse senetlerin devrinin hüküm ifade etmesi için şirkete bildirilmesine ve kaydedilmesine gerek bulunmayıp senedin teslimi yeterli olduğundan zamanaşımı süresi de bu tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır.

Bu durumda arabuluculukta geçen süre de dikkate alınarak, hisse senetlerinin müteveffaya teslim edildiği 05/02/2014 tarihinden davanın açıldığı 04/10/2019 tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden mahkemece davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin hükme yönelik ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL nin mahsubu ile bakiye 21,40-TL'nin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davacılar tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyizi kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/06/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.