İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11771 E. 2018/3811 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
depo sorumluluğu↗ saklama sözleşmesi↗ tanık beyanı↗ depo kararı↗ ispat yükü↗ havale↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın depoda kalan 63 ton elma için.... ile görüşme yaptığını ancak anlaşamadıklarını beyan ettiği, tanık olarak dinlenen.... ise davacıdan elma satın aldığını beyan ettiği, tanık .... davacının babası ile....'ın konuştuklarını ve depo sorumlusuna sorduğunda elmaların satıldığını bir kaç gün sonra da elmaların paketlenerek depodan götürüldüğünü beyan ettiği, .... Ticaret ve Sanayi Odası yazısına göre genel olarak tüccar ile ürün sahibinin sözlü olarak anlaştıkları, çoğu zaman soğuk hava depocularına sözlü talimatın verildiği, yani örf ve adet gereği her zaman yazılı belge ile işlemlerin yapılmadığı, Ticaret Odası yazısı ile tanık beyanlarının birbiriyle örtüştüğü, bu durumda davacı tarafı iddiasını ispat edemediği ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava, saklama sözleşmesi uyarınca depoya teslim edilen malların saklayan tarafından eksik teslimi nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece,...Ticaret ve Sanayi Odasının 19/12/2013 havale tarihli yazısına istinaden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir....Ticaret ve Sanayi Odasının 19/12/2013 havale tarihli yazısında depolara bırakılan malların sahipleri ile alıcıların anlaştığı, bu anlaşmalar üzerine mal sahiplerince verilen sözlü talimat doğrultusunda depo sahipleri tarafından malların alıcılara teslim edildiği ve teslime dair yazılı belge verilmesinin bir istisna olduğu, belge verilmemesinin gelenek haline geldiği belirtilmişse de bir örf ve adet kuralının doğması için maddi ve manevi unsurların bir arada gerçekleşmesi zorunludur. Maddi unsur, aynı tip olaylarda olaya katılanların benzer davranması ve bunun süreklilik arz etmesidir. Manevi unsur ise aynı tip olaylarda olaya katılanların benzer davranması konusunda ortak bir kanaatin olmasıdır. Dosya kapsamından davalı tarafça giriş ve çıkışlarda imzalı belge tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda sözlü talimat ile teslim yapıldığına dair bir örf adet kuralı olduğunun kabulü yerinde değildir. Somut uyuşmazlıkta davacı taraf 4548 kasa elmayı davalı tarafa teslim ettiğini, 2821 kasa elmanın kendisine iade edilmediğini ileri sürmüş ve buna dair davalı tarafça imzalı giriş ve çıkış fişlerini ibraz etmiştir. Davalı taraf ise elmaların davacının belirttiği kişilere teslim edildiğini savunmuştur. Mahkemece bu durumda ispat yükünün davalı tarafta olduğunun kabulü ile davalının, davacı tarafın belirttiği kişilere teslim yapıldığı hususunu ispat etmesi gerektiği ve bu ispatın da 6100 sayılı HMK'nın 201. maddesi uyarınca tanıkla olamayacağı nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4671 E. 2023/3978 K.
Ortak:saklama sözleşmesi · tanık beyanı · depo kararı · ispat yükü · havale · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaKararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, «saklama sözleşmesi» uyarınca «depoya» «teslim» edilen malların saklayan tarafından eksik teslimi nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece,...Ticaret ve Sanayi Odasının 19/12/2013 «havale» tarihli yazısına istinaden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir....Ticaret ve Sanayi Odasının 19/12/2013 havale tarihli yazısında depolara bırakılan malların sahipleri ile alıcıların anlaştığı, bu anlaşmalar üzerine mal sahiplerince verilen sözlü talimat doğrultusunda «depo» sahipleri tarafından malların alıcılara «teslim» edildiği ve teslime dair yazılı belge verilmesinin bir istisna olduğu, belge verilmemesinin gelenek haline geldiği belirtilmişse de bir örf ve adet kuralının doğma …
Somut uyuşmazlıkta davacı taraf 4548 kasa elmayı davalı tarafa «teslim» ettiğini, 2821 kasa elmanın kendisine iade edilmediğini ileri sürmüş ve buna dair davalı tarafça imzalı giriş ve çıkış fişlerini «ibraz» etmiştir.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 22.05.2018 tarih, 2016/11771E. ve 2018/3811 K. sayılı kararıyla Antalya Ticaret ve Sanayi Odasının 19.12.2013 «havale» tarihli yazısında depolara bırakılan malların sahipleri ile alıcıların anlaştığı, bu anlaşmalar üzerine mal sahiplerince verilen sözlü talimat doğrultusunda «depo» sahipleri tarafından malların alıcılara «teslim» edildiği ve teslime dair yazılı belge verilmesinin bir istisna olduğu, belge verilmemesinin gelenek haline geldiği belirtilmişse de bir örf ve adet kuralının doğması için maddi ve manevi unsurların bir arada gerçekleşmesinin zorunlu olduğu, maddi unsurun aynı tip olaylarda olaya katılanların benzer davranması ve bunun süreklilik arz etmesi gerektiği, manevi unsurun ise aynı tip olaylarda olaya katılanların benzer davranması konusunda ortak bir kanaatin olması gerektiği, dosya kapsamından davalı tarafça giriş ve çıkışlarda imzalı belge tanzim edildiği, sözlü talimat ile teslim yapıldığına dair bir örf adet kuralı olduğunun kabulünün yerinde olmadığı, somut uyuşmazlıkta davacı taraf 4548 kasa elmayı davalı tarafa teslim ettiğini, 2821 kasa elmanın kendisine iade edilmediğini ileri sürdüğü ve buna dair davalı tarafça imzalı giriş ve çıkış fişlerini «ibraz» etmediği, davalı tarafın ise elmaların davacının belirttiği kişilere teslim edildiğini savunulduğu bu durumda «ispat yükünün» davalı tarafta olduğunun kabulü ile davalının, davacı tarafın belirttiği kişilere teslim yapıldığı hususunu ispat etmesi gerektiği ve bu ispatın da 6100 sayılı Kan …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın 4548 kasa elmayı davalı tarafa «teslim» ettiğini, 2821 kasa elmanın kendisine iade edilmediğini ileri sürdüğü ve buna dair davalı tarafça imzalı giriş ve çıkış fişlerinin «ibraz» edildiği, «ispat yükünün» davalı üzerinde olduğu, ibraz edilen makbuzlardan 89 ve 111 seri numaralı makbuzların imzalı olduklarının anlaşıldığı, bu makbuzlardaki elma miktarının ise 848 kasa olduğu fakat yapılan incelemede «depo» çıkış makbuzlarının bir kısmında teslim alanın belli olmadığı, depo girişleri ile çıkışları arasında, kasa ve ürün miktarları arasında farkların bulunduğu, bazı ma …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «saklama sözleşmesi» uyarınca «depoya» «teslim» edilen malların saklayan tarafından eksik teslimi nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:fatura
Benzer bu kararda… Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 1417 kasa 1 inci sınıf elmasını iade aldığı iddiasında olduğunu ancak 1728 kasa 1 inci sınıf elmasını «teslim» aldığı ve il dışına bizzat kendisi pazarladığını, 2821 kasa 2 nci ve 3 üncü kalite elmasını kendisi pazarlayamadığı için müvekkil şirketten yardım istediğini, müvekkil şirket yetkilileri de .... isimli şahıs ile davacıyı görüştürdüğü ve belli bir bedel karşılığı anlaştırdığını, anılan şahsında zaten bu elmaları davacıdan satın aldığını ve müvekkil şirketin işlettiği buzhaneden teslim aldığını kabul ettiğini, nitekim makbuz ve ödeme belgelerinin de bu hususu ispatladığını, davacının davalıya borcunun olduğunu, davalı şirketten aldığı plastik kasa ve depolama bedeli karşılığı 01.03.2013 tarih ve 23806 nolu «fatura» karşılığı 33426,57 TL borcu bulunduğunu, faturanın icraya konulmasına rağmen davacı tarafından ödenmediğini, davacının bu alacağı engellemek ve sair icra takipleri …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/725 E. 2020/3083 K.
Ortak:tanık beyanı · İstirdat
İncelediğiniz karardaTicaret ve Sanayi Odası yazısına göre genel olarak tüccar ile ürün sahibinin sözlü olarak anlaştıkları, çoğu zaman soğuk hava depocularına sözlü talimatın verildiği, yani örf ve adet gereği her zaman yazılı belge ile işlemlerin yapılmadığı, Ticaret Odası yazısı ile «tanık beyanlarının» birbiriyle örtüştüğü, bu durumda davacı tarafı iddiasını ispat edemediği ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ı, çoğu zaman soğuk hava depocularına sözlü talimatın verildiği, yani örf ve adet gereği her zaman yazılı belge ile işlemlerin yapılmadığı, Ticaret Odası yazısı ile «tanık beyanlarının» birbiriyle örtüştüğü, bu durumda davacı tarafı iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dai …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1650 E. 2022/5459 K.
Ortak:saklama sözleşmesi · depo kararı · ibraz · teslim · İstirdat
İncelediğiniz karardaKararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, «saklama sözleşmesi» uyarınca «depoya» «teslim» edilen malların saklayan tarafından eksik teslimi nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece,...Ticaret ve Sanayi Odasının 19/12/2013 «havale» tarihli yazısına istinaden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir....Ticaret ve Sanayi Odasının 19/12/2013 havale tarihli yazısında depolara bırakılan malların sahipleri ile alıcıların anlaştığı, bu anlaşmalar üzerine mal sahiplerince verilen sözlü talimat doğrultusunda «depo» sahipleri tarafından malların alıcılara «teslim» edildiği ve teslime dair yazılı belge verilmesinin bir istisna olduğu, belge verilmemesinin gelenek haline geldiği belirtilmişse de bir örf ve adet kuralının doğma …
Somut uyuşmazlıkta davacı taraf 4548 kasa elmayı davalı tarafa «teslim» ettiğini, 2821 kasa elmanın kendisine iade edilmediğini ileri sürmüş ve buna dair davalı tarafça imzalı giriş ve çıkış fişlerini «ibraz» etmiştir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından «saklama sözleşmesi» gereğince 2768 kasa elmanın davalıya ait soğuk hava deposuna «teslim» edildiği, 764 kasanın davalı tarafından Niğde İcra Müdürlüğü'nün 2016/2983 esas sayılı dosyasıyla para çevrildiği, davalı tarafından dosyaya sunulan «depo» çıkış fişlerinden teslim eden ve teslim alan kısımlarının imzalı olduğu 306 adet elma kasasının olduğu, bakiye elma kasalarının teslim edildiğinin davalı tarafça i …
2-) Davalı vekilince ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalı yan, davacının, «teslim» ettiği elmaları peyderpey teslim aldığını savunmuş ve ispat zımmında «depo» çıkış fişleriyle birlikte 6 adet depo giriş fişini de dosyaya «ibraz» etmiştir.
Söz konusu «depo» giriş fişlerinin en erken tarihli olanının 31.03.2016, en geç tarihli olanının ise 06.05.2016 düzenleme tarihini taşıdığı, 31.03.2016 düzenleme tarihini «taşıyan» 3 tanesinde hem «teslim» alan hem de teslim eden imzası bulunduğu, kalan 3 tanesinde ise sadece teslim eden imzasının yer aldığı görülmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · kıyasen uygulama · yargılama giderleri · kesinlik sınırı · iş bölümü · yargılama gideri · taşıyan · dosya masrafı
Benzer bu karardaİstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının tüm, davacının ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak mahkemece davacı yanca yaptırılan «delil tespitine» ilişkin «masrafların» «yargılama giderleri» arasında gösterilip, haklı çıktığı oranda davacı lehine «yargılama gideri» olarak hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile, …
Aynı Yasa hükmünün 2. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen «bölümü» kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmadığı ancak süresi içerisinde verilecek olan cevap dilekçesiyle katılma yoluyla temyiz başvurusu yapılabileceği düzenleme altına alınmıştır.
Yukarıda zikredilen Yasa hükümlerinde yer verilen temyiz «kesinlik sınırı» HMK’nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi itibariyle 72.070,00 TL’dir.
Bu itibarla, HMK’nın 366. maddesi delaletiyle «kıyasen uygulanması» gereken aynı kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, «kesin» olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin miktar bakımından reddine karar vermek gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3745 E. 2021/2831 K.
Ortak:saklama sözleşmesi · depo kararı · ispat yükü · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaKararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, «saklama sözleşmesi» uyarınca «depoya» «teslim» edilen malların saklayan tarafından eksik teslimi nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece,...Ticaret ve Sanayi Odasının 19/12/2013 «havale» tarihli yazısına istinaden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir....Ticaret ve Sanayi Odasının 19/12/2013 havale tarihli yazısında depolara bırakılan malların sahipleri ile alıcıların anlaştığı, bu anlaşmalar üzerine mal sahiplerince verilen sözlü talimat doğrultusunda «depo» sahipleri tarafından malların alıcılara «teslim» edildiği ve teslime dair yazılı belge verilmesinin bir istisna olduğu, belge verilmemesinin gelenek haline geldiği belirtilmişse de bir örf ve adet kuralının doğma …
Somut uyuşmazlıkta davacı taraf 4548 kasa elmayı davalı tarafa «teslim» ettiğini, 2821 kasa elmanın kendisine iade edilmediğini ileri sürmüş ve buna dair davalı tarafça imzalı giriş ve çıkış fişlerini «ibraz» etmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davacının davalının soğuk hava deposuna aralarında yaptıkları anlaşma gereği elmaların «teslim» edildiğini, davalının ise depolarındaki elmaların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü, alınan bilirkişi raporu, sunulan belgeler, tanık anlatımlarına göre, davacıya ait elmaların davalının soğuk hava deposuna konulduğu ve teslim edilmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle, davalının malların teslim alındığına dair savunmasına itibar edilmediği, bu yöndeki «ispat yükünün» davalının üzerinde olduğu, davacının elmalarını teslim alamamasından oluşan zararının davalının ediminden kaynaklandığı, davacının 3. kişi ile yapılan anlaşma gereği, elmaların teslimini zamanında yapmaması sebebiyle «müspet zararının» söz konusu olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı arasındaki elma depolamadan kaynaklı uyuşmazlıkta, davalı elma depolama şirketinin üzerine düşen teslim koşulunu yerine getirmemesi nedeniyle davacının uğramış olduğu zararı tazminle yükümlü olduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, meydana gelen davacı zararının elma bedelinden dolayı alacak talebi yönünden; 291.600,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kasa bedelinden dolayı alacak talebi yönünden; 68.980,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava dışı 3.kişi ile yapılan sözleşme nedeniyle uğranılan zarardan dolayı alacak talebi yönünden; 90.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kaş Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/28 D.iş ve 2011/31 D.iş dosyalarında yapmış olduğu «masrafları» talep etmişse de, «delil tespit» taleplerinin red edildiği anlaşıldığından, bu açıdan yapılan talebin reddine, karar verilmiştir.
Ne miktarda malın ardiyeciye bırakıldığını «ispat yükü» davacı mal sahibinde olup, davacı bunu ispat ettikten sonra davalının kendisine «teslim» edilen malı mal sahibine iade ettiğini ispat etmesi gerekir.
Somut olayda, davacı davalıya 280 ton elma «teslim» ettiğini, 80 ton elmayı depodan geri aldığını iddia etmiş ise de buna ilişkin davalının imzasını içeren herhangi bir belge «ibraz» etmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ardiye ücreti · bildirim yükümlülüğü · müspet zarar · istinaf sebebi · takas-mahsup · delil tespiti · bilirkişi raporuna itiraz · takas
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davacının davalının soğuk hava deposuna aralarında yaptıkları anlaşma gereği elmaların «teslim» edildiğini, davalının ise depolarındaki elmaların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü, alınan bilirkişi raporu, sunulan belgeler, tanık anlatımlarına göre, davacıya ait elmaların davalının soğuk hava deposuna konulduğu ve teslim edilmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle, davalının malların teslim alındığına dair savunmasına itibar edilmediği, bu yöndeki «ispat yükünün» davalının üzerinde olduğu, davacının elmalarını teslim alamamasından oluşan zararının davalının ediminden kaynaklandığı, davacının 3. kişi ile yapılan anlaşma gereği, elmaların teslimini zamanında yapmaması sebebiyle «müspet zararının» söz konusu olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı arasındaki elma depolamadan kaynaklı uyuşmazlıkta, davalı elma depolama şirketinin üzerine düşen teslim koşulunu yerine getirmemesi nedeniyle davacının uğramış olduğu zararı tazminle yükümlü olduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, meydana gelen davacı zararının elma bedelinden dolayı alacak talebi yönünden; 291.600,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kasa bedelinden dolayı alacak talebi yönünden; 68.980,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava dışı 3.kişi ile yapılan sözleşme nedeniyle uğranılan zarardan dolayı alacak talebi yönünden; 90.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kaş Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/28 D.iş ve 2011/31 D.iş dosyalarında yapmış olduğu «masrafları» talep etmişse de, «delil tespit» taleplerinin red edildiği anlaşıldığından, bu açıdan yapılan talebin reddine, karar verilmiştir.
3- Ayrıca, yargılama devam ederken davalı taraf 15.02.2017 tarihli «bilirkişi raporuna itirazında», «depo» ücreti alacağı nedeniyle, «takas» definde bulunmuş ve 69.000,00TL depo ücretinin davacının alacağı ile takas edilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince davalının bu istemi kabul edilmemiş ise de, bu husus davalı tarafça istinaf dilekçesinde «istinaf sebebi» olarak ileri sürülmemiş olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince davalının «takas» istemi kabul edilerek davacının elma bedeli alacağından davalının «depo» ücreti alacağı «mahsup» edilmiştir.
Ancak 6100 sayılı HMK 355. maddesi uyarınca incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, «kamu düzenine aykırılık» halinde bu durumun resen gözetileceği dikkate alındığında, istinaf sebeplerini aşar şekilde «takas/mahsup» yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu yönüyle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9078 E. 2023/2864 K.
Ortak:depo kararı · teslim
İncelediğiniz karardaKararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, «saklama sözleşmesi» uyarınca «depoya» «teslim» edilen malların saklayan tarafından eksik teslimi nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece,...Ticaret ve Sanayi Odasının 19/12/2013 «havale» tarihli yazısına istinaden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir....Ticaret ve Sanayi Odasının 19/12/2013 havale tarihli yazısında depolara bırakılan malların sahipleri ile alıcıların anlaştığı, bu anlaşmalar üzerine mal sahiplerince verilen sözlü talimat doğrultusunda «depo» sahipleri tarafından malların alıcılara «teslim» edildiği ve teslime dair yazılı belge verilmesinin bir istisna olduğu, belge verilmemesinin gelenek haline geldiği belirtilmişse de bir örf ve adet kuralının doğma …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın «depoda» kalan 63 ton elma için.... ile görüşme yaptığını ancak anlaşamadıklarını beyan ettiği, tanık olarak dinlenen.... ise davacıdan elma satın aldığını beyan ettiği, tanık .... davacının babası ile....'ın konuştuklarını ve «depo sorumlusuna» sorduğunda elmaların satıldığını bir kaç gün sonra da elmaların paketlenerek depodan götürüldüğünü beyan ettiği, ....
Benzer bu kararda… hsillerden farklı tarihlerde toplanan yaklaşık 280 ton civarındaki elmanın muhafazası için davalının Gömbe kasabasında bulunan Uçarsu soğuk hava deposuna peyder pey «teslim» edildiğini, 80 ton kadarının müvekkili tarafından satılarak soğuk hava deposundan çıkarıldığını, kalan 200 ton elmanın soğuk hava deposunda bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak «kaydı» ile öncelikle tedbiren davalıya ait Uçarsu soğuk hava deposunda bulunan elmaların acilen satışı ile satış bedelinin mahkeme kasasında muhafazasını, yargılama sonunda zararlarının tazmininin imkansız hale gelmemesi için davalı şirketin gayrimenkul ve menkulleri üzerine «ihtiyati tedbir» konulmasını, 200 ton elma bedelinden şimdilik 70.000,00 TL olmak üzere 16.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan tahsilini, 10920 adet kasanın aynen iadesini, iadenin mümkün olmaması halinde bedelinden şimdilik 10.000,00 TL 'sinin davalıdan 16.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan «yasal faizi» ile birlikte tahsilini, Trans Moldova - Mustafa Küçük ile yapılan sözleşme gereği yükümlülük altına giren müvekkilinin zararı ile «mahrum» olduğu kârdan dolayı meydana gelen zararının ve malların teslim edilmemesinden dolayı Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/28 D.
CEVAP Davalı vekili «usulüne uygun tebliğe» rağmen davaya cevap vermemiş, dosya kapsamındaki beyanlarıyla davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunmuş ve davacı taraftan «depo» ücreti nedeniyle alacaklı olduğunu, davanın kabulü halinde alacağının «takas» edilmesini talep etmiştir.
… ce Mahkemesinin 14.09.2017 tarih, 2011/98 E. ve 2017/337 K. sayılı kararıyla; davacının davalının soğuk hava deposuna aralarında yaptıkları anlaşma gereği elmaların «teslim» edildiğini, davalının ise depolarındaki elmaların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü, alınan bilirkişi raporu, sunulan belgeler, tanık anlatımlarına göre, davacıya ait elmaların davalının soğuk hava deposuna konulduğu ve geri teslim edilmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle, davalının malların teslim alındığına dair savunmasına itibar edilmediği, davacının elmalarını teslim alamamasından oluşan zararının davalının ediminden kaynaklandığı, davacının 3 üncü kişi ile yapılan anlaşma gereği, elmaların teslimini zamanında yapmaması sebebiyle «müspet zararının» söz konusu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, meydana gelen davacı zararının elma bedelinden dolayı alacak talebi yönünden 291.600,00 TL'nin davalıdan al …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ardiye ücreti · müspet zarar · birim fiyat · usulüne uygun tebliğ · takas · müktesep hak · kâr mahrumiyeti · maddi hata
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili «usulüne uygun tebliğe» rağmen davaya cevap vermemiş, dosya kapsamındaki beyanlarıyla davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunmuş ve davacı taraftan «depo» ücreti nedeniyle alacaklı olduğunu, davanın kabulü halinde alacağının «takas» edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilâmında «maddi hata» olduğunu, müvekkili davalının iki ayrı vekili olduğunu ve iki ayrı istinaf dilekçesi sunduğunu, istinaf dilekçesinde «takas» taleplerinin dikkate alınmamasını itiraz konusu ettiklerini, ayrıca kasa miktarı ve bedellerinin hatalı tespit edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekilinin bozma ilâmında «maddi hata» bulunduğuna dair itirazlarına gelince; dosya kapsamından anlaşıldığı üzere davalı tarafın vekaletname ile yetkili kıldığı iki ayrı vekilinin bulunduğu, her iki vekilin de yasal süre içerisinde ayrı ayrı istinaf dilekçesi sunduğu, Av. ... tarafından sunulan istinaf dilekçesinde «takas» talebine yönelik itirazlarının yer aldığı görülmekle, Dairemiz bozma ilâmının (3) numaralı bendinin maddi hataya dayalı olduğu anlaşılmıştır.
… hsillerden farklı tarihlerde toplanan yaklaşık 280 ton civarındaki elmanın muhafazası için davalının Gömbe kasabasında bulunan Uçarsu soğuk hava deposuna peyder pey «teslim» edildiğini, 80 ton kadarının müvekkili tarafından satılarak soğuk hava deposundan çıkarıldığını, kalan 200 ton elmanın soğuk hava deposunda bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak «kaydı» ile öncelikle tedbiren davalıya ait Uçarsu soğuk hava deposunda bulunan elmaların acilen satışı ile satış bedelinin mahkeme kasasında muhafazasını, yargılama sonunda zararlarının tazmininin imkansız hale gelmemesi için davalı şirketin gayrimenkul ve menkulleri üzerine «ihtiyati tedbir» konulmasını, 200 ton elma bedelinden şimdilik 70.000,00 TL olmak üzere 16.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan tahsilini, 10920 adet kasanın aynen iadesini, iadenin mümkün olmaması halinde bedelinden şimdilik 10.000,00 TL 'sinin davalıdan 16.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan «yasal faizi» ile birlikte tahsilini, Trans Moldova - Mustafa Küçük ile yapılan sözleşme gereği yükümlülük altına giren müvekkilinin zararı ile «mahrum» olduğu kârdan dolayı meydana gelen zararının ve malların teslim edilmemesinden dolayı Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/28 D.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11771 E. , 2018/3811 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/05/2016 tarih ve 2014/331-2016/326 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait 3541 kasa birinci kalite, 853 kasa ikinci kalite ve 155 kasa bodur elmayı müvekkilinin velisi sıfatıyla babası ...'in davalıya ait ... Soğuk Hava deposuna teslim fişi ile teslim ettiğini, 1417 kasa birinci kalite ve 311 kasa ikinci kalite elmanın velisi tarafından geri alındığını, geriye kalan elmanın da taraflarına iadesi için yaptıkları sözlü başvuruların davalı tarafından geri çevrildiğini, teslim edilmeyen elma bedeli 43.736,00 TL tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yaygın olan ticari örf ve adete göre soğuk hava deposuna ürün tesliminde ve ürünün çıkışında imzalı belge verilmesinin şart olmadığını, ürünlerin davacının velisi tarafından....'a satıldığını ve bu doğrultuda da müvekkiline verilen talimat uyarınca ürünlerin teslim edildiğini, bu nedenle müvekkili yedinde bir ürünün bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın depoda kalan 63 ton elma için.... ile görüşme yaptığını ancak anlaşamadıklarını beyan ettiği, tanık olarak dinlenen.... ise davacıdan elma satın aldığını beyan ettiği, tanık .... davacının babası ile....'ın konuştuklarını ve depo sorumlusuna sorduğunda elmaların satıldığını bir kaç gün sonra da elmaların paketlenerek depodan götürüldüğünü beyan ettiği, .... Ticaret ve Sanayi Odası yazısına göre genel olarak tüccar ile ürün sahibinin sözlü olarak anlaştıkları, çoğu zaman soğuk hava depocularına sözlü talimatın verildiği, yani örf ve adet gereği her zaman yazılı belge ile işlemlerin yapılmadığı, Ticaret Odası yazısı ile tanık beyanlarının birbiriyle örtüştüğü, bu durumda davacı tarafı iddiasını ispat edemediği ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava, saklama sözleşmesi uyarınca depoya teslim edilen malların saklayan tarafından eksik teslimi nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece,...Ticaret ve Sanayi Odasının 19/12/2013 havale tarihli yazısına istinaden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir....Ticaret ve Sanayi Odasının 19/12/2013 havale tarihli yazısında depolara bırakılan malların sahipleri ile alıcıların anlaştığı, bu anlaşmalar üzerine mal sahiplerince verilen sözlü talimat doğrultusunda depo sahipleri tarafından malların alıcılara teslim edildiği ve teslime dair yazılı belge verilmesinin bir istisna olduğu, belge verilmemesinin gelenek haline geldiği belirtilmişse de bir örf ve adet kuralının doğması için maddi ve manevi unsurların bir arada gerçekleşmesi zorunludur.
Maddi unsur, aynı tip olaylarda olaya katılanların benzer davranması ve bunun süreklilik arz etmesidir. Manevi unsur ise aynı tip olaylarda olaya katılanların benzer davranması konusunda ortak bir kanaatin olmasıdır. Dosya kapsamından davalı tarafça giriş ve çıkışlarda imzalı belge tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda sözlü talimat ile teslim yapıldığına dair bir örf adet kuralı olduğunun kabulü yerinde değildir. Somut uyuşmazlıkta davacı taraf 4548 kasa elmayı davalı tarafa teslim ettiğini, 2821 kasa elmanın kendisine iade edilmediğini ileri sürmüş ve buna dair davalı tarafça imzalı giriş ve çıkış fişlerini ibraz etmiştir. Davalı taraf ise elmaların davacının belirttiği kişilere teslim edildiğini savunmuştur.
Mahkemece bu durumda ispat yükünün davalı tarafta olduğunun kabulü ile davalının, davacı tarafın belirttiği kişilere teslim yapıldığı hususunu ispat etmesi gerektiği ve bu ispatın da 6100 sayılı HMK'nın 201. maddesi uyarınca tanıkla olamayacağı nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/424793600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz