İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1650 E. 2022/5459 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
saklama sözleşmesi↗ delil tespiti↗ kıyasen uygulama↗ depo kararı↗ yargılama giderleri↗ kesinlik sınırı↗ iş bölümü↗ yargılama gideri↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından saklama sözleşmesi gereğince 2768 kasa elmanın davalıya ait soğuk hava deposuna teslim edildiği, 764 kasanın davalı tarafından Niğde İcra Müdürlüğü'nün 2016/2983 esas sayılı dosyasıyla para çevrildiği, davalı tarafından dosyaya sunulan depo çıkış fişlerinden teslim eden ve teslim alan kısımlarının imzalı olduğu 306 adet elma kasasının olduğu, bakiye elma kasalarının teslim edildiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 78.413,64 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının tüm, davacının ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak mahkemece davacı yanca yaptırılan delil tespitine ilişkin masrafların yargılama giderleri arasında gösterilip, haklı çıktığı oranda davacı lehine yargılama gideri olarak hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) HMK’nın 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Aynı Yasa hükmünün 2. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmadığı ancak süresi içerisinde verilecek olan cevap dilekçesiyle katılma yoluyla temyiz başvurusu yapılabileceği düzenleme altına alınmıştır. Yukarıda zikredilen Yasa hükümlerinde yer verilen temyiz kesinlik sınırı HMK’nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi itibariyle 72.070,00 TL’dir.
Davacı vekili, 95.982,10 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, Bölge Adliye Mahkemesince, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne ve 78.413,64 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı vekilince reddedilen tutar bakımından temyize başvurulmuşsa da redde konu tutar yukarıda belirtilen Yasa hükümlerine göre temyiz sınırının altında kaldığı gibi vaki temyiz başvurusunun katılma yoluyla yapılmadığı da anlaşılmıştır. Bu itibarla, HMK’nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin miktar bakımından reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Davalı vekilince ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalı yan, davacının, teslim ettiği elmaları peyderpey teslim aldığını savunmuş ve ispat zımmında depo çıkış fişleriyle birlikte 6 adet depo giriş fişini de dosyaya ibraz etmiştir. Söz konusu depo giriş fişlerinin en erken tarihli olanının 31.03.2016, en geç tarihli olanının ise 06.05.2016 düzenleme tarihini taşıdığı, 31.03.2016 düzenleme tarihini taşıyan 3 tanesinde hem teslim alan hem de teslim eden imzası bulunduğu, kalan 3 tanesinde ise sadece teslim eden imzasının yer aldığı görülmektedir. Mahkemece, sadece teslim eden imzasının yer aldığı depo giriş fişlerine itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte hem teslim eden hem de teslim alan imzasını taşıyan fişlere depo giriş fişi olarak tanzim edildiklerinden bahisle itibar edilmemesi isabetli olmamıştır. Zira bilirkişi raporunda, yörede elma hasadının eylül ve ekim aylarında yapıldığı belirtilmiş olup esasen davacı yanca, depo giriş fişleriyle teslim edildiği ispatlanan 2768 kasa elmanın tamamı da 28.09.2015 ila 15.10.2015 tarihleri arasında teslim edilmiştir. Bu durumda, gerek hasat zamanının eylül ve ekim ayları olması gerekse de davacı yanca 31.03.2016 tarihinde düzenlenen 3 adet depo giriş fişi tahtında davalıya elma teslim edildiğinin iddia ve ispat edilememesi karşısında söz konusu fişlerin de depo çıkış fişi olduğunun ancak sehven depo giriş fişi olarak tanzim edildiklerinin kabulü gerekir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, 31.03.2016 düzenleme tarihli 3 adet depo giriş fişinde belirtilen miktarda elmanın da davacıya teslim edildiğinin kabulü ile hüküm tesisi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11771 E. 2018/3811 K.
Ortak:saklama sözleşmesi · depo kararı · ibraz · teslim · İstirdat
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından «saklama sözleşmesi» gereğince 2768 kasa elmanın davalıya ait soğuk hava deposuna «teslim» edildiği, 764 kasanın davalı tarafından Niğde İcra Müdürlüğü'nün 2016/2983 esas sayılı dosyasıyla para çevrildiği, davalı tarafından dosyaya sunulan «depo» çıkış fişlerinden teslim eden ve teslim alan kısımlarının imzalı olduğu 306 adet elma kasasının olduğu, bakiye elma kasalarının teslim edildiğinin davalı tarafça i …
2-) Davalı vekilince ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalı yan, davacının, «teslim» ettiği elmaları peyderpey teslim aldığını savunmuş ve ispat zımmında «depo» çıkış fişleriyle birlikte 6 adet depo giriş fişini de dosyaya «ibraz» etmiştir.
Söz konusu «depo» giriş fişlerinin en erken tarihli olanının 31.03.2016, en geç tarihli olanının ise 06.05.2016 düzenleme tarihini taşıdığı, 31.03.2016 düzenleme tarihini «taşıyan» 3 tanesinde hem «teslim» alan hem de teslim eden imzası bulunduğu, kalan 3 tanesinde ise sadece teslim eden imzasının yer aldığı görülmektedir.
Benzer bu karardaKararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, «saklama sözleşmesi» uyarınca «depoya» «teslim» edilen malların saklayan tarafından eksik teslimi nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece,...Ticaret ve Sanayi Odasının 19/12/2013 «havale» tarihli yazısına istinaden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir....Ticaret ve Sanayi Odasının 19/12/2013 havale tarihli yazısında depolara bırakılan malların sahipleri ile alıcıların anlaştığı, bu anlaşmalar üzerine mal sahiplerince verilen sözlü talimat doğrultusunda «depo» sahipleri tarafından malların alıcılara «teslim» edildiği ve teslime dair yazılı belge verilmesinin bir istisna olduğu, belge verilmemesinin gelenek haline geldiği belirtilmişse de bir örf ve adet kuralının doğma …
Somut uyuşmazlıkta davacı taraf 4548 kasa elmayı davalı tarafa «teslim» ettiğini, 2821 kasa elmanın kendisine iade edilmediğini ileri sürmüş ve buna dair davalı tarafça imzalı giriş ve çıkış fişlerini «ibraz» etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:depo sorumluluğu · tanık beyanı · ispat yükü · havale
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın «depoda» kalan 63 ton elma için.... ile görüşme yaptığını ancak anlaşamadıklarını beyan ettiği, tanık olarak dinlenen.... ise davacıdan elma satın aldığını beyan ettiği, tanık .... davacının babası ile....'ın konuştuklarını ve «depo sorumlusuna» sorduğunda elmaların satıldığını bir kaç gün sonra da elmaların paketlenerek depodan götürüldüğünü beyan ettiği, ....
Ticaret ve Sanayi Odası yazısına göre genel olarak tüccar ile ürün sahibinin sözlü olarak anlaştıkları, çoğu zaman soğuk hava depocularına sözlü talimatın verildiği, yani örf ve adet gereği her zaman yazılı belge ile işlemlerin yapılmadığı, Ticaret Odası yazısı ile «tanık beyanlarının» birbiriyle örtüştüğü, bu durumda davacı tarafı iddiasını ispat edemediği ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece,...Ticaret ve Sanayi Odasının 19/12/2013 «havale» tarihli yazısına istinaden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir....Ticaret ve Sanayi Odasının 19/12/2013 havale tarihli yazısında depolara bırakılan malların sahipleri ile alıcıların anlaştığı, bu anlaşmalar üzerine mal sahiplerince verilen sözlü talimat doğrultusunda «depo» sahipleri tarafından malların alıcılara «teslim» edildiği ve teslime dair yazılı belge verilmesinin bir istisna olduğu, belge verilmemesinin gelenek haline geldiği belirtilmişse de bir örf ve adet kuralının doğma …
Mahkemece bu durumda «ispat yükünün» davalı tarafta olduğunun kabulü ile davalının, davacı tarafın belirttiği kişilere «teslim» yapıldığı hususunu ispat etmesi gerektiği ve bu ispatın da 6100 sayılı HMK'nın 201. maddesi uyarınca tanıkla olamayacağı nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4671 E. 2023/3978 K.
Ortak:saklama sözleşmesi · depo kararı · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından «saklama sözleşmesi» gereğince 2768 kasa elmanın davalıya ait soğuk hava deposuna «teslim» edildiği, 764 kasanın davalı tarafından Niğde İcra Müdürlüğü'nün 2016/2983 esas sayılı dosyasıyla para çevrildiği, davalı tarafından dosyaya sunulan «depo» çıkış fişlerinden teslim eden ve teslim alan kısımlarının imzalı olduğu 306 adet elma kasasının olduğu, bakiye elma kasalarının teslim edildiğinin davalı tarafça i …
2-) Davalı vekilince ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalı yan, davacının, «teslim» ettiği elmaları peyderpey teslim aldığını savunmuş ve ispat zımmında «depo» çıkış fişleriyle birlikte 6 adet depo giriş fişini de dosyaya «ibraz» etmiştir.
Söz konusu «depo» giriş fişlerinin en erken tarihli olanının 31.03.2016, en geç tarihli olanının ise 06.05.2016 düzenleme tarihini taşıdığı, 31.03.2016 düzenleme tarihini «taşıyan» 3 tanesinde hem «teslim» alan hem de teslim eden imzası bulunduğu, kalan 3 tanesinde ise sadece teslim eden imzasının yer aldığı görülmektedir.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 22.05.2018 tarih, 2016/11771E. ve 2018/3811 K. sayılı kararıyla Antalya Ticaret ve Sanayi Odasının 19.12.2013 «havale» tarihli yazısında depolara bırakılan malların sahipleri ile alıcıların anlaştığı, bu anlaşmalar üzerine mal sahiplerince verilen sözlü talimat doğrultusunda «depo» sahipleri tarafından malların alıcılara «teslim» edildiği ve teslime dair yazılı belge verilmesinin bir istisna olduğu, belge verilmemesinin gelenek haline geldiği belirtilmişse de bir örf ve adet kuralının doğması için maddi ve manevi unsurların bir arada gerçekleşmesinin zorunlu olduğu, maddi unsurun aynı tip olaylarda olaya katılanların benzer davranması ve bunun süreklilik arz etmesi gerektiği, manevi unsurun ise aynı tip olaylarda olaya katılanların benzer davranması konusunda ortak bir kanaatin olması gerektiği, dosya kapsamından davalı tarafça giriş ve çıkışlarda imzalı belge tanzim edildiği, sözlü talimat ile teslim yapıldığına dair bir örf adet kuralı olduğunun kabulünün yerinde olmadığı, somut uyuşmazlıkta davacı taraf 4548 kasa elmayı davalı tarafa teslim ettiğini, 2821 kasa elmanın kendisine iade edilmediğini ileri sürdüğü ve buna dair davalı tarafça imzalı giriş ve çıkış fişlerini «ibraz» etmediği, davalı tarafın ise elmaların davacının belirttiği kişilere teslim edildiğini savunulduğu bu durumda «ispat yükünün» davalı tarafta olduğunun kabulü ile davalının, davacı tarafın belirttiği kişilere teslim yapıldığı hususunu ispat etmesi gerektiği ve bu ispatın da 6100 sayılı Kan …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın 4548 kasa elmayı davalı tarafa «teslim» ettiğini, 2821 kasa elmanın kendisine iade edilmediğini ileri sürdüğü ve buna dair davalı tarafça imzalı giriş ve çıkış fişlerinin «ibraz» edildiği, «ispat yükünün» davalı üzerinde olduğu, ibraz edilen makbuzlardan 89 ve 111 seri numaralı makbuzların imzalı olduklarının anlaşıldığı, bu makbuzlardaki elma miktarının ise 848 kasa olduğu fakat yapılan incelemede «depo» çıkış makbuzlarının bir kısmında teslim alanın belli olmadığı, depo girişleri ile çıkışları arasında, kasa ve ürün miktarları arasında farkların bulunduğu, bazı ma …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «saklama sözleşmesi» uyarınca «depoya» «teslim» edilen malların saklayan tarafından eksik teslimi nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tanık beyanı · ispat yükü · havale · fatura
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 22.05.2018 tarih, 2016/11771E. ve 2018/3811 K. sayılı kararıyla Antalya Ticaret ve Sanayi Odasının 19.12.2013 «havale» tarihli yazısında depolara bırakılan malların sahipleri ile alıcıların anlaştığı, bu anlaşmalar üzerine mal sahiplerince verilen sözlü talimat doğrultusunda «depo» sahipleri tarafından malların alıcılara «teslim» edildiği ve teslime dair yazılı belge verilmesinin bir istisna olduğu, belge verilmemesinin gelenek haline geldiği belirtilmişse de bir örf ve adet kuralının doğması için maddi ve manevi unsurların bir arada gerçekleşmesinin zorunlu olduğu, maddi unsurun aynı tip olaylarda olaya katılanların benzer davranması ve bunun süreklilik arz etmesi gerektiği, manevi unsurun ise aynı tip olaylarda olaya katılanların benzer davranması konusunda ortak bir kanaatin olması gerektiği, dosya kapsamından davalı tarafça giriş ve çıkışlarda imzalı belge tanzim edildiği, sözlü talimat ile teslim yapıldığına dair bir örf adet kuralı olduğunun kabulünün yerinde olmadığı, somut uyuşmazlıkta davacı taraf 4548 kasa elmayı davalı tarafa teslim ettiğini, 2821 kasa elmanın kendisine iade edilmediğini ileri sürdüğü ve buna dair davalı tarafça imzalı giriş ve çıkış fişlerini «ibraz» etmediği, davalı tarafın ise elmaların davacının belirttiği kişilere teslim edildiğini savunulduğu bu durumda «ispat yükünün» davalı tarafta olduğunun kabulü ile davalının, davacı tarafın belirttiği kişilere teslim yapıldığı hususunu ispat etmesi gerektiği ve bu ispatın da 6100 sayılı Kan …
… ı, çoğu zaman soğuk hava depocularına sözlü talimatın verildiği, yani örf ve adet gereği her zaman yazılı belge ile işlemlerin yapılmadığı, Ticaret Odası yazısı ile «tanık beyanlarının» birbiriyle örtüştüğü, bu durumda davacı tarafı iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın 4548 kasa elmayı davalı tarafa «teslim» ettiğini, 2821 kasa elmanın kendisine iade edilmediğini ileri sürdüğü ve buna dair davalı tarafça imzalı giriş ve çıkış fişlerinin «ibraz» edildiği, «ispat yükünün» davalı üzerinde olduğu, ibraz edilen makbuzlardan 89 ve 111 seri numaralı makbuzların imzalı olduklarının anlaşıldığı, bu makbuzlardaki elma miktarının ise 848 kasa olduğu fakat yapılan incelemede «depo» çıkış makbuzlarının bir kısmında teslim alanın belli olmadığı, depo girişleri ile çıkışları arasında, kasa ve ürün miktarları arasında farkların bulunduğu, bazı ma …
… Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 1417 kasa 1 inci sınıf elmasını iade aldığı iddiasında olduğunu ancak 1728 kasa 1 inci sınıf elmasını «teslim» aldığı ve il dışına bizzat kendisi pazarladığını, 2821 kasa 2 nci ve 3 üncü kalite elmasını kendisi pazarlayamadığı için müvekkil şirketten yardım istediğini, müvekkil şirket yetkilileri de .... isimli şahıs ile davacıyı görüştürdüğü ve belli bir bedel karşılığı anlaştırdığını, anılan şahsında zaten bu elmaları davacıdan satın aldığını ve müvekkil şirketin işlettiği buzhaneden teslim aldığını kabul ettiğini, nitekim makbuz ve ödeme belgelerinin de bu hususu ispatladığını, davacının davalıya borcunun olduğunu, davalı şirketten aldığı plastik kasa ve depolama bedeli karşılığı 01.03.2013 tarih ve 23806 nolu «fatura» karşılığı 33426,57 TL borcu bulunduğunu, faturanın icraya konulmasına rağmen davacı tarafından ödenmediğini, davacının bu alacağı engellemek ve sair icra takipleri …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6573 E. 2018/576 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
Benzer bu kararda… l'' ibareli markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz edilmiş ise de, Dairemizin yerleşik içtihatlarında ifade edildiği üzere, markayı oluşturan işaretler arasında «iltibas» tehlikesine yol açan bir benzerliğin bulunup bulunmadığı hususu değerlendirilirken işaretlerin asıl unsurlarıyla birlikte, bu işaretlerin üzerinde kullanılacağı mal veya hizmetlerin «ortalama tüketicileri» nezdinde bıraktıkları genel izlenimin de dikkate alınması gerekir.
… duğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının iptaline, tescil edilmiş bir marka bulunmadığından hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2331 E. 2019/6819 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… uğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının iptaline, tescil edilmiş bir marka bulunmadığından hükümsüzlük konusunda karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın davalı TPMK vekili ile diğer davalı tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3745 E. 2021/2831 K.
Ortak:saklama sözleşmesi · delil tespiti · depo kararı · yargılama giderleri · yargılama gideri · dosya masrafı · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaİstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının tüm, davacının ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak mahkemece davacı yanca yaptırılan «delil tespitine» ilişkin «masrafların» «yargılama giderleri» arasında gösterilip, haklı çıktığı oranda davacı lehine «yargılama gideri» olarak hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile, …
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından «saklama sözleşmesi» gereğince 2768 kasa elmanın davalıya ait soğuk hava deposuna «teslim» edildiği, 764 kasanın davalı tarafından Niğde İcra Müdürlüğü'nün 2016/2983 esas sayılı dosyasıyla para çevrildiği, davalı tarafından dosyaya sunulan «depo» çıkış fişlerinden teslim eden ve teslim alan kısımlarının imzalı olduğu 306 adet elma kasasının olduğu, bakiye elma kasalarının teslim edildiğinin davalı tarafça i …
2-) Davalı vekilince ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalı yan, davacının, «teslim» ettiği elmaları peyderpey teslim aldığını savunmuş ve ispat zımmında «depo» çıkış fişleriyle birlikte 6 adet depo giriş fişini de dosyaya «ibraz» etmiştir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince; belediye kantar fişleri, davalının «ticari defterleri», davalının kira alacağının dayanağı 69.207,00 TL tutarındaki 14 adet faturadaki «teslim» alınan elma miktarlarına göre, davalının teslim aldığı elma miktarı 280 ton olduğu, teslim edilen elmanın 80 tonluk kısmının davacı tarafından depodan alınarak satıldığı, kalan 200 ton elmanın 20 tonunun 10.920 adet plastik kasaya ilişkin olduğu, davalının soğuk hava deposunda bulunan ve davacıya teslim edilmeyen elma miktarının 180 ton olduğu, davacı tarafın dayandığı Trans Moldova'ya elma satımına ilişkin sözleşme adi yazılı nitelikte her zaman düzenlenebilecek sözleşmelerden olduğu için buradaki fiyatın esas alınamayacağı, değişik iş dosyalarında yapılan «masrafların» «yargılama giderleri» kısmına «dahil» edilip davanın dava taraflarına yükletilmesi gerekirken mahkemece bu talebin reddinin doğru olmadığı, davacının zararının hal satış fiyatlarına göre tespitinin gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 93.293,00 TL elma bedelinin 70.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren 23.293,00 TL'sinin «ıslah» tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalıda bulunan 10.920 adet plastik kasanın davacıya aynen iadesine, iadenin mümkün olmaması durumunda 68.980,00 TL kasa bedelinin 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 58.980,00 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, tespit ve tedbir ile ilgili yapılan «yargılama giderlerinin» yargılama masrafları içerisinde değerlendirilmesine, tespit ve tedbir masrafı 12.200,00 TL olmak üzere toplam 16.089,58 TL yargılama giderinin davanın kabul edilen …
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davacının davalının soğuk hava deposuna aralarında yaptıkları anlaşma gereği elmaların «teslim» edildiğini, davalının ise depolarındaki elmaların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü, alınan bilirkişi raporu, sunulan belgeler, tanık anlatımlarına göre, davacıya ait elmaların davalının soğuk hava deposuna konulduğu ve teslim edilmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle, davalının malların teslim alındığına dair savunmasına itibar edilmediği, bu yöndeki «ispat yükünün» davalının üzerinde olduğu, davacının elmalarını teslim alamamasından oluşan zararının davalının ediminden kaynaklandığı, davacının 3. kişi ile yapılan anlaşma gereği, elmaların teslimini zamanında yapmaması sebebiyle «müspet zararının» söz konusu olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı arasındaki elma depolamadan kaynaklı uyuşmazlıkta, davalı elma depolama şirketinin üzerine düşen teslim koşulunu yerine getirmemesi nedeniyle davacının uğramış olduğu zararı tazminle yükümlü olduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, meydana gelen davacı zararının elma bedelinden dolayı alacak talebi yönünden; 291.600,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kasa bedelinden dolayı alacak talebi yönünden; 68.980,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava dışı 3.kişi ile yapılan sözleşme nedeniyle uğranılan zarardan dolayı alacak talebi yönünden; 90.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kaş Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/28 D.iş ve 2011/31 D.iş dosyalarında yapmış olduğu «masrafları» talep etmişse de, «delil tespit» taleplerinin red edildiği anlaşıldığından, bu açıdan yapılan talebin reddine, karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı davalıya 280 ton elma «teslim» ettiğini, 80 ton elmayı depodan geri aldığını iddia etmiş ise de buna ilişkin davalının imzasını içeren herhangi bir belge «ibraz» etmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ardiye ücreti · bildirim yükümlülüğü · müspet zarar · istinaf sebebi · takas-mahsup · bilirkişi raporuna itiraz · takas · kamu düzenine aykırılık
Benzer bu karardaAncak 6100 sayılı HMK 355. maddesi uyarınca incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, «kamu düzenine aykırılık» halinde bu durumun resen gözetileceği dikkate alındığında, istinaf sebeplerini aşar şekilde «takas/mahsup» yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu yönüyle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, yargılama devam ederken davalı taraf 15.02.2017 tarihli «bilirkişi raporuna itirazında», «depo» ücreti alacağı nedeniyle, «takas» definde bulunmuş ve 69.000,00TL depo ücretinin davacının alacağı ile takas edilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince davalının bu istemi kabul edilmemiş ise de, bu husus davalı tarafça istinaf dilekçesinde «istinaf sebebi» olarak ileri sürülmemiş olmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince davalının «takas» istemi kabul edilerek davacının elma bedeli alacağından davalının «depo» ücreti alacağı «mahsup» edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davacının davalının soğuk hava deposuna aralarında yaptıkları anlaşma gereği elmaların «teslim» edildiğini, davalının ise depolarındaki elmaların mülkiyetinin kendisine ait olduğunu ileri sürdüğü, alınan bilirkişi raporu, sunulan belgeler, tanık anlatımlarına göre, davacıya ait elmaların davalının soğuk hava deposuna konulduğu ve teslim edilmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle, davalının malların teslim alındığına dair savunmasına itibar edilmediği, bu yöndeki «ispat yükünün» davalının üzerinde olduğu, davacının elmalarını teslim alamamasından oluşan zararının davalının ediminden kaynaklandığı, davacının 3. kişi ile yapılan anlaşma gereği, elmaların teslimini zamanında yapmaması sebebiyle «müspet zararının» söz konusu olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı arasındaki elma depolamadan kaynaklı uyuşmazlıkta, davalı elma depolama şirketinin üzerine düşen teslim koşulunu yerine getirmemesi nedeniyle davacının uğramış olduğu zararı tazminle yükümlü olduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, meydana gelen davacı zararının elma bedelinden dolayı alacak talebi yönünden; 291.600,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kasa bedelinden dolayı alacak talebi yönünden; 68.980,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava dışı 3.kişi ile yapılan sözleşme nedeniyle uğranılan zarardan dolayı alacak talebi yönünden; 90.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kaş Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/28 D.iş ve 2011/31 D.iş dosyalarında yapmış olduğu «masrafları» talep etmişse de, «delil tespit» taleplerinin red edildiği anlaşıldığından, bu açıdan yapılan talebin reddine, karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1650 E. , 2022/5459 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 15.11.2018 tarih ve 2016/198 E- 2018/249 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-kabulüne dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.10.2020 tarih ve 2019/604 E- 2020/909 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, elma yetiştiriciliği yapan müvekkilinin 2768 kasa elmayı davalıya ait soğuk hava deposuna teslim ettiğini, ilerleyen süreçte elmaları teslim etmek istediğini ancak davalının çeşitli bahanelerle teslime yanaşmadığını, bunun üzerine mahkemeye başvurarak delil tespiti talep ettiklerini, yapılan delil tespiti neticesinde, soğuk hava deposunda müvekkiline ait sadece 872 kasa elma bulunabildiğini, kalan 1896 kasa elmanın bulunmadığını ileri sürerek, 87.595,20 TL elma bedeli, 7.584,00 TL kasa bedeli ve 802,90 TL delil tespiti gideri olmak üzere 95.982,10 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından saklama sözleşmesi gereğince 2768 kasa elmanın davalıya ait soğuk hava deposuna teslim edildiği, 764 kasanın davalı tarafından Niğde İcra Müdürlüğü'nün 2016/2983 esas sayılı dosyasıyla para çevrildiği, davalı tarafından dosyaya sunulan depo çıkış fişlerinden teslim eden ve teslim alan kısımlarının imzalı olduğu 306 adet elma kasasının olduğu, bakiye elma kasalarının teslim edildiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 78.413,64 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının tüm, davacının ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak mahkemece davacı yanca yaptırılan delil tespitine ilişkin masrafların yargılama giderleri arasında gösterilip, haklı çıktığı oranda davacı lehine yargılama gideri olarak hükmedilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) HMK’nın 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Aynı Yasa hükmünün 2. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmadığı ancak süresi içerisinde verilecek olan cevap dilekçesiyle katılma yoluyla temyiz başvurusu yapılabileceği düzenleme altına alınmıştır. Yukarıda zikredilen Yasa hükümlerinde yer verilen temyiz kesinlik sınırı HMK’nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi itibariyle 72.070,00 TL’dir.
Davacı vekili, 95.982,10 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, Bölge Adliye Mahkemesince, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne ve 78.413,64 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacı vekilince reddedilen tutar bakımından temyize başvurulmuşsa da redde konu tutar yukarıda belirtilen Yasa hükümlerine göre temyiz sınırının altında kaldığı gibi vaki temyiz başvurusunun katılma yoluyla yapılmadığı da anlaşılmıştır. Bu itibarla, HMK’nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin miktar bakımından reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Davalı vekilince ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davalı yan, davacının, teslim ettiği elmaları peyderpey teslim aldığını savunmuş ve ispat zımmında depo çıkış fişleriyle birlikte 6 adet depo giriş fişini de dosyaya ibraz etmiştir. Söz konusu depo giriş fişlerinin en erken tarihli olanının 31.03.2016, en geç tarihli olanının ise 06.05.2016 düzenleme tarihini taşıdığı, 31.03.2016 düzenleme tarihini taşıyan 3 tanesinde hem teslim alan hem de teslim eden imzası bulunduğu, kalan 3 tanesinde ise sadece teslim eden imzasının yer aldığı görülmektedir. Mahkemece, sadece teslim eden imzasının yer aldığı depo giriş fişlerine itibar edilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte hem teslim eden hem de teslim alan imzasını taşıyan fişlere depo giriş fişi olarak tanzim edildiklerinden bahisle itibar edilmemesi isabetli olmamıştır.
Zira bilirkişi raporunda, yörede elma hasadının eylül ve ekim aylarında yapıldığı belirtilmiş olup esasen davacı yanca, depo giriş fişleriyle teslim edildiği ispatlanan 2768 kasa elmanın tamamı da 28.09.2015 ila 15.10.2015 tarihleri arasında teslim edilmiştir. Bu durumda, gerek hasat zamanının eylül ve ekim ayları olması gerekse de davacı yanca 31.03.2016 tarihinde düzenlenen 3 adet depo giriş fişi tahtında davalıya elma teslim edildiğinin iddia ve ispat edilememesi karşısında söz konusu fişlerin de depo çıkış fişi olduğunun ancak sehven depo giriş fişi olarak tanzim edildiklerinin kabulü gerekir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, 31.03.2016 düzenleme tarihli 3 adet depo giriş fişinde belirtilen miktarda elmanın da davacıya teslim edildiğinin kabulü ile hüküm tesisi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 05/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/819598400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz