Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11650 E. 2018/3526 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sınırlı sorumluluk ilkesi↗ bagaj kaybı↗ montreal konvansiyonu↗ sorumluluk üst sınırı (sdr)↗ sdr↗ sınırlı sorumluluk↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ gerçek zarar↗ temerrüt tarihi↗ taşıma sözleşmesi↗ kâr kaybı↗ taşıyıcı↗ maddi ve manevi tazminat↗ ihtarname↗ maddi tazminat↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma esnasında meydana gelen ziyadan dolayı davalı taşıyıcının sorumlu olduğu, 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu’nun 22/2. maddesinde düzenlenen sınırlı sorumluluk ilkesi gereği bagaj başına sorumluluğunun 1131 SDR olduğu, buna göre gerçek zararın 2.671,00 TL olduğu, bu rakamın da taşıyıcının sorumluluk üst sınırını aşmadığı, davacının ihtarnamesinin 27/09/2013 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve temerrüt tarihinin bu tarih olduğu, bagaj kaybı nedeniyle davacının getirdiği hediyeleri yakın akraba ve tanıdıklarına armağan edememiş olup manevi huzursuzluk yaşadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.671,00 TL maddi tazminatın ve 2.000,00 TL manevi tazminatın 27/09/2013 tarihinde işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve maddi tazminata hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, uluslararası hava taşıma sözleşmesinin ihlalinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının bagajının kaybolması nedeniyle yakınlarına aldığı hediyeleri veremediğinden manevi huzursuzluk yaşadığı gerekçe gösterilerek manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından davacının yakınlarına aldığı hediyeleri ispata elverişli bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi, davacının davadan önce davalı havayolu şirketinden talep ettiği kişisel eşyalarının kapsamında da yakınlarına aldığı armağanlara yönelik bir beyanı bulunmamaktadır. Bu durumda, şartları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. HD 2011/3819/2011/3282
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3819 E. 2011/3282 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Hava taşıması zararı | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15640 E. 2016/4224 K.
Ortak:bagaj kaybı · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · kâr kaybı · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma esnasında meydana gelen ziyadan dolayı davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu, 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu’nun 22/2. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk ilkesi» gereği bagaj başına sorumluluğunun 1131 SDR olduğu, buna göre «gerçek zararın» 2.671,00 TL olduğu, bu rakamın da taşıyıcının sorumluluk üst sınırını aşmadığı, davacının «ihtarnamesinin» 27/09/2013 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve «temerrüt tarihinin» bu tarih olduğu, «bagaj kaybı» nedeniyle davacının getirdiği hediyeleri yakın akraba ve tanıdıklarına armağan edememiş olup manevi huzursuzluk yaşadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.671,00 TL «maddi tazminatın» ve 2.000,00 TL manevi tazminatın 27/09/2013 tarihinde işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaKonvansiyonu'nun 26.3.20011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması ya da «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluktur».
Bu durumda, yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut olayda, mahkemece «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden ve «hava taşıması» konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · hava taşıması · sorumluluk sınırlaması · hasar
Benzer bu karardaKonvansiyonu'nun 26.3.20011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması ya da «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluktur».
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda «bagaj kaybı» hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacı tarafından süresi dahilinde «hasar» başvurusunda bulunulduğu, karar tarihi itibariyle 1 SDR kuru baz alınarak 1131 özel çekme hakkı karşılığı kadar davacının tazminat isteyebileceği gerekçesiyle 4.206,98 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» tespit edilmeden ve «hava taşıması» konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14602 E. 2018/5610 K.
Ortak:bagaj kaybı · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · kâr kaybı · taşıyıcı · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma esnasında meydana gelen ziyadan dolayı davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu, 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu’nun 22/2. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk ilkesi» gereği bagaj başına sorumluluğunun 1131 SDR olduğu, buna göre «gerçek zararın» 2.671,00 TL olduğu, bu rakamın da taşıyıcının sorumluluk üst sınırını aşmadığı, davacının «ihtarnamesinin» 27/09/2013 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve «temerrüt tarihinin» bu tarih olduğu, «bagaj kaybı» nedeniyle davacının getirdiği hediyeleri yakın akraba ve tanıdıklarına armağan edememiş olup manevi huzursuzluk yaşadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.671,00 TL «maddi tazminatın» ve 2.000,00 TL manevi tazminatın 27/09/2013 tarihinde işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda, yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınır kadar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının taşıma sırasında ... kg.'lık bagajının davalıya «tesliminden» sonra kaybolduğu, davacıya ait kaybolan bagajda bulunan eşyaların neler olduğu ve «gerçek zararın» ne miktarda olduğu tespit edilemediği, davacı tarafından gerçek zarara ilişkin herhangi bir delil sunulamadığı, Montreal Konvansiyonu'nun 22/.... maddesine göre da …
Mahkemece, davacının «gerçek zararının ispat» edilemediği, davalının Montreal Konvansiyonu’nun 22/.... maddesine göre sorumluluğunun üst sınırının 4.417,68 TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak ....300,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · sorumluluk sınırlaması · zararın ispatı · hasar · teslim
Benzer bu karardaAncak, bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda, yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınır kadar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının taşıma sırasında ... kg.'lık bagajının davalıya «tesliminden» sonra kaybolduğu, davacıya ait kaybolan bagajda bulunan eşyaların neler olduğu ve «gerçek zararın» ne miktarda olduğu tespit edilemediği, davacı tarafından gerçek zarara ilişkin herhangi bir delil sunulamadığı, Montreal Konvansiyonu'nun 22/.... maddesine göre da …
Mahkemece, davacının «gerçek zararının ispat» edilemediği, davalının Montreal Konvansiyonu’nun 22/.... maddesine göre sorumluluğunun üst sınırının 4.417,68 TL olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak ....300,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18148 E. 2015/3436 K.
Ortak:bagaj kaybı · kâr kaybı · taşıyıcı · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma esnasında meydana gelen ziyadan dolayı davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu, 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu’nun 22/2. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk ilkesi» gereği bagaj başına sorumluluğunun 1131 SDR olduğu, buna göre «gerçek zararın» 2.671,00 TL olduğu, bu rakamın da taşıyıcının sorumluluk üst sınırını aşmadığı, davacının «ihtarnamesinin» 27/09/2013 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve «temerrüt tarihinin» bu tarih olduğu, «bagaj kaybı» nedeniyle davacının getirdiği hediyeleri yakın akraba ve tanıdıklarına armağan edememiş olup manevi huzursuzluk yaşadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.671,00 TL «maddi tazminatın» ve 2.000,00 TL manevi tazminatın 27/09/2013 tarihinde işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «maddi tazminata» hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaÖte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda «bagaj kaybı» nedeniyle davalının sorumlu olduğu miktarın 40 kg üzerinden kg başına 17 SDR olduğu isabetli olarak belirtilmiş ise de, karar tarihindeki SDR kuru dikkate alınmak suretiyle «maddi tazminatın» hesaplanması gerekirken, tazminatın rapor tarihinde kura göre ve düşük olarak belirlenmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kaybolan bagajın ağırlığının 40 kg olduğu, Varşova Sözleşmesine göre kg başına 17 SDR talep edilebileceği, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulüne, 1.752,02 TL maddi tazminatın 12.09.2010 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline, davacıların manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı tarafından taşınan bagajın kaybolması ve uçuştaki gecikmeye dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «maddi tazminat» talebi kısmen kabul edilirken manevi tazminat talebi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akde aykırılık
Benzer bu kararda… oldukları armağanları, akraba ve dostlarına hediye edememiş olmaları, Cidde havaalanındaki yaşadıkları sıkıntılar ve gerekli ilginin gösterilmemesi nedeniyle davalı «taşıyıcının» «akde aykırılık» oluşturan bu davranışları sonucu dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 49. maddesine göre manevi tazminat koşullarının oluştuğunun kabulü gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14406 E. 2014/3784 K.
Ortak:bagaj kaybı · sınırlı sorumluluk · taşıma sözleşmesi · kâr kaybı · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma esnasında meydana gelen ziyadan dolayı davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu, 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu’nun 22/2. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk ilkesi» gereği bagaj başına sorumluluğunun 1131 SDR olduğu, buna göre «gerçek zararın» 2.671,00 TL olduğu, bu rakamın da taşıyıcının sorumluluk üst sınırını aşmadığı, davacının «ihtarnamesinin» 27/09/2013 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve «temerrüt tarihinin» bu tarih olduğu, «bagaj kaybı» nedeniyle davacının getirdiği hediyeleri yakın akraba ve tanıdıklarına armağan edememiş olup manevi huzursuzluk yaşadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.671,00 TL «maddi tazminatın» ve 2.000,00 TL manevi tazminatın 27/09/2013 tarihinde işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, uluslararası hava «taşıma sözleşmesinin» ihlalinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… , davacının Amerika'dan İstanbul'a davalı şirkete ait uçakla uçtuğu, bagajının gelmediğini anlayınca kayıp bagaj beyanında bulunduğu, daha sonra bagajının kendisine «teslim» edildiği, ancak teslim edilen valizlerden bir kısım eşyaların çıkmadığı, bu eşyalar nedeniyle davacının 1.329,73 USD zararının doğduğu, davalının önce bagajı kaybetmesi, ardından bulunan ve davacıya teslim edilen bagajın içindeki bir kısım eşyaların bulunmaması gözetildiğinde Varşova Konvansiyonu'nda düzenlenen «sınırlı sorumluluk» ilkesinden davalının yararlanamayacağı, diğer bir deyişle davalının, davacının gerçek zararından sorumlu bulunduğu, ayrıca «bagaj kaybı» nedeniyle davacının getirdiği hediyeleri akraba ve tanıdıklarına veremediği, bu nedenle üzüntü yaşadığı ve BK'nın 49. maddesinde öngörülen şartların oluştuğu gerek …
2-Dava, hava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, sadece bagajdaki bir kısım eşyanın «kaybı» nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği söylenemeyeceğinden davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken istemin kısmen kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarının ihlali · kişilik hakları · sözleşmeye aykırılık · teslim
Benzer bu karardaHer «sözleşmeye aykırılık» hali tek başına manevi tazminatı gerektirmeyip ayrıca bu aykırılığın aynı zamanda «kişilik haklarına» yönelik bir saldırı da teşkil etmesi gerekir.
Ancak, sadece bagajdaki bir kısım eşyanın «kaybı» nedeniyle «kişilik haklarının ihlal» edildiği söylenemeyeceğinden davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken istemin kısmen kabulü doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… , davacının Amerika'dan İstanbul'a davalı şirkete ait uçakla uçtuğu, bagajının gelmediğini anlayınca kayıp bagaj beyanında bulunduğu, daha sonra bagajının kendisine «teslim» edildiği, ancak teslim edilen valizlerden bir kısım eşyaların çıkmadığı, bu eşyalar nedeniyle davacının 1.329,73 USD zararının doğduğu, davalının önce bagajı kaybetmesi, ardından bulunan ve davacıya teslim edilen bagajın içindeki bir kısım eşyaların bulunmaması gözetildiğinde Varşova Konvansiyonu'nda düzenlenen «sınırlı sorumluluk» ilkesinden davalının yararlanamayacağı, diğer bir deyişle davalının, davacının gerçek zararından sorumlu bulunduğu, ayrıca «bagaj kaybı» nedeniyle davacının getirdiği hediyeleri akraba ve tanıdıklarına veremediği, bu nedenle üzüntü yaşadığı ve BK'nın 49. maddesinde öngörülen şartların oluştuğu gerek …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11650 E. , 2018/3526 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.05.2016 tarih ve 2014/921-2016/407 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 28.06.2013 tarihinde, davalıya ait uçakla ...'dan İstanbul'a ve ...'dan ....'ya aktarmalı şekilde seyahat ettiğini, davaya konu bagajın seyahat esnasında kişisel eşyaların konulabileceğinden ve yanında bulundurulması gereken 5 kg'lık el bagajı boyundan ağır olduğundan davacının elinden alındığını ve kabin bagajına gönderildiğini, davacının 5 kg'lık el bagajından büyük olan 23-25 kg aralığındaki el bagajını davalı havayolu şirketine güvenerek teslim ettiğini, ancak davalı yanın dikkatsiz ve özensiz şekilde davranarak davacının bagajını zayi ettiklerini ileri sürerek, 2.671,00 TL maddi zararının ve 2.000,00 TL manevi zararının temerrüt tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, süresinde ihbar yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma esnasında meydana gelen ziyadan dolayı davalı taşıyıcının sorumlu olduğu, 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu’nun 22/2. maddesinde düzenlenen sınırlı sorumluluk ilkesi gereği bagaj başına sorumluluğunun 1131 SDR olduğu, buna göre gerçek zararın 2.671,00 TL olduğu, bu rakamın da taşıyıcının sorumluluk üst sınırını aşmadığı, davacının ihtarnamesinin 27/09/2013 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve temerrüt tarihinin bu tarih olduğu, bagaj kaybı nedeniyle davacının getirdiği hediyeleri yakın akraba ve tanıdıklarına armağan edememiş olup manevi huzursuzluk yaşadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.671,00 TL maddi tazminatın ve 2.000,00 TL manevi tazminatın 27/09/2013 tarihinde işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve maddi tazminata hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, uluslararası hava taşıma sözleşmesinin ihlalinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının bagajının kaybolması nedeniyle yakınlarına aldığı hediyeleri veremediğinden manevi huzursuzluk yaşadığı gerekçe gösterilerek manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamından davacının yakınlarına aldığı hediyeleri ispata elverişli bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi, davacının davadan önce davalı havayolu şirketinden talep ettiği kişisel eşyalarının kapsamında da yakınlarına aldığı armağanlara yönelik bir beyanı bulunmamaktadır. Bu durumda, şartları oluşmayan manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA,ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/423769600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz