Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/18148 E. 2015/3436 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bagaj kaybı↗ akde aykırılık↗ sdr kuru↗ sdr↗ kâr kaybı↗ taşıyıcı↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kaybolan bagajın ağırlığının 40 kg olduğu, Varşova Sözleşmesine göre kg başına 17 SDR talep edilebileceği, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 1.752,02 TL maddi tazminatın 12.09.2010 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline, davacıların manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından taşınan bagajın kaybolması ve uçuştaki gecikmeye dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece maddi tazminat talebi kısmen kabul edilirken manevi tazminat talebi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Davacıların hacdan dönüşleri esnasında, Cidde’den kalkacak olan uçak 12 saat gecikmeli olarak kalkmış, bu süre zarfında yolcular, yiyecek içecek sağlanması ve tüm yolcuların oturması imkanı bulunmayan bir alanda bekletilmiş, yaşı ilerlemiş bulunan davacılar sıkıntı yaşamışlardır. Davacıların Amsterdam'a ulaşmalarından sonra da içerisinde hediyelik eşyalarının bulunduğu bavullarının kaybolduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmış ise de, yapılan seyahatin özelliği dikkat alındığında, davacıların beraberlerinde getirmekte oldukları armağanları, akraba ve dostlarına hediye edememiş olmaları, Cidde havaalanındaki yaşadıkları sıkıntılar ve gerekli ilginin gösterilmemesi nedeniyle davalı taşıyıcının akde aykırılık oluşturan bu davranışları sonucu
dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 49. maddesine göre manevi tazminat koşullarının oluştuğunun kabulü gerekir. Bu itibarla mahkemece, davacılar lehine makul bir manevi tazminata hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bagaj kaybı nedeniyle davalının sorumlu olduğu miktarın 40 kg üzerinden kg başına 17 SDR olduğu isabetli olarak belirtilmiş ise de, karar tarihindeki SDR kuru dikkate alınmak suretiyle maddi tazminatın hesaplanması gerekirken, tazminatın rapor tarihinde kura göre ve düşük olarak belirlenmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5282 E. 2011/15663 K.
Ortak:bagaj kaybı · kâr kaybı · taşıyıcı · maddi tazminat · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaÖte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda «bagaj kaybı» nedeniyle davalının sorumlu olduğu miktarın 40 kg üzerinden kg başına 17 SDR olduğu isabetli olarak belirtilmiş ise de, karar tarihindeki SDR kuru dikkate alınmak suretiyle «maddi tazminatın» hesaplanması gerekirken, tazminatın rapor tarihinde kura göre ve düşük olarak belirlenmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kaybolan bagajın ağırlığının 40 kg olduğu, Varşova Sözleşmesine göre kg başına 17 SDR talep edilebileceği, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulüne, 1.752,02 TL maddi tazminatın 12.09.2010 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline, davacıların manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı tarafından taşınan bagajın kaybolması ve uçuştaki gecikmeye dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «maddi tazminat» talebi kısmen kabul edilirken manevi tazminat talebi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
Somut olayda «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» saptaması yapılmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde de karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazılarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, hava yolu taşımacılığında Varşova Konvansiyonu hükümlerinin ve Protokollerinin uygulanması gerektiği, buna göre maddi zarara getirilen sınırlama gereğince 26 kg olarak tespit edilmiş yolcu biletine göre 1.032,55 TL «maddi tazminat» ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 08/03/2007 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · hava taşıması · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · yasal faiz · hasar
Benzer bu karardaVarşova Konvansiyonu' nun 4 sayılı Montreal Protokolü ile değişik 24/2 nci maddesine göre bagajın kaybolması yada «hasara» uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluk» olup, bu durumda yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle bu sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınıra kadar tazminata hükmetmek gerekir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, hava yolu taşımacılığında Varşova Konvansiyonu hükümlerinin ve Protokollerinin uygulanması gerektiği, buna göre maddi zarara getirilen sınırlama gereğince 26 kg olarak tespit edilmiş yolcu biletine göre 1.032,55 TL «maddi tazminat» ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 08/03/2007 tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, «hava taşıması» sırasında bagajın kaybolması nedeniyle maddi ve manevi tazminata ilişkindir.
Somut olayda «bagajın kaybı» nedeniyle oluşan «gerçek zarar» saptaması yapılmadan doğrudan doğruya sorumluluğun üst sınırına hükmedilmesi, ayrıca bu üst sınırın belirlenmesinde de karar tarihindeki SDR kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davalı vekilinin temyiz itirazılarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11650 E. 2018/3526 K.
Ortak:bagaj kaybı · kâr kaybı · taşıyıcı · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaÖte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda «bagaj kaybı» nedeniyle davalının sorumlu olduğu miktarın 40 kg üzerinden kg başına 17 SDR olduğu isabetli olarak belirtilmiş ise de, karar tarihindeki SDR kuru dikkate alınmak suretiyle «maddi tazminatın» hesaplanması gerekirken, tazminatın rapor tarihinde kura göre ve düşük olarak belirlenmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kaybolan bagajın ağırlığının 40 kg olduğu, Varşova Sözleşmesine göre kg başına 17 SDR talep edilebileceği, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulüne, 1.752,02 TL maddi tazminatın 12.09.2010 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline, davacıların manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı tarafından taşınan bagajın kaybolması ve uçuştaki gecikmeye dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «maddi tazminat» talebi kısmen kabul edilirken manevi tazminat talebi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma esnasında meydana gelen ziyadan dolayı davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu, 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu’nun 22/2. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk ilkesi» gereği bagaj başına sorumluluğunun 1131 SDR olduğu, buna göre «gerçek zararın» 2.671,00 TL olduğu, bu rakamın da taşıyıcının sorumluluk üst sınırını aşmadığı, davacının «ihtarnamesinin» 27/09/2013 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve «temerrüt tarihinin» bu tarih olduğu, «bagaj kaybı» nedeniyle davacının getirdiği hediyeleri yakın akraba ve tanıdıklarına armağan edememiş olup manevi huzursuzluk yaşadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.671,00 TL «maddi tazminatın» ve 2.000,00 TL manevi tazminatın 27/09/2013 tarihinde işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «maddi tazminata» hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk ilkesi · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · temerrüt tarihi · taşıma sözleşmesi · ihtarname · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma esnasında meydana gelen ziyadan dolayı davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu, 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu’nun 22/2. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk ilkesi» gereği bagaj başına sorumluluğunun 1131 SDR olduğu, buna göre «gerçek zararın» 2.671,00 TL olduğu, bu rakamın da taşıyıcının sorumluluk üst sınırını aşmadığı, davacının «ihtarnamesinin» 27/09/2013 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve «temerrüt tarihinin» bu tarih olduğu, «bagaj kaybı» nedeniyle davacının getirdiği hediyeleri yakın akraba ve tanıdıklarına armağan edememiş olup manevi huzursuzluk yaşadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2.671,00 TL «maddi tazminatın» ve 2.000,00 TL manevi tazminatın 27/09/2013 tarihinde işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, uluslararası hava «taşıma sözleşmesinin» ihlalinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13986 E. 2013/11623 K.
Ortak:taşıyıcı · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kaybolan bagajın ağırlığının 40 kg olduğu, Varşova Sözleşmesine göre kg başına 17 SDR talep edilebileceği, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulüne, 1.752,02 TL maddi tazminatın 12.09.2010 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline, davacıların manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı tarafından taşınan bagajın kaybolması ve uçuştaki gecikmeye dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece «maddi tazminat» talebi kısmen kabul edilirken manevi tazminat talebi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
… oldukları armağanları, akraba ve dostlarına hediye edememiş olmaları, Cidde havaalanındaki yaşadıkları sıkıntılar ve gerekli ilginin gösterilmemesi nedeniyle davalı «taşıyıcının» «akde aykırılık» oluşturan bu davranışları sonucu dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 49. maddesine göre manevi tazminat koşullarının oluştuğunun kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında kurulan uluslararası hava «taşıma sözleşmesi» kapsamında davacının 30/01/2010 tarihinde ...'dan ...'e ... aktarmalı olarak geldiği, davacının uçuş sırasında davalı tarafa «teslim» ettiği yolcu bagajının varma yerinde kaybolduğu, davacının kayıp bagaj için davalı tarafa başvuruda bulunduğu, davacı tarafın bu başvuruya karşılık 585,00 TL ödemeyi teklif ettiği ancak davacı tarafça bu ödemenin kabul edilmediği, Lahey Protokolü'nün değişen hükümleri kapsamında üst limit sorumluluğunun kg başına 17 SDR olarak esas alınması durumunda talep edilebilecek üst limit sorumluluk tutarının 998,24 TL olduğu, davacının üst limit sorumluluğunu ortadan kaldıracak şekilde ayrıca bir bildirim ve ek meblağ ödemesi yapmadığı, manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 998,24 TL «maddi tazminatın» olay tarihi olan 30/01/2010 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile tahsiline, takdiren 2.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30/01/2010 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
… re, olay tarihinde yürürlükte bulunan 4 sayılı Monreal Protokolü ile değişen Varşova Konvansiyonu'nun 22/a maddesi gereğince kayıtlı bagaj ve yük taşımasında, paket «taşıyıcıya» verilirken, gönderici, varış yerinde «teslim» anındaki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe, «taşıyıcının sorumluluğunun» kilogram başına 250 frankla sınırlı olduğu düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk sınırı · taşıyıcının sorumluluğu · reeskont faizi · taşıma sözleşmesi · yasal faiz · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında kurulan uluslararası hava «taşıma sözleşmesi» kapsamında davacının 30/01/2010 tarihinde ...'dan ...'e ... aktarmalı olarak geldiği, davacının uçuş sırasında davalı tarafa «teslim» ettiği yolcu bagajının varma yerinde kaybolduğu, davacının kayıp bagaj için davalı tarafa başvuruda bulunduğu, davacı tarafın bu başvuruya karşılık 585,00 TL ödemeyi teklif ettiği ancak davacı tarafça bu ödemenin kabul edilmediği, Lahey Protokolü'nün değişen hükümleri kapsamında üst limit sorumluluğunun kg başına 17 SDR olarak esas alınması durumunda talep edilebilecek üst limit sorumluluk tutarının 998,24 TL olduğu, davacının üst limit sorumluluğunu ortadan kaldıracak şekilde ayrıca bir bildirim ve ek meblağ ödemesi yapmadığı, manevi tazminat talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 998,24 TL «maddi tazminatın» olay tarihi olan 30/01/2010 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile tahsiline, takdiren 2.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30/01/2010 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
… re, olay tarihinde yürürlükte bulunan 4 sayılı Monreal Protokolü ile değişen Varşova Konvansiyonu'nun 22/a maddesi gereğince kayıtlı bagaj ve yük taşımasında, paket «taşıyıcıya» verilirken, gönderici, varış yerinde «teslim» anındaki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe, «taşıyıcının sorumluluğunun» kilogram başına 250 frankla sınırlı olduğu düzenlenmiştir.
Buna göre, mahkemece bu konuda genel sınırlama hükümleri içeren 24/2 maddesine atıfta bulunularak SDR kuru üzerinden «sorumluluk sınırının» belirlenmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13233 E. 2018/173 K.
Ortak:bagaj kaybı · kâr kaybı · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaÖte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda «bagaj kaybı» nedeniyle davalının sorumlu olduğu miktarın 40 kg üzerinden kg başına 17 SDR olduğu isabetli olarak belirtilmiş ise de, karar tarihindeki SDR kuru dikkate alınmak suretiyle «maddi tazminatın» hesaplanması gerekirken, tazminatın rapor tarihinde kura göre ve düşük olarak belirlenmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… oldukları armağanları, akraba ve dostlarına hediye edememiş olmaları, Cidde havaalanındaki yaşadıkları sıkıntılar ve gerekli ilginin gösterilmemesi nedeniyle davalı «taşıyıcının» «akde aykırılık» oluşturan bu davranışları sonucu dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 49. maddesine göre manevi tazminat koşullarının oluştuğunun kabulü gerekir.
Benzer bu kararda… öre, davacıya ait bavulların kaybından davalıların birlikte sorumlu olduğu, davacının kaybolan bavullarındaki eşyaların değerine ilişkin belge sunamadığı, davacının «gerçek zararının» tespitinin de mümkün olmadığı, «bagaj kaybı» nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğunun» üst sınırının 1131 SDR olduğu davanın kısmen kabulüne, 4.063,00 TL alacağın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davaya konu «bagaj kaybı», 26.03.2011 tarihinden sonra gerçekleşmiştir.
Bu durumda, yolcunun «bagaj kaybı» nedeniyle «gerçek zararının» belirlenmesi ve belirlenen tutarın üst sınır ile karşılaştırılması suretiyle üst sınırın altında ise zararın tamamına, bunun üstünde ise üst sınır kadar tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hava taşıyıcısının sorumluluğu · ifa yardımcısı · hava taşıması · sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaSomut olaya uygulanması gerekli Varşova Konvansiyonu'nun 26.3.20011 tarihinde yürürlüğe giren ve 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi'yle değişik 22. maddesine göre bagajın kaybolması ya da «hasar» hasara uğraması halinde «hava taşıyıcısının sorumluluğu sınırlı sorumluluktur».
… öre, davacıya ait bavulların kaybından davalıların birlikte sorumlu olduğu, davacının kaybolan bavullarındaki eşyaların değerine ilişkin belge sunamadığı, davacının «gerçek zararının» tespitinin de mümkün olmadığı, «bagaj kaybı» nedeniyle «taşıyıcının sorumluluğunun» üst sınırının 1131 SDR olduğu davanın kısmen kabulüne, 4.063,00 TL alacağın davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
3-Davalı ...Ş. vekilinin temyiz itirazlarına gelince, anılan davalı «taşıma sözleşmesinin» tarafı olmadığını ve yer hizmetlerini sunan «ifa yardımcısı» olduğunu savunmuş, mahkemece, sorumlu olduğuna karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı ...Ş.’nin «taşıma sözleşmesinin» tarafı olmasına göre, davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/18148 E. , 2015/3436 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/06/2014 tarih ve 2011/344-2014/254 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin Hac dönüşü esnasında uçak kalkış saatlerinde 25,5 saat gecikme yaşandığını, davalı şirket personelinin gecikme sebebiyle ortaya çıkan beslenme, uykusuzluk gibi sorunlarla ilgilenmediğini, ayrıca müvekkillerinin 40 kg ağırlığında 1 adet bavullarının kaybedildiğini, bavulun içinde müvekkilerinin yakınlarına aldığı hediyelerin bulunduğunu, müvekkillerinin maddi ve manevi olarak zarara uğradıklarını ileri sürerek, 1.196,25 Euro maddi tazminatın (tahsil günündeki TL değeri üzerinden) ve 10.000'er TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kaybolan bagajın ağırlığının 40 kg olduğu, Varşova Sözleşmesine göre kg başına 17 SDR talep edilebileceği, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 1.752,02 TL maddi tazminatın 12.09.2010 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline, davacıların manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından taşınan bagajın kaybolması ve uçuştaki gecikmeye dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece maddi tazminat talebi kısmen kabul edilirken manevi tazminat talebi şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Davacıların hacdan dönüşleri esnasında, Cidde’den kalkacak olan uçak 12 saat gecikmeli olarak kalkmış, bu süre zarfında yolcular, yiyecek içecek sağlanması ve tüm yolcuların oturması imkanı bulunmayan bir alanda bekletilmiş, yaşı ilerlemiş bulunan davacılar sıkıntı yaşamışlardır. Davacıların Amsterdam'a ulaşmalarından sonra da içerisinde hediyelik eşyalarının bulunduğu bavullarının kaybolduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmış ise de, yapılan seyahatin özelliği dikkat alındığında, davacıların beraberlerinde getirmekte oldukları armağanları, akraba ve dostlarına hediye edememiş olmaları, Cidde havaalanındaki yaşadıkları sıkıntılar ve gerekli ilginin gösterilmemesi nedeniyle davalı taşıyıcının akde aykırılık oluşturan bu davranışları sonucu
dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 49. maddesine göre manevi tazminat koşullarının oluştuğunun kabulü gerekir. Bu itibarla mahkemece, davacılar lehine makul bir manevi tazminata hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bagaj kaybı nedeniyle davalının sorumlu olduğu miktarın 40 kg üzerinden kg başına 17 SDR olduğu isabetli olarak belirtilmiş ise de, karar tarihindeki SDR kuru dikkate alınmak suretiyle maddi tazminatın hesaplanması gerekirken, tazminatın rapor tarihinde kura göre ve düşük olarak belirlenmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz ıtirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/169291300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz