İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/2574 E. 2018/2445 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerekçe-hüküm çelişkisi↗ infaz↗ içtihadı birleştirme kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, halen 1 nolu davalının antreposunda bulunan ve mahkemece 2002/1050 D.İş. Sayılı dosyasında tedbir konulan ve infaz edilen 96.747 k. alüminyum emtiasının davacıya ait olduğu anlaşılmakla bu davalıdan aynen alınıp gümrük mevzuatı çerçevesinde davacıya verilmesine, dava konusu mallardan 521.463.kg’lık kısmın 1 nolu davalıda ise aynen alınıp olmadığı taktirde bedeli olan 750.907 USD’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte hem bu davalıdan hem 6 nolu davalıdan tahsiline, 409.553 kg’lık dava konusu malların mevcut ise aynen iadesine, değilse bedeli 589.756 USD’nin (2 nolu davalı ...Ş’nin 9.553 Kg-veya bedeli 13.756 USD, 3 nolu davalı ... Kablo A.Ş’nin 50.000 Kg veya karşılığı 72.USD, davalı ...çelik ve ... Sanati A.Ş’nin 250.000 kg. Veya karşılığı 360.000 USD 144.000 USD) kısmından sorumlu olmak üzere ve 1 ve 6 nolu davalılardan bu bentteki malın yıllık %3,5 ve daha sonra değişen-değişecek faiz hadleri dikkate alınıp 3095 sayılı Yasa’nın 4A maddesine göre belirlenecek faiz uygulanarak bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş vekili, davalı ... A.Ş vekili, davalı ... Kablo A.Ş vekili ve davalı ... Çelik A.Ş vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacıya ait emtianın konulduğu antrepodan usulsüz işlemlerle davalılar tarafından el ve işbirliği içinde çekildiği iddiasına dayalı olarak açılan, malların aynen iadesi, olmadığı taktirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 294 ve devamı (Mülga HUMK’nun 382 ve devamı) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır.
Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Başka bir anlatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, çelişki bulunmaması gerekir. Nitekim, HMK’nın 298/2. maddesinde de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olayda mahkemece tefhim edilen kısa kararda “….davalı...Sanayi A.Ş’nin 250.000 kg. veya karşılığı 360.000 USD, davalı... Alüminyum A.Ş’nin ise 100.000 kg.veya karşılığı 144.000 USD) kısmından sorumlu olmak üzere tahsiline....” karar verilmiş olmasına rağmen gerekçeli kararın hüküm bölümünde kısa karardan farklı olarak“…davalı...Sanayi A.Ş’nin 250.000 kg. veya karşılığı 360.000 USD 144.000 USD) kısmından sorumlu olmak üzere....” şeklinde karar verilmek suretiyle kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişkili bir durum yaratılmıştır. Bu durumda yukarıda açıklanan yasa hükümlerine ve içtihada uygun, kısa kararla ve gerekçe ile çelişkili olmayan, kendi içinde tutarlı bir hüküm kurulması gerektiğinden kararın öncelikle bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekillerinin uyuşmazlığın esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6352 E. 2011/16055 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaSayılı dosyasında tedbir konulan ve «infaz» edilen 96.747 k. alüminyum emtiasının davacıya ait olduğu anlaşılmakla bu davalıdan aynen alınıp gümrük mevzuatı çerçevesinde davacıya verilmesine, dava konusu mal …
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi
Benzer bu karardaSomut olayda mahkemece kısa kararda “asıl alacağa yönelik itirazın iptaline, takibin devamına” karar verildiği halde , gerekçeli kararda “1995 Euro'nun 27/02/2008 tarihinden geçerli olarak «reeskont faizi» ile birlikte TL karşılığı paranın davalıdan alınarak davacıya verilmesine “ şeklinde hüküm kurulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/252 E. 2015/4730 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaSayılı dosyasında tedbir konulan ve «infaz» edilen 96.747 k. alüminyum emtiasının davacıya ait olduğu anlaşılmakla bu davalıdan aynen alınıp gümrük mevzuatı çerçevesinde davacıya verilmesine, dava konusu mal …
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti takdiri · dava şartı yokluğu · taşıyıcı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaSomut olayda mahkemece gerekçeli kararda, davacının zararının söz konusu olmadığı gerekçesiyle “davanın dava «şartı yokluğundan» usulden reddedildiğinin” belirtilmesine rağmen tefhim edilen kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında “kanıtlanamayan davanın reddine” şeklinde esas yönden hüküm kurulması ve buna göre davalı yararına «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı «taşıyıcının» taşıma sırasında meydana gelen zararla ilgili olarak zarar görene veya onun emtia sigortacısına herhangi bir ödeme yapmadığı, buna göre davacının zararının söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10116 E. 2010/1391 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaSayılı dosyasında tedbir konulan ve «infaz» edilen 96.747 k. alüminyum emtiasının davacıya ait olduğu anlaşılmakla bu davalıdan aynen alınıp gümrük mevzuatı çerçevesinde davacıya verilmesine, dava konusu mal …
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta sözleşmesi · icra takibine itiraz · işlemiş faiz · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, davalının asıl alacağa vaki itirazının 2.737.07 YTL’lık ve «işlemiş faize» ilişkin olarak 363.03 YTL’lık kısmının iptaline, bu miktarlar üzerinden takibin devamına ve 1.094.82 YTL «inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava, «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat alacağının tahsiline yönelik yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda davalının asıl alacağın 2.737.07 YTL’lık ve «işlemiş faizin» 363.03 YTL’lık kısmına yaptığı itirazın iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına karar verilmiştir.
Ancak, gerekçeli karar, kısa karara uygun yazılmamış, kısa kararda hüküm altına alınmadığı halde ayrıca «inkar tazminatına» hükmedilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10718 E. 2010/1705 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaSayılı dosyasında tedbir konulan ve «infaz» edilen 96.747 k. alüminyum emtiasının davacıya ait olduğu anlaşılmakla bu davalıdan aynen alınıp gümrük mevzuatı çerçevesinde davacıya verilmesine, dava konusu mal …
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6110 E. 2013/21797 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaSayılı dosyasında tedbir konulan ve «infaz» edilen 96.747 k. alüminyum emtiasının davacıya ait olduğu anlaşılmakla bu davalıdan aynen alınıp gümrük mevzuatı çerçevesinde davacıya verilmesine, dava konusu mal …
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacının tescilli markaları ile «iltibas» yaratacak şekilde üretimde bulunduğu, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle, 3.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaSayılı dosyasında tedbir konulan ve «infaz» edilen 96.747 k. alüminyum emtiasının davacıya ait olduğu anlaşılmakla bu davalıdan aynen alınıp gümrük mevzuatı çerçevesinde davacıya verilmesine, dava konusu mal …
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaSayılı dosyasında tedbir konulan ve «infaz» edilen 96.747 k. alüminyum emtiasının davacıya ait olduğu anlaşılmakla bu davalıdan aynen alınıp gümrük mevzuatı çerçevesinde davacıya verilmesine, dava konusu mal …
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5741 E. 2010/6535 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaSayılı dosyasında tedbir konulan ve «infaz» edilen 96.747 k. alüminyum emtiasının davacıya ait olduğu anlaşılmakla bu davalıdan aynen alınıp gümrük mevzuatı çerçevesinde davacıya verilmesine, dava konusu mal …
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaHUMK.nun 112 nci maddesi hükmü uyarınca «son» oturumda tefhim edilen kısa kararda «ihtiyati tedbirin» devamı yönünde karar verilmemiş ise, ihtiyati tedbir kendiliğinden kalkar.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacıya ait markanın haklı bir neden bulunmaksızın davalı adına tescil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına yapılan marka tescilinin hükümsüzlüğüne, davacı adına tescil talebinin reddine ve ayrıca kısa karadan farklı olarak gerekçeli ilamda “markanın üçüncü kişilere devrine ilişkin «ihtiyati tedbir» kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına” karar verilmiştir.
Mahkemece sonradan yazılacak gerekçeli kararda «ihtiyati tedbirin» devamına karar verilemez.
Somut olayda mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak kısa kararda «ihtiyatı tedbire» ilişkin hüküm kurulmamış ancak, gerekçeli kararda ayrıca ihtiyati tedbirin devamına hükmedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/2574 E. , 2018/2445 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.03.2005 tarih ve 2002/698-2005/176 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ...Ş vekili, davalı... A.Ş vekili, davalı ... Kablo A.Ş vekili ve davalı ... Çelik A.Ş vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.04.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan ... Çelik ve .... San. Tic. A.Ş vekili Av. ...an ... ile davalılardan... Alüminyum Bakır ve Mad. San. Tic. A.Ş vekili Av. ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ... firmasınca ....’dan ithal edilen 1.318.913 ... primer alüminyum .... emtiasının davalı ... ... ve Mümessilik A.Ş’nin antreposuna boşaltıldığını, söz konusu malın ... firmasından müvekkilince 04.09.2001 tarihinde satın alındığını, ... Firmasının davalı antrepo işleticisine mallrın müvekkili emrine tutması yönünde talimat verildiğini,... A.Ş’nin teyit mahiyetinde depo makbuzu düzenlediğini, Kasım 2001 tarihinde yapılan 291.150 metrik tonluk satıştan sonra davalı ... ... A.Ş’nin yedinde 1.027.763. merik ton mal kaldığını, davalı ... ... A.Ş’nin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlemler yaptığının,
bankalarca hacir ve icra takipleri yapıldığının duyulması üzerine ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2002/1050 D. iş sayılı dosyası ile 11.02.2002 tarihinde mezkür mallar hakkında ihtiyati tedbir kararı verilip tedbir kararının infazı sırasında antrepoda malların 96.757 metrik tonunun bulunabildiğini, bulunan malların yediemine teslim edildiğini, diğer malların akıbeti hakkında ... Gümrük Müdürlüğüne yazılan mezekkere cevabından ... ... A.Ş tarafından 521.463 kg., Türk Kablo A.Ş tarafından 9.553 kg., ... Kablo A.Ş tarafından 50.000 kg, ...çelik A.Ş tarafından 250.000 kg.,... A.Ş tarafından 100.000 kg. olmak üzere toplam 931.016 kg. yurda ithal işlemi yapılarak davalı ... ... ve Mümessilik A.Ş’nin antreposundan çıkarıldığının anlaşıldığını, ... Gümrük Müdürlüğü’nden alınan bilgilere göre bu işlemler için davalı ...
... A.Ş tarafından yurt dışında paravan olarak kurulan . ... Services Limited üzerinden usulsüz işlemler ile antrepodan çekildiğini ileri sürerek, söz konusu mallar davalıların yedinde ise aynen iadesine, mallar davalıların yedinde değilse bedellerinin davalı ... ... A.Ş’den müteselsilen olmak üzere davalılardan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, halen 1 nolu davalının antreposunda bulunan ve mahkemece 2002/1050 D.İş. Sayılı dosyasında tedbir konulan ve infaz edilen 96.747 k. alüminyum emtiasının davacıya ait olduğu anlaşılmakla bu davalıdan aynen alınıp gümrük mevzuatı çerçevesinde davacıya verilmesine, dava konusu mallardan 521.463.kg’lık kısmın 1 nolu davalıda ise aynen alınıp olmadığı taktirde bedeli olan 750.907 USD’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte hem bu davalıdan hem 6 nolu davalıdan tahsiline, 409.553 kg’lık dava konusu malların mevcut ise aynen iadesine, değilse bedeli 589.756 USD’nin (2 nolu davalı ...Ş’nin 9.553 Kg-veya bedeli 13.756 USD, 3 nolu davalı ...
Kablo A.Ş’nin 50.000 Kg veya karşılığı 72.USD, davalı ...çelik ve ... Sanati A.Ş’nin 250.000 kg. Veya karşılığı 360.000 USD 144.000 USD) kısmından sorumlu olmak üzere ve 1 ve 6 nolu davalılardan bu bentteki malın yıllık %3,5 ve daha sonra değişen-değişecek faiz hadleri dikkate alınıp 3095 sayılı Yasa’nın 4A maddesine göre belirlenecek faiz uygulanarak bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş vekili, davalı ... A.Ş vekili, davalı ... Kablo A.Ş vekili ve davalı ... Çelik A.Ş vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacıya ait emtianın konulduğu antrepodan usulsüz işlemlerle davalılar tarafından el ve işbirliği içinde çekildiği iddiasına dayalı olarak açılan, malların aynen iadesi, olmadığı taktirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 294 ve devamı (Mülga HUMK’nun 382 ve devamı) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır.
Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Başka bir anlatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, çelişki bulunmaması gerekir. Nitekim, HMK’nın 298/2. maddesinde de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Somut olayda mahkemece tefhim edilen kısa kararda “….davalı...Sanayi A.Ş’nin 250.000 kg. veya karşılığı 360.000 USD, davalı... Alüminyum A.Ş’nin ise 100.000 kg.veya karşılığı 144.000 USD) kısmından sorumlu olmak üzere tahsiline....” karar verilmiş olmasına rağmen gerekçeli kararın hüküm bölümünde kısa karardan farklı olarak“…davalı...Sanayi A.Ş’nin 250.000 kg. veya karşılığı 360.000 USD 144.000 USD) kısmından sorumlu olmak üzere....” şeklinde karar verilmek suretiyle kısa karar ve gerekçeli karar arasında çelişkili bir durum yaratılmıştır. Bu durumda yukarıda açıklanan yasa hükümlerine ve içtihada uygun, kısa kararla ve gerekçe ile çelişkili olmayan, kendi içinde tutarlı bir hüküm kurulması gerektiğinden kararın öncelikle bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekillerinin uyuşmazlığın esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan... Alüminyum Bakır ve Madencilik San. Tic. A.Ş ile ...çelik ve .... San. A.Ş'ye verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/420438200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz