Sözleşmenin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7859 E. 2018/1473 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'bir yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın kaldırılması↗ hisse devri↗ hak düşürücü süre↗ istirdat↗ ticaret sicili↗ eksik inceleme↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; dosyaya sureti sunulan sözleşmeye göre dava konusu senetlerin hisse devirlerinin yapılmadığı, davalının hisse devri yapmadığı takdirde senetlerin geçerli olmayacağına dair herhangi bir ifadenin bulunmadığı, ticaret sicil kayıtlarına göre şirketin resen sicilden terkininin yapıldığı, terkinden sonra davalının davacı tarafa hisse devri yapma imkanının bulunmadığı, dava konusu senetlerle ilgili yapılan takipler sonucu davacı tarafın, değişik tarihlerde farklı ödemeler yaptığı ve bu ödemelerden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK 72/7. maddesine göre icra dosyasına ödenen paranın istirdadına ilişkindir. Anılan maddeye göre, “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.” Mahkemece, anılan madde hükmü uyarınca icra takibi sonunda takip dosyasındaki paranın tamamen ödenmesi üzerine bu paranın ancak bir yıllık hak düşürücü sürede geri alınabileceği düzenlemesi gözetilmeksizin kabul kararı verilmiştir. Bu durumda, mahkemece icra dosyaları getirtilerek, paranın tamamen ödenip ödenmediği, ödenmişse son ödeme tarihi göz önüne alınarak 1 yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle geçip geçmediği değerlendirilmesi yapılarak
.../...
sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8915 E. 2015/9569 K.
Ortak:itirazın kaldırılması · hak düşürücü süre · istirdat · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaAnılan maddeye göre, “Takibe itiraz etmemiş veya «itirazının kaldırılmış» olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.” Mahkemece, anılan madde hükmü uyarınca icra takibi sonunda takip dosyasındaki paranın tamamen ödenmesi üzerine bu paranın ancak bir yıllık «hak düşürücü sürede» geri alınabileceği düzenlemesi gözetilmeksizin kabul kararı verilmiştir.
Dava, İİK 72/7. maddesine göre icra dosyasına ödenen paranın «istirdadına» ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece icra dosyaları getirtilerek, paranın tamamen ödenip ödenmediği, ödenmişse «son» ödeme tarihi göz önüne alınarak 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» dava tarihi itibariyle geçip geçmediği değerlendirilmesi yapılarak .../... sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, «eksik incelemeyle» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… 07-13.05.2013 tarihleri arasında maaşından yapılan kesintilerin toplamı olan 8.715,36 TL'nin iadesini istediği, İİK'nın 72/7. maddesinde "Takibe itiraz etmemiş veya «itirazının kaldırılmış» olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir." denildiği, Susurluk İcra Hukuk Mahkemesince verilen kararın 27/12/2011 tarihli olduğu, dava tarihi itibariyle bir yıllık «hak düşürücü sürenin» gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ının SGK'dan aldığı emekli maaşının haczi nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece dava, 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenen «istirdat davası» olarak nitelendirilmiş ise de anılan hükümde, takibe itiraz etmemiş veya «itirazının kaldırılmış» olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahsın, ödediği paranın genel hükümler dairesinde geriye alınmasını isteyebileceği düzenlenmiş olup somut olayda, davacı borçlu olmadığı paranın ödendiği gibi bir iddia da bulunmayıp, yasanın «emredici» hükmüne rağmen haczedilen paranın iadesini istemektedir.
Bu durumda, işbu davanın 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenen anlamda bir «istirdat davası» olduğu söylenemeyeceğinden işin esasının incelenmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde «hak düşürücü sürenin» geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat davası · emredici hüküm
Benzer bu kararda… ının SGK'dan aldığı emekli maaşının haczi nedeniyle yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece dava, 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenen «istirdat davası» olarak nitelendirilmiş ise de anılan hükümde, takibe itiraz etmemiş veya «itirazının kaldırılmış» olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahsın, ödediği paranın genel hükümler dairesinde geriye alınmasını isteyebileceği düzenlenmiş olup somut olayda, davacı borçlu olmadığı paranın ödendiği gibi bir iddia da bulunmayıp, yasanın «emredici» hükmüne rağmen haczedilen paranın iadesini istemektedir.
Bu durumda, işbu davanın 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinde düzenlenen anlamda bir «istirdat davası» olduğu söylenemeyeceğinden işin esasının incelenmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde «hak düşürücü sürenin» geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/862 E. 2020/4757 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:e-defter
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulması halinde davacı şirket «defter» ve muhasebe kayıtlarına göre davalıya nakit olarak yapıldığı görülen ödemelerin davalının varlığını iddia ettiği ücret alacağı olarak ödenip ödenmediğinin değerlendirilecek olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14728 E. 2011/7150 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7859 E. , 2018/1473 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada ....
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/03/2016 tarih ve 2015/260-2016/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında şirket hisselerinin devri ile ilgili olarak imzalanan protokol gereğince müvekkilinin davalının %50'lik hissesine karşılık 40.000 TL ödemesi hususunda uzlaşma sağlandığını, sözleşme ve anlaşmaları gereği davacının 2 adet 30/09/2010 ve 30/10/2010 tarihli 20.000,00 TL'lik toplamda 40.000,00 TL'lik senet imzalayarak verdiğini, davalının devir yapmadığı halde senetleri icraya koyduğunu, ilk senedin davacı tarafından ödendiği, ikincinin de icraya konulduğunu, ödeme emrinin kesinleştiğini, davalının şirket hisselerini devretmediği gibi şirketin kapandığını ileri sürerek sözleşmenin iptali ile sözleşmenin ifası için verilen senet için açılan icra takibinin durdurulması, ödenen tüm ödemelerin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kendisine usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; dosyaya sureti sunulan sözleşmeye göre dava konusu senetlerin hisse devirlerinin yapılmadığı, davalının hisse devri yapmadığı takdirde senetlerin geçerli olmayacağına dair herhangi bir ifadenin bulunmadığı, ticaret sicil kayıtlarına göre şirketin resen sicilden terkininin yapıldığı, terkinden sonra davalının davacı tarafa hisse devri yapma imkanının bulunmadığı, dava konusu senetlerle ilgili yapılan takipler sonucu davacı tarafın, değişik tarihlerde farklı ödemeler yaptığı ve bu ödemelerden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK 72/7. maddesine göre icra dosyasına ödenen paranın istirdadına ilişkindir. Anılan maddeye göre, “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir.” Mahkemece, anılan madde hükmü uyarınca icra takibi sonunda takip dosyasındaki paranın tamamen ödenmesi üzerine bu paranın ancak bir yıllık hak düşürücü sürede geri alınabileceği düzenlemesi gözetilmeksizin kabul kararı verilmiştir. Bu durumda, mahkemece icra dosyaları getirtilerek, paranın tamamen ödenip ödenmediği, ödenmişse son ödeme tarihi göz önüne alınarak 1 yıllık hak düşürücü sürenin dava tarihi itibariyle geçip geçmediği değerlendirilmesi yapılarak
.../...
sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407657400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz