İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/862 E. 2020/4757 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulması halinde davacı şirket defter ve muhasebe kayıtlarına göre davalıya nakit olarak yapıldığı görülen ödemelerin davalının varlığını iddia ettiği ücret alacağı olarak ödenip ödenmediğinin değerlendirilecek olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2286 E. 2015/10010 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12016 E. 2011/4767 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · davanın konusu · üçüncü kişi · işlemiş faiz · yasal faiz · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… kişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı banka nezdinde bulunan hesabından sahte belge kullanılarak 25.06.2007 tarihinde 8.100,00 YTL’nin dava dışı «üçüncü kişi» tarafından çekildiği, davalı bankanın bu parayı ödemekle sorumlu olduğu, çekilen paraya 26.06.2007 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanması gerektiği, yargılama aşamasında davacıya ait paranın 8.370,93 YTL olarak davacı hesabına yatırıldığı, davacının «işlemiş faiz» talebi olmadığı ve «dava konusu» 8.100,00 YTL ödendiğinden davanın konusuz kaldığı, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının hesabından çekilen 8.100,00 YTL yargılama sırasında davalı tarafından ödenip davanın konusu kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», dava konusu paranın davacının hesabından haksız yere çekildiği 25.06.2007 tarihinden ödeme tarihi olan 05.03.2008 tarihine kadar 8.100 YTL’ye yasal faiz uygulanma …
Mahkemece, davacının parasının dava dışı «üçüncü kişi» tarafından çekildiği 25.06.2007 tarihinden davacının parasını bankadan talep ettiği tarihe kadar davalı bankanın bu tür hesaplara uyguladığı faiz oranı araştırılarak belirlenen oran üzerinden «akdi faize», bu tarihten ödeme tarihi olan 05.03.2008 tarihine kadar ise «avans faizine» hükmedilmesi gerekirken, «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
… amı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir 2- Dava, davacının davalı banka nezdindeki parasının sahte sürücü belgesi ile dava dışı «üçüncü kişi» tarafından çekilmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde 8.100,00 TL’nin çekildiği 25.06.2007 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte tahsilini talep etmesine rağmen mahkemece, «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/815 E. 2019/2501 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feragat nedeniyle davanın reddi · kısmi itiraz · davadan feragat · kötüniyet tazminatı · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · feragat · kötüniyet
Benzer bu karardaŞirket borcunun davacı tarafından ödenip, davalının sorumlu olduğu «kısmına itirazın» iptali istemine ilişkin davada mahkemece «feragat nedeniyle davanın reddine» ve davacı aleyhine «kötü niyet tazminatına» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin «davadan feragat» ettiği, dosya kapsamındaki vekaletnamede vekilin davadan feragat «yetkisinin» bulunduğu gerekçesiyle HMK 307. maddesi uyarınca «feragat nedeniyle davanın reddine» ve davalı lehine «vekalet ücretine» karar verilmiştir.
İtirazın iptali davasından «feragat» edilmiş olması takibin «kötüniyetli» olduğuna delalet etmez.
Bu durumda mahkemece davalının «kötüniyet tazminat» isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de anılan eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek ONANMASI gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/862 E. , 2020/4757 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.05.2017 gün ve 2017/93-2017/533 sayılı kararı bozan Daire'nin 09.10.2018 gün ve 2017/3316 - 2018/6147 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 26.09.2013 tarihli genel kurul toplantısına kadar yönetim kurulu üyesi olarak münferit imza ile davacı şirketi temsil ettiğini, adı geçen genel kurulda davalının ibra edilmediğini, davalının davacı şirkete 614.229,51 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının yaptığı itiraz neticesinde takibin durduğunu ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece bozma ilamına uyulması halinde davacı şirket defter ve muhasebe kayıtlarına göre davalıya nakit olarak yapıldığı görülen ödemelerin davalının varlığını iddia ettiği ücret alacağı olarak ödenip ödenmediğinin değerlendirilecek olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme istemlerinin HUMK’nun 442. maddesi uyarınca REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 20,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 05.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/612129800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz