6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Markanın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14728 E. 2011/7150 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Dairemizin 10.03.2008 tarihli bozma kararı doğrultusunda, davalı tarafından davaya konu olan markanın bir defaya mahsus olarak tanıtım amaçlı kullanıldığı ve görünüşte kullanım niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, davalı adına tescilli markanın 556 sayılı KHK’nin 14/1 maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren 5 yıl süre içinde kullanılmaması nedenine dayalı hükümsüzlük istemine ilişkin olup, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 10.03.2008 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere, 556 Sayılı KHK’nin 14. maddesinde belirtilen 5 yıllık süre, markanın fiili tescil tarihinden itibaren başlamaktadır. Nitekim Dairemizin yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir. Dosya içinde mevcut davalıya ait marka tescil belgesi incelendiğinde, dava konusu markanın 1999 yılında tescil edildiği ancak söz konusu tarihin marka tescil başvuru tarihi olduğu, markanın fiili tescil tarihine ilişkin dosya içinde belge ve bilgi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, Türk Patent Enstitüsü’ne müzekkere yazılarak, davalıya ait markanın fiili tescil tarihinin hangi tarih olduğu belirlendikten sonra fiili tescil ve dava tarihleri arasında 556 Sayılı KHK’nin 14/1 maddesinde belirtilen 5 yıllık sürenin geçip geçmediği aynı KHK’nin 42/c maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle tespit edilip sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4390 E. 2010/11051 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/14728 E.  ,  2011/7150 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/01/2009 tarih ve 2008/335-2009/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının 24.05.1999 tarihinde 29, 30, 32. sınıflar için tescil ettirdiği “CHARLISTON” markasını son beş yıldan bu yana fiilen kullanmadığını, buna rağmen davalı markasının müvekkilinin “CHARLESTON” markasının 30. sınıf mallarda tesciline engel oluşturduğunu ileri sürerek, davalının markasının kullanılmayan sınıflar bakımından iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, Dairemizin 10.03.2008 tarihli bozma kararı doğrultusunda, davalı tarafından davaya konu olan markanın bir defaya mahsus olarak tanıtım amaçlı kullanıldığı ve görünüşte kullanım niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, davalı adına tescilli markanın 556 sayılı KHK’nin 14/1 maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren 5 yıl süre içinde kullanılmaması nedenine dayalı hükümsüzlük istemine ilişkin olup, mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 10.03.2008 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere, 556 Sayılı KHK’nin 14. maddesinde belirtilen 5 yıllık süre, markanın fiili tescil tarihinden itibaren başlamaktadır. Nitekim Dairemizin yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir. Dosya içinde mevcut davalıya ait marka tescil belgesi incelendiğinde, dava konusu markanın 1999 yılında tescil edildiği ancak söz konusu tarihin marka tescil başvuru tarihi olduğu, markanın fiili tescil tarihine ilişkin dosya içinde belge ve bilgi bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda mahkemece, Türk Patent Enstitüsü’ne müzekkere yazılarak, davalıya ait markanın fiili tescil tarihinin hangi tarih olduğu belirlendikten sonra fiili tescil ve dava tarihleri arasında 556 Sayılı KHK’nin 14/1 maddesinde belirtilen 5 yıllık sürenin geçip geçmediği aynı KHK’nin 42/c maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle tespit edilip sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028269900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.