Limited şirket ortağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6768 E. 2018/827 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket ortağı↗ güven ilişkisi↗ ortaklıktan çıkarılma↗ şirket müdürlüğü↗ ticari defter ve kayıtlar↗ aktif dava ehliyeti↗ şirket zararı↗ taraf ehliyeti↗ limited şirket↗ ticari defter↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında birçok hukuki ihtilaf, ceza soruşturması ve icra takibi bulunduğu, davalı tarafça davacı aleyhine çeke dayalı olarak icra takibi yapıldığı, takip nedeniyle açılan menfi tespit davasının devam ettiği, şirketin gayrifaal duruma geldiği, adresin boş olduğu, davalı şirket müdürünün şirkete uğramadığı, verilen bir tedbir olmadığı halde tarafların ortağı olduğu diğer şirket yönünden verilen tedbirden sonra davalının şirket ile ilgilenmediği, şirketin ticari defter ve kayıtlarının bulunamadığı, davalı müdürün kayıtları ve defterleri düzenli bir şekilde tutması gerekirken yasal müdürlük görevlerini ihmal ettiği, şirketin herhangi bir faaliyetinin kalmadığı, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu, ortaklığa birlikte devam etmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan şirket müdürlüğünden azline dair karara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
.../...
2- Dava, limited şirketin ortağı ve müdürü olan davalının, şirketin varlığını kendi şahsi işleri için kullandığı ve şirketi zarara uğratma ihtimali bulunduğu iddiasına dayalı haklı sebeple şirket ortaklığından çıkarılması ve müdürlükten azli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; 6102 sayılı TTK'nın 640. maddesinin 3. fıkrası gereğince haklı sebebe dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için ancak şirket dava açabilir. Ortağın bir başka ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceğine dair yasada düzenlenmiş bir hüküm bulunmamaktadır. Ayrıca, şirketin bu davayı açabilmesi için de aynı yasanın 616. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince, genel kurulun bu konuda bir karar vermesi gerekir. Bu durumda, davalının ortaklıktan çıkarılması talebi yönünden işbu davada davacının aktif dava ehliyeti olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davalının haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1685 E. 2017/4592 K.
Ortak:limited şirket ortağı · taraf ehliyeti · limited şirket
İncelediğiniz kararda2- Dava, «limited şirketin ortağı» ve müdürü olan davalının, şirketin varlığını kendi şahsi işleri için kullandığı ve «şirketi zarara» uğratma ihtimali bulunduğu iddiasına dayalı haklı sebeple şirket «ortaklığından çıkarılması» ve müdürlükten azli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; 6102 sayılı TTK'nın 640. maddesinin 3. fıkrası gereğince haklı «sebebe» dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için ancak şirket dava açabilir.
Bu durumda, davalının «ortaklıktan çıkarılması» talebi yönünden işbu davada davacının aktif dava «ehliyeti» olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davalının haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaHer ne kadar mahkemece davanın şirkete karşı açılması gerektiği gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de davalı şirket ortağı tarafından «limited şirketin» diğer ortağı ve müdürüne karşı, karşı dava açıldığından karşı dava tarihinde «şirket müdürü» olan ...’ın «pasif husumet ehliyeti» bulunmadığından ...’a yönelik davanın reddi doğru ise de «limited şirketin ortağı» tarafından diğer ortağı olan ...’na karşı da «fesih» davası yöneltildiğinden husumet eksikliğinin bulunmadığı gözetilerek karşı davanın esasının incelenmesi gerekirken karşı davalı ...’na yönelik «şirketin feshi davası» yönünden de yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış davalı/karşı davacının karşı davalı ...’na yönelik karşı davaya ilişkin temyiz itirazının kabulü ile karşı …
2-Karşı dava; «limited şirket ortağının» şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin feshi davası · haklı sebep · pasif husumet ehliyeti · şirketin feshi · şirket müdürü · husumet ehliyeti · pasif husumet · fesih
Benzer bu karardaHer ne kadar mahkemece davanın şirkete karşı açılması gerektiği gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de davalı şirket ortağı tarafından «limited şirketin» diğer ortağı ve müdürüne karşı, karşı dava açıldığından karşı dava tarihinde «şirket müdürü» olan ...’ın «pasif husumet ehliyeti» bulunmadığından ...’a yönelik davanın reddi doğru ise de «limited şirketin ortağı» tarafından diğer ortağı olan ...’na karşı da «fesih» davası yöneltildiğinden husumet eksikliğinin bulunmadığı gözetilerek karşı davanın esasının incelenmesi gerekirken karşı davalı ...’na yönelik «şirketin feshi davası» yönünden de yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış davalı/karşı davacının karşı davalı ...’na yönelik karşı davaya ilişkin temyiz itirazının kabulü ile karşı …
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 6102 sayılı TTK'nin 640/3. maddesi ve 636/3. maddeleri uyarınca; «haklı sebepler» ile ortağın, şirket ortaklığından çıkartılmasının ancak şirket tarafından talep edilebileceği diğer yandan, şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilebilmesi için davanın şirket «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerektiği gerekçesiyle her iki davanın da «usulden reddine» karar verilmiştir.
2-Karşı dava; «limited şirket ortağının» şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4408 E. 2020/1355 K.
Ortak:şirket müdürlüğü · e-defter
İncelediğiniz kararda… a birçok hukuki ihtilaf, ceza soruşturması ve icra takibi bulunduğu, davalı tarafça davacı aleyhine çeke dayalı olarak icra takibi yapıldığı, takip nedeniyle açılan «menfi tespit» davasının devam ettiği, şirketin gayrifaal duruma geldiği, adresin boş olduğu, davalı şirket müdürünün şirkete uğramadığı, verilen bir tedbir olmadığı halde tarafların ortağı olduğu diğer şirket yönünden verilen tedbirden sonra davalının şirket ile ilgilenmediği, şirketin «ticari defter» ve kayıtlarının bulunamadığı, davalı müdürün kayıtları ve defterleri düzenli bir şekilde tutması gerekirken yasal müdürlük görevlerini ihmal ettiği, şirketin herhangi bir faaliyetinin kalmadığı, ortaklar arasındaki «güven ilişkisinin» bozulduğu, ortaklığa birlikte devam etmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan «şirket müdürlüğünden» azline dair karara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. .../...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:şirket müdürünün azli · zayi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6789 E. 2014/9693 K.
Ortak:şirket müdürlüğü · limited şirket
İncelediğiniz kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan «şirket müdürlüğünden» azline dair karara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. .../...
2- Dava, «limited şirketin ortağı» ve müdürü olan davalının, şirketin varlığını kendi şahsi işleri için kullandığı ve «şirketi zarara» uğratma ihtimali bulunduğu iddiasına dayalı haklı sebeple şirket «ortaklığından çıkarılması» ve müdürlükten azli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; 6102 sayılı TTK'nın 640. maddesinin 3. fıkrası gereğince haklı «sebebe» dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için ancak şirket dava açabilir.
Benzer bu karardaK..'un «şirket müdürlüğünden» azline, davalı şirkete F.K.. kayyum olarak atanmasına karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, davada «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün azli · müdürün azli · şirket müdürünün azli · şirket müdürü · terkin · ibraz · temsil · husumet
Benzer bu karardaK..'un 26/11/2010 tarihinde ödemesi gereken Ekim - 2010 dönemine ait KDV'yi ödemediği, 16/10/2010 tarihinde iş yerini «terk» ettiği ve o tarihten itibaren şirkete uğramadığı, şirkete ait ödeme makbuzlarını «ibraz» etmediği ve şirket adına açılmış davalara şirketi «temsilen» katılmadığı veya şirket adına vekalet vermediği, şirketle ilgili işlerle ilgilenmediği, şirketin sahipsiz bırakıldığı, TTK 161. maddesine göre şirket Müdürü M..
Dava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, davada «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
B.. şirket ortağı olduğundan «müdürün azli» davasında kendisine «husumet» düşmemektedir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «şirket müdürü» M..
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6365 E. 2018/236 K.
Ortak:şirket müdürlüğü · limited şirket · e-defter
İncelediğiniz kararda… a birçok hukuki ihtilaf, ceza soruşturması ve icra takibi bulunduğu, davalı tarafça davacı aleyhine çeke dayalı olarak icra takibi yapıldığı, takip nedeniyle açılan «menfi tespit» davasının devam ettiği, şirketin gayrifaal duruma geldiği, adresin boş olduğu, davalı şirket müdürünün şirkete uğramadığı, verilen bir tedbir olmadığı halde tarafların ortağı olduğu diğer şirket yönünden verilen tedbirden sonra davalının şirket ile ilgilenmediği, şirketin «ticari defter» ve kayıtlarının bulunamadığı, davalı müdürün kayıtları ve defterleri düzenli bir şekilde tutması gerekirken yasal müdürlük görevlerini ihmal ettiği, şirketin herhangi bir faaliyetinin kalmadığı, ortaklar arasındaki «güven ilişkisinin» bozulduğu, ortaklığa birlikte devam etmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan «şirket müdürlüğünden» azline dair karara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. .../...
2- Dava, «limited şirketin ortağı» ve müdürü olan davalının, şirketin varlığını kendi şahsi işleri için kullandığı ve «şirketi zarara» uğratma ihtimali bulunduğu iddiasına dayalı haklı sebeple şirket «ortaklığından çıkarılması» ve müdürlükten azli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; 6102 sayılı TTK'nın 640. maddesinin 3. fıkrası gereğince haklı «sebebe» dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için ancak şirket dava açabilir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
Oysa mahkemece, yazılı şekilde, anılan hususlar gözetilmeden ve davacılar tarafından ileri sürülen hangi fiillerin «haklı sebep» olduğu belirtilmeden sadece davalı ...’in müdür olmadığı döneme ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı gerekçesiyle davalının «şirket müdürlüğünden» azline karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · haklı sebep · şirket müdürü · sözleşmeden doğan dava · zayi
Benzer bu karardaAnılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
2- Ayrıca, tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ...’in bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5809 E. 2018/67 K.
Ortak:limited şirket
İncelediğiniz kararda2- Dava, «limited şirketin ortağı» ve müdürü olan davalının, şirketin varlığını kendi şahsi işleri için kullandığı ve «şirketi zarara» uğratma ihtimali bulunduğu iddiasına dayalı haklı sebeple şirket «ortaklığından çıkarılması» ve müdürlükten azli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; 6102 sayılı TTK'nın 640. maddesinin 3. fıkrası gereğince haklı «sebebe» dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için ancak şirket dava açabilir.
Benzer bu karardaDava, «limited şirket» müdürünün azline ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:azınlık pay sahibi · temsil yetkisinin kaldırılması · şirket müdürünün azli · müdahale talebi · asli müdahale · azil · haklı sebep · tefrik
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin 2015/171 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davacılar ...ve ...'in davalarının reddine karar verildiği, «asli müdahale talebi» ile ...'ün davasının «tefrik» edilerek mahkememizin yeni esasına kaydedildiği, davalı şirket yöneticisinin «görevlendirmesi» ve görevden azlinin ...'nin 616. maddesi uyarınca genel kurula ait olduğu, «azınlık pay sahibi» olan davacının keyfiyeti önce genel kurula ve buradan alınacak karara göre dava yolu ile mahkemeye getirmesi gerektiği, oysa davacının doğrudan dava açtığı, davacının belirtiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli bir neden sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «azınlık pay sahibi» davacının önce genel kurula başvurup genel kuruldan karar alındıktan sonra dava yoluyla mahkemeden talepte bulunabileceği, ayrıca davacının bildirdiği sebeplerin «şirket müdürünün azli» için yeterli neden sayılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece anılan kanun maddesi gereğince davacı tarafından ileri sürülen sebeplerin tek tek tartışılıp «azil» için «haklı sebep» sayılıp sayılmayacağı gerekçelendirilmeden yazılı gerekçe ile ileri sürülen sebeplerin azil için yeterli sebep sayılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Ancak, Türk Ticaret Kanunu’nun 630/2. maddesi uyarınca, her ortak, haklı sebeplerin varlığı durumunda yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkisinin kaldırılmasını» veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1597 E. 2019/3235 K.
Ortak:şirket müdürlüğü · limited şirket
İncelediğiniz kararda1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan «şirket müdürlüğünden» azline dair karara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. .../...
2- Dava, «limited şirketin ortağı» ve müdürü olan davalının, şirketin varlığını kendi şahsi işleri için kullandığı ve «şirketi zarara» uğratma ihtimali bulunduğu iddiasına dayalı haklı sebeple şirket «ortaklığından çıkarılması» ve müdürlükten azli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; 6102 sayılı TTK'nın 640. maddesinin 3. fıkrası gereğince haklı «sebebe» dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için ancak şirket dava açabilir.
Benzer bu kararda… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının müdürlüğünden azli istenen şirkete «husumet» yöneltilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Oysa, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · tasfiye memuru · usulden reddi · ek tasfiye · husumet
Benzer bu karardaDava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının müdürlüğünden azli istenen şirkete «husumet» yöneltilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Oysa, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
Bu nedenle mahkemece, işin esasına girilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6768 E. , 2018/827 K.
"İçtihat Metni"
...
Taraflar arasında görülen davada ....
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/02/2016 tarih ve 2014/970-2016/62 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalının ... ... Lojistik Destek Hizmetleri Taşımacılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'yi kurduklarını, şirketin ana sözleşmesi ile davalının 10 yıl süreyle müdür seçildiğini, ancak davalının şirkete konulan sermayeyi çekerek şahsi işleri için kullandığını, müvekkilinin Manavgat'taki işletmesini 3. kişilere devrettiğini, kaparo olarak verilen 400.000,00TL tutarlı çeki davalının tahsil etme bahanesiyle elinden aldığını ve icraya koyarak müvekkiline karşı haciz işlemleri yürüttüğünü, müvekkilini kandırarak sürekli zarar verme eylemi içerisinde olan davalının ortakları olduğu şirkete ve şirket ortağı olan müvekkiline zarar verme ihtimalinin çok yüksek olduğu gerekçesiyle müdürlükten azli ile şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının müvekkiline olan borçları nedeniyle söz konusu çeki verdiğini, davacının iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ortaklıktan çıkarma talebi için ortaklar kurulu kararı alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında birçok hukuki ihtilaf, ceza soruşturması ve icra takibi bulunduğu, davalı tarafça davacı aleyhine çeke dayalı olarak icra takibi yapıldığı, takip nedeniyle açılan menfi tespit davasının devam ettiği, şirketin gayrifaal duruma geldiği, adresin boş olduğu, davalı şirket müdürünün şirkete uğramadığı, verilen bir tedbir olmadığı halde tarafların ortağı olduğu diğer şirket yönünden verilen tedbirden sonra davalının şirket ile ilgilenmediği, şirketin ticari defter ve kayıtlarının bulunamadığı, davalı müdürün kayıtları ve defterleri düzenli bir şekilde tutması gerekirken yasal müdürlük görevlerini ihmal ettiği, şirketin herhangi bir faaliyetinin kalmadığı, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin bozulduğu, ortaklığa birlikte devam etmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan şirket müdürlüğünden azline dair karara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
.../...
2- Dava, limited şirketin ortağı ve müdürü olan davalının, şirketin varlığını kendi şahsi işleri için kullandığı ve şirketi zarara uğratma ihtimali bulunduğu iddiasına dayalı haklı sebeple şirket ortaklığından çıkarılması ve müdürlükten azli istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; 6102 sayılı TTK'nın 640. maddesinin 3. fıkrası gereğince haklı sebebe dayalı olarak ortağın şirketten çıkarılması için ancak şirket dava açabilir. Ortağın bir başka ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceğine dair yasada düzenlenmiş bir hüküm bulunmamaktadır. Ayrıca, şirketin bu davayı açabilmesi için de aynı yasanın 616. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince, genel kurulun bu konuda bir karar vermesi gerekir.
Bu durumda, davalının ortaklıktan çıkarılması talebi yönünden işbu davada davacının aktif dava ehliyeti olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davalının haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin müdürün azline dair karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile davalının şirket müdürlüğünden azline ilişkin hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile davalının haklı nedenlerle şirket ortaklığından çıkarılmasına dair hükmün davalı yararına BOZULMASINA; ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407236600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz