Limited şirket müdürünün azli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/6789 E. 2014/9693 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürünün azli↗ müdürün azli↗ şirket müdürünün azli↗ kayyum atanması↗ şirket müdürlüğü↗ şirket müdürü↗ limited şirket↗ terkin↗ ibraz↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, şirket müdürü M.. K..'un 26/11/2010 tarihinde ödemesi gereken Ekim - 2010 dönemine ait KDV'yi ödemediği, 16/10/2010 tarihinde iş yerini terk ettiği ve o tarihten itibaren şirkete uğramadığı, şirkete ait ödeme makbuzlarını ibraz etmediği ve şirket adına açılmış davalara şirketi temsilen katılmadığı veya şirket adına vekalet vermediği, şirketle ilgili işlerle ilgilenmediği, şirketin sahipsiz bırakıldığı, TTK 161. maddesine göre şirket […]. K..'un vazifesini yerine getirmesinde basiretsizlik ve ağır ihmalinin olduğu anlaşıldığı, gerekçesi ile davanın kabulüne, M.. K..'un şirket müdürlüğünden azline, davalı şirkete F.K.. kayyum olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı H.. B.. vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket müdürünün azli davası olup, davada husumetin azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir. Mümeyyiz davalılardan H.. B.. şirket ortağı olduğundan müdürün azli davasında kendisine husumet düşmemektedir. Bu nedenle, mümeyyiz davalı hakkındaki davanın husumetten reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8301 E. 2014/14461 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, davada «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
B.. şirket ortağı olduğundan «müdürün azli» davasında kendisine «husumet» düşmemektedir.
Bu nedenle, mümeyyiz davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, kayyumun azli ve atanması davasında «husumetin» diğer ortaklar yanında şirkete yöneltilmesi gerekirken davanın kayyuma karşı açıldığı gerekçesi ile davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Dava, kayyumun azli ve değiştirilmesi talebine ilişkin olup, «husumet» azli istenilen kayyuma yöneltilmiştir.
Mahkemece, «husumetin» şirkete ve şirket ortaklarına yöneltilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, şirket kayyum tarafından yönetilmekte olup, bu nedenle davada husumetin kayyuma yöneltilmesi yeterli olup, davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4408 E. 2020/1355 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü
İncelediğiniz karardaK..'un «şirket müdürlüğünden» azline, davalı şirkete F.K.. kayyum olarak atanmasına karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, davada «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, TTK’nın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1597 E. 2019/3235 K.
Ortak:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü · limited şirket · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, davada «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
K..'un «şirket müdürlüğünden» azline, davalı şirkete F.K.. kayyum olarak atanmasına karar verilmiştir.
B.. şirket ortağı olduğundan «müdürün azli» davasında kendisine «husumet» düşmemektedir.
Benzer bu karardaDava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının müdürlüğünden azli istenen şirkete «husumet» yöneltilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Oysa, «şirket müdürünün azli» davalarında «husumetin», azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru · usulden reddi · ek tasfiye
Benzer bu kararda… madan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.'nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan «şirketteki müdürlük» görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın «usulden reddinin» gerektiği, davanın "«tasfiye» memurunun azli" davası olarak kabul edilmesi halinde ise «tasfiye memuru» olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının müdürlüğünden azli istenen şirkete «husumet» yöneltilmediğinden davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu nedenle mahkemece, işin esasına girilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11780 E. 2018/3731 K.
Ortak:şirket müdürünün azli · şirket müdürü · limited şirket
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, davada «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «şirket müdürü» M..
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; şirket «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davalı tarafından satışı yapılan şirkete ait bazı araçların bedelinin şirket defterlerine işlenmediği, bu nedenle «şirket müdürünün azlinin» şartlarının gerçekleştiği, yargılama sırasında şirket tarafından davalı şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle «şirket müdürün» azline yönelik şartların gerçekleştiğinin tesbitine, ancak fiilen iş başında bulunmadığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Dava, «esas sözleşme» ile atanan «limited şirket» müdürünün haklı nedenlerle azli istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak, şirket müdürünün «azil» şartlarının gerçekleştiği, ancak yargılama sırasında şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Vazifenin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi haller muhik sebep sayılır.” Davalı «şirket müdürü», «esas sözleşme» ile on yıllığına şirket müdürü olarak «görevlendirilmiş» olup, dava tarihi itibariyle müdürlüğünün hala devam ettiği, ancak 20.11.2013 tarihli genel kurul kararı ile müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:azil · esas sözleşme · yetkisizlik kararı · karar verilmesine yer olmadığına · e-defter · görevli mahkeme
Benzer bu kararda2- Dava, «esas sözleşme» ile atanan «limited şirket» müdürünün haklı nedenlerle azli istemine ilişkin olup, mahkemece, bozma ilamına uyularak, şirket müdürünün «azil» şartlarının gerçekleştiği, ancak yargılama sırasında şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; şirket «defterlerinin» usulüne uygun tutulmadığı, davalı tarafından satışı yapılan şirkete ait bazı araçların bedelinin şirket defterlerine işlenmediği, bu nedenle «şirket müdürünün azlinin» şartlarının gerçekleştiği, yargılama sırasında şirket tarafından davalı şirket müdürünün müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği gerekçesiyle «şirket müdürün» azline yönelik şartların gerçekleştiğinin tesbitine, ancak fiilen iş başında bulunmadığından bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Vazifenin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya idarede iktidarsızlık gibi haller muhik sebep sayılır.” Davalı «şirket müdürü», «esas sözleşme» ile on yıllığına şirket müdürü olarak «görevlendirilmiş» olup, dava tarihi itibariyle müdürlüğünün hala devam ettiği, ancak 20.11.2013 tarihli genel kurul kararı ile müdürlük «yetkisinin» iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, davacının iddialarının sübut bulduğu ve «şirket müdürünün azlinin» şartlarının oluştuğu kabul edildiğine göre, davalı şirket müdürünün «esas sözleşmeyle» atandığı gözetilerek 6762 sayılı TTK’nın 161. maddesi karşısında davalı şirket müdürünün azline karar verilmesi gerekirken, davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6365 E. 2018/236 K.
Ortak:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · limited şirket · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, davada «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «şirket müdürü» M..
K..'un 26/11/2010 tarihinde ödemesi gereken Ekim - 2010 dönemine ait KDV'yi ödemediği, 16/10/2010 tarihinde iş yerini «terk» ettiği ve o tarihten itibaren şirkete uğramadığı, şirkete ait ödeme makbuzlarını «ibraz» etmediği ve şirket adına açılmış davalara şirketi «temsilen» katılmadığı veya şirket adına vekalet vermediği, şirketle ilgili işlerle ilgilenmediği, şirketin sahipsiz bırakıldığı, TTK 161. maddesine göre şirket Müdürü M..
Benzer bu kararda1- Dava, haklı nedenlerle «limited şirket müdürünün azli» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
Şirket müdürünün azli davalarında «husumetin» azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, ayrıca «limited şirketin» dava edilmesi zorunlu değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağlılık yükümü · temsil yetkisi · haklı sebep · sözleşmeden doğan dava · zayi · ispat yükü · uyuşmazlık konusu · husumet yokluğu
Benzer bu karardaAnılan maddenin sonraki fıkrasında ise; yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...’in şirkete ait «defterleri» mahkemeye sunmadığı, ...’ın 82. maddesine uygun şekilde defterlerin «zayi» olduğu konusunda talepte bulunmadığı ayrıca davalı «şirket müdürünün azli» için haklı nedenlerin oluştuğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı ...’in «şirket müdürlüğü» görevinden azline karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, davalı şirket hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı şirket aleyhine hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca, tarafların davalı şirketin ortakları oldukları, davalı ...’in bu «şirketin müdürü» olduğu ve halen görevine devam ettiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/6789 E. , 2014/9693 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ NAZİLLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 16/05/2013
NUMARASI 2012/297-2013/194
Taraflar arasında görülen davada Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/05/2013 tarih ve 2012/297-2013/194 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı H.. B.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin % 98 payına sahip olup büyük hissedarı olduğunu, davalı M.. K..'un da % 1 hissesi olduğunu, davalı H.. B..'nun % 1 hissesi olduğunu, şirket ana sözleşmesinin 8. maddesi gereği davalılardan M.. K..'un iki yıl şirket müdürü olarak seçildiğini, şirkete ait faaliyet gösteren lokantayı da M.. K..'un idare ettiğini, davalı şirket müdürünün 16/12/2010 tarihinde şirketin KDV'lerini ödemeden işyerini terk edip gittiğini, bunun üzerine Sultanhisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/1 değişik iş karar sayılı kararı ile bankalardan şirket adına işlem yapmasını engellemek için tedbir kararı verildiğini, davalıya 25.03.2011 tarihinde ihtar çekilerek şirketle ilgili tüm bilgi ve belgelerin ve yapmış olduğu ve yapmadığı ödemelerin istendiğini, bu ihtarın kendisine 04/04/2011 tarihinde tebliğ edildiğini, işletmeyi terk ettiğinden itibaren hiçbir bilgi verilmediğini, şirketle de ilgilenmediğini ve şirketin sahipsiz durumda kaldığını, ileri sürerek şirket müdürü M..
K..'un şirket müdürlüğünden azliyle, şirkete kayyım atanmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
[…]. B.. vekili duruşmadaki beyanında; limited şirketlerde pay sahipleri olduğu sürece şirkete kayyım atanamayacağı, ancak şirketin tasfiye edilebileceğini, davayı kabul etmediklerini bildirmiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, şirket müdürü M.. K..'un 26/11/2010 tarihinde ödemesi gereken Ekim - 2010 dönemine ait KDV'yi ödemediği, 16/10/2010 tarihinde iş yerini terk ettiği ve o tarihten itibaren şirkete uğramadığı, şirkete ait ödeme makbuzlarını ibraz etmediği ve şirket adına açılmış davalara şirketi temsilen katılmadığı veya şirket adına vekalet vermediği, şirketle ilgili işlerle ilgilenmediği, şirketin sahipsiz bırakıldığı, TTK 161. maddesine göre şirket […]. K..'un vazifesini yerine getirmesinde basiretsizlik ve ağır ihmalinin olduğu anlaşıldığı, gerekçesi ile davanın kabulüne, M.. K..'un şirket müdürlüğünden azline, davalı şirkete F.K.. kayyum olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı H.. B.. vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket müdürünün azli davası olup, davada husumetin azli istenen müdüre yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir. Mümeyyiz davalılardan H.. B.. şirket ortağı olduğundan müdürün azli davasında kendisine husumet düşmemektedir. Bu nedenle, mümeyyiz davalı hakkındaki davanın husumetten reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davalı H.. B.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın adı geçen davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı H.. B..'na iadesine, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102142400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz