İtrazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7043 E. 2018/1066 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıp↗ bedel iadesi↗ ilamsız icra takibi↗ sözleşmeden doğan dava↗ eser sözleşmesi↗ münhasırlık↗ icra takibine itiraz↗ iş bölümü↗ ifa↗ tbk 99↗ iş mahkemesi görev alanı↗ yetkisizlik kararı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalının 3. ve 4. Bölüm için fragman çekimine icracı sanatçı sıfatıyla katıldığı, bu kapsamda, davalının oyunculuk karşılığı avans olarak ödenen 276.000,00 TL tutardan 48.898,17 TL tutarı iade etmesi gerektiği, davalının teslim ettiği senaryonun, dava dosyasında davacı ve davalının üzerinde anlaştığı “.... ..’in yaşam öyküsünün anlatılacağı bir komedi” özelliklerini taşımadığı ve yanı sıra bu hususiyetleri taşımayan senaryonun yazımında .. ...’in katkısının muğlak olduğu, bu nedenle ..... filmine ilişkin avans niteliğinde ödenen 200.000 TL'nin iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile .....anbul 27. İcra müdürlüğünün 2014/23652 sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 248.898,17 TL üzerinden karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
-/-
Dava, icracı sanatçı ve eser sahibi sıfatıyla davalıya ödenen avansların iadesi amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
1- Davalının “.....” isimli televizyon dizisinde oyuncu (icracı sanatçı) olarak rol alması hususunun taraflarca kararlaştırıldığı, oyuncunun bölüm başına alacağı ücret ile verilen avans miktarları bakımından taraflar arasında bir uyuşmazlığın olmadığı anlaşılmaktadır. Adı geçen dizinin ilk 2 bölümünün televizyon kanalında yayınlanmasının ardından yayından kaldırıldığı ve fakat 3. bölümün çekilerek kanala teslim edildiği de tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık ve çözülmesi gereken husus, adı geçen dizinin çekimi tamamlanan ancak yayınlanmayan 3. bölüm oyunculuk 4. bölümünün çekilip çekilmediği ve oyuncunun bu bölümler bakımından ücrete hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. Hükme dayanak bilirkişi raporu ve mahkeme gerekçesinde, aksine bir hüküm olmadıkça oyuncunun edimini ifa etmiş olmasının yeterli bulunduğu, eserin yayınlanmış olup olmamasının ücretin hak edilişinde etkili olmadığı isabetli olarak vurgulanmıştır.
5846 sayılı .... m. 8/3 uyarınca, bir sinema eseri sahibi olabilecek kişiler yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı sıfatını haiz kişilerdir. Aralarında birlikte eser sahipliği ilişkisi bulunmaktadır. Bir sinema eserinin ortaya çıkarılmasında mali yatırımda bulunan, eser sahipleri ile icracı sanatçıları buluşturan yapımcılar ile sinema eserinde görev alan ve bir eserin özgün biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve başka yollarla icrada bulunan icracı sanatçılar ise ortaya çıkan sinema eserinde, eser sahiplerine .... m. 80/1 uyarınca komşu hak sahibi olan, diğer bir anlatımla onların haklarıyla bağlantılı hak sahibi olan kişilerdir.
Sinema eserlerinin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcılar, eser sahibi ile icracı sanatçılardan mali hakları kullanma yetkisini devir almışlarsa, o sinema eserinden doğan çoğaltma, yayma, umuma iletim kiralama ve kamuya ödünç verme konusundaki tüm mali hakları münhasıran kullanma hak ve yetkisi sadece kendilerine ait olacaktır.
Bir sinema eserinin meydana getirilmesinde mali yatırımda bulunarak hak sahibi olan yapımcılar, ... m. 52 uyarınca, ancak eser sahipleriyle yapmış oldukları sözleşme ve onların verdikleri izin çerçevesinde sinema eseri üzerinde hak sahibi olabilecektir. Bu anlamda yapımcılar ile icracı sanatçılar arasındaki sözleşme, iş görme sözleşmesidir. Ancak icracı sanatçı bu sözleşmeyle sadece sözleşmede üstlendiği işi (icrayı) yerine getirmekle kalmayıp, aynı zamanda oluşacak sinema eseri üzerindeki bağlantılı haklarını da devretmektedir. Anılan nedenlerle bu tür sözleşmelerden doğan alacaklara TBK 470 vd. maddeleri ile nitelikleri elverdiği ölçüde, 5846 s. .... hükümlerinin ve özellikle 80. maddedeki hükümlerin birlikte uygulanması gerekir.
Somut olaya gelince, davalı icracı sanatçının sözleşmeden doğan borcu, TBK m. 471 vd. de düzenlenmiş olup, yapımcının öngördüğü plan dairesinde film çekim planına uymak, sadakat ve özenle sanatını özgün şekilde sergilemek olup, davacı yapımcı tarafından, eserin (dizi filmin) meydana getirilmesinde davalı icracı sanatçıya isnat edilebilecek herhangi bir kusurunun bulunduğu iddia ve ispat edilmiş değildir. Davalı oyuncunun dizi filmin çekimi sırasında hazır bulunması, iş planlamasına uyması, emek ve mesai sarf etmesi, çekimlere katılması, hatta 4. bölümün fragmanının dahi hazırlanmış olması nedeniyle TBK m. 479 ve 480 uyarınca 4. Bölüm için dahi ücret istemeye hak kazanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 485. maddesi “İşsahibi yüzünden ifanın imkânsızlaşması” başlığını taşımakta olup, “Eserin tamamlanması, işsahibi ile ilgili beklenmedik olay dolayısıyla imkânsızlaşırsa yüklenici, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerini isteyebilir.” hükmü de dikkate alındığında ve davalı oyuncunun eserin ortaya çıkmasında üzerine düşen bütün edimleri yerine getirdiği de gözetildiğinde avans olarak ödenen oyunculuk ücreti yönünden davanın reddi gerekirken mahkemece dizinin yayından kaldırılması nedeniyle ifanın imkansızlaştığı kabul edilerek, 4. bölümün çekildiği tarafların kabulünde olan fragman süresi ile dizi süresinin oranlanması suretiyle iadesi gereken miktarın hesaplanması doğru olmamış ve davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
-/-
2- Tarafların davalının hayat hikayesini konu alan “....” isimli film senaryosunun davalı tarafından yazımı konusunda şifahen anlaştıkları ve davacı tarafça davalıya sipariş olunan eser bedelinin yarısının avans olarak ödendiği konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı şahsın kendisine sipariş olunan senaryo eserini, sahibinin hususiyetini yansıtan ilim ve edebiyat eseri mahiyetinde tamamlaması ve davacı yana teslim etmiş olması ile edimini yerine getirmiş sayılacağının, bu suretle taraflar arasında kararlaştırılan sözleşme bedeline de hak kazanacağının kabulü gerekir. Davacı tarafın kendisine teslim edilen eseri beğenip beğenmemesi önem arz etmediği gibi eserin beğenilmemiş olması ödenmiş olunan avansın istenmesi sonucunu da doğurmaz. Somut olayda, davaya konu eserin, davalı çalışanı ..... tarafından davacı tarafa teslim edildiği mahkemenin de kabulündedir. Davacı taraf, eserin kendisine tesliminden sonra TBK 474 vd. maddeleri uyarınca süresinde ve usulüne uygun olarak herhangi bir ayıp ihbarında da bulunmuş değildir. Sipariş usulü eser sözleşmesine aykırı olarak eserin eksik veya istenilen niteliklerden yoksun olarak sipariş edene teslim edildiğinin ispat edilememesi sebebiyle davacı tarafın sözleşmeye istinaden ödediği avans bedelinin iadesini isteyemeyeceği halde mahkemece yetersiz bilirkişi raporuna istinaden yazılı gerekçe ile senaryo avans bedelinin iadesi talebini de içeren icra takibine itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmamış davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının da kabulü gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16404 E. 2012/9213 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · tahrifat · kişilik hakları · uyuşmazlık konusu · yasal faiz · temsil
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, davacıların murisinin icracı sanatçı (başrol oyuncusu) olarak yer aldığı dava konusu filmlerin «temsili» esnasında yukarıda belirtilen manevi haklarının ihlal edildiği hususu kanıtlanamadığı gibi söz konusu temsillerin BK'nun 49. maddesi anlamında «kişilik haklarına saldırı» oluşturduğundan da söz edilemeyeceği halde yazılı gerekçeyle davacılar yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmi …
… rlaması getirilmeden Türkiye'de üretilmiş bütün eser ve icralara uygulanacağı öngörüldüğü, davaya konu eserlerin yalnızca sinemada gösterim hakkının devredildiğinin «uyuşmazlık konusu» olmadığı, bu durumda taraflar arasındaki devir sözleşmesine aykırı olarak adı geçen eserlerin, tv ve diğer alanlarda da izinsiz kullanımı nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 2.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, 5846 sayılı FSEK'nun 80/1-A(1) fıkrasına göre icracı sanatçıların manevi hakları, icralarının sahibi olarak tanıtılmak ve icralarının kendi itibarlarını zedeleyebilecek şekilde «tahrif» edilmesinin ve bozulmasının önlenmesini talep etmektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14094 E. 2014/3792 K.
Ortak:iş bölümü · ifa · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz kararda1- Davalının “.....” isimli televizyon dizisinde oyuncu (icracı sanatçı) olarak rol alması hususunun taraflarca kararlaştırıldığı, oyuncunun «bölüm» başına alacağı ücret ile verilen avans miktarları bakımından taraflar arasında bir uyuşmazlığın olmadığı anlaşılmaktadır.
Adı geçen dizinin ilk 2 bölümünün televizyon kanalında yayınlanmasının ardından yayından kaldırıldığı ve fakat 3. «bölümün» çekilerek kanala «teslim» edildiği de tarafların ve mahkemenin kabulündedir.
Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık ve çözülmesi gereken husus, adı geçen dizinin çekimi tamamlanan ancak yayınlanmayan 3. «bölüm» oyunculuk 4. bölümünün çekilip çekilmediği ve oyuncunun bu bölümler bakımından ücrete hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaYine, aynı Kanun'un 80/2. maddesine göre de, film yapımcısı, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma «yetkisini» devraldıktan sonra ilk tespitini gerçekleştirdiği film üzerinde bu maddede sayılan haklara sahip olur.
Buna karşın, davacının icrasını gerçekleştirdiği dizi bölümleriyle ilgili oyunculuk ücretinin ödendiği, arada yazılı sözleşme olmasa dahi, bu bölümlere ilişkin olarak tarafların edimlerini karşılıklı biçimde «ifa» ettikleri ve çekilen bölümlerin bir TV kanalında «temsil» edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 5846 sayılı FSEK'nin 80/2. maddesi uyarınca dizi filmin «bölümlerinin» ilk tespitini yapan davalının gerçekleştirdiği bu tespitler üzerinde müstakil olarak film yapımcısı hakkı doğmuş bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · yasal faiz · temsil
Benzer bu kararda… net üzerinden gösterilmesi için davacıdan yazılı izin almadığı, bu durumda davacının icracı sanatçı hakkının ihlal edildiği, davacının FSEK'nin 68. maddesi uyarınca «rayiç bedelin» üç katını isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Buna karşın, davacının icrasını gerçekleştirdiği dizi bölümleriyle ilgili oyunculuk ücretinin ödendiği, arada yazılı sözleşme olmasa dahi, bu bölümlere ilişkin olarak tarafların edimlerini karşılıklı biçimde «ifa» ettikleri ve çekilen bölümlerin bir TV kanalında «temsil» edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Yine, aynı şekilde yazılı bir sözleşme olmasa dahi, "Hanımeli Sokağı" adlı TV dizisinin çekimi yapılan «bölümlerine» ilişkin taraflar edimlerini yerine getirdiklerinden; davacının bu tespitlere izin vermiş sayılacağının ve bu iznin de tespitin yapıldığı tarihteki mevcut ve olağan iletişim ve «temsil» vasıtaları yoluyla temsil ve umuma iletim haklarını da kapsadığının kabulü gerekir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5253 E. 2017/6914 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz kararda… atçı sıfatıyla katıldığı, bu kapsamda, davalının oyunculuk karşılığı avans olarak ödenen 276.000,00 TL tutardan 48.898,17 TL tutarı iade etmesi gerektiği, davalının «teslim» ettiği senaryonun, dava dosyasında davacı ve davalının üzerinde anlaştığı “.... ..’in yaşam öyküsünün anlatılacağı bir komedi” özelliklerini taşımadığı ve yanı sır …
Adı geçen dizinin ilk 2 bölümünün televizyon kanalında yayınlanmasının ardından yayından kaldırıldığı ve fakat 3. «bölümün» çekilerek kanala «teslim» edildiği de tarafların ve mahkemenin kabulündedir.
Davalı şahsın kendisine sipariş olunan senaryo eserini, sahibinin hususiyetini yansıtan ilim ve edebiyat eseri mahiyetinde tamamlaması ve davacı yana «teslim» etmiş olması ile edimini yerine getirmiş sayılacağının, bu suretle taraflar arasında kararlaştırılan sözleşme bedeline de hak kazanacağının kabulü gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme ilişkisi nedeniyle «zamanaşımının» dolmadığı, filmin çekim tarihi 2006 yılından 6 yıl sonrada uydu yayın yaptığı için çok sayıda ülkede izlenen bir kanalda yayınlandığının kanıtlanması, diğer yurt dışı kullanımların aradan geçen zaman nedeniyle teminindeki güçlük de dikkate alınarak TBK’nın 50 ve 51 m. gereğince bilirkişice bulunan tazminatın hüküm altına alındığı, reklam filminin davalı tarafından gerçekleştirilmesi ve şifahi sözleşmenin davalıyla yapılması nedeniyle reklam ajansına «tesliminden» sonraki dönemde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımlardan davalının diğer kullanıcılarla birlikte «müteselsilen sorumlu» olduğu, davacının oyunculuk karşılığı aldığı paranın devrettiği hangi kullanımlar karşılığı olduğunu ve saklı tuttuğu hakları kanıtlayamamakla beraber filmin çekiminden 6 yıl gibi uzun süre sonra reklamın bir tv kanalında yayınlanması nedeniyle davacının gerçekleşen yayın nedeniyle tazminat isteme hakkının bulunduğu, davacının «muvafakatı» ile çekilip kamuya sunulan reklam filminin yeniden yayını nedeniyle davacının manevi haklarının ihlal edildiği kanıtlanmadığından manevi tazminata ilişkin talebin reddi gerektiği, 2012 yılından sonra devam eden tecavüzler ispatlanmadığından filmin davalının filmi verdiği kişilerce kullanıldığı ve onlar da davada taraf olmadığından ref’e ilişkin talebin de reddi gerektiği gerekçesiyle, 4.375 TL «maddi tazminatın» 08/04/2013 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin ise, reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat külfeti · haksız eylem · müteselsil sorumluluk · olumsuz oy · muvafakat · maddi tazminat · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme ilişkisi nedeniyle «zamanaşımının» dolmadığı, filmin çekim tarihi 2006 yılından 6 yıl sonrada uydu yayın yaptığı için çok sayıda ülkede izlenen bir kanalda yayınlandığının kanıtlanması, diğer yurt dışı kullanımların aradan geçen zaman nedeniyle teminindeki güçlük de dikkate alınarak TBK’nın 50 ve 51 m. gereğince bilirkişice bulunan tazminatın hüküm altına alındığı, reklam filminin davalı tarafından gerçekleştirilmesi ve şifahi sözleşmenin davalıyla yapılması nedeniyle reklam ajansına «tesliminden» sonraki dönemde gerçekleşen hukuka aykırı kullanımlardan davalının diğer kullanıcılarla birlikte «müteselsilen sorumlu» olduğu, davacının oyunculuk karşılığı aldığı paranın devrettiği hangi kullanımlar karşılığı olduğunu ve saklı tuttuğu hakları kanıtlayamamakla beraber filmin çekiminden 6 yıl gibi uzun süre sonra reklamın bir tv kanalında yayınlanması nedeniyle davacının gerçekleşen yayın nedeniyle tazminat isteme hakkının bulunduğu, davacının «muvafakatı» ile çekilip kamuya sunulan reklam filminin yeniden yayını nedeniyle davacının manevi haklarının ihlal edildiği kanıtlanmadığından manevi tazminata ilişkin talebin reddi gerektiği, 2012 yılından sonra devam eden tecavüzler ispatlanmadığından filmin davalının filmi verdiği kişilerce kullanıldığı ve onlar da davada taraf olmadığından ref’e ilişkin talebin de reddi gerektiği gerekçesiyle, 4.375 TL «maddi tazminatın» 08/04/2013 tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin ise, reddine karar verilmiştir.
… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «haksız eylem» devam ettiği sürece «zamanaşımının» işlemeyecek olmasına, davalı tarafın 5846 sayılı FSEK 80. maddesi kapsamında film yapımcısı sıfatı bulunmasına ve istisna akdi kapsamında çekimini yaptığı dava konusu reklam filmlerinin yayın hakkını reklam konusu ürünü piyasaya sunan şirkete devri ile ilgili yazılı sözleşme sunulamaması ve bu kapsamda da reklam filminin yayın süresi konusunda «ispat külfetinin» davalıda bulunmasına, davalı eyleminin FSEK 80/1-a (1) bendi kapsamında manevi hak ihlali oluşturduğunun ve eylemin devam ettiğinin kanıtlanamamasına göre, taraf v …
2- Ancak, mahkemece davacının icracı sanatçı olduğu tüm reklam filmlerinin çekiminin gerçekleştirildiği ve 1 yıllık yayın süresini aşan 5 yıl boyunca izinsiz gösterildiği kabul edilerek BK'nın 50. ve 51. maddeleri gereğince telif tazminatına hükmedilmiş ise de, sözleşme dışındaki izinsiz gösterim süresini «ispat külfeti» davacı taraftadır.
3- Öte yandan, davalı eyleminin icracı sanatçısı olduğu reklam filmlerinin sözleşme ile kararlaştırılan süre dışında izinsiz olarak gösteriminin 5846 sayılı FSEK 68. maddesi kapsamında ihlal oluşturduğu belirlenmesine karşın, anılan madde hükmü uyarınca telif tazminatının 3 katı oranında talepte bulunulduğu halde anılan talep hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru olmamış, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4779 E. 2022/9214 K.
Ortak:iş bölümü · yetkisizlik kararı · teslim
İncelediğiniz karardaAdı geçen dizinin ilk 2 bölümünün televizyon kanalında yayınlanmasının ardından yayından kaldırıldığı ve fakat 3. «bölümün» çekilerek kanala «teslim» edildiği de tarafların ve mahkemenin kabulündedir.
… atçı sıfatıyla katıldığı, bu kapsamda, davalının oyunculuk karşılığı avans olarak ödenen 276.000,00 TL tutardan 48.898,17 TL tutarı iade etmesi gerektiği, davalının «teslim» ettiği senaryonun, dava dosyasında davacı ve davalının üzerinde anlaştığı “.... ..’in yaşam öyküsünün anlatılacağı bir komedi” özelliklerini taşımadığı ve yanı sır …
1- Davalının “.....” isimli televizyon dizisinde oyuncu (icracı sanatçı) olarak rol alması hususunun taraflarca kararlaştırıldığı, oyuncunun «bölüm» başına alacağı ücret ile verilen avans miktarları bakımından taraflar arasında bir uyuşmazlığın olmadığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… davacının Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu adına yayınlanan dizinin 2. sezon bölümleri senaristi olması sebebiyle eser sahibi olduğu, davacının yapımcı firmaya 7 «bölüm» senaryosunu «teslim» ettiği, davacı ile davalı yapımcı arasında bölüm başı 8.000 TL ücret kararlaştırıldığı, bu nedenle davacının 56.000 TL ücreti hak kazandığı, 8.000 TL ücretin uygun …
… samına göre; dosya içeriğinden davacının TRT 6'da yayınlanan "Baye Feleke" adlı dizinin ikinci 13 bölümlük senaryosunun yazılması hususunda davalılar ... ve ... ile «bölüm» başına 8.000 TL ücret karşılığında anlaştığı, davacının anılan dizinin yedi bölüm senaryosunu yapımcı olan davalılara «teslim» ettiği, yayıncı olan davalı davalı ... ve Televizyon Kurumunun ise dizinin 4 bölümünü yayınladığı, daha sonra ise diziyi yayından kaldırdığı, bölüm başına 8.000 TL ücretin uygun olduğu, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunun yayıncı olarak senarist olan davacıdan gerekli izinleri almadığı, bu konuda yazılı belge sunulmadığı bütün davalılar yönünden davacının FSEK'ten kaynaklanan haklarının ihlal edildiği, davalı ... ve Televizyon Kurumu kendisiyle yapımcı olan diğer davalılar arasındaki sözleşmede yapımcının sorumlu olacağına dair düzenleme olduğunu ve sözleşmenin haklı olarak feshedildiği iddiasının değerlendirilmesinin sonuca etkili olmadığı, davacı tarafın istinaf talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı, FSEK'in 68. maddesi uyarınca üç kat tazminat isteminde bulunduğu, mahkemenin «maddi tazminat» yönünden üç kat tazminata hükmetmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, davalı ... vekilinin istina …
Somut olayda davacı vekili, davaya konu “BAYE FELEKE” isimli dizinin ikinci 13 bölümünün senaryosunun yazımı konusunda davalı gerçek kişilerle «bölüm» başı 8.000 TL üzerinden anlaşmaya varıldığını, 14-20.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · yasal faiz · avans faizi
Benzer bu karardaKurumunun 96.000 TL'sinden sorumlu olmak üzere) yayın tarihlerinden itibaren «avans faizi» yürütülmek üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… samına göre; dosya içeriğinden davacının TRT 6'da yayınlanan "Baye Feleke" adlı dizinin ikinci 13 bölümlük senaryosunun yazılması hususunda davalılar ... ve ... ile «bölüm» başına 8.000 TL ücret karşılığında anlaştığı, davacının anılan dizinin yedi bölüm senaryosunu yapımcı olan davalılara «teslim» ettiği, yayıncı olan davalı davalı ... ve Televizyon Kurumunun ise dizinin 4 bölümünü yayınladığı, daha sonra ise diziyi yayından kaldırdığı, bölüm başına 8.000 TL ücretin uygun olduğu, Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunun yayıncı olarak senarist olan davacıdan gerekli izinleri almadığı, bu konuda yazılı belge sunulmadığı bütün davalılar yönünden davacının FSEK'ten kaynaklanan haklarının ihlal edildiği, davalı ... ve Televizyon Kurumu kendisiyle yapımcı olan diğer davalılar arasındaki sözleşmede yapımcının sorumlu olacağına dair düzenleme olduğunu ve sözleşmenin haklı olarak feshedildiği iddiasının değerlendirilmesinin sonuca etkili olmadığı, davacı tarafın istinaf talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacı, FSEK'in 68. maddesi uyarınca üç kat tazminat isteminde bulunduğu, mahkemenin «maddi tazminat» yönünden üç kat tazminata hükmetmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, davalı ... vekilinin istina …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/354 E. 2006/915 K.
Ortak:iş bölümü · yetkisizlik kararı · teslim
İncelediğiniz karardaAdı geçen dizinin ilk 2 bölümünün televizyon kanalında yayınlanmasının ardından yayından kaldırıldığı ve fakat 3. «bölümün» çekilerek kanala «teslim» edildiği de tarafların ve mahkemenin kabulündedir.
… atçı sıfatıyla katıldığı, bu kapsamda, davalının oyunculuk karşılığı avans olarak ödenen 276.000,00 TL tutardan 48.898,17 TL tutarı iade etmesi gerektiği, davalının «teslim» ettiği senaryonun, dava dosyasında davacı ve davalının üzerinde anlaştığı “.... ..’in yaşam öyküsünün anlatılacağı bir komedi” özelliklerini taşımadığı ve yanı sır …
1- Davalının “.....” isimli televizyon dizisinde oyuncu (icracı sanatçı) olarak rol alması hususunun taraflarca kararlaştırıldığı, oyuncunun «bölüm» başına alacağı ücret ile verilen avans miktarları bakımından taraflar arasında bir uyuşmazlığın olmadığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… a yönetmenlik anlaşması bulunduğu, ödenecek ücret konusunda yazılı anlaşma olmadığı, meslek birliğinden gelen yazı cevabına göre bu ücretin davacı iddiasındaki gibi «bölüm» başına 150.000.000.-TL olabileceği, 1.ve 2. bölüm ücretlerinin tam, 3. bölüm ücretinin yarı oranında davacının hak kazandığı, F.S.E.K.'nun 68/1 maddesine göre üç k …
… uyarınca bir kısım film çekimlerinin yapılmış olmasına rağmen geçerli bir devir sözleşme olmaksızın davacının yönetmen sıfatıyla eser sahiplerinden olduğu dizi film «bölümlerinin» dava dışı şirkete ait TV kanalında umuma arz edilmesinin davacının mali haklarına tecavüz oluşturmasına; ayrıca, mahkemece yönetmenlik telif ücretinin ilgili mesle …
Aynı yasanın 80/2. maddesine göre de, filmlerin ilk tespitlerini gerçekleştiren film yapımcısı, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanım «yetkisini» devraldıktan sonra, bu maddede yazılı mutlak haklara sahip olarak komşu hak sahibidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcı · kusur · ibraz · görevli mahkeme
Benzer bu karardaAynı Üniversitede «görevli» Yrd.Doç.Dr. ..... ..... tarafından düzenlenen 06.01.2003 tarihli ikinci raporda da, üçüncü «bölüm» için ilk rapora atıfta bulunularak "½ telif ücreti olabilir" şeklinde yönetmenlik ücreti ödenmesinin söz konusu olabileceği mütalaa edilmiştir.
O halde, bilirkişilerin sıfatı itibariyle az önce açıklanan hususlarda ek mütalaa istenilerek, davacının çekimlerini yaptığı ve tamamlanmamış olan üçüncü «bölüm» incelenerek; belli bir düzeye gelip gelmediği ve bu düzey itibariyle yönetmen davacının hususiyetini «taşıyıp» taşımadığı saptandıktan sonra bu bölüm için telif ücretine hükmedilmesi gereklidir.
Davacı bu sözleşmenin 9. madesi uyarınca her halükarda çekilmesi gereken ilk (5) bölümden dördüncü ve beşinci «bölümlerinin» çekilmemesi nedeniyle yoksun kaldığı yönetmenlik telif ücretini istediğine göre; anılan sözleşmeye göre bu bölümlerin çekilememesinde davalının kusurlu olduğu kanıtlanmalıdır. .... .... adlı dizi filmin yayından kaldırılmasıyla ilgili yazışma ve belgeler dosyaya «ibraz» edilmiştir.
Bu deliller itibariyle gerektiğinde bilirkişilerden ek rapor istenilmek ya da film yapımcılığı ve yönetmenliği konusunda uzman yeni bir bilirkişiden görüş alınmak suretiyle sözleşmenin feshinde davalının «kusuru» olup olmadığının tespiti gereklidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5259 E. 2017/7348 K.
Ortak:ifa
İncelediğiniz karardaHükme dayanak bilirkişi raporu ve mahkeme gerekçesinde, aksine bir hüküm olmadıkça oyuncunun edimini «ifa» etmiş olmasının yeterli bulunduğu, eserin yayınlanmış olup olmamasının ücretin hak edilişinde etkili olmadığı isabetli olarak vurgulanmıştır.
Benzer bu karardaDairemizin 31.10.2013 tarih 5804/19313 sayılı kararında da açıklandığı üzere; bir sinema eserinde rol alan ancak icrasını alelade «ifa» eden kişilerin "özgün biçimde icra" unsurundan yoksun olan oyunculuklarının da FSEK 80/1.maddesi anlamında "icracı sanatçı" olarak nitelendirilemeyeceği aşikardır.
Ancak, az önce de açıklandığı üzere bir sinema eserinde komşu hak sahibi icracı sanatçı olarak 5846 Sayılı FSEK kapsamında koruma sağlanmasının temel koşulu, o sinema eserine temel oluşturan yazılı ya da sözle ifade edilen ilim ve edebiyat eserinin veya yönetmenin fikri çabası ve yorumuna göre gerçekleştirilen icranın "özgün bir biçimde" «ifa» edilmesidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 266 · ziya · taşıyıcı · dahili dava · temsil · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu kararda80 kapsamında korumadan yararlanabilmesiyle mümkün olabileceği, ancak reklam filminde ...'in 1-2 saniye göründüğü, reklama özgün oyunculuğundan dolayı değil çekici olmasından dolayı «dahil» edildiği, icracı sanatçı sayılamayacağı gerekçesiyle, davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava dışı oyuncu...’un dava konusu reklam filminde davalı THY’nin bir «görevlisi» olarak hostes rolünü «temsil» ettiği, rolünün figüratif bir görünüm olmadığı, reklam senaryosunun dramatik akışı içinde yer alan ve ona uygun diyaloğa sahip fiziksel görünüm, jest ve mimikleriyle eserin yorumuna ve tanıtımına katkısı bulunan FSEK 80 maddesine göre icracı sanatçı olduğu mütalaa edilmiştir.
Buna karşın, mahkemece dava dışı oyuncu...’un reklamda bir iki saniye göründüğü, reklama özgün oyunculuğu sebebiyle değil fiziksel görünümünden dolayı «dahil» edildiği ve FSEK 80. maddesi anlamında icracı sanatçı olmadığı gerekçesiyle davacı şirketle hukuki ilişkisi bulunmayan davalılar aleyhine açılan davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Film Yapım Şirketi arasındaki sözleşme dışında davacı ile diğer davalılar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davacının bu iki davalıya «husumet» yöneltebilmesinin ancak ...'in reklam filmindeki icrasının FSEK m.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7043 E. , 2018/1066 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada ....
2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.12.2015 tarih ve 2014/215-2015/320 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı yana “...” isimli dizi filmde oyuncu olarak rol alması karşılığı olarak 276.000,00 TL avans ödendiğini, ayrıca davalıya kendi hayat hikâyesini anlatacağı ve senaryo yazarlığının yanı sıra başrol oyuncusu olarak da yer alması planlanan “....” adlı film ile ilgili olarak da 200.000,00 TL avans ödendiğini, aradan 3 yıl geçmesine rağmen müvekkili şirkete teslim edilmiş bir senaryo bulunmadığını, .... isimli dizinin 3 bölüm yayınlanmak üzere teslim edilmesine rağmen 2. Bölümden sonra yayından kaldırıldığını iddia ederek, avans olarak ödenen 200.000,00 TL ve 49.840,50 TL’nin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senaryonun davacı yana teslim edildiğini, üzerinde kast çalışmalarının da davacı şirket merkezinde yapıldığını, dizi yayını için kanalla yapımcı arasında mevcut sözleşmenin feshinden 2,5 ay sonrasında müvekkile bu diziye ilişkin ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin avans olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalının 3. ve 4. Bölüm için fragman çekimine icracı sanatçı sıfatıyla katıldığı, bu kapsamda, davalının oyunculuk karşılığı avans olarak ödenen 276.000,00 TL tutardan 48.898,17 TL tutarı iade etmesi gerektiği, davalının teslim ettiği senaryonun, dava dosyasında davacı ve davalının üzerinde anlaştığı “.... ..’in yaşam öyküsünün anlatılacağı bir komedi” özelliklerini taşımadığı ve yanı sıra bu hususiyetleri taşımayan senaryonun yazımında .. ...’in katkısının muğlak olduğu, bu nedenle ..... filmine ilişkin avans niteliğinde ödenen 200.000 TL'nin iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile .....anbul 27. İcra müdürlüğünün 2014/23652 sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 248.898,17 TL üzerinden karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
-/-
Dava, icracı sanatçı ve eser sahibi sıfatıyla davalıya ödenen avansların iadesi amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
1- Davalının “.....” isimli televizyon dizisinde oyuncu (icracı sanatçı) olarak rol alması hususunun taraflarca kararlaştırıldığı, oyuncunun bölüm başına alacağı ücret ile verilen avans miktarları bakımından taraflar arasında bir uyuşmazlığın olmadığı anlaşılmaktadır. Adı geçen dizinin ilk 2 bölümünün televizyon kanalında yayınlanmasının ardından yayından kaldırıldığı ve fakat 3. bölümün çekilerek kanala teslim edildiği de tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlık ve çözülmesi gereken husus, adı geçen dizinin çekimi tamamlanan ancak yayınlanmayan 3. bölüm oyunculuk 4. bölümünün çekilip çekilmediği ve oyuncunun bu bölümler bakımından ücrete hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Hükme dayanak bilirkişi raporu ve mahkeme gerekçesinde, aksine bir hüküm olmadıkça oyuncunun edimini ifa etmiş olmasının yeterli bulunduğu, eserin yayınlanmış olup olmamasının ücretin hak edilişinde etkili olmadığı isabetli olarak vurgulanmıştır.
5846 sayılı .... m. 8/3 uyarınca, bir sinema eseri sahibi olabilecek kişiler yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı sıfatını haiz kişilerdir. Aralarında birlikte eser sahipliği ilişkisi bulunmaktadır. Bir sinema eserinin ortaya çıkarılmasında mali yatırımda bulunan, eser sahipleri ile icracı sanatçıları buluşturan yapımcılar ile sinema eserinde görev alan ve bir eserin özgün biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve başka yollarla icrada bulunan icracı sanatçılar ise ortaya çıkan sinema eserinde, eser sahiplerine .... m. 80/1 uyarınca komşu hak sahibi olan, diğer bir anlatımla onların haklarıyla bağlantılı hak sahibi olan kişilerdir.
Sinema eserlerinin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcılar, eser sahibi ile icracı sanatçılardan mali hakları kullanma yetkisini devir almışlarsa, o sinema eserinden doğan çoğaltma, yayma, umuma iletim kiralama ve kamuya ödünç verme konusundaki tüm mali hakları münhasıran kullanma hak ve yetkisi sadece kendilerine ait olacaktır.
Bir sinema eserinin meydana getirilmesinde mali yatırımda bulunarak hak sahibi olan yapımcılar, ... m. 52 uyarınca, ancak eser sahipleriyle yapmış oldukları sözleşme ve onların verdikleri izin çerçevesinde sinema eseri üzerinde hak sahibi olabilecektir. Bu anlamda yapımcılar ile icracı sanatçılar arasındaki sözleşme, iş görme sözleşmesidir. Ancak icracı sanatçı bu sözleşmeyle sadece sözleşmede üstlendiği işi (icrayı) yerine getirmekle kalmayıp, aynı zamanda oluşacak sinema eseri üzerindeki bağlantılı haklarını da devretmektedir. Anılan nedenlerle bu tür sözleşmelerden doğan alacaklara TBK 470 vd. maddeleri ile nitelikleri elverdiği ölçüde, 5846 s. .... hükümlerinin ve özellikle 80. maddedeki hükümlerin birlikte uygulanması gerekir.
Somut olaya gelince, davalı icracı sanatçının sözleşmeden doğan borcu, TBK m. 471 vd. de düzenlenmiş olup, yapımcının öngördüğü plan dairesinde film çekim planına uymak, sadakat ve özenle sanatını özgün şekilde sergilemek olup, davacı yapımcı tarafından, eserin (dizi filmin) meydana getirilmesinde davalı icracı sanatçıya isnat edilebilecek herhangi bir kusurunun bulunduğu iddia ve ispat edilmiş değildir. Davalı oyuncunun dizi filmin çekimi sırasında hazır bulunması, iş planlamasına uyması, emek ve mesai sarf etmesi, çekimlere katılması, hatta 4. bölümün fragmanının dahi hazırlanmış olması nedeniyle TBK m. 479 ve 480 uyarınca 4. Bölüm için dahi ücret istemeye hak kazanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 485.
maddesi “İşsahibi yüzünden ifanın imkânsızlaşması” başlığını taşımakta olup, “Eserin tamamlanması, işsahibi ile ilgili beklenmedik olay dolayısıyla imkânsızlaşırsa yüklenici, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerini isteyebilir.” hükmü de dikkate alındığında ve davalı oyuncunun eserin ortaya çıkmasında üzerine düşen bütün edimleri yerine getirdiği de gözetildiğinde avans olarak ödenen oyunculuk ücreti yönünden davanın reddi gerekirken mahkemece dizinin yayından kaldırılması nedeniyle ifanın imkansızlaştığı kabul edilerek, 4. bölümün çekildiği tarafların kabulünde olan fragman süresi ile dizi süresinin oranlanması suretiyle iadesi gereken miktarın hesaplanması doğru olmamış ve davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
-/-
2- Tarafların davalının hayat hikayesini konu alan “....” isimli film senaryosunun davalı tarafından yazımı konusunda şifahen anlaştıkları ve davacı tarafça davalıya sipariş olunan eser bedelinin yarısının avans olarak ödendiği konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı şahsın kendisine sipariş olunan senaryo eserini, sahibinin hususiyetini yansıtan ilim ve edebiyat eseri mahiyetinde tamamlaması ve davacı yana teslim etmiş olması ile edimini yerine getirmiş sayılacağının, bu suretle taraflar arasında kararlaştırılan sözleşme bedeline de hak kazanacağının kabulü gerekir. Davacı tarafın kendisine teslim edilen eseri beğenip beğenmemesi önem arz etmediği gibi eserin beğenilmemiş olması ödenmiş olunan avansın istenmesi sonucunu da doğurmaz.
Somut olayda, davaya konu eserin, davalı çalışanı ..... tarafından davacı tarafa teslim edildiği mahkemenin de kabulündedir. Davacı taraf, eserin kendisine tesliminden sonra TBK 474 vd. maddeleri uyarınca süresinde ve usulüne uygun olarak herhangi bir ayıp ihbarında da bulunmuş değildir. Sipariş usulü eser sözleşmesine aykırı olarak eserin eksik veya istenilen niteliklerden yoksun olarak sipariş edene teslim edildiğinin ispat edilememesi sebebiyle davacı tarafın sözleşmeye istinaden ödediği avans bedelinin iadesini isteyemeyeceği halde mahkemece yetersiz bilirkişi raporuna istinaden yazılı gerekçe ile senaryo avans bedelinin iadesi talebini de içeren icra takibine itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmamış davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının da kabulü gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407233700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz