Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5259 E. 2017/7348 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 266↗ ziya↗ ifa↗ taşıyıcı↗ dahili dava↗ temsil↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile ... Film Yapım Şirketi arasındaki sözleşme dışında davacı ile diğer davalılar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davacının bu iki davalıya husumet yöneltebilmesinin ancak ...'in reklam filmindeki icrasının FSEK m. 80 kapsamında korumadan yararlanabilmesiyle mümkün olabileceği, ancak reklam filminde ...'in 1-2 saniye göründüğü, reklama özgün oyunculuğundan dolayı değil çekici olmasından dolayı dahil edildiği, icracı sanatçı sayılamayacağı gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava dışı oyuncu...’un dava konusu reklam filminde davalı THY’nin bir görevlisi olarak hostes rolünü temsil ettiği, rolünün figüratif bir görünüm olmadığı, reklam senaryosunun dramatik akışı içinde yer alan ve ona uygun diyaloğa sahip fiziksel görünüm, jest ve mimikleriyle eserin yorumuna ve tanıtımına katkısı bulunan FSEK 80 maddesine göre icracı sanatçı olduğu mütalaa edilmiştir. Buna karşın, mahkemece dava dışı oyuncu...’un reklamda bir iki saniye göründüğü, reklama özgün oyunculuğu sebebiyle değil fiziksel görünümünden dolayı dahil edildiği ve FSEK 80. maddesi anlamında icracı sanatçı olmadığı gerekçesiyle davacı şirketle hukuki ilişkisi bulunmayan davalılar aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 31.10.2013 tarih 5804/19313 sayılı kararında da açıklandığı üzere; bir sinema eserinde rol alan ancak icrasını alelade ifa eden kişilerin "özgün biçimde icra" unsurundan yoksun olan oyunculuklarının da FSEK 80/1.maddesi anlamında "icracı sanatçı" olarak nitelendirilemeyeceği aşikardır. Ancak, az önce de açıklandığı üzere bir sinema eserinde komşu hak sahibi icracı sanatçı olarak 5846 Sayılı FSEK kapsamında koruma sağlanmasının temel koşulu, o sinema eserine temel oluşturan yazılı ya da sözle ifade edilen ilim ve edebiyat eserinin veya yönetmenin fikri çabası ve yorumuna göre gerçekleştirilen icranın "özgün bir biçimde" ifa edilmesidir. Bu bakımdan, bir sinema eserinde rol alan kişilerin icracı sanatçı sıfatını kazanıp kazanamayacakları hususu bu eserde rol alan kişilerin asıl ya da yardımcı oyuncu olup olmadıklarından ziyade icranın "özgün bir biçimde" gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği dikkate alınarak ve her somut olay bakımından ayrı ayrı tartışılıp belirlenmelidir. Bu belirlemenin de, sinema eserinin özgün koşullarının yanı sıra; meydana getirilen görüntüler dizisinin izleyicide uyandırdığı izlenim itibariyle icranın özgünlük taşıyıp taşımadığının konusunda sinema sanatına özgü dil ve teknik konusunda uzman olan bilirkişilerce yapılması gereklidir.
6100 sayılı HMK’nın 266 vd. maddeleri uyarınca mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, tarafların talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebilir. Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer kanıtlarla birlikte serbestçe değerlendirir. Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendirebileceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabilir. Somut uyuşmazlıkta, bir fikri ürünün eser olup olmadığı ve yine bu fikri ürünün özgün bir biçimde yorumlanıp yorumlanmadığı hususları özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği ve mahkemece de bu hususlarda bilirkişi görüşü alındığı halde, raporun yetkisi bulunması karşısında ek rapor ya da yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konuda bizzat bilirkişi yerine geçilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16404 E. 2012/9213 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava dışı oyuncu...’un dava konusu reklam filminde davalı THY’nin bir «görevlisi» olarak hostes rolünü «temsil» ettiği, rolünün figüratif bir görünüm olmadığı, reklam senaryosunun dramatik akışı içinde yer alan ve ona uygun diyaloğa sahip fiziksel görünüm, jest ve mimikleriyle eserin yorumuna ve tanıtımına katkısı bulunan FSEK 80 maddesine göre icracı sanatçı olduğu mütalaa edilmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, davacıların murisinin icracı sanatçı (başrol oyuncusu) olarak yer aldığı dava konusu filmlerin «temsili» esnasında yukarıda belirtilen manevi haklarının ihlal edildiği hususu kanıtlanamadığı gibi söz konusu temsillerin BK'nun 49. maddesi anlamında «kişilik haklarına saldırı» oluşturduğundan da söz edilemeyeceği halde yazılı gerekçeyle davacılar yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · tahrifat · kişilik hakları · uyuşmazlık konusu · yasal faiz
Benzer bu kararda… rlaması getirilmeden Türkiye'de üretilmiş bütün eser ve icralara uygulanacağı öngörüldüğü, davaya konu eserlerin yalnızca sinemada gösterim hakkının devredildiğinin «uyuşmazlık konusu» olmadığı, bu durumda taraflar arasındaki devir sözleşmesine aykırı olarak adı geçen eserlerin, tv ve diğer alanlarda da izinsiz kullanımı nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 2.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacıların murisinin icracı sanatçı (başrol oyuncusu) olarak yer aldığı dava konusu filmlerin «temsili» esnasında yukarıda belirtilen manevi haklarının ihlal edildiği hususu kanıtlanamadığı gibi söz konusu temsillerin BK'nun 49. maddesi anlamında «kişilik haklarına saldırı» oluşturduğundan da söz edilemeyeceği halde yazılı gerekçeyle davacılar yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmi …
2- Ancak, 5846 sayılı FSEK'nun 80/1-A(1) fıkrasına göre icracı sanatçıların manevi hakları, icralarının sahibi olarak tanıtılmak ve icralarının kendi itibarlarını zedeleyebilecek şekilde «tahrif» edilmesinin ve bozulmasının önlenmesini talep etmektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14094 E. 2014/3792 K.
Ortak:ifa · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava dışı oyuncu...’un dava konusu reklam filminde davalı THY’nin bir «görevlisi» olarak hostes rolünü «temsil» ettiği, rolünün figüratif bir görünüm olmadığı, reklam senaryosunun dramatik akışı içinde yer alan ve ona uygun diyaloğa sahip fiziksel görünüm, jest ve mimikleriyle eserin yorumuna ve tanıtımına katkısı bulunan FSEK 80 maddesine göre icracı sanatçı olduğu mütalaa edilmiştir.
Dairemizin 31.10.2013 tarih 5804/19313 sayılı kararında da açıklandığı üzere; bir sinema eserinde rol alan ancak icrasını alelade «ifa» eden kişilerin "özgün biçimde icra" unsurundan yoksun olan oyunculuklarının da FSEK 80/1.maddesi anlamında "icracı sanatçı" olarak nitelendirilemeyeceği aşikardır.
Ancak, az önce de açıklandığı üzere bir sinema eserinde komşu hak sahibi icracı sanatçı olarak 5846 Sayılı FSEK kapsamında koruma sağlanmasının temel koşulu, o sinema eserine temel oluşturan yazılı ya da sözle ifade edilen ilim ve edebiyat eserinin veya yönetmenin fikri çabası ve yorumuna göre gerçekleştirilen icranın "özgün bir biçimde" «ifa» edilmesidir.
Benzer bu karardaBuna karşın, davacının icrasını gerçekleştirdiği dizi bölümleriyle ilgili oyunculuk ücretinin ödendiği, arada yazılı sözleşme olmasa dahi, bu bölümlere ilişkin olarak tarafların edimlerini karşılıklı biçimde «ifa» ettikleri ve çekilen bölümlerin bir TV kanalında «temsil» edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Yine, aynı şekilde yazılı bir sözleşme olmasa dahi, "Hanımeli Sokağı" adlı TV dizisinin çekimi yapılan «bölümlerine» ilişkin taraflar edimlerini yerine getirdiklerinden; davacının bu tespitlere izin vermiş sayılacağının ve bu iznin de tespitin yapıldığı tarihteki mevcut ve olağan iletişim ve «temsil» vasıtaları yoluyla temsil ve umuma iletim haklarını da kapsadığının kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · iş bölümü · yetkisizlik kararı · yasal faiz
Benzer bu kararda… net üzerinden gösterilmesi için davacıdan yazılı izin almadığı, bu durumda davacının icracı sanatçı hakkının ihlal edildiği, davacının FSEK'nin 68. maddesi uyarınca «rayiç bedelin» üç katını isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yine, aynı Kanun'un 80/2. maddesine göre de, film yapımcısı, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma «yetkisini» devraldıktan sonra ilk tespitini gerçekleştirdiği film üzerinde bu maddede sayılan haklara sahip olur.
Bu durumda, 5846 sayılı FSEK'nin 80/2. maddesi uyarınca dizi filmin «bölümlerinin» ilk tespitini yapan davalının gerçekleştirdiği bu tespitler üzerinde müstakil olarak film yapımcısı hakkı doğmuş bulunmaktadır.
Aksi kararlaştırılmadığı sürece, davalı film yapımcısı gerçekleştirilen film tespitleri üzerindeki mali haklarını bağımsız olarak kullanabilme «yetkisine» sahiptir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7043 E. 2018/1066 K.
Ortak:ifa
İncelediğiniz karardaDairemizin 31.10.2013 tarih 5804/19313 sayılı kararında da açıklandığı üzere; bir sinema eserinde rol alan ancak icrasını alelade «ifa» eden kişilerin "özgün biçimde icra" unsurundan yoksun olan oyunculuklarının da FSEK 80/1.maddesi anlamında "icracı sanatçı" olarak nitelendirilemeyeceği aşikardır.
Ancak, az önce de açıklandığı üzere bir sinema eserinde komşu hak sahibi icracı sanatçı olarak 5846 Sayılı FSEK kapsamında koruma sağlanmasının temel koşulu, o sinema eserine temel oluşturan yazılı ya da sözle ifade edilen ilim ve edebiyat eserinin veya yönetmenin fikri çabası ve yorumuna göre gerçekleştirilen icranın "özgün bir biçimde" «ifa» edilmesidir.
Benzer bu karardaHükme dayanak bilirkişi raporu ve mahkeme gerekçesinde, aksine bir hüküm olmadıkça oyuncunun edimini «ifa» etmiş olmasının yeterli bulunduğu, eserin yayınlanmış olup olmamasının ücretin hak edilişinde etkili olmadığı isabetli olarak vurgulanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıp · bedel iadesi · ilamsız icra takibi · sözleşmeden doğan dava · eser sözleşmesi · münhasırlık · icra takibine itiraz · iş bölümü
Benzer bu karardaSipariş usulü «eser sözleşmesine» aykırı olarak eserin eksik veya istenilen niteliklerden yoksun olarak sipariş edene «teslim» edildiğinin ispat edilememesi sebebiyle davacı tarafın sözleşmeye istinaden ödediği avans bedelinin iadesini isteyemeyeceği halde mahkemece yetersiz bilirkişi raporuna istinaden yazılı gerekçe ile senaryo avans «bedelinin iadesi» talebini de içeren «icra takibine itirazın» iptaline karar verilmesi doğru olmamış davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının da kabulü gerekmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. -/- Dava, icracı sanatçı ve eser sahibi sıfatıyla davalıya ödenen avansların iadesi amacıyla yapılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
1- Davalının “.....” isimli televizyon dizisinde oyuncu (icracı sanatçı) olarak rol alması hususunun taraflarca kararlaştırıldığı, oyuncunun «bölüm» başına alacağı ücret ile verilen avans miktarları bakımından taraflar arasında bir uyuşmazlığın olmadığı anlaşılmaktadır.
Adı geçen dizinin ilk 2 bölümünün televizyon kanalında yayınlanmasının ardından yayından kaldırıldığı ve fakat 3. «bölümün» çekilerek kanala «teslim» edildiği de tarafların ve mahkemenin kabulündedir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6545 E. 2016/3675 K.
Ortak:ifa · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava dışı oyuncu...’un dava konusu reklam filminde davalı THY’nin bir «görevlisi» olarak hostes rolünü «temsil» ettiği, rolünün figüratif bir görünüm olmadığı, reklam senaryosunun dramatik akışı içinde yer alan ve ona uygun diyaloğa sahip fiziksel görünüm, jest ve mimikleriyle eserin yorumuna ve tanıtımına katkısı bulunan FSEK 80 maddesine göre icracı sanatçı olduğu mütalaa edilmiştir.
Dairemizin 31.10.2013 tarih 5804/19313 sayılı kararında da açıklandığı üzere; bir sinema eserinde rol alan ancak icrasını alelade «ifa» eden kişilerin "özgün biçimde icra" unsurundan yoksun olan oyunculuklarının da FSEK 80/1.maddesi anlamında "icracı sanatçı" olarak nitelendirilemeyeceği aşikardır.
Ancak, az önce de açıklandığı üzere bir sinema eserinde komşu hak sahibi icracı sanatçı olarak 5846 Sayılı FSEK kapsamında koruma sağlanmasının temel koşulu, o sinema eserine temel oluşturan yazılı ya da sözle ifade edilen ilim ve edebiyat eserinin veya yönetmenin fikri çabası ve yorumuna göre gerçekleştirilen icranın "özgün bir biçimde" «ifa» edilmesidir.
Benzer bu karardaDava konusu sinema eserlerinin meydana getirilmesi esnasında taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmamakla birlikte, davalı şirket/film yapımcıları ile davacıların murisi ...'ın başrol oyunculuğuna ilişkin şifahi sözleşme taraflarca «ifa» edilip söz konusu sinema filmleri meydana getirildiğine göre, artık murisin FSEK m.
Bu durumda, eser sahibi olan davalının 5846 sayılı FSEK uyarınca sahip olduğu eserlerin çoğaltılması, «dağıtılması», «temsil» ve umuma iletimden oluşan mali haklarına dayalı olarak dava konusu eserler üzerindeki mutlak hak sahipliği kapsamında «tasarruf yetkisi» bulunduğundan muris ... «mirasçısı» olan davacıların eser sahibine karşı bu filmlerin sinema salonu dışındaki gösterimleri nedeniyle FSEK 80/1 uyarınca mali hak ihlali ya da elde edilen kazançtan söz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · eser sözleşmesi · mirasçılık · uyuşmazlık konusu · kâr dağıtımı · taahhütname · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu durumda, eser sahibi olan davalının 5846 sayılı FSEK uyarınca sahip olduğu eserlerin çoğaltılması, «dağıtılması», «temsil» ve umuma iletimden oluşan mali haklarına dayalı olarak dava konusu eserler üzerindeki mutlak hak sahipliği kapsamında «tasarruf yetkisi» bulunduğundan muris ... «mirasçısı» olan davacıların eser sahibine karşı bu filmlerin sinema salonu dışındaki gösterimleri nedeniyle FSEK 80/1 uyarınca mali hak ihlali ya da elde edilen kazançtan söz …
Öte yandan, «uyuşmazlık konusu» sinema eserlerinin yapımının tamamlandığı 12/06/1995 tarihinden önce yürürlükte bulunan 5846 sayılı FSEK 8. maddesi uyarınca da bir sinema eserinin sahibi onu imal ettirendir.
Yukarıda da açıklandığı üzere, 4110 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce meydana getirilen dava konusu filmlerde o tarihler itibariyle icracı sanatçı hakları mevcut olmadığından; yapımcı/eser sahibi olan davalı ile davacıların murisi olan ... arasında akdedilen sözleşme kural olarak belirli bir sonucun «taahhüt» edildiği iş görme sözleşmesi niteliği taşımaktadır.
Bu sözleşmeler de kural olarak «eser sözleşmesi» (BK m.355 vd., TBK m.470 vd.) niteliğindedir (E.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17812 E. 2015/2406 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel
Benzer bu kararda… su kullanımın "senkronizasyon" vasfı taşıdığı ve gerek eser sahibi gerekse icracı sanatçıların mali ve manevi haklarının ihlal ettiği, bunun sonucunda istenebilecek «rayiç bedelin» eser sahibi/icracı sanatçı için 6.500 TL, icracı sanatçı için 6.000-TL ve hak sahibi şirket için 6,000 TL tutarında olduğu, davacı ....
Ses şirketinin mali hak ihlaline dayalı olarak belirlenen «rayiç bedelin» takdir edilen üç katı olan 18.000,00 TL olduğu gerekçesiyle, bu tutarın davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesine, diğer davacılar lehine, eser sahibi besteci / icracı sanatçı ...'nın ve icracı sanatçı ...'in manevi hak ihali nedeniyle takdiren 2.000'er TL tutarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5259 E. , 2017/7348 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/12/2015 tarih ve 2015/101-2015/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile ... arasında oyuncu olarak yer aldığı reklam filminden doğan hakların devrine ilişkin sözleşme yapıldığını, kast ajansı müvekkili ile ... Yapım Şirketi arasında ...'nın davalı THY için çekilecek reklam filminde oynaması ve karşılığında kendisine ödeme yapılması konusunda sözleşme yapıldığını, bu sözleşme ile verilen hakların sadece Türkiye'deki gösterime ilişkin olmasına rağmen reklam filminin anlaşmaya aykırı olarak yurt dışında da gösterildiğini, yurt dışındaki gösterimleri için müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı THY'nin reklam filminin sahibi olarak diğer davalının da reklam şirketi olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 100.000 USD’nin reklam filminin gösterime sunulduğu tarihten itibaren en yüksek döviz faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Şirket vekili, ajansın dava açma yetkisinin bulunmadığını, ...'nın reklam filmindeki rolü nedeniyle icracı sanatçı ve eser sahibi olarak kabul edilemeyeceğini, ... ile davacı arasındaki model sözleşmesinin önceki sözleşmelerden sonra yapıldığını, devir sözleşmesinde haklarının tek tek belirtilmediğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, müvekkilinin senaryo ve diyalog yazarı olup bu hakların lisansını yapımcıya verdiğini, kendisine husumet düşmediğini, davacı ile ... arasında imzalanan sözleşmenin muvazaalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı THY vekili, müvekkilinin reklam işlerini diğer davalı sorumluluğunda yaptırdığını, davacı ve diğer davalılarla ilişkisine müvekkilinin dahil olmadığını, müvekkiline husumet düşmediğini, ihtilaf konusu sözleşmede müvekkilinin imzasının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile ... Film Yapım Şirketi arasındaki sözleşme dışında davacı ile diğer davalılar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı, davacının bu iki davalıya husumet yöneltebilmesinin ancak ...'in reklam filmindeki icrasının FSEK m. 80 kapsamında korumadan yararlanabilmesiyle mümkün olabileceği, ancak reklam filminde ...'in 1-2 saniye göründüğü, reklama özgün oyunculuğundan dolayı değil çekici olmasından dolayı dahil edildiği, icracı sanatçı sayılamayacağı gerekçesiyle, davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava dışı oyuncu...’un dava konusu reklam filminde davalı THY’nin bir görevlisi olarak hostes rolünü temsil ettiği, rolünün figüratif bir görünüm olmadığı, reklam senaryosunun dramatik akışı içinde yer alan ve ona uygun diyaloğa sahip fiziksel görünüm, jest ve mimikleriyle eserin yorumuna ve tanıtımına katkısı bulunan FSEK 80 maddesine göre icracı sanatçı olduğu mütalaa edilmiştir. Buna karşın, mahkemece dava dışı oyuncu...’un reklamda bir iki saniye göründüğü, reklama özgün oyunculuğu sebebiyle değil fiziksel görünümünden dolayı dahil edildiği ve FSEK 80. maddesi anlamında icracı sanatçı olmadığı gerekçesiyle davacı şirketle hukuki ilişkisi bulunmayan davalılar aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 31.10.2013 tarih 5804/19313 sayılı kararında da açıklandığı üzere; bir sinema eserinde rol alan ancak icrasını alelade ifa eden kişilerin "özgün biçimde icra" unsurundan yoksun olan oyunculuklarının da FSEK 80/1.maddesi anlamında "icracı sanatçı" olarak nitelendirilemeyeceği aşikardır. Ancak, az önce de açıklandığı üzere bir sinema eserinde komşu hak sahibi icracı sanatçı olarak 5846 Sayılı FSEK kapsamında koruma sağlanmasının temel koşulu, o sinema eserine temel oluşturan yazılı ya da sözle ifade edilen ilim ve edebiyat eserinin veya yönetmenin fikri çabası ve yorumuna göre gerçekleştirilen icranın "özgün bir biçimde" ifa edilmesidir. Bu bakımdan, bir sinema eserinde rol alan kişilerin icracı sanatçı sıfatını kazanıp kazanamayacakları hususu bu eserde rol alan kişilerin asıl ya da yardımcı oyuncu olup olmadıklarından ziyade icranın "özgün bir biçimde" gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği dikkate alınarak ve her somut olay bakımından ayrı ayrı tartışılıp belirlenmelidir.
Bu belirlemenin de, sinema eserinin özgün koşullarının yanı sıra; meydana getirilen görüntüler dizisinin izleyicide uyandırdığı izlenim itibariyle icranın özgünlük taşıyıp taşımadığının konusunda sinema sanatına özgü dil ve teknik konusunda uzman olan bilirkişilerce yapılması gereklidir.
6100 sayılı HMK’nın 266 vd. maddeleri uyarınca mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, tarafların talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebilir. Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer kanıtlarla birlikte serbestçe değerlendirir. Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendirebileceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabilir. Somut uyuşmazlıkta, bir fikri ürünün eser olup olmadığı ve yine bu fikri ürünün özgün bir biçimde yorumlanıp yorumlanmadığı hususları özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği ve mahkemece de bu hususlarda bilirkişi görüşü alındığı halde, raporun yetkisi bulunması karşısında ek rapor ya da yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konuda bizzat bilirkişi yerine geçilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/389552800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz