Maddi-Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2005/354 E. 2006/915 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iş bölümü↗ taşıyıcı↗ yetkisizlik kararı↗ kusur↗ ibraz↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yönetmenlik anlaşması bulunduğu, ödenecek ücret konusunda yazılı anlaşma olmadığı, meslek birliğinden gelen yazı cevabına göre bu ücretin davacı iddiasındaki gibi bölüm başına 150.000.000.-TL olabileceği, 1.ve 2. bölüm ücretlerinin tam, 3. bölüm ücretinin yarı oranında davacının hak kazandığı, F.S.E.K.'nun 68/1 maddesine göre üç katının 675.000.000.-TL'ya ulaşacağı, ancak davacının bu kısım için 600.000.000.-TL istediği, davalının 200.000.000.-TL ödemiş olduğu, 4. ve 5.bölümler içinde 300.000.000.-TL alması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 700.000.000.-TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1. Dava dosyası içeriğindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, FSEK 52. maddesine göre mali hakların devri için yazılı sözleşmenin varlığının zorunlu olmasına ve taraflar arasındaki sözlü anlaşma uyarınca bir kısım film çekimlerinin yapılmış olmasına rağmen geçerli bir devir sözleşme olmaksızın davacının yönetmen sıfatıyla eser sahiplerinden olduğu dizi film bölümlerinin dava dışı şirkete ait TV kanalında umuma arz edilmesinin davacının mali haklarına tecavüz oluşturmasına; ayrıca, mahkemece yönetmenlik telif ücretinin ilgili meslek birliğinin görüşü alındıktan sonra ve taleple bağlı kalınarak her bölüm için 150.000.000.-TL olarak kabul edilerek ilk iki bölüm için FSEK 68/1. maddesine göre üç katı telif tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir,
2. Ancak, 5846 sayılı FSEK'nun 8/3.maddesine göre, sinema eserlerinde; yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı eserin birlikte sahibidirler. Aynı yasanın 80/2. maddesine göre de, filmlerin ilk tespitlerini gerçekleştiren film yapımcısı, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanım yetkisini devraldıktan sonra, bu maddede yazılı mutlak haklara sahip olarak komşu hak sahibidir.
Tarafların kabulleri ve davalı ile dava dışı TV şirketi arasında imzalanan 06.06.1997 tarihli dizi film yapım sözleşmesi itibariyle, 13 bölümlük diziler halinde gerçekleştirilecek olan sinema eserinin yapımcısının davalı ve yönetmeninin de davacı olacağı tartışmasızdır.
Nitekim, davacının yönetmenliğinde "..... ....." adlı dizi filmin birinci ve ikinci bölümlerinin sözleşmeye uygun olarak çekimi tamamlanmış ve birinci bölüm dava dışı şirkete ait TV kanalında umuma iletilmiştir. İlk bölümün izlenme oranının düşük olduğu gerekçesiyle kalan bölümlerin yayımlanmasından vazgeçildiği dava dışı şirket tarafından yapımcı davalıya bildirilmesine rağmen, çekimi yapılan ancak yayımlanmayan ikinci bölüm ile ilk bölüm davalı yapımcı tarafından birleştirilerek (1+2 ......) aynı TV kanalında yeniden yayımlanmıştır. Ancak, izlenme oranının yine de düşük olduğu gerekçesiyle dizinin çekimlerinden vazgeçildiği ve dava dışı şirket ile davalı arasındaki 06.06.1997 tarihli sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davacı üçüncü bölümün çekimlerini de kısmen yaptığını iddia etmiştir. Davalı ise üçüncü bölümün çekilmediğini savunmuştur.
Mahkemece, üçüncü bölümün ½ oranında çekildiği kabul edilerek FSEK.'nun 68/1. maddesi uyarınca ½ telif ücretinin üç katına hükmedilmiştir.
Ancak, bu hususta görüşüne başvurulan her iki bilirkişi raporu da hüküm vermeye yeterli değildir. .... ..... Üniversitesi Sinema - TV Merkezi Müdürü Bilirkişi Prof. ..... ...... tarafından düzenlenen 31.05.2001 tarihli ilk bilirkişi raporunda; çekimi yapılan bölümler birleştirilerek (........) aynı TV kanalında yayımlanan filmde üçüncü bölümden sahneler olduğu belirtilmekle yetinilmiştir. Aynı Üniversitede görevli Yrd.Doç.Dr. ..... ..... tarafından düzenlenen 06.01.2003 tarihli ikinci raporda da, üçüncü bölüm için ilk rapora atıfta bulunularak "½ telif ücreti olabilir" şeklinde yönetmenlik ücreti ödenmesinin söz konusu olabileceği mütalaa edilmiştir.
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, her iki bilirkişi de üçüncü bölüm çekimlerinin yapıldığını belirtmekle birlikte, söz konusu çekimlerin eser niteliğine ulaşıp ulaşmadığı, dolayısıyla davacının telif ücreti istemeye hak kazanıp kazanmayacağı konusunda kanaat verici bir mütalaada bulunmamışlardır.
Kural olarak telif ücretine hak kazanılması için eserin tamamlanmış ve teslim edilmiş olması gerekir. Bazı hallerde, eser tamamlanmamış olsa bile şayet belli bir düzeye gelmiş ve sahibinin hususiyetini taşıyorsa, bu taktirde FSEK 1/B. ve 5. maddesi anlamında "eser" olarak kabul edileceğinden; eser sahiplerinden olan yönetmen de telif ücretine hak kazanacaktır. O halde, bilirkişilerin sıfatı itibariyle az önce açıklanan hususlarda ek mütalaa istenilerek, davacının çekimlerini yaptığı ve tamamlanmamış olan üçüncü bölüm incelenerek; belli bir düzeye gelip gelmediği ve bu düzey itibariyle yönetmen davacının hususiyetini taşıyıp taşımadığı saptandıktan sonra bu bölüm için telif ücretine hükmedilmesi gereklidir.
Davacı ile dava dışı TV kanalı sahibi şirket arasındaki 06.06.1997 tarihli sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle yapımından vazgeçilen dördüncü ve beşinci bölümlere ilişkin tazminat talebine gelince; mahkemenin, davacıya yönlendirilmesi mümkün olmayan sebeplerden dolayı çekim işinin tamamlanmasına mani olunduğu gerekçesiyle toplam 300.000.000.-TL tazminatın davacıya verilmesine ilişkin kabulü yeterli değildir. 06.06.1997 tarihli sözleşme niteliği itibariyle aynı zamanda BK.'nun 355. vd. maddelerine göre eser siparişi sözleşmesi niteliğindedir.
Davacı bu sözleşmenin 9. madesi uyarınca her halükarda çekilmesi gereken ilk (5) bölümden dördüncü ve beşinci bölümlerinin çekilmemesi nedeniyle yoksun kaldığı yönetmenlik telif ücretini istediğine göre; anılan sözleşmeye göre bu bölümlerin çekilememesinde davalının kusurlu olduğu kanıtlanmalıdır. .... .... adlı dizi filmin yayından kaldırılmasıyla ilgili yazışma ve belgeler dosyaya ibraz edilmiştir. Bu deliller itibariyle gerektiğinde bilirkişilerden ek rapor istenilmek ya da film yapımcılığı ve yönetmenliği konusunda uzman yeni bir bilirkişiden görüş alınmak suretiyle sözleşmenin feshinde davalının kusuru olup olmadığının tespiti gereklidir.
Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma yapılmak suretiyle varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken mahkemece, yazılı olduğu şekilde karar tesisi doğru görülmediğinden davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17523 E. 2015/3047 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organik bağ · husumet itirazı · rayiç bedel · tüzel kişilik · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu kararda… rına sahip olduğu müzik eserinin "..." adlı dizi filmde izinsiz olarak kullanıldığı, her ne kadar davalı tarafça söz konusu dizinin yapımcısı olmadığı savunulularak «husumet itirazında» bulunulmuş ise de yapımcı şirket olduğu bildirilen ....'nin ortakları ile davalı şirketin ortaklarının aynı kişiler olduğu ve şirketler arasında «organik bağ» bulunduğu, bu nedenlerle husumet itirazının yerinde görülmediği, dava konusu eserin «rayiç bedelinin» 2.000-2.500 TL civarında tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının 2.500 TL'lik asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin ortakları ile davalı şirketin ortaklarının aynı bulunduğu ve bu itibarla şirketler arasında «organik bağ» olduğu kabul edilerek davalının yapımcı olduğu sonucuna varılmış ise de her sermaye şirketinin ayrı bir «tüzel kişiliğe» sahip bulunduğu gözetildiğinde bu kabul isabetli bulunmamaktadır.
… i film aslı ya da kopyası üzerinde inceleme yaptırılarak yapımcı adının tespitte yer alıp almadığının belirlenmesi böylece davalının yapımcı şirket olup olmadığının «kesin» bir biçimde tespit edilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2005/354 E., 2006/915 K.
11. Hukuk Dairesi 2005/354 E., 2006/915 K.
BİLİRKİŞİ RAPORU
ESER SAHİPLERİNDEN OLAN YÖNETMEN
MALİ HAKLAR KULLANIM YETKİSİ
MALİ HAKLARA TECAVÜZ
MESLEKİ YETENEK
TELİF ÜCRETİ
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 355 ]
5846 S. FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU [ Madde 52 ]
5846 S. FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU [ Madde 68 ]
5846 S. FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU [ Madde 5 ]
5846 S. FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU [ Madde 8 ]
5846 S. FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU [ Madde 1 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.07.2003 tarih ve 2001/1345-2003/417 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile dava dışı ..... A.Ş.'nin yönetmenliğini müvekkilinin yapacağı 13 bölümlük TV dizisinin yapımı için anlaştıklarını, müvekkilinin bölüm başına 150.000.000.-TL alacağının sözlü olarak kararlaştırıldığını, müvekkilinin 1. ve 2. bölümlerin tamamını, 3.bölümün ise 2/3'ünün çekimlerini ve montajını yaparak davalıya teslim ettiğini, dizinin 1.bölümünün .....TV.de yayınlanmasının ardından 1., 2. ve 3.bölümlerin çekimi yapılan sahnelerinin birleştirilerek aynı TV kanalında yayınlandığını, bölümlerin birleştirilmesi ve 1.bölümün tekrar yayını için müvekkilinden izin alınmamış olduğunu, davalının müvekkilinin mesleki yeteneği aleyhinde sözler sarfetmesi nedeniyle kalan bölümlerin yönetmenliğinden ayrılmak zorunda bırakıldığını, böylelikle 3.bölümün 1/3'ü ile 4.
ve 5. bölümlerin ücretlerinden müvekkilinin mahrum kaldığını da ileri sürerek, 2.bölüm ile 3. bölümüm 2/3'ünün yönetmenlik ücreti 200.000.000.-TL'dan F.S.E.K.nun 68/1 uyarınca uğranılan zarar niteliğinde olmak üzere 600.000.000.-TL ve 3.bölümün 1/3'ü ile 4. ve 5. bölümlerin mahrum kalınan geliri olarak 350.000.000.-TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kararlaştırılan ücretin bölüm başına 100.000.000.-TL olduğunu, davacı ile yapılan anlaşmada dizinin beğenilmemesi halinde yönetmenin değiştirileceğinin bildirildiğini, dizinin gerekli rating'i almaması nedeniyle yayından kaldırıldığını, bunun nedeninin dizideki reji hataları olduğunu, birleştirilerek yapılan yayında 3.bölümden çekimlerin kullanılmamış olduğunu, davacının çekimleri bırakıp gittiğini, davacının tecrübesizlik ve mesleki yetersizlik nedeniyle müvekkilini zarara uğrattığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yönetmenlik anlaşması bulunduğu, ödenecek ücret konusunda yazılı anlaşma olmadığı, meslek birliğinden gelen yazı cevabına göre bu ücretin davacı iddiasındaki gibi bölüm başına 150.000.000.-TL olabileceği, 1.ve 2. bölüm ücretlerinin tam, 3. bölüm ücretinin yarı oranında davacının hak kazandığı, F.S.E.K.'nun 68/1 maddesine göre üç katının 675.000.000.-TL'ya ulaşacağı, ancak davacının bu kısım için 600.000.000.-TL istediği, davalının 200.000.000.-TL ödemiş olduğu, 4. ve 5.bölümler içinde 300.000.000.-TL alması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 700.000.000.-TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1. Dava dosyası içeriğindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, FSEK 52. maddesine göre mali hakların devri için yazılı sözleşmenin varlığının zorunlu olmasına ve taraflar arasındaki sözlü anlaşma uyarınca bir kısım film çekimlerinin yapılmış olmasına rağmen geçerli bir devir sözleşme olmaksızın davacının yönetmen sıfatıyla eser sahiplerinden olduğu dizi film bölümlerinin dava dışı şirkete ait TV kanalında umuma arz edilmesinin davacının mali haklarına tecavüz oluşturmasına; ayrıca, mahkemece yönetmenlik telif ücretinin ilgili meslek birliğinin görüşü alındıktan sonra ve taleple bağlı kalınarak her bölüm için 150.000.000.-TL olarak kabul edilerek ilk iki bölüm için FSEK 68/1.
maddesine göre üç katı telif tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir,
2. Ancak, 5846 sayılı FSEK'nun 8/3.maddesine göre, sinema eserlerinde; yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo yazarı ve diyalog yazarı eserin birlikte sahibidirler. Aynı yasanın 80/2. maddesine göre de, filmlerin ilk tespitlerini gerçekleştiren film yapımcısı, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanım yetkisini devraldıktan sonra, bu maddede yazılı mutlak haklara sahip olarak komşu hak sahibidir.
Tarafların kabulleri ve davalı ile dava dışı TV şirketi arasında imzalanan 06.06.1997 tarihli dizi film yapım sözleşmesi itibariyle, 13 bölümlük diziler halinde gerçekleştirilecek olan sinema eserinin yapımcısının davalı ve yönetmeninin de davacı olacağı tartışmasızdır.
Nitekim, davacının yönetmenliğinde "..... ....." adlı dizi filmin birinci ve ikinci bölümlerinin sözleşmeye uygun olarak çekimi tamamlanmış ve birinci bölüm dava dışı şirkete ait TV kanalında umuma iletilmiştir. İlk bölümün izlenme oranının düşük olduğu gerekçesiyle kalan bölümlerin yayımlanmasından vazgeçildiği dava dışı şirket tarafından yapımcı davalıya bildirilmesine rağmen, çekimi yapılan ancak yayımlanmayan ikinci bölüm ile ilk bölüm davalı yapımcı tarafından birleştirilerek (1+2 ......) aynı TV kanalında yeniden yayımlanmıştır. Ancak, izlenme oranının yine de düşük olduğu gerekçesiyle dizinin çekimlerinden vazgeçildiği ve dava dışı şirket ile davalı arasındaki 06.06.1997 tarihli sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davacı üçüncü bölümün çekimlerini de kısmen yaptığını iddia etmiştir. Davalı ise üçüncü bölümün çekilmediğini savunmuştur.
Mahkemece, üçüncü bölümün ½ oranında çekildiği kabul edilerek FSEK.'nun 68/1. maddesi uyarınca ½ telif ücretinin üç katına hükmedilmiştir.
Ancak, bu hususta görüşüne başvurulan her iki bilirkişi raporu da hüküm vermeye yeterli değildir. .... ..... Üniversitesi Sinema - TV Merkezi Müdürü Bilirkişi Prof. ..... ...... tarafından düzenlenen 31.05.2001 tarihli ilk bilirkişi raporunda; çekimi yapılan bölümler birleştirilerek (........) aynı TV kanalında yayımlanan filmde üçüncü bölümden sahneler olduğu belirtilmekle yetinilmiştir. Aynı Üniversitede görevli Yrd.Doç.Dr. ..... ..... tarafından düzenlenen 06.01.2003 tarihli ikinci raporda da, üçüncü bölüm için ilk rapora atıfta bulunularak "½ telif ücreti olabilir" şeklinde yönetmenlik ücreti ödenmesinin söz konusu olabileceği mütalaa edilmiştir.
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, her iki bilirkişi de üçüncü bölüm çekimlerinin yapıldığını belirtmekle birlikte, söz konusu çekimlerin eser niteliğine ulaşıp ulaşmadığı, dolayısıyla davacının telif ücreti istemeye hak kazanıp kazanmayacağı konusunda kanaat verici bir mütalaada bulunmamışlardır.
Kural olarak telif ücretine hak kazanılması için eserin tamamlanmış ve teslim edilmiş olması gerekir. Bazı hallerde, eser tamamlanmamış olsa bile şayet belli bir düzeye gelmiş ve sahibinin hususiyetini taşıyorsa, bu taktirde FSEK 1/B. ve 5. maddesi anlamında "eser" olarak kabul edileceğinden; eser sahiplerinden olan yönetmen de telif ücretine hak kazanacaktır. O halde, bilirkişilerin sıfatı itibariyle az önce açıklanan hususlarda ek mütalaa istenilerek, davacının çekimlerini yaptığı ve tamamlanmamış olan üçüncü bölüm incelenerek; belli bir düzeye gelip gelmediği ve bu düzey itibariyle yönetmen davacının hususiyetini taşıyıp taşımadığı saptandıktan sonra bu bölüm için telif ücretine hükmedilmesi gereklidir.
Davacı ile dava dışı TV kanalı sahibi şirket arasındaki 06.06.1997 tarihli sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle yapımından vazgeçilen dördüncü ve beşinci bölümlere ilişkin tazminat talebine gelince; mahkemenin, davacıya yönlendirilmesi mümkün olmayan sebeplerden dolayı çekim işinin tamamlanmasına mani olunduğu gerekçesiyle toplam 300.000.000.-TL tazminatın davacıya verilmesine ilişkin kabulü yeterli değildir.
06. 06.1997 tarihli sözleşme niteliği itibariyle aynı zamanda BK.'nun 355. vd. maddelerine göre eser siparişi sözleşmesi niteliğindedir.
Davacı bu sözleşmenin 9. madesi uyarınca her halükarda çekilmesi gereken ilk (5) bölümden dördüncü ve beşinci bölümlerinin çekilmemesi nedeniyle yoksun kaldığı yönetmenlik telif ücretini istediğine göre; anılan sözleşmeye göre bu bölümlerin çekilememesinde davalının kusurlu olduğu kanıtlanmalıdır. .... .... adlı dizi filmin yayından kaldırılmasıyla ilgili yazışma ve belgeler dosyaya ibraz edilmiştir. Bu deliller itibariyle gerektiğinde bilirkişilerden ek rapor istenilmek ya da film yapımcılığı ve yönetmenliği konusunda uzman yeni bir bilirkişiden görüş alınmak suretiyle sözleşmenin feshinde davalının kusuru olup olmadığının tespiti gereklidir.
Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma yapılmak suretiyle varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken mahkemece, yazılı olduğu şekilde karar tesisi doğru görülmediğinden davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16463400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz