Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14094 E. 2014/3792 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç bedel↗ iş bölümü↗ ifa↗ yetkisizlik kararı↗ yasal faiz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "H. S." adlı dizinin ilk iki bölümünde oyunculuk yaptığı, dolayısıyla davacının icracı sanatçı sıfatı ile hak sahibi olduğu, icracı sanatçıların haklarının yazılı sözleşme ile devredileceği, davalının söz konusu dizi filmin internet üzerinden gösterilmesi için davacıdan yazılı izin almadığı, bu durumda davacının icracı sanatçı hakkının ihlal edildiği, davacının FSEK'nin 68. maddesi uyarınca rayiç bedelin üç katını isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının icracı sanatçı olarak rol aldığı televizyon dizisinin izinsiz biçimde internette yayınlandığı iddiası ile FSEK'nin 68. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece icracı sanatçının haklarının yazılı sözleşme ile devredilebileceği, söz konusu dizi filmin internetten yayınlanması için davalının, davacıdan yazılı izin almadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
5846 sayılı FSEK'nin 1/B-(k) ve 80/1.maddeleri uyarınca, icracı sanatçı; eser sahibinin izniyle bir eseri özgün biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden kişidir. Yine, aynı Kanun'un 80/2. maddesine göre de, film yapımcısı, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra ilk tespitini gerçekleştirdiği film üzerinde bu maddede sayılan haklara sahip olur. Taraflar arasında icranın tespitine ve sözkonusu "Hanımeli Sokağı" adlı TV dizisine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Buna karşın, davacının icrasını gerçekleştirdiği dizi bölümleriyle ilgili oyunculuk ücretinin ödendiği, arada yazılı sözleşme olmasa dahi, bu bölümlere ilişkin olarak tarafların edimlerini karşılıklı biçimde ifa ettikleri ve çekilen bölümlerin bir TV kanalında temsil edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, 5846 sayılı FSEK'nin 80/2. maddesi uyarınca dizi filmin bölümlerinin ilk tespitini yapan davalının gerçekleştirdiği bu tespitler üzerinde müstakil olarak film yapımcısı hakkı doğmuş bulunmaktadır. Aksi kararlaştırılmadığı sürece, davalı film yapımcısı gerçekleştirilen film tespitleri üzerindeki mali haklarını bağımsız olarak kullanabilme yetkisine sahiptir. Yine, aynı şekilde yazılı bir sözleşme olmasa dahi, "Hanımeli Sokağı" adlı TV dizisinin çekimi yapılan bölümlerine ilişkin taraflar edimlerini yerine getirdiklerinden; davacının bu tespitlere izin vermiş sayılacağının ve bu iznin de tespitin yapıldığı tarihteki mevcut ve olağan iletişim ve temsil vasıtaları yoluyla temsil ve umuma iletim haklarını da kapsadığının kabulü gerekir. Bu nedenle, davacının söz konusu TV dizisinin internette gösteriminden dolayı ayrıca oyunculuk ücreti talep etmesi mümkün olmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3582 E. 2012/11676 K.
Ortak:rayiç bedel · temsil
İncelediğiniz kararda… net üzerinden gösterilmesi için davacıdan yazılı izin almadığı, bu durumda davacının icracı sanatçı hakkının ihlal edildiği, davacının FSEK'nin 68. maddesi uyarınca «rayiç bedelin» üç katını isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Buna karşın, davacının icrasını gerçekleştirdiği dizi bölümleriyle ilgili oyunculuk ücretinin ödendiği, arada yazılı sözleşme olmasa dahi, bu bölümlere ilişkin olarak tarafların edimlerini karşılıklı biçimde «ifa» ettikleri ve çekilen bölümlerin bir TV kanalında «temsil» edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Yine, aynı şekilde yazılı bir sözleşme olmasa dahi, "Hanımeli Sokağı" adlı TV dizisinin çekimi yapılan «bölümlerine» ilişkin taraflar edimlerini yerine getirdiklerinden; davacının bu tespitlere izin vermiş sayılacağının ve bu iznin de tespitin yapıldığı tarihteki mevcut ve olağan iletişim ve «temsil» vasıtaları yoluyla temsil ve umuma iletim haklarını da kapsadığının kabulü gerekir.
Benzer bu karardaA.Ş. davacının FSEK 52. maddesine göre iznini alındığına dair belge «ibraz» edemediğinden, bu davalının diğer davalıya dizinin yayını için sahip olmadığı bir hakkı devretmesinin mümkün olmadığı, hem yapımcının hem de yayıncının «müteselsilen sorumlu» oldukları, bilirkişi raporunda davacının isteyebileceği «rayiç bedel» 3.000-3.500 TL olarak belirlenmiş olup alt hadden 3.000 TL'nin yerinde görüldüğü, taraflar arasında farazi bir sözleşme kurulmuş olacağından tecavüzün tekrarının önlenmesinin talep edilemeyeceği, davacının karar özetinin ilanında meşru bir menfaatinin bulunduğu gerekçesiyle, davacının mali haklarına davalılarca yapılan tevacüzün ref'ine, FSEK 68. maddesi gereğince 3 kat hesabı ile takdiren 9.000 TL telif tazminatının 08.03.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve mütelselsilen tahsiline, karar özetinin bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
… eştirildiği ve gösterime sunulduğu anlaşıldığına göre, artık arada bir yazılı sözleşme olmasa dahi dava konusu film tespitinin davalılarca çoğaltılarak TV kanalında «temsili» eyleminin davacının izni dahilinde yapıldığının kabulü gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · ilan · ibraz
Benzer bu karardaA.Ş. davacının FSEK 52. maddesine göre iznini alındığına dair belge «ibraz» edemediğinden, bu davalının diğer davalıya dizinin yayını için sahip olmadığı bir hakkı devretmesinin mümkün olmadığı, hem yapımcının hem de yayıncının «müteselsilen sorumlu» oldukları, bilirkişi raporunda davacının isteyebileceği «rayiç bedel» 3.000-3.500 TL olarak belirlenmiş olup alt hadden 3.000 TL'nin yerinde görüldüğü, taraflar arasında farazi bir sözleşme kurulmuş olacağından tecavüzün tekrarının önlenmesinin talep edilemeyeceği, davacının karar özetinin ilanında meşru bir menfaatinin bulunduğu gerekçesiyle, davacının mali haklarına davalılarca yapılan tevacüzün ref'ine, FSEK 68. maddesi gereğince 3 kat hesabı ile takdiren 9.000 TL telif tazminatının 08.03.2008 tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve mütelselsilen tahsiline, karar özetinin bir kez «ilanına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16404 E. 2012/9213 K.
Ortak:yasal faiz · temsil
İncelediğiniz kararda… net üzerinden gösterilmesi için davacıdan yazılı izin almadığı, bu durumda davacının icracı sanatçı hakkının ihlal edildiği, davacının FSEK'nin 68. maddesi uyarınca «rayiç bedelin» üç katını isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Buna karşın, davacının icrasını gerçekleştirdiği dizi bölümleriyle ilgili oyunculuk ücretinin ödendiği, arada yazılı sözleşme olmasa dahi, bu bölümlere ilişkin olarak tarafların edimlerini karşılıklı biçimde «ifa» ettikleri ve çekilen bölümlerin bir TV kanalında «temsil» edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Yine, aynı şekilde yazılı bir sözleşme olmasa dahi, "Hanımeli Sokağı" adlı TV dizisinin çekimi yapılan «bölümlerine» ilişkin taraflar edimlerini yerine getirdiklerinden; davacının bu tespitlere izin vermiş sayılacağının ve bu iznin de tespitin yapıldığı tarihteki mevcut ve olağan iletişim ve «temsil» vasıtaları yoluyla temsil ve umuma iletim haklarını da kapsadığının kabulü gerekir.
Benzer bu kararda… rlaması getirilmeden Türkiye'de üretilmiş bütün eser ve icralara uygulanacağı öngörüldüğü, davaya konu eserlerin yalnızca sinemada gösterim hakkının devredildiğinin «uyuşmazlık konusu» olmadığı, bu durumda taraflar arasındaki devir sözleşmesine aykırı olarak adı geçen eserlerin, tv ve diğer alanlarda da izinsiz kullanımı nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 2.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacıların murisinin icracı sanatçı (başrol oyuncusu) olarak yer aldığı dava konusu filmlerin «temsili» esnasında yukarıda belirtilen manevi haklarının ihlal edildiği hususu kanıtlanamadığı gibi söz konusu temsillerin BK'nun 49. maddesi anlamında «kişilik haklarına saldırı» oluşturduğundan da söz edilemeyeceği halde yazılı gerekçeyle davacılar yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · tahrifat · kişilik hakları · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, davacıların murisinin icracı sanatçı (başrol oyuncusu) olarak yer aldığı dava konusu filmlerin «temsili» esnasında yukarıda belirtilen manevi haklarının ihlal edildiği hususu kanıtlanamadığı gibi söz konusu temsillerin BK'nun 49. maddesi anlamında «kişilik haklarına saldırı» oluşturduğundan da söz edilemeyeceği halde yazılı gerekçeyle davacılar yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmi …
… rlaması getirilmeden Türkiye'de üretilmiş bütün eser ve icralara uygulanacağı öngörüldüğü, davaya konu eserlerin yalnızca sinemada gösterim hakkının devredildiğinin «uyuşmazlık konusu» olmadığı, bu durumda taraflar arasındaki devir sözleşmesine aykırı olarak adı geçen eserlerin, tv ve diğer alanlarda da izinsiz kullanımı nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 2.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, 5846 sayılı FSEK'nun 80/1-A(1) fıkrasına göre icracı sanatçıların manevi hakları, icralarının sahibi olarak tanıtılmak ve icralarının kendi itibarlarını zedeleyebilecek şekilde «tahrif» edilmesinin ve bozulmasının önlenmesini talep etmektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8532 E. 2016/5013 K.
Ortak:yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaYine, aynı Kanun'un 80/2. maddesine göre de, film yapımcısı, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma «yetkisini» devraldıktan sonra ilk tespitini gerçekleştirdiği film üzerinde bu maddede sayılan haklara sahip olur.
Aksi kararlaştırılmadığı sürece, davalı film yapımcısı gerçekleştirilen film tespitleri üzerindeki mali haklarını bağımsız olarak kullanabilme «yetkisine» sahiptir.
Benzer bu kararda… SEK'in 48 maddesine göre film yapımcısına mali hak kullanım devri gerçekleşeceğinden, aralarında yazılı sözleşme olmasa dahi icracı sanatçının mali hakları kullanma «yetkisini» reklam filmi yapımcısına 1 yıllık süreyle devrettiği hususunu «ispat külfeti» davacıda olduğundan bilirkişi raporundaki soyut nitelikteki bu görüşe itibar edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat külfeti · fesih · uyuşmazlık konusu · ıslah · maddi tazminat
Benzer bu kararda… ı sanatçı olmasından kaynaklanan mali haklarının ihlali olduğu, davacı FSEK 68. maddesi uyarınca üç katına kadar tazminat istemiş ise de, bilirkişi raporundan sonra «ıslah» dilekçesi vermediğinden, HMK 26. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak toplam 13.500 TL «maddi tazminata» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile izinsiz fotoğraf kullanma nedeniyle 6.750 TL, izinsiz film yayınlama nedeniyle 6.750 TL'nin tespit tarihleri …
2-Ancak, «uyuşmazlık konusu» reklam filminde davacı icracı sanatçı olarak yer almış olup, icranın tespitini gerçekleştiren dava dışı film yapımcısı şirket ile davalı arasındaki 01.03.2010 tarihli sözleşmenin 12/2-c maddesi uyarınca reklam filminin mali hakları davalı şirkete devredilmiştir.
Bahsi geçen sözleşmenin 17. maddesi de mali hakların devri 1 yıl olarak belirlenmekle birlikte; önceden «fesih» bildiriminde bulunumadığı takdirde sözleşme süresinin aynı koşullarla 1 er yıl müddetle uzayacağı kararlaştırılmış ve uyuşmazlık tarihi itibariyle sözleşmenin sona erdiği hususu iddia ve ispat edilememiştir.
Bu durumda, davacı «uyuşmazlık konusu» reklam filminde 5846 sayılı FSEK'in 80'inci maddesi uyarınca icracı sanatçı olarak hak sahibi olduğu gibi, aynı madde uyarınca dava dışı reklam filmi yapımcısı şirketin de tespiti gerçekleşen yapım üzerinde icracı sanatçıdan devraldığı mali haklarla birlikte mutlak ve bağımsız "film yapması" hak sahipliği mevcuttur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14094 E. , 2014/3792 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 30/04/2013
NUMARASI 2010/115-2013/102
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/04/2013 tarih ve 2010/115-2013/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Hanımeli Sokağı" isimli dizide 39 bölüm oynamak için davalıyla sözlü olarak anlaştığını, dizinin birinci ve ikinci bölümünde müvekkilinin yer aldığını ve rolünü hakkıyla yerine getirdiğini, ikinci bölümden sonra davalının anlaşılmaz bir tutumla müvekkilinin işine son verdiğini, müvekkilinin rol aldığı birinci bölümün, ilgili dizinin resmi internet sitesi niteliğinde olan www.hanimelisokagi.com adresinde Nisan ayından bu yana müvekkilinden izin alınmaksızın yayınlandığını, bu durumun müvekkilinin mali haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, davalının tecavüzün durdurulmasını, şimdilik FSEK 68. maddesi uyarınca 3.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya iki bölüm rol verildiğini ve buna ilişkin ödemenin kendisine yapıldığını, oyuncunun telif haklarının müvekkiline devredildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının "H. S." adlı dizinin ilk iki bölümünde oyunculuk yaptığı, dolayısıyla davacının icracı sanatçı sıfatı ile hak sahibi olduğu, icracı sanatçıların haklarının yazılı sözleşme ile devredileceği, davalının söz konusu dizi filmin internet üzerinden gösterilmesi için davacıdan yazılı izin almadığı, bu durumda davacının icracı sanatçı hakkının ihlal edildiği, davacının FSEK'nin 68. maddesi uyarınca rayiç bedelin üç katını isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının icracı sanatçı olarak rol aldığı televizyon dizisinin izinsiz biçimde internette yayınlandığı iddiası ile FSEK'nin 68. maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece icracı sanatçının haklarının yazılı sözleşme ile devredilebileceği, söz konusu dizi filmin internetten yayınlanması için davalının, davacıdan yazılı izin almadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
5846 sayılı FSEK'nin 1/B-(k) ve 80/1.maddeleri uyarınca, icracı sanatçı; eser sahibinin izniyle bir eseri özgün biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden kişidir. Yine, aynı Kanun'un 80/2. maddesine göre de, film yapımcısı, eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra ilk tespitini gerçekleştirdiği film üzerinde bu maddede sayılan haklara sahip olur. Taraflar arasında icranın tespitine ve sözkonusu "Hanımeli Sokağı" adlı TV dizisine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Buna karşın, davacının icrasını gerçekleştirdiği dizi bölümleriyle ilgili oyunculuk ücretinin ödendiği, arada yazılı sözleşme olmasa dahi, bu bölümlere ilişkin olarak tarafların edimlerini karşılıklı biçimde ifa ettikleri ve çekilen bölümlerin bir TV kanalında temsil edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 5846 sayılı FSEK'nin 80/2. maddesi uyarınca dizi filmin bölümlerinin ilk tespitini yapan davalının gerçekleştirdiği bu tespitler üzerinde müstakil olarak film yapımcısı hakkı doğmuş bulunmaktadır. Aksi kararlaştırılmadığı sürece, davalı film yapımcısı gerçekleştirilen film tespitleri üzerindeki mali haklarını bağımsız olarak kullanabilme yetkisine sahiptir. Yine, aynı şekilde yazılı bir sözleşme olmasa dahi, "Hanımeli Sokağı" adlı TV dizisinin çekimi yapılan bölümlerine ilişkin taraflar edimlerini yerine getirdiklerinden; davacının bu tespitlere izin vermiş sayılacağının ve bu iznin de tespitin yapıldığı tarihteki mevcut ve olağan iletişim ve temsil vasıtaları yoluyla temsil ve umuma iletim haklarını da kapsadığının kabulü gerekir.
Bu nedenle, davacının söz konusu TV dizisinin internette gösteriminden dolayı ayrıca oyunculuk ücreti talep etmesi mümkün olmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101838700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz