Hakem heyeti kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13223 E. 2018/824 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici kredisi↗ belirsiz alacak davası↗ ticari kredi↗ ticari işletme↗ ticari dava niteliği↗ iptal davası↗ alacak davası↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ kesin hüküm↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının kullanmış olduğu kredinin tüketici kredisi değil ticari nitelikte ticari tarım kredisi olduğu ve 6502 sayılı Yasa hükümleri kapsamında değil, Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında akdedilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiş, mahkemece kararın kesin olduğu gerekçesiyle HUMK 432-426/F maddelerine göre temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek kararı da davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ....kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararın kesin olmasına göre, davacı vekilinin ....kararının iptaline yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile mahkemenin 10.02.2016 tarihli ek kararın bu yönden onanması gerekmiştir.
2- Davacı vekili, dava dilekçesinde ....kararının iptali ile davalı bankanın müvekkilinin kullandığı kredi nedeniyle yaptığı haksız kesintilerin tespiti ile iadesi talebinde bulunmuş olup, her nekadar ..... kararının iptaline ilişkin davada verilen karar kesin nitelikte olduğundan temyiz isteminin reddi gerekmiş ise de, yapılan haksız kesintilerin iadesi yönündeki istirdat istemine ilişkin olarak ise verilen karar kesin olmadığı ve davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı anlaşılmakla, mahkemenin 10.02.2016 tarihli ek kararının bu sebeple bozularak kaldırılması gerekmiştir.
.../...
3- Davacı vekili, her nekadar müvekkilinin kullandığı tüketici kredisi nedeniyle davalı bankanın yaptığı haksız kesintilerin tespiti ile iadesi talebinde bulunmuş ise de, mahkemece, yazılı şekilde, davacının kullandığı kredinin ticari kredi olduğu ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, taraflar arasında düzenlenen kredinin ticari kredi olduğu sabit olduğuna ve 6102 sayılı TTK’nin 4. maddesinde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtildiğine göre, uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemesi görevlidir. Ancak, mahalde ayrı bir ticaret mahkemesi bulunmadığından, mahkemenin ticaret mahkemesi sıfatıyla görevli olduğu nazara alınarak davacıya gerekli harçların tamamlatılması ve böylece mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, kabule göre de, 6102 sayılı TTK'nin 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup, dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu kredi de taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli kredi sözleşmelerinden kaynaklıdır. Bu nedenle kredi sözleşmesi hükümlerinin tacirin basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alınması gereklidir. Bu durumda mahkemece, dava konusu kredi sözleşmelerinin metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmesinin hükümleri ve banka kayıtları gözetilerek, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6513 E. 2017/4891 K.
Ortak:tüketici kredisi · ticari kredi · ticari işletme · ticari dava niteliği · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · eksik inceleme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmesinin hükümleri ve banka kayıtları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının kullanmış olduğu kredinin «tüketici kredisi» değil «ticari nitelikte» ticari tarım kredisi olduğu ve 6502 sayılı Yasa hükümleri kapsamında değil, Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında akdedilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3- Davacı vekili, her nekadar müvekkilinin kullandığı «tüketici kredisi» nedeniyle davalı bankanın yaptığı haksız kesintilerin tespiti ile iadesi talebinde bulunmuş ise de, mahkemece, yazılı şekilde, davacının kullandığı kredinin «ticari kredi» olduğu ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda; davalı tarafından sağlanan kredi nedeniyle sözleşmenin 22.1 ve 23.4 maddeleri uyarınca kredi nedeniyle «komisyon», «masraf» ve bunun gibi işlemler için ücret istenebileceği sabit ise de, mahkemece, dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları gözetilerek, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredinin «ticari kredi» olduğu, kredinin kullandırılması sırasında banka tarafından 8.253,00 TL kredi «komisyonu» adı altında ücret tahsil edildiği, ancak kullandırılan kredinin «tüketici kredisi» olmayıp ticari kredi olması nedeniyle iadesinin tüketici yasaları kapsamında yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, 6102 sayılı TTK'nin 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:komisyon
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredinin «ticari kredi» olduğu, kredinin kullandırılması sırasında banka tarafından 8.253,00 TL kredi «komisyonu» adı altında ücret tahsil edildiği, ancak kullandırılan kredinin «tüketici kredisi» olmayıp ticari kredi olması nedeniyle iadesinin tüketici yasaları kapsamında yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle kredi «komisyonu» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, davacının kullandığı kredinin ticari kredi olduğu ve iadesinin tüketici yasaları kapsamında yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; davalı tarafından sağlanan kredi nedeniyle sözleşmenin 22.1 ve 23.4 maddeleri uyarınca kredi nedeniyle «komisyon», «masraf» ve bunun gibi işlemler için ücret istenebileceği sabit ise de, mahkemece, dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları gözetilerek, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6515 E. 2017/4890 K.
Ortak:tüketici kredisi · ticari kredi · ticari işletme · ticari dava niteliği · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · eksik inceleme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmesinin hükümleri ve banka kayıtları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının kullanmış olduğu kredinin «tüketici kredisi» değil «ticari nitelikte» ticari tarım kredisi olduğu ve 6502 sayılı Yasa hükümleri kapsamında değil, Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında akdedilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3- Davacı vekili, her nekadar müvekkilinin kullandığı «tüketici kredisi» nedeniyle davalı bankanın yaptığı haksız kesintilerin tespiti ile iadesi talebinde bulunmuş ise de, mahkemece, yazılı şekilde, davacının kullandığı kredinin «ticari kredi» olduğu ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda; davalı tarafından sağlanan kredi nedeniyle sözleşmenin 22.1 ve 23.4 maddeleri uyarınca kredi nedeniyle «masraf» ve bunun gibi işlemler için ücret istenebileceği sabit ise de, mahkemece, dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları gözetilerek, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, ekspertiz hizmetinin verilip verilmediği, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredinin «ticari kredi» olduğu, kredinin kullandırılması sırasında banka tarafından 6.942,50 TL kredi «komisyonu» adı altında ücret tahsil edildiği, ancak kullandırılan kredinin «tüketici kredisi» olmayıp ticari kredi olması nedeniyle iadesinin tüketici yasaları kapsamında yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, 6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ekspertiz ücreti · komisyon
Benzer bu kararda1- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle kredi «komisyonu» ve «ekspertiz ücreti» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde, davacının kullandığı kredinin ticari kredi olduğu ve iadesinin tüketici yasaları kapsamında yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredinin «ticari kredi» olduğu, kredinin kullandırılması sırasında banka tarafından 6.942,50 TL kredi «komisyonu» adı altında ücret tahsil edildiği, ancak kullandırılan kredinin «tüketici kredisi» olmayıp ticari kredi olması nedeniyle iadesinin tüketici yasaları kapsamında yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12257 E. 2016/2905 K.
Ortak:ticari kredi · ticari işletme · ticari dava niteliği · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaAyrıca, kabule göre de, 6102 sayılı TTK'nin 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup, dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Dava konusu kredi de taraflar arasında akdedilen «ticari nitelikli» «kredi sözleşmelerinden» kaynaklıdır.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «tacir» olduğu, kredinin «ticari işletmesi» için kullanıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan «ticari kredi» nedeniyle dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4751 E. 2020/2528 K.
Ortak:ticari kredi · ticari işletme · ticari dava niteliği · istirdat · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmesinin hükümleri ve banka kayıtları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca, kabule göre de, 6102 sayılı TTK'nin 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup, dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Benzer bu kararda2-Dava, «ticari kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «komisyon» ücreti ve «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Ancak davacı «kredi kullandırma komisyonu» dışında davalı bankanın krediyi kullandırırken ve sonrasında «masraf» olarak kendisinden para tahsil edildiğini iddia etmiş ve bunun da «istirdatını» talep etmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kredi kullandırım komisyonu · ekspertiz ücreti · bankacılık sözleşmesi · emsal banka uygulaması · sözleşme serbestisi · genel işlem şartı · ticari kredi sözleşmesi · ipotek
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında 2006 yılında akdedilen «bankacılık sözleşmesi» yönünden 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu, somut olayda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun «genel işlem şartlarına» ilişkin 20. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, getirtilerek incelenen «emsal banka uygulamalarına» göre 2006 yılında bankalarca ticari konut/işyeri kredilerine uygulanan «komisyon» oranlarının %1 ile %3 arasında değiştiğinin anlaşıldığı, davacıya kullandırılan 400.000,00 TL lik kredi nedeniyle yapılan toplam 10.638,75 TL'lik kesintinin, %2,65 oranında olduğu, bu oranın kredinin kullandırıldığı tarihteki emsal banka uygulamalarına göre fahiş kabul edilemeyeceği, «tacir» olan davacının «sözleşme serbestisi» ilkesi çerçevesinde akdedilen sözleşme kapsamında yapılan kesintilere katlanmak zorunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece alınan 02.11.2018 tarihli bilirkişi raporunda 1.601,25 TL «ekspertiz ücreti» ve 157,50 «ipotek» fek ücretinin davacıdan tahsil edildiği belirtilmiştir.
2-Dava, «ticari kredi sözleşmesi» kapsamında tahsil edilen «komisyon» ücreti ve «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Ancak davacı «kredi kullandırma komisyonu» dışında davalı bankanın krediyi kullandırırken ve sonrasında «masraf» olarak kendisinden para tahsil edildiğini iddia etmiş ve bunun da «istirdatını» talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11078 E. 2015/9931 K.
Ortak:görev/görevsizlik
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · tüketici işlemi · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda27.11.2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 günü yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre bu Kanunun kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar" oluşturmakta olup anılan Kanun'un 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
… i dava sayılacağından, somut uyuşmazlıkta 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun değil, genel hükümlerin uygulanması gerektiği gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve dosyanın talep halinde Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Hal böyle olmakla, davanın açıldığı 24.07.2014 tarihinde yürürlükte olan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalan uyuşmazlık yönünden, yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9940 E. 2016/7953 K.
Ortak:ticari kredi · istirdat · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmesinin hükümleri ve banka kayıtları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… kullandığı kredi nedeniyle yaptığı haksız kesintilerin tespiti ile iadesi talebinde bulunmuş olup, her nekadar ..... kararının iptaline ilişkin davada verilen karar «kesin» nitelikte olduğundan temyiz isteminin reddi gerekmiş ise de, yapılan haksız kesintilerin iadesi yönündeki «istirdat» istemine ilişkin olarak ise verilen karar kesin olmadığı ve davanın «belirsiz alacak davası» olarak açıldığı anlaşılmakla, mahkemenin 10.02.2016 tarihli ek kararının bu sebeple bozularak kaldırılması gerekmiştir. .../...
3- Davacı vekili, her nekadar müvekkilinin kullandığı «tüketici kredisi» nedeniyle davalı bankanın yaptığı haksız kesintilerin tespiti ile iadesi talebinde bulunmuş ise de, mahkemece, yazılı şekilde, davacının kullandığı kredinin «ticari kredi» olduğu ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, genel nakdi ve «gayrı nakdi kredi sözleşmesine» dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı bankadan «genel kredi sözleşmesi» kapsamında «ticari kredi» kullanıldığı ve kredinin ticari/mesleki bir kredi niteliğinde bulunduğu, bu haliyle taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici sözleşmesi niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, taraflardan birinin tüketici olduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartların tüketici için bağlayıcı olmadığı, bu çerçevede dosya «masrafı» ve benzeri ad altında davacıdan alınan miktarın haksız yere alındığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · gayri nakdi kredi · tüketici işlemi · genel kredi sözleşmesi · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda… nde Resmi Gazete'de yayımlanarak 28.05.2014 günü yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesine göre Kanun'un kapsamını "her türlü «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamaların" oluşturduğu belirtilmiş, anılan Kanun'un, 3/1-k maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmış ve yine aynı Kanun'un 3/1-l maddesinde de gerçek ve tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan «bankacılık sözleşmeleri» tüketici işlemi olarak düzenlenmiştir.
1-Dava, genel nakdi ve «gayrı nakdi kredi sözleşmesine» dayalı «istirdat» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı bankadan «genel kredi sözleşmesi» kapsamında «ticari kredi» kullanıldığı ve kredinin ticari/mesleki bir kredi niteliğinde bulunduğu, bu haliyle taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici sözleşmesi niteliğinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın Tüketici Mahkemesi sıfatıyla görülüp 6502 sayılı Yasa kapsamında karara bağlanması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13223 E. , 2018/824 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada..... Mahkemesi’nce verilen 05/11/2015 tarih ve 2015/196-2015/388 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankanın .....kullandığı tüketici kredisinden davalı bankanın dosya masrafı, komisyon ücreti, kredi kullandırım ücreti, istihbarat ücreti, tahsis komisyonu, yapılandırma ücreti gibi adlar altında faiz dışı gelir olarak hukuka aykırı kesintiler yapıldığını, sözleşme içeriğinin matbu olup haksız şart niteliğinde olduğunu iddia ederek .....Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı'na başvurduğunu, Hakem Heyetince delil yetersizliğinden talebin reddine karar verildiğini, davalının gerekli belgeleri sunmadığını ileri sürerek Hakem Heyeti kararının iptali ile yapılan kesintilerin şimdilik 10,00 TL'lik kısmının iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; kredi tahsisi nedeniyle istihbarat ücreti alındığını, davacının kredi sözleşmesinin imzalanmasından önce masraf ve ücretler konusunda bilgilendirildiğini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının kullanmış olduğu kredinin tüketici kredisi değil ticari nitelikte ticari tarım kredisi olduğu ve 6502 sayılı Yasa hükümleri kapsamında değil, Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümleri kapsamında akdedilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiş, mahkemece kararın kesin olduğu gerekçesiyle HUMK 432-426/F maddelerine göre temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek kararı da davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ....kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararın kesin olmasına göre, davacı vekilinin ....kararının iptaline yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile mahkemenin 10.02.2016 tarihli ek kararın bu yönden onanması gerekmiştir.
2- Davacı vekili, dava dilekçesinde ....kararının iptali ile davalı bankanın müvekkilinin kullandığı kredi nedeniyle yaptığı haksız kesintilerin tespiti ile iadesi talebinde bulunmuş olup, her nekadar ..... kararının iptaline ilişkin davada verilen karar kesin nitelikte olduğundan temyiz isteminin reddi gerekmiş ise de, yapılan haksız kesintilerin iadesi yönündeki istirdat istemine ilişkin olarak ise verilen karar kesin olmadığı ve davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı anlaşılmakla, mahkemenin 10.02.2016 tarihli ek kararının bu sebeple bozularak kaldırılması gerekmiştir.
.../...
3- Davacı vekili, her nekadar müvekkilinin kullandığı tüketici kredisi nedeniyle davalı bankanın yaptığı haksız kesintilerin tespiti ile iadesi talebinde bulunmuş ise de, mahkemece, yazılı şekilde, davacının kullandığı kredinin ticari kredi olduğu ve 6502 sayılı Yasa kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, taraflar arasında düzenlenen kredinin ticari kredi olduğu sabit olduğuna ve 6102 sayılı TTK’nin 4. maddesinde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtildiğine göre, uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemesi görevlidir.
Ancak, mahalde ayrı bir ticaret mahkemesi bulunmadığından, mahkemenin ticaret mahkemesi sıfatıyla görevli olduğu nazara alınarak davacıya gerekli harçların tamamlatılması ve böylece mahkemece, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, kabule göre de, 6102 sayılı TTK'nin 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir. Davalı banka tacir olup, dava konusu kredi davalının ticari işletmesiyle ilgili işlemlerindendir. Dava konusu kredi de taraflar arasında akdedilen ticari nitelikli kredi sözleşmelerinden kaynaklıdır. Bu nedenle kredi sözleşmesi hükümlerinin tacirin basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alınması gereklidir. Bu durumda mahkemece, dava konusu kredi sözleşmelerinin metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmesinin hükümleri ve banka kayıtları gözetilerek, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ....kararının iptaline ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi ile mahkemenin 10.02.2016 tarihli ek kararının bu talep yönünden ONANMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istirdat isteminin reddine dair ek kararın BOZULARAK KALDIRILMASINA; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istirdat istemi bakımından temyiz itirazının kabulü ile bu istemle ilgili hükmün görev yönünden BOZULMASINA; ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407197400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz