Ticaret unvanının terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7499 E. 2018/1183 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ erişimin engellenmesi↗ makul süre↗ ticaret sicili tescili↗ ticaret unvanı↗ kâr kaybı↗ ticaret sicili↗ terkin↗ ilan↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markalarının tanınmış ve tüm sektörlerde hizmet veren grup markası olduğu, davalıya ait ".... Grubu" ibaresinin tanınmış markanın devamı gibi algılanacağı ve karıştırılma ihtimalinin olduğu, anılan ibarenin alan adında kullanılmasının da markasal kullanım olarak nitelendirilme ihtimalinden dolayı haksız rekabete yol açacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve menine, davalı ticaret unvanından anılan ibarenin terkinine, davalının alan adını kullanarak yaptığı haksız rekabetin tespiti, meni ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, alan adına erişimin engellenmesine, davalının tespit edilecek markaya tecavüzünün ve haksız rekabetinin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının tescilsiz kullanımının engellenmesine ve ilgili materyalin imhasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 556 sayılı KHK’nın 9/1-c bendi uyarınca alan adına yönelik erişimin engellenmesi kararının yerinde olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
../..
2- TTK'nin 54. maddesi uyarınca davacı iltibasa neden olan ticaret unvanının terkinini isteyebilme hakkına sahip ise de Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre böyle bir davanın makul sürede açılması gerekir. Ticaret unvanları tescil ve ilana tabi bulunduğundan makul sürenin hesabında bunun da nazara alınması icap eder. Makul sürenin geçirilmesi halinde sessiz kalma nedeni ile hak kaybı oluşur. Somut uyuşmazlıkta, davalı ticaret unvanı 11.12.2003 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiş olup, ticaret ünvanının terkini talebini de içeren işbu dava 06.07.2015 tarihinde açılmıştır. Davacının uzun bir süre geçtikten sonra, davalının ticaret unvanının terkini talebiyle bu davayı açmasının TMK 2. maddesine aykırılık oluşturacağı halde mahkemece yazılı gerekçeyle ticaret unvanı terkini talebinin kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2572 E. 2015/8392 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · makul süre · ticaret unvanı · kâr kaybı · terkin · ilan · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda2- TTK'nin 54. maddesi uyarınca davacı «iltibasa» neden olan «ticaret unvanının» terkinini isteyebilme hakkına sahip ise de Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre böyle bir davanın «makul sürede» açılması gerekir.
Davacının uzun bir süre geçtikten sonra, davalının «ticaret unvanının terkini» talebiyle bu davayı açmasının TMK 2. maddesine aykırılık oluşturacağı halde mahkemece yazılı gerekçeyle ticaret unvanı terkini talebinin kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ticaret unvanları tescil ve «ilana» tabi bulunduğundan «makul sürenin» hesabında bunun da nazara alınması icap eder.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «ticaret unvanının» ve markasının ayırt edici kısmının ''F.'' ibaresi olduğu, davalının ticaret unvanının ayırt edici kısmının da aynı ibareyi taşıdığı, davacı şirketin F. kelimesini ek olarak içeren ticaret unvanını 29/01/1981 tarihinde tescil ettirdiği, davalı şirketin ise 30/02/2002 tarihinde tescil edilerek kurulduğu, dolayısıyla davalının F. ibaresini içeren ticaret unvanını tescil ettirdiği tarihte F. ibaresinin davacı tarafça kullanılıyor olduğu, bu nedenle davalının ticaret unvanından F. ibaresinin terkinini talep etmekte haklı olduğu, korunması talep edilen davacıya ait marka tescile dayalı olduğundan, benzer çalışma, amaç, konu, içerisinde olmasalar dahi 6102 sayılı TTK'nun 52. maddesi kapsamında «terkin» talep edilebileceği, davacı tarafça davalıya çekilen «ihtarname» tarihi göz önünde bulundurulduğunda, uzun süre sessiz kalınarak hak «kaybına» uğranıldığının kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davalının ticaret unvanındaki Fırat ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, sicilde tescilli olan «ticaret unvanının terkin» edilinceye kadar kullanımı, «haksız rekabet» teşkil etmeyip, yasal bir kullanım olacağından, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar TTK'nun 54. maddesi uyarınca davacı, «iltibasa» neden olan ticaret ünvanının terkinini isteyebilme hakkına sahip ise de; Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, böyle bir davanın «makul sürede» açılması gerekir.
Ticaret ünvanları tescil ve «ilana» tabi bulunduğundan «makul sürenin» hesabında bunun da nazara alınması icap eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «ticaret unvanının» ve markasının ayırt edici kısmının ''F.'' ibaresi olduğu, davalının ticaret unvanının ayırt edici kısmının da aynı ibareyi taşıdığı, davacı şirketin F. kelimesini ek olarak içeren ticaret unvanını 29/01/1981 tarihinde tescil ettirdiği, davalı şirketin ise 30/02/2002 tarihinde tescil edilerek kurulduğu, dolayısıyla davalının F. ibaresini içeren ticaret unvanını tescil ettirdiği tarihte F. ibaresinin davacı tarafça kullanılıyor olduğu, bu nedenle davalının ticaret unvanından F. ibaresinin terkinini talep etmekte haklı olduğu, korunması talep edilen davacıya ait marka tescile dayalı olduğundan, benzer çalışma, amaç, konu, içerisinde olmasalar dahi 6102 sayılı TTK'nun 52. maddesi kapsamında «terkin» talep edilebileceği, davacı tarafça davalıya çekilen «ihtarname» tarihi göz önünde bulundurulduğunda, uzun süre sessiz kalınarak hak «kaybına» uğranıldığının kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davalının ticaret unvanındaki Fırat ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, sicilde tescilli olan «ticaret unvanının terkin» edilinceye kadar kullanımı, «haksız rekabet» teşkil etmeyip, yasal bir kullanım olacağından, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12998 E. 2012/4052 K.
Ortak:makul süre · kâr kaybı · ticaret sicili · terkin · ilan · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda2- TTK'nin 54. maddesi uyarınca davacı «iltibasa» neden olan «ticaret unvanının» terkinini isteyebilme hakkına sahip ise de Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre böyle bir davanın «makul sürede» açılması gerekir.
Ticaret unvanları tescil ve «ilana» tabi bulunduğundan «makul sürenin» hesabında bunun da nazara alınması icap eder.
Somut uyuşmazlıkta, davalı «ticaret unvanı» 11.12.2003 tarihinde «ticaret siciline tescil» edilmiş olup, ticaret ünvanının «terkini» talebini de içeren işbu dava 06.07.2015 tarihinde açılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin ünvanını «ticaret siciline» daha önce kaydettirdiği, taraf şirketlerin farklı illerde faaliyet gösterdikleri, 2009 yılında davacının davalının ünvanını öğrendiği, okunuş itibariyle şirket ünvanlarının birbirine benzediği, bu nedenle davalının eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar TTK'nun 54. maddesi uyarınca davacı, tecavüzün önlenmesini ve «iltibasa» neden olan ticaret ünvanının terkinini isteyebilir ise de, Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, böyle bir davanın «makul sürede» açılması gerekir.
Ticaret ünvanları tescil ve «ilana» tabi bulunduğundan «makul sürenin» hesabında bunun da nazara alınması icap eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7499 E. , 2018/1183 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/04/2016 tarih ve 2015/136-2016/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, .... Holding bünyesindeki şirketleri ifade etmek için "... GRUBU" ibaresinin kullanıldığını, müvekkilinin bu ibareli çeşitli markalarının olduğunu, davalı kullanımının müvekkilinin hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalı ticaret unvanından "... GRUP" ibaresinin çıkartılması suretiyle sicilden terkinini, davalının "www.anadolugroup.com.tr" alan adında kullanmak suretiyle yaptığı markaya tecavüzü ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, davalının tescilsiz ".... GRUP" ibarelerinin kullanıldığı her türlü materyal ve ticari evrakın toplanarak muhafaza altına alınmasını, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markalarının tanınmış ve tüm sektörlerde hizmet veren grup markası olduğu, davalıya ait ".... Grubu" ibaresinin tanınmış markanın devamı gibi algılanacağı ve karıştırılma ihtimalinin olduğu, anılan ibarenin alan adında kullanılmasının da markasal kullanım olarak nitelendirilme ihtimalinden dolayı haksız rekabete yol açacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı eylemlerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve menine, davalı ticaret unvanından anılan ibarenin terkinine, davalının alan adını kullanarak yaptığı haksız rekabetin tespiti, meni ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, alan adına erişimin engellenmesine, davalının tespit edilecek markaya tecavüzünün ve haksız rekabetinin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının tescilsiz kullanımının engellenmesine ve ilgili materyalin imhasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 556 sayılı KHK’nın 9/1-c bendi uyarınca alan adına yönelik erişimin engellenmesi kararının yerinde olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
../..
2- TTK'nin 54. maddesi uyarınca davacı iltibasa neden olan ticaret unvanının terkinini isteyebilme hakkına sahip ise de Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre böyle bir davanın makul sürede açılması gerekir. Ticaret unvanları tescil ve ilana tabi bulunduğundan makul sürenin hesabında bunun da nazara alınması icap eder. Makul sürenin geçirilmesi halinde sessiz kalma nedeni ile hak kaybı oluşur. Somut uyuşmazlıkta, davalı ticaret unvanı 11.12.2003 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiş olup, ticaret ünvanının terkini talebini de içeren işbu dava 06.07.2015 tarihinde açılmıştır. Davacının uzun bir süre geçtikten sonra, davalının ticaret unvanının terkini talebiyle bu davayı açmasının TMK 2.
maddesine aykırılık oluşturacağı halde mahkemece yazılı gerekçeyle ticaret unvanı terkini talebinin kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/407113200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz