Ttk 595
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/12164 E. 2018/1000 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 595↗ irade sakatlığı↗ hisse devir sözleşmesinin iptali↗ limited şirket pay devri↗ sözleşmenin iptali↗ pay devri↗ tahkikat↗ ön inceleme duruşması↗ hile↗ hisse devir sözleşmesi↗ limited şirket↗ geçersizlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, TTK 595. maddesinde limited şirket pay devrinin nasıl gerçekleştirileceğinin düzenlendiği, pay devrinin geçersizliğinin ancak bu maddede sayılan hallerden biri yerine getirilmediği takdirde ileri sürülebileceği, davacı, şirket ve ticaret işlerinden anlamadığını, davalı olan kocasının kendisine hile yaptığını ileri sürmüş ise de, bu durumun maddede sayılan koşullardan biri olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmeden dosya üzerinden davanın esastan reddine karar verilmiştir. Anayasa'nın 36. ve 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesi uyarınca taraflar dinlenmeden (taraf teşkili sağlanmadan), iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden karar verilemez. Ayrıca, 6100 sayılı HMK gereğince dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmesi ve davalıya cevap dilekçesini sunması için süre verilmesi, eksiklikler giderildikten sonra ön inceleme işlemlerini yapmak üzere tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesi, ön inceleme duruşmasında gerekli usul işlemleri yapıldıktan sonra gerek görülmesi halinde tahkikat duruşmasına geçilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, tüm bu hususlar dikkate alınmadan ve davacı tarafın irade sakatlığına yönelik iddiası değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1385 E. 2019/7988 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · dosyanın işlemden kaldırılması · adil yargılanma hakkı · aktif husumet ehliyeti · işlemden kaldırma · usulüne uygun tebliğ · aktif husumet · davanın açılmamış sayılması
Benzer bu karardaBu durumda, usulüne göre davet edilmeyen taraf duruşmaya katılmadığı için «dosyanın işlemden kaldırılması» ve neticesinde süresi içinde «dava yenilenmediğinden» «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi hukuka uygun olmayacaktır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dosyanın 11/09/2018 tarihinde «işlemden kaldırıldığı» bu tarihten itibaren 3 ay içinde «davanın yenilenmediği» gerekçesiyle H.M.K.'nın 150/«son» maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, «dosyanın işlemden kaldırıldığı» tarihten itibaren yasal süre içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 150/1 nci madde hükmü «dosyanın işlemden kaldırılmasını», usulüne göre davet edilmiş tarafların duruşmaya gelmemesi ya da duruşmaya gelmesine rağmen davayı takip etmemesi şartına bağlamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1237 E. 2012/7635 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık · protokol · husumet
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mümeyyiz davalı bakımından taraf teşkili yapılmadan, «savunma hakkı kısıtlanmak» suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının Yapı Kredi Bankası tarafından başlatılan icra takibinde 18.620,00 TL ödeme yaptığı, davacı tarafından bu alacağın tahsili için başlatılan takibe davalılar tarafından yapılan itirazda borcun varlığına ve «protokole» açıkça itiraz edilmediği gerekçesiyle asıl alacağa yapılan itirazın davalı ... yönünden iptaline, davalı şirket hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinin davalılardan ...'a tebliğ edilmediğinden davada usulüne uygun bir şekilde taraf teşkilinin sağlanmadığı ve mümeyyiz davalıya kendini «savunma hakkı» tanınmadığı anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1237 E. 2012/7635 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · kısıtlılık · protokol · husumet
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mümeyyiz davalı bakımından taraf teşkili yapılmadan, «savunma hakkı kısıtlanmak» suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının Yapı Kredi Bankası tarafından başlatılan icra takibinde 18.620,00 TL ödeme yaptığı, davacı tarafından bu alacağın tahsili için başlatılan takibe davalılar tarafından yapılan itirazda borcun varlığına ve «protokole» açıkça itiraz edilmediği gerekçesiyle asıl alacağa yapılan itirazın davalı ... yönünden iptaline, davalı şirket hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinin davalılardan ...'a tebliğ edilmediğinden davada usulüne uygun bir şekilde taraf teşkilinin sağlanmadığı ve mümeyyiz davalıya kendini «savunma hakkı» tanınmadığı anlaşılmıştır.
1 benzer karar daha
-
Şirketin ihyası | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5232 E. 2023/5973 K.
Ortak:tahkikat · ön inceleme duruşması
İncelediğiniz kararda… tarafa tebliğ edilmesi ve davalıya cevap dilekçesini sunması için süre verilmesi, eksiklikler giderildikten sonra ön inceleme işlemlerini yapmak üzere tarafların ön «inceleme duruşmasına» davet edilmesi, ön inceleme duruşmasında gerekli usul işlemleri yapıldıktan sonra gerek görülmesi halinde «tahkikat» duruşmasına geçilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, tüm bu hususlar dikkate alınmadan ve davacı tarafın «irade sakatlığına» yönelik iddiası değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» vekili istinaf dilekçesinde özetle; «mazeretinin» kabul edilmediği, yokluğunda ön inceleme «tahkikat» duruşması yapılarak karar verildiği, «şirketin tasfiyesi» usulüne uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacının bu davayı açmakta «hukuki menfaati» bulunmadığını, «rücu hakkının» doğduğu tarihin şirketin tasfiyesinden önce olmadığını, davacının alacak davasını şirketin «terkin» ve tasfiyesinden sonra ikame edildiği, şirketin tasfiye ve terkin tarihinde var olmamış bir alacağını gerekçe göstererek «ihya» talebinde bulunulamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Somut olayda Mahkemece davalı vekilinin ön «inceleme duruşmasına» sunmuş olduğu «mazeret dilekçesi» kabul edilmemiş, ön inceleme aşamasına geçilerek dava sonuçlandırılmış olup 6100 sayılı Kanun'un 186 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «sözlü yargılama» ve hüküm için ayrı bir gün tayin edilip taraflar davet edilmemiştir.
6100 sayılı Kanun'un 147 nci maddesi uyarınca taraflar «tahkikat» için duruşmaya davet edilmeli, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığı durumda, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim edilerek, aynı Kanun'un 186 ncı maddesi uyarınca «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki taraf davet edilerek hükmün açıklanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmas …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · mazeret · sözlü yargılama · ek tasfiye işlemleri · hukuki menfaat · rücu hakkı
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» vekili istinaf dilekçesinde özetle; «mazeretinin» kabul edilmediği, yokluğunda ön inceleme «tahkikat» duruşması yapılarak karar verildiği, «şirketin tasfiyesi» usulüne uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacının bu davayı açmakta «hukuki menfaati» bulunmadığını, «rücu hakkının» doğduğu tarihin şirketin tasfiyesinden önce olmadığını, davacının alacak davasını şirketin «terkin» ve tasfiyesinden sonra ikame edildiği, şirketin tasfiye ve terkin tarihinde var olmamış bir alacağını gerekçe göstererek «ihya» talebinde bulunulamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Somut olayda Mahkemece davalı vekilinin ön «inceleme duruşmasına» sunmuş olduğu «mazeret dilekçesi» kabul edilmemiş, ön inceleme aşamasına geçilerek dava sonuçlandırılmış olup 6100 sayılı Kanun'un 186 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «sözlü yargılama» ve hüküm için ayrı bir gün tayin edilip taraflar davet edilmemiştir.
Bu hususlar Anayasa ile güvence altına alınan «adil yargılanma hakkı» ve 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde düzenlenen «hukuki dinlenme hakkının» ihlali niteliğindedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla alacağın tahsili amacı ile şirketin ihyasını sağlamak gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, ek «tasfiye işlemleri» için «son» «tasfiye memuru» olan Asaf Şairoğlu'nun atanmasına, kararın tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/12164 E. , 2018/1000 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada ......
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.04.2016 tarih ve 2016/144-2016/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının evli olduklarını, davalının limited şirket kurduğunu, kurduğu bu şirketin tüm malları ve aktiflerini yeğeninin şirketine devrettiğini, sadece borçlarının kaldığını, davalının daha sonra şirketteki hissesini müvekkiline devrettiğini, müvekkilinin şirket işlerinden anlamadığını, pay devir sözleşmesinde belirtilen bedeli ödeme gücü olmadığını, kocası olan davalının sözlerine inanarak sözleşmeyi imzaladığını, daha sonra davalının boşanma davası açtığını ileri sürerek, taraflar arasında düzenlenen limited şirket pay devri sözleşmesinin hata ve hile sebebiyle iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, TTK 595. maddesinde limited şirket pay devrinin nasıl gerçekleştirileceğinin düzenlendiği, pay devrinin geçersizliğinin ancak bu maddede sayılan hallerden biri yerine getirilmediği takdirde ileri sürülebileceği, davacı, şirket ve ticaret işlerinden anlamadığını, davalı olan kocasının kendisine hile yaptığını ileri sürmüş ise de, bu durumun maddede sayılan koşullardan biri olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmeden dosya üzerinden davanın esastan reddine karar verilmiştir. Anayasa'nın 36. ve 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesi uyarınca taraflar dinlenmeden (taraf teşkili sağlanmadan), iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden karar verilemez. Ayrıca, 6100 sayılı HMK gereğince dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmesi ve davalıya cevap dilekçesini sunması için süre verilmesi, eksiklikler giderildikten sonra ön inceleme işlemlerini yapmak üzere tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesi, ön inceleme duruşmasında gerekli usul işlemleri yapıldıktan sonra gerek görülmesi halinde tahkikat duruşmasına geçilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, tüm bu hususlar dikkate alınmadan ve davacı tarafın irade sakatlığına yönelik iddiası değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406944200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz