Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1385 E. 2019/7988 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın yenilenmesi↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ adil yargılanma hakkı↗ hmk 150↗ aktif husumet ehliyeti↗ işlemden kaldırma↗ usulüne uygun tebliğ↗ aktif husumet↗ davanın açılmamış sayılması↗ husumet ehliyeti↗ açılmamış sayılma↗ genel kredi sözleşmesi↗ yenileme↗ taraf ehliyeti↗ tebligat↗ kredi sözleşmesi↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dosyanın 11/09/2018 tarihinde işlemden kaldırıldığı bu tarihten itibaren 3 ay içinde davanın yenilenmediği gerekçesiyle H.M.K.'nın 150/son maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi nedeniyle ödenmeyen borçların tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren yasal süre içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 150/1 nci madde hükmü dosyanın işlemden kaldırılmasını, usulüne göre davet edilmiş tarafların duruşmaya gelmemesi ya da duruşmaya gelmesine rağmen davayı takip etmemesi şartına bağlamıştır. Bu durumda, usulüne göre davet edilmeyen taraf duruşmaya katılmadığı için dosyanın işlemden kaldırılması ve neticesinde süresi içinde dava yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hukuka uygun olmayacaktır. Kaldı ki bir davada tarafların usulüne uygun şekilde davaya davet edilmemeleri adil yargılanma hakkının da ihlali sayılmaktadır.
Somut olayda; davanın husumet yönünden reddine dair ilk derece mahkemesi karar davacı ...Ş. tarafından temyizi üzerine, Dairemiz ilamı ile davacı bankanın aktif husumet ehliyetinin bulunduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. Mahkemece, Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü davacı ...Ş.'ye usulüne göre tebliğ edilmeden bozmaya uyulması kararı verilerek davaya devam edilmiştir. Bu durumda, mahkemece Yargıtay kararı ve duruşma gününü bildirir tebligatın davacı ...Ş.'ye usulüne uygun tebliğ edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetli olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2754 E. 2015/10922 K.
Ortak:taraf ehliyeti · dava şartı
İncelediğiniz karardaSomut olayda; davanın «husumet» yönünden reddine dair ilk derece mahkemesi karar davacı ...Ş. tarafından temyizi üzerine, Dairemiz ilamı ile davacı bankanın «aktif husumet ehliyetinin» bulunduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, davacıların iddiası doğru kabul edilirse «haksız rekabete» ve davacı «şirketlerin zararına» davalının kurucu ortağı bulunduğu, «tüzel kişiliği» ve açılacak herhangi bir davada taraf «ehliyeti» olan dava dışı şirketlerin neden olduğu, davanın dava dışı şirketler aleyhine açılması gerektiği, dava şartının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağı, tarafların ön «inceleme duruşmasına» davet edilmesine gerek görülmediği, davacıların davalı gerçek kişi aleyhine dava açmakta hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme duruşması · şirket zararı · tüzel kişilik · usulden reddi · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, davacıların iddiası doğru kabul edilirse «haksız rekabete» ve davacı «şirketlerin zararına» davalının kurucu ortağı bulunduğu, «tüzel kişiliği» ve açılacak herhangi bir davada taraf «ehliyeti» olan dava dışı şirketlerin neden olduğu, davanın dava dışı şirketler aleyhine açılması gerektiği, dava şartının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağı, tarafların ön «inceleme duruşmasına» davet edilmesine gerek görülmediği, davacıların davalı gerçek kişi aleyhine dava açmakta hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2231 E. 2019/3706 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · ortalama tüketici · kötüniyet · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; tescilli marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları ve münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesinin gerektiği, davacının "DAVET" asıl unsurlu markaları ile davalı gerçek kişinin "davetrik+şekil" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun da olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi koşullarının gerçekleşmediği, işaretler arasında benzerlik bulunmadığından aynı KHK'nın 8/4 maddesinde düzenlenen koşulllarının da oluşmadığı, davalının marka başvurusunu «kötüniyetle» yaptığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ptali ve hükümsüzlük istemine ilişkin olup mahkemece, davalıya ait başvuru markası ile davacıya ait itiraza mesnet marka arasında 556 sayılı KHK’nin 8/1-b anlamında «iltibas» bulunmadığı ve YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş Bölge Adliye Mahkemesince de mahkemenin ka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1385 E. , 2019/7988 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18/12/2018 tarih ve 2017/820-2018/1339 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili bankanın Çorlu Şubesi tarafından diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefaletiyle davalı ... Çelik Plastik Kalıp Mak. San. Dış. Tic. Ltd. Şti. lehine kredi kullandırıldığını, kredinin ödenmemesi üzerine hesapların kat edildiğini, ayrıca kullandırılan kredi içerisinde bulunan ve halen tedavülde olan 43 adet çek için beheri 1.000,00 TL'den toplam 43.000,00 TL çek bedelinin de kat edilerek depo edilmesinin istenildiğini, buna rağmen davalıların çek yaprağı bedellerini depo etmediğini ileri sürerek 43.000,00 TL çek bedelinin kredi sözleşmesi gereğince müvekkil bankanın faiz getirmeyen bir hesabına depo edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dosyanın 11/09/2018 tarihinde işlemden kaldırıldığı bu tarihten itibaren 3 ay içinde davanın yenilenmediği gerekçesiyle H.M.K.'nın 150/son maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi nedeniyle ödenmeyen borçların tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren yasal süre içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 150/1 nci madde hükmü dosyanın işlemden kaldırılmasını, usulüne göre davet edilmiş tarafların duruşmaya gelmemesi ya da duruşmaya gelmesine rağmen davayı takip etmemesi şartına bağlamıştır. Bu durumda, usulüne göre davet edilmeyen taraf duruşmaya katılmadığı için dosyanın işlemden kaldırılması ve neticesinde süresi içinde dava yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hukuka uygun olmayacaktır. Kaldı ki bir davada tarafların usulüne uygun şekilde davaya davet edilmemeleri adil yargılanma hakkının da ihlali sayılmaktadır.
Somut olayda; davanın husumet yönünden reddine dair ilk derece mahkemesi karar davacı ...Ş. tarafından temyizi üzerine, Dairemiz ilamı ile davacı bankanın aktif husumet ehliyetinin bulunduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. Mahkemece, Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü davacı ...Ş.'ye usulüne göre tebliğ edilmeden bozmaya uyulması kararı verilerek davaya devam edilmiştir. Bu durumda, mahkemece Yargıtay kararı ve duruşma gününü bildirir tebligatın davacı ...Ş.'ye usulüne uygun tebliğ edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetli olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/691834700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz