Şirketin ihyası | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5232 E. 2023/5973 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mazeret dilekçesi↗ hukuki dinlenilme hakkı↗ adil yargılanma hakkı↗ mazeret↗ sözlü yargılama↗ ek tasfiye işlemleri↗ hukuki menfaat↗ rücu hakkı↗ tahkikat↗ şirketin tasfiyesi↗ ön inceleme duruşması↗ şirketin ihyası↗ sicilden terkin↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ rücu↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ dava sebebi↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla alacağın tahsili amacı ile şirketin ihyasını sağlamak gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, ek tasfiye işlemleri için son tasfiye memuru olan Asaf Şairoğlu'nun atanmasına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; mazeretinin kabul edilmediği, yokluğunda ön inceleme tahkikat duruşması yapılarak karar verildiği, şirketin tasfiyesi usulüne uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, rücu hakkının doğduğu tarihin şirketin tasfiyesinden önce olmadığını, davacının alacak davasını şirketin terkin ve tasfiyesinden sonra ikame edildiği, şirketin tasfiye ve terkin tarihinde var olmamış bir alacağını gerekçe göstererek ihya talebinde bulunulamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi, 6100 sayılı Kanun'un 27 ve 147. maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca açılan şirket ihyası talebine ilişkin olup, iş bu dava basit yargılama usulüne tabi olmayıp yazılı yargılama usulüne tabidir. Somut olayda Mahkemece davalı vekilinin ön inceleme duruşmasına sunmuş olduğu mazeret dilekçesi kabul edilmemiş, ön inceleme aşamasına geçilerek dava sonuçlandırılmış olup 6100 sayılı Kanun'un 186 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca sözlü yargılama ve hüküm için ayrı bir gün tayin edilip taraflar davet edilmemiştir. Bu hususlar Anayasa ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ve 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde düzenlenen hukuki dinlenme hakkının ihlali niteliğindedir. 6100 sayılı Kanun'un 147 nci maddesi uyarınca taraflar tahkikat için duruşmaya davet edilmeli, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığı durumda, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim edilerek, aynı Kanun'un 186 ncı maddesi uyarınca sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki taraf davet edilerek hükmün açıklanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10394 E. 2016/5178 K.
Ortak:hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · mazeret · sözlü yargılama · tahkikat · ön inceleme duruşması · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaSomut olayda Mahkemece davalı vekilinin ön «inceleme duruşmasına» sunmuş olduğu «mazeret dilekçesi» kabul edilmemiş, ön inceleme aşamasına geçilerek dava sonuçlandırılmış olup 6100 sayılı Kanun'un 186 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «sözlü yargılama» ve hüküm için ayrı bir gün tayin edilip taraflar davet edilmemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «tasfiye memuru» vekili istinaf dilekçesinde özetle; «mazeretinin» kabul edilmediği, yokluğunda ön inceleme «tahkikat» duruşması yapılarak karar verildiği, «şirketin tasfiyesi» usulüne uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacının bu davayı açmakta «hukuki menfaati» bulunmadığını, «rücu hakkının» doğduğu tarihin şirketin tasfiyesinden önce olmadığını, davacının alacak davasını şirketin «terkin» ve tasfiyesinden sonra ikame edildiği, şirketin tasfiye ve terkin tarihinde var olmamış bir alacağını gerekçe göstererek «ihya» talebinde bulunulamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Bu hususlar Anayasa ile güvence altına alınan «adil yargılanma hakkı» ve 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde düzenlenen «hukuki dinlenme hakkının» ihlali niteliğindedir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta mahkemece, 01.06.2015 tarihli celsede davalı vekilinin «mazereti» reddedildikten sonra «tahkikat» aşamasının bittiği tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan, «adil yargılanma hakkı» ile «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Burada açıklığa kavuşturulması gereken husus, «tahkikatın» bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.
Bu madde, "Mahkeme, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle iptal · savunma hakkının kısıtlanması · yokluk · çek iptali · savunma hakkı · kısıtlılık · zayi · çek
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü’nün 2013/27934 sayılı takip dosyasıyla takibe konulduğu ve «zayii» olmadığının anlaşıldığı, «çek iptali» kararının maddi hukuk anlamında «kesin» hüküm teşkil etmeyeceği, bu durumda iptaline karar verilen çekin ortaya çıkmış olması sebebiyle iptal kararının iptalinin gerektiği gerekçesiyle dava konusu çekin «zayii nedeniyle iptaline» dair ......
1- Dava, «zayii» nedeniyle verilen «çek iptali» kararının iptali istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece, 01.06.2015 tarihli celsede davalı vekilinin «mazereti» reddedildikten sonra «tahkikat» aşamasının bittiği tefhim edilmeden ve yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan, «adil yargılanma hakkı» ile «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Asliye Hukuk Mahkemesince «zayii nedeniyle iptaline» karar verildiği, ancak iptaline karar verilen çekin davacı tarafından İstanbul 18.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3337 E. 2019/4793 K.
Ortak:hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · sözlü yargılama · tahkikat · ön inceleme duruşması · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaSomut olayda Mahkemece davalı vekilinin ön «inceleme duruşmasına» sunmuş olduğu «mazeret dilekçesi» kabul edilmemiş, ön inceleme aşamasına geçilerek dava sonuçlandırılmış olup 6100 sayılı Kanun'un 186 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «sözlü yargılama» ve hüküm için ayrı bir gün tayin edilip taraflar davet edilmemiştir.
Bu hususlar Anayasa ile güvence altına alınan «adil yargılanma hakkı» ve 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde düzenlenen «hukuki dinlenme hakkının» ihlali niteliğindedir.
6100 sayılı Kanun'un 147 nci maddesi uyarınca taraflar «tahkikat» için duruşmaya davet edilmeli, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığı durumda, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim edilerek, aynı Kanun'un 186 ncı maddesi uyarınca «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki taraf davet edilerek hükmün açıklanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmas …
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, mahkemece, hükmün tefhim edildiği 29/03/2018 tarihli celsede, «tahkikatın» bittiği ve «sözlü yargılamaya» geçildiği bildirilmeden, taraflara «son» sözleri sorulmadan karar verilmiştir.
Burada açıklığa kavuşturulması gereken husus, «tahkikatın» bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.
Bu madde, "Mahkeme, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · yokluk · savunma hakkı · ilamsız icra takibi · kısıtlılık · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaYukarıdaki açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan, «adil yargılanma hakkı» ile «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan «ilamsız icra takibine» vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususu bildirilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11454 E. 2016/3096 K.
Ortak:hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · sözlü yargılama · tahkikat · ön inceleme duruşması · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaSomut olayda Mahkemece davalı vekilinin ön «inceleme duruşmasına» sunmuş olduğu «mazeret dilekçesi» kabul edilmemiş, ön inceleme aşamasına geçilerek dava sonuçlandırılmış olup 6100 sayılı Kanun'un 186 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «sözlü yargılama» ve hüküm için ayrı bir gün tayin edilip taraflar davet edilmemiştir.
Bu hususlar Anayasa ile güvence altına alınan «adil yargılanma hakkı» ve 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde düzenlenen «hukuki dinlenme hakkının» ihlali niteliğindedir.
6100 sayılı Kanun'un 147 nci maddesi uyarınca taraflar «tahkikat» için duruşmaya davet edilmeli, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığı durumda, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim edilerek, aynı Kanun'un 186 ncı maddesi uyarınca «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki taraf davet edilerek hükmün açıklanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmas …
Benzer bu karardaBurada açıklığa kavuşturulması gereken husus, «tahkikatın» bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.
Bu madde, "Mahkeme, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
… sine uygun olarak, tarafların tamamının hazır olduğu yargılama sırasında, hâkim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verip, tarafların bütün tahkikat hakkındaki açıklamalarını dinleyip, tahkikatı gerektiren bir hususun kalmadığını belirledikten sonra, yüzlerine karşı tahkikatın bittiğini tefhim etmişse, «sözlü yargılama» hakkında da görüşlerini sorması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · yokluk · savunma hakkı · rücuen tahsil · acente · kısıtlılık · acentelik · taşıyıcı
Benzer bu kararda… oru ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin taşımayı üstlendiği ve taşımanın davalı tarafça gerçekleştiğini gösterir taşıma belgesinin sunulmadığını, davalının «taşıyıcı» olduğunun, ispatına yarar belgenin bulunmadığı, davalının taşıyıcının bağlantılı olduğu ve taşıma işi sonunda yükün varış yerindeki gümrük ve «teslim» işlemlerini yerine getiren bu yönde hizmet sağlayan «acentelik» faaliyeti gösteren firma olduğu, dolayısıyla «acente» konumundaki firmanın herhangi bir taşıma rolü ve faaliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıdaki açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan, «adil yargılanma hakkı» ile «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
1-Dava, sigortalıya yapılan ödemenin «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususu bildirilir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10013 E. 2016/747 K.
Ortak:hukuki dinlenilme hakkı · adil yargılanma hakkı · sözlü yargılama · tahkikat · ön inceleme duruşması · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaSomut olayda Mahkemece davalı vekilinin ön «inceleme duruşmasına» sunmuş olduğu «mazeret dilekçesi» kabul edilmemiş, ön inceleme aşamasına geçilerek dava sonuçlandırılmış olup 6100 sayılı Kanun'un 186 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca «sözlü yargılama» ve hüküm için ayrı bir gün tayin edilip taraflar davet edilmemiştir.
Bu hususlar Anayasa ile güvence altına alınan «adil yargılanma hakkı» ve 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde düzenlenen «hukuki dinlenme hakkının» ihlali niteliğindedir.
6100 sayılı Kanun'un 147 nci maddesi uyarınca taraflar «tahkikat» için duruşmaya davet edilmeli, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığı durumda, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim edilerek, aynı Kanun'un 186 ncı maddesi uyarınca «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki taraf davet edilerek hükmün açıklanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmas …
Benzer bu karardaBurada açıklığa kavuşturulması gereken husus, «tahkikatın» bittiğinin tefhim edildiği celseden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için yeni bir gün tayininin zorunlu olup olmadığı hususudur.
Bu madde, "Mahkeme, «tahkikatın» bitiminden sonra, «sözlü yargılama» ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder.
… sine uygun olarak, tarafların tamamının hazır olduğu yargılama sırasında, hâkim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, taraflara «tahkikatın» tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verip, tarafların bütün tahkikat hakkındaki açıklamalarını dinleyip, tahkikatı gerektiren bir hususun kalmadığını belirledikten sonra, yüzlerine karşı tahkikatın bittiğini tefhim etmişse, «sözlü yargılama» hakkında da görüşlerini sorması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · yokluk · savunma hakkı · kısıtlılık · hakkaniyet · kâr kaybı
Benzer bu karardaYukarıdaki açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan hüküm kurulması, iddia ve «savunma hakkının kısıtlanması» niteliğinde olduğundan, «adil yargılanma hakkı» ile «hukuki dinlenilme hakkına» aykırıdır.
… nın çeklerinin yazılmış olduğu ve bu sebeple zarara uğradığı, hala bazı çeklerinin yazıldığına ilişkin bilgilerin ... kayıtlarında gözüktüğü, davacının maddi-manevi «kaybı» olduğu gerekçesiyle, davacının maddi zararının 270.947 TL olarak hesaplandığı ve taleple bağlı kalınarak 5.000 TL olarak kabulüne; davanın mahiyeti ve «hakkaniyet» ilkesine göre 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde «yokluklarında» hüküm verileceği hususu bildirilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5232 E. , 2023/5973 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tasfiye memuru vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Şairoğlu Ahşap Ürünleri Nakliyat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketinden alacaklı olduğunu, İzmir 9. İş Mahkemesinin 2021/341 E. sayılı dosyası kapsamında şirketin tasfiye sonucunda terkin edildiğinin tespit edildiğini, alacağın temini için şirketi ihyasının gerektiğini, belirterek şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sicili Memurluğu temsilcisi cevap dilekçesinde; Şairoğlu Ahşap Ürünleri Nakliyat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketinin ortaklar kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ...'nun seçildiğini, genel kurul kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeni ile ünvan ve işletme kaydının ticaret sicil memurluğunca silinmesine karar verildiğini, şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak ünvan ve işletme kaydının sicilden silindiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu belirterek müdürlüğün yasal hasım olması nedeniyle harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı tasfiye memuru vekili cevap dilekçesinde; davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, davacının rücu hakkının doğduğu tarihin şirketin tasfiyesinden önce olmadığını, davacının alacak davasını şirketin terkin ve tasfiyesinden sonra ikame edildiği, şirketin tasfiye ve terkin tarihinde var olmamış bir alacağını gerekçe göstererek ihya talebinde bulunulamayacağını, davacının hukuki yararının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla alacağın tahsili amacı ile şirketin ihyasını sağlamak gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, ek tasfiye işlemleri için son tasfiye memuru olan Asaf Şairoğlu'nun atanmasına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; mazeretinin kabul edilmediği, yokluğunda ön inceleme tahkikat duruşması yapılarak karar verildiği, şirketin tasfiyesi usulüne uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, rücu hakkının doğduğu tarihin şirketin tasfiyesinden önce olmadığını, davacının alacak davasını şirketin terkin ve tasfiyesinden sonra ikame edildiği, şirketin tasfiye ve terkin tarihinde var olmamış bir alacağını gerekçe göstererek ihya talebinde bulunulamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi, 6100 sayılı Kanun'un 27 ve 147. maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca açılan şirket ihyası talebine ilişkin olup, iş bu dava basit yargılama usulüne tabi olmayıp yazılı yargılama usulüne tabidir. Somut olayda Mahkemece davalı vekilinin ön inceleme duruşmasına sunmuş olduğu mazeret dilekçesi kabul edilmemiş, ön inceleme aşamasına geçilerek dava sonuçlandırılmış olup 6100 sayılı Kanun'un 186 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca sözlü yargılama ve hüküm için ayrı bir gün tayin edilip taraflar davet edilmemiştir. Bu hususlar Anayasa ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ve 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesinde düzenlenen hukuki dinlenme hakkının ihlali niteliğindedir. 6100 sayılı Kanun'un 147 nci maddesi uyarınca taraflar tahkikat için duruşmaya davet edilmeli, tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığı durumda, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim edilerek, aynı Kanun'un 186 ncı maddesi uyarınca sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki taraf davet edilerek hükmün açıklanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Bozma sebebine göre davalı tasfiye memuru vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981931300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz