6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1237 E. 2012/7635 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
savunma hakkının kısıtlanması savunma hakkı kısıtlılık protokol husumet

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 73 · HMK — HMK 27

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının Yapı Kredi Bankası tarafından başlatılan icra takibinde 18.620,00 TL ödeme yaptığı, davacı tarafından bu alacağın tahsili için başlatılan takibe davalılar tarafından yapılan itirazda borcun varlığına ve protokole açıkça itiraz edilmediği gerekçesiyle asıl alacağa yapılan itirazın davalı ... yönünden iptaline, davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.

Mahkemece, dava dilekçesinin davalılardan ...'a tebliğ edilmediğinden davada usulüne uygun bir şekilde taraf teşkilinin sağlanmadığı ve mümeyyiz davalıya kendini savunma hakkı tanınmadığı anlaşılmıştır.

Anayasa'nın 36, 1086 sayılı HUMK'nun 73 ve 6100 sayılı HMK'nun 27. maddelerinde taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden karar verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Bu durumda, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mümeyyiz davalı bakımından taraf teşkili yapılmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1237 E. 2012/7635 K.

    Ortak: · dava şartı · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/1237 E.  ,  2012/7635 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.11.2010 tarih ve 2010/171-2010/481 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ...nin borçlarına ilişkin 08.06.2009 tarihli protokol imzalandığını, davalı ...’in şirketin Yapı Kredi Bankasında bulunan kredilerini ve müvekkilinin şahsi kefaletinden dolayı tahakkuk eden ve edecek tüm borçları ödemeyi kabul ettiğini, müvekkilinin 10.06.2009 tarihli hisse devir sözleşmesi ile hisselerini devretmesine rağmen, Yapı Kredi Bankasının şirketin kredi sözleşmesinden doğan borçlarından dolayı Fikret ve müvekkili aleyhine başlattığı takip üzerine borcu müvekkilinin ödediğini,18.726,62 TL alacağın tahsili için davalılar hakkında başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirketin Antalya Ticaret Sicili Memurluğu tarafından bildirilen adresine TK’nun 35. maddesine göre usulüne uygun tebligat yapılmıştır.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının Yapı Kredi Bankası tarafından başlatılan icra takibinde 18.620,00 TL ödeme yaptığı, davacı tarafından bu alacağın tahsili için başlatılan takibe davalılar tarafından yapılan itirazda borcun varlığına ve protokole açıkça itiraz edilmediği gerekçesiyle asıl alacağa yapılan itirazın davalı ... yönünden iptaline, davalı şirket hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.

Mahkemece, dava dilekçesinin davalılardan ...'a tebliğ edilmediğinden davada usulüne uygun bir şekilde taraf teşkilinin sağlanmadığı ve mümeyyiz davalıya kendini savunma hakkı tanınmadığı anlaşılmıştır.

Anayasa'nın 36, 1086 sayılı HUMK'nun 73 ve 6100 sayılı HMK'nun 27. maddelerinde taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden karar verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Bu durumda, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, mümeyyiz davalı bakımından taraf teşkili yapılmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1058653300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.