Ttk 732
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6742 E. 2018/772 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 732↗ çekin ibrazı↗ keşide tarihi↗ zamanaşımı defi↗ ilamsız icra takibi↗ ispat yükü↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ hak düşürücü süre↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 4.000,00 TL bedelli ve 31/03/2012 keşide tarihli çeke ilişkin çek bedelini ödediğini iddia eden ve ispat yükü üzerinde olan davalının çek bedelini ödemiş olduğunu ispatlayamadığı, icra takip tarihi itibariyle toplam borcunun 5.273,59 TL olduğu, dava konusu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK 732. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, çekin süresinde bankaya ibraz edilmediği, davacı hamil tarafından keşideci davalıya karşı ilamsız icra takibi yapıldığı ve davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, süresinde yapılan zamanaşımı definin reddine karar verilmişse de, dava konusu çekin keşide tarihi 31.03.2012 olup, icra takibi ise 26.05.2014 tarihinde başlatılmıştır. Bu tarihten önce, zamanaşımını kesen herhangi bir sebep bulunmayıp, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK’nin 732/son maddesi uyarınca, zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır.
.../...
Somut olayda, çekin ibraz edilmesi gereken son gün 10.04.2012’dir. Bu tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı TTK 726/1. maddesinde, hamilin keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat haklarının ibraz müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle müruruzamana uğrayacağı düzenlenmiş olup, bu süre de 10.10.2012 tarihi itibariyle dolmaktadır. Her ne kadar bu tarihten önce 6102 sayılı TTK yürürlüğe girmişse de, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 6/1 uyarınca, Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış zamanaşımı süreleri ile hak düşürücü süreler eski hukuka tabi olduğundan eski yasanın uygulanması gerekmektedir. Bu durumda, çeke ilişkin zamanaşımı 10.10.2012 tarihinde dolmakta olup, bu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nin 732/son maddesine göre ise sebepsiz zenginleşmede zamanaşımı bu tarihten itibaren bir yıl olduğundan, 10.10.2013 tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmuştur. Bütün bu hususlar dikkate alınarak zamanaşımı definin değerlendirilmesi gerekirken hiçbir gerekçe belirtilmeksizin zamanaşımı definin reddi ile işin esasına girilip karar verilmesi doğru görülmeyip hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11009 E. 2014/17719 K.
Ortak:çekin ibrazı · ispat yükü · sebepsiz zenginleşme · zamanaşımı · ibraz · i̇i̇k 72/son · hak düşürücü süre · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaSomut olayda, «çekin ibraz» edilmesi gereken «son» gün 10.04.2012’dir.
Bu durumda, çeke ilişkin «zamanaşımı» 10.10.2012 tarihinde dolmakta olup, bu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nin 732/«son» maddesine göre ise «sebepsiz zenginleşmede» zamanaşımı bu tarihten itibaren bir yıl olduğundan, 10.10.2013 tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmuştur.
Bu tarihten önce, «zamanaşımını» kesen herhangi bir sebep bulunmayıp, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK’nin 732/«son» maddesi uyarınca, zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır. .../...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «icranın geri bırakılması» kararının kesinleştiği 12.04.2012 tarihinden itibaren TTK 732 maddede ön görülen 1 yıllık zaman aşımı süresi dolmadan 25.02.2013 tarihinde süresinde açıldığı, borcu ödemekten kurtulduğunu «ispat yükü» üzerinde olan davalı taraf ödemekten kurtulduğunu usulünce ispatlayamadığı, icra takibi sırasında 27.04.2010 tarihinde haricen 1.000,00 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.000,00 TL alacağın «çekin ibraz» edildiği 19.02.2010 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine uyarınca açılmış «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Çeke dayalı olarak TTK'nın 644. maddesi uyarınca açılacak davanın çekin «zamanaşımına» uğradığı tarihten itibaren bir yıllık zaman aşımı içinde süresi içinde açılması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icranın geri bırakılması · takipsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «icranın geri bırakılması» kararının kesinleştiği 12.04.2012 tarihinden itibaren TTK 732 maddede ön görülen 1 yıllık zaman aşımı süresi dolmadan 25.02.2013 tarihinde süresinde açıldığı, borcu ödemekten kurtulduğunu «ispat yükü» üzerinde olan davalı taraf ödemekten kurtulduğunu usulünce ispatlayamadığı, icra takibi sırasında 27.04.2010 tarihinde haricen 1.000,00 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 9.000,00 TL alacağın «çekin ibraz» edildiği 19.02.2010 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, karşılığı bulunmayan çeklerin icra takibine konu edilmeleri halinde, icra takibi sırasında yapılan ve zaman aşımını kesen «son» işlemlerden itibaren kanunda belirlenen 6 aylık zaman aşımı sürelerinin işleyeceği somut olayda, davaya konu çeke ilişkin icra takibinin altı ayı aşan süreyle «takipsiz» bırakıldığı, bundan sonra dava tarihine kadar da mülga 6762 sayılı TTK’nın 644. (6102 sayılı TTK'nın 732/4.) maddesinde düzenlenen 1 yıllık zaman aşımı süresinin d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5766 E. 2012/7453 K.
Ortak:hamil · zamanaşımı · ibraz · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaDosya kapsamından, çekin süresinde bankaya «ibraz» edilmediği, davacı «hamil» tarafından «keşideci» davalıya karşı «ilamsız icra takibi» yapıldığı ve davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı TTK 726/1. maddesinde, «hamilin» «keşideci» ve diğer «çek» borçlularına karşı haiz olduğu müracaat haklarının «ibraz» müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle müruruzamana uğrayacağı düzenlenmiş olup, bu süre de 10.10.2012 tarihi itibariyle dolmaktadır.
Mahkemece, süresinde yapılan «zamanaşımı definin» reddine karar verilmişse de, dava konusu çekin «keşide tarihi» 31.03.2012 olup, icra takibi ise 26.05.2014 tarihinde başlatılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, talep konusu çekin 26.05.2011 keşide tarihli olduğu, TTK’nun 726. maddesine göre «hamilin» «müracaat hakkının» «ibraz» müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle «zamanaşımına» uğradığı, bu nedenle hamilin bu çeke dayanarak «ihtiyati haciz» talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, talep, çekin 6 aylık sürede «ibraz» edilmediğinden bahisle reddedilmiştir.
İİK’nun «257». maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve «muaccel» olmuş bir alacağın alacaklısı, «ihtiyati haciz» talebinde bulunabilir ve BK’nun 140. maddesi uyarınca da alacağın istenmesine engel mahiyette bulunan «zamanaşımı def»’i, ancak dermeyan edilmesi halinde nazara alınacak bir husus olup hakim tarafından kendiliğinden göz önünde bulundurulamaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müracaat hakkı · i̇i̇k 257 · muacceliyet · zamanaşımı def'i · def'i · ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaİİK’nun «257». maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve «muaccel» olmuş bir alacağın alacaklısı, «ihtiyati haciz» talebinde bulunabilir ve BK’nun 140. maddesi uyarınca da alacağın istenmesine engel mahiyette bulunan «zamanaşımı def»’i, ancak dermeyan edilmesi halinde nazara alınacak bir husus olup hakim tarafından kendiliğinden göz önünde bulundurulamaz.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, talep konusu çekin 26.05.2011 keşide tarihli olduğu, TTK’nun 726. maddesine göre «hamilin» «müracaat hakkının» «ibraz» müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle «zamanaşımına» uğradığı, bu nedenle hamilin bu çeke dayanarak «ihtiyati haciz» talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6742 E. , 2018/772 K.
"İçtihat Metni"
....
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/10/2015 tarih ve 2014/375-2015/432 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, takip konusu keşideci ... tarafından ....e verilmiş olan çekin ciro yolu ile müvekkiline geçtiğini, çekin süresi içerisinde bankaya ibraz edilmediğinden ilamsız takip yolu ile dava konusu icra takibine başlanıldığını, borçlunun itirazı ile takibin durduğunu, davalının yetkili hamil olan müvekkiline karşı çeke dayalı sorumluluklarının devam ettiğini, davalının borcunu ödediğini ispatla mükellef olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, borçlu aleyhine % 20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş, muhasebe hizmeti bedeli olarak ...’e verilmiş olan çekin bedelinin ödendiğini, davacı tarafından mükerrer olarak tahsil isteminin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 4.000,00 TL bedelli ve 31/03/2012 keşide tarihli çeke ilişkin çek bedelini ödediğini iddia eden ve ispat yükü üzerinde olan davalının çek bedelini ödemiş olduğunu ispatlayamadığı, icra takip tarihi itibariyle toplam borcunun 5.273,59 TL olduğu, dava konusu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK 732. maddesine dayalı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, çekin süresinde bankaya ibraz edilmediği, davacı hamil tarafından keşideci davalıya karşı ilamsız icra takibi yapıldığı ve davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, süresinde yapılan zamanaşımı definin reddine karar verilmişse de, dava konusu çekin keşide tarihi 31.03.2012 olup, icra takibi ise 26.05.2014 tarihinde başlatılmıştır. Bu tarihten önce, zamanaşımını kesen herhangi bir sebep bulunmayıp, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK’nin 732/son maddesi uyarınca, zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır.
.../...
Somut olayda, çekin ibraz edilmesi gereken son gün 10.04.2012’dir. Bu tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı TTK 726/1. maddesinde, hamilin keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat haklarının ibraz müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle müruruzamana uğrayacağı düzenlenmiş olup, bu süre de 10.10.2012 tarihi itibariyle dolmaktadır. Her ne kadar bu tarihten önce 6102 sayılı TTK yürürlüğe girmişse de, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 6/1 uyarınca, Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış zamanaşımı süreleri ile hak düşürücü süreler eski hukuka tabi olduğundan eski yasanın uygulanması gerekmektedir.
Bu durumda, çeke ilişkin zamanaşımı 10.10.2012 tarihinde dolmakta olup, bu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nin 732/son maddesine göre ise sebepsiz zenginleşmede zamanaşımı bu tarihten itibaren bir yıl olduğundan, 10.10.2013 tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmuştur. Bütün bu hususlar dikkate alınarak zamanaşımı definin değerlendirilmesi gerekirken hiçbir gerekçe belirtilmeksizin zamanaşımı definin reddi ile işin esasına girilip karar verilmesi doğru görülmeyip hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406927700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz