Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/7151 E. 2018/830 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sevk irsaliyesi↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ irsaliye↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ taşıma sözleşmesi↗ üçüncü kişi↗ muvafakat↗ taşıyıcı↗ fatura↗ taşıyan↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; 6762 sayılı TTK'nin 773. maddesi uyarınca taşıyıcının aldığı emre göre hareket etmesi gerektiği, taraflar arasında yazılı taşıma sözleşmesi tanzim edilip, teslim alacak kişi ve adresi belirtildikten sonra davacının talimatı doğrultusunda üçüncü kişiye teslim edildiğinin yine yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, HUMK 289. maddesi uyarınca davacı taraf tanık dinlenmesine de muvafakat etmediğinden tanık beyanları ile teslimin kanıtlanamayacağı, bu durumda taşıma sözleşmesine konu malzemenin davacı alıcıya teslim edilmediğinin kabulü gerektiği, taşınan emtianın değerinin toplam 16.317,90 TL olarak tespit edildiği ancak taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 13.835 TL'nin 02/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşımadan kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, davalı taşıyan, malın alıcısı olan davacının yazılı bir talimatı olmaksızın malı 3. kişiye teslim ederek davacının zarara uğramasına sebebiyet vermiştir. Mahkemece lojistik uzmanı bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda, .... Taşıma Yönetmeliğinin değişik maddelerinde ifade edilen yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalının, davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğuna kanaat getirilmiş ve 3. kişiye teslim edilen taşıma sözleşmesine konu malların piyasa fiyatının 16.317,90 TL olduğu ancak taleple bağlı kalınarak 13.835,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
.../...
Her nekadar davalı vekili bilirkişi raporuna itirazlarını bildirmiş ve taşımaya konu mallar teslim edilirken müvekkiline mallara dair fatura yada sevk irsaliyesi sunulmadığı, davacının taşınan kolilerin içeriği ve değerini belgelendiremediği, davacının iddia ettiği sayıda batarya ve fonksiyonsuz duş takımının ancak 37 koli ile taşınabileceği, buna rağmen bilirkişinin davacı tarafından sunulan emtia listesini raporunda aynen esas aldığını, ayrıca bu malların da raporun düzenlenme tarihindeki değerlerini tazminat hesabında dikkate aldığını ifade ederek işin uzmanı bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmasını talep etmiş ise de, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü ciddi itirazları karşılanmamıştır. Bu durumda öncelikle sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir heyetten rapor alınarak, ambar tesellüm fişlerinde belirtilen sayıda bağ ve koli içerisinde davacının beyan ettiği sayıda malın taşınmasının mümkün olup olmadığı ile davacının sunduğu emtia listesindeki ürünlerin ortalama kaç bağ/koli içerisine sığabileceğinin değerlendirilmesi, taşıma konu emtianın markası, cinsi, niteliğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge olmadığına göre davacının zararı hesaplanırken ürünlerin piyasadaki ortalama değerinin dikkate alınması, bunun tespiti mümkün olmazsa 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. ve 43. maddelerine göre tazminat tutarının belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçelerle eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1919 E. 2013/23534 K.
Ortak:sevk irsaliyesi · irsaliye · taşıyıcı · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaHer nekadar davalı vekili «bilirkişi raporuna itirazlarını» bildirmiş ve taşımaya konu mallar «teslim» edilirken müvekkiline mallara dair «fatura» yada «sevk irsaliyesi» sunulmadığı, davacının taşınan kolilerin içeriği ve değerini belgelendiremediği, davacının iddia ettiği sayıda batarya ve fonksiyonsuz duş takımının ancak 37 koli …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; 6762 sayılı TTK'nin 773. maddesi uyarınca «taşıyıcının» aldığı emre göre hareket etmesi gerektiği, taraflar arasında yazılı «taşıma sözleşmesi» tanzim edilip, «teslim» alacak kişi ve adresi belirtildikten sonra davacının talimatı doğrultusunda «üçüncü kişiye» teslim edildiğinin yine yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, HUMK 289. maddesi uyarınca davacı taraf tanık dinlenmesine de «muvafakat» etmediğinden tanık beyanları ile teslimin kanıtlanamayacağı, bu durumda taşıma sözleşmesine konu malzemenin davacı alıcıya teslim edilmediğinin kabulü gerektiği, taşınan emtianın değerinin toplam 16.317,90 TL olarak tespit edildiği ancak taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 13.835 TL'nin 02/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, taşımadan kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, davalı «taşıyan», malın alıcısı olan davacının yazılı bir talimatı olmaksızın malı 3. kişiye «teslim» ederek davacının zarara uğramasına sebebiyet vermiştir.
Benzer bu kararda… si amacıyla, öncelikle ağır ceza mahkemesindeki dava dosyası içerisinde bulunan bilirkişi heyeti raporu da celp edilerek, değişik iş dosyasında tespit edildiği gibi «sevk irsaliyesinde» anılan emtianın ne kadarının söz konusu kolilere sığabileceğine ilişkin hususun da değerlendirildiği yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «teslim» edilen koliler için davacının «ibraz» etmiş olduğu faturalar gerçeği yansıtmadığından «irsaliyelerde» gösterilen ve kolilerin hacimleri ve taşınan ürünlerin nitelikleri dikkate alınarak davacı alacağının 106.717,50 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davalı «taşıyıcıya» «teslim» edilen malların alıcıya ulaştırılmamasından kaynaklanan zararın giderilmesine dayalı tazminat davasıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · zayi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, «teslim» edilen koliler için davacının «ibraz» etmiş olduğu faturalar gerçeği yansıtmadığından «irsaliyelerde» gösterilen ve kolilerin hacimleri ve taşınan ürünlerin nitelikleri dikkate alınarak davacı alacağının 106.717,50 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece alınan 01.03.2012 tarihli bilirkişi raporunda «zayi» olan emtianın toplam değerinin 47.250 TL olduğu belirlenmiş, yapılan itirazlar üzerine aynı heyetten alınan ek raporda da zayi olan emtianın toplam değerinin 106.717,50 TL olduğu bildirilmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/214 D.İş sayılı dosyasındaki bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda ise, «zayi» olan kolilerin toplam değerinin 22.919 TL olacağı belirtilmiş, ayrıca anılan raporda “emtianın ve kolilerin ebatları dikkate alındığında 30 koliye «sevk irsaliyesinde» anılan emtianın ancak %30'unun sığabileceği”, dosya içerisinde sadece karar örneğine rastlanan ve davacı ...'ın yargılandığı İzmir 4.
Sulh Hukuk Mahkemesi'nce alınan «bilirkişi raporları arasında çelişki» meydana gelmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/681 E. 2018/6329 K.
Ortak:irsaliye · taşıma sözleşmesi · fatura · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz karardaHer nekadar davalı vekili «bilirkişi raporuna itirazlarını» bildirmiş ve taşımaya konu mallar «teslim» edilirken müvekkiline mallara dair «fatura» yada «sevk irsaliyesi» sunulmadığı, davacının taşınan kolilerin içeriği ve değerini belgelendiremediği, davacının iddia ettiği sayıda batarya ve fonksiyonsuz duş takımının ancak 37 koli …
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; 6762 sayılı TTK'nin 773. maddesi uyarınca «taşıyıcının» aldığı emre göre hareket etmesi gerektiği, taraflar arasında yazılı «taşıma sözleşmesi» tanzim edilip, «teslim» alacak kişi ve adresi belirtildikten sonra davacının talimatı doğrultusunda «üçüncü kişiye» teslim edildiğinin yine yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, HUMK 289. maddesi uyarınca davacı taraf tanık dinlenmesine de «muvafakat» etmediğinden tanık beyanları ile teslimin kanıtlanamayacağı, bu durumda taşıma sözleşmesine konu malzemenin davacı alıcıya teslim edilmediğinin kabulü gerektiği, taşınan emtianın değerinin toplam 16.317,90 TL olarak tespit edildiği ancak taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 13.835 TL'nin 02/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Taşıma Yönetmeliğinin değişik maddelerinde ifade edilen yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalının, davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğuna kanaat getirilmiş ve 3. kişiye «teslim» edilen «taşıma sözleşmesine» konu malların piyasa fiyatının 16.317,90 TL olduğu ancak taleple bağlı kalınarak 13.835,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. .../...
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının düzenlemiş olduğu «fatura» ve «irsaliyelerdeki» emtianın 64 koliye sığabileceği, faturada yazılı olan eşya değerlerinin rayiç değerlere uygunluk gösterdiği, toplam değerin 178.971,40 TL olduğu, bu miktarın 30 koliye oranlandığı ve bilirkişi raporuna göre davacının toplam zararının 75.503,61 TL olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalı nezdinde bulunan 12 koli kısmen hasarlı malın davacıya iadesi ile 75.503,61-TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/143 Esas sayılı dosyasına sunulan 28.01.2010 tarihli bilirkişi heyet raporunda, “sanığa ait «ticari defterlerin» fiili durumu yansıtmadığı, belgesiz olarak satış yapıldığı, bu suretle stoklarda yer aldığı görünen rakamsal değerlerin gerçekte yer almadığı ile fiili olarak «irsaliyede» yer alan malların işletme stoklarında bulunmadığı, bu suretle söz konusu irsaliyede yer alan malların tamamının gerçekte «teslim» edilmediği” yönünde değerlendirmede bulunulmuştur.
Dava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporları arasında çelişki · bozma sonrası karar · ticari defter · avans faizi · e-defter
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesinin 2009/143 Esas sayılı dosyasına sunulan 28.01.2010 tarihli bilirkişi heyet raporunda, “sanığa ait «ticari defterlerin» fiili durumu yansıtmadığı, belgesiz olarak satış yapıldığı, bu suretle stoklarda yer aldığı görünen rakamsal değerlerin gerçekte yer almadığı ile fiili olarak «irsaliyede» yer alan malların işletme stoklarında bulunmadığı, bu suretle söz konusu irsaliyede yer alan malların tamamının gerçekte «teslim» edilmediği” yönünde değerlendirmede bulunulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının düzenlemiş olduğu «fatura» ve «irsaliyelerdeki» emtianın 64 koliye sığabileceği, faturada yazılı olan eşya değerlerinin rayiç değerlere uygunluk gösterdiği, toplam değerin 178.971,40 TL olduğu, bu miktarın 30 koliye oranlandığı ve bilirkişi raporuna göre davacının toplam zararının 75.503,61 TL olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalı nezdinde bulunan 12 koli kısmen hasarlı malın davacıya iadesi ile 75.503,61-TL'nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesi'nce alınan «bilirkişi raporları arasında çelişki» meydana gelmiştir.
… bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi” yönünde bozulmasına ve mahkemece bozmaya ilamına uyulmasına rağmen, mahkemece, «bozma sonrası» alınan kök ve ek raporlarda ceza davası dosyasına sunulan bilirkişi raporu dikkate alınmaksızın değerlendirme yapılmış olması, davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarına rağmen anılan raporlara itibar edilerek hüküm kurulmuş olması «eksik incelemeye» dayalı yerel mahkeme kararının davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8267 E. 2014/16400 K.
Ortak:sevk irsaliyesi · irsaliye · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; 6762 sayılı TTK'nin 773. maddesi uyarınca «taşıyıcının» aldığı emre göre hareket etmesi gerektiği, taraflar arasında yazılı «taşıma sözleşmesi» tanzim edilip, «teslim» alacak kişi ve adresi belirtildikten sonra davacının talimatı doğrultusunda «üçüncü kişiye» teslim edildiğinin yine yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, HUMK 289. maddesi uyarınca davacı taraf tanık dinlenmesine de «muvafakat» etmediğinden tanık beyanları ile teslimin kanıtlanamayacağı, bu durumda taşıma sözleşmesine konu malzemenin davacı alıcıya teslim edilmediğinin kabulü gerektiği, taşınan emtianın değerinin toplam 16.317,90 TL olarak tespit edildiği ancak taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 13.835 TL'nin 02/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Her nekadar davalı vekili «bilirkişi raporuna itirazlarını» bildirmiş ve taşımaya konu mallar «teslim» edilirken müvekkiline mallara dair «fatura» yada «sevk irsaliyesi» sunulmadığı, davacının taşınan kolilerin içeriği ve değerini belgelendiremediği, davacının iddia ettiği sayıda batarya ve fonksiyonsuz duş takımının ancak 37 koli …
Taşıma Yönetmeliğinin değişik maddelerinde ifade edilen yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalının, davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğuna kanaat getirilmiş ve 3. kişiye «teslim» edilen «taşıma sözleşmesine» konu malların piyasa fiyatının 16.317,90 TL olduğu ancak taleple bağlı kalınarak 13.835,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. .../...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşımaya ilişkin taşıma «irsaliyesi» düzenlenmediği, davacı tarafından düzenlenen «sevk irsaliyesinde» davalı «taşıyıcının» imzasının bulunmadığı, taşıma faturasının 1 adet koli için düzenlendiği, bu kolinin de «teslim» edildiği, 5 adet emtia içerir ikinci bir koliye ilişkin «taşıma sözleşmesinin» varlığının kanıtlanamadığı, zira kargo taşımacılığında «ticari teamül» gereği her koli için ayrı takip fişi verilmesinin gerektiği, 5 adet emtia içeren ikinci bir kolinin davalıya teslim edildiğinin ve taşıma sırasında kaybedildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın ve takibin «kötüniyetle» yapıldığı kanıtlanamadığından «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça dosyaya delil olarak 26.07.2012 tarihli taşıma «irsaliyesi» «ibraz» edilmiş olup, bizzat davalı «taşıyıcı» tarafından düzenlenen bu belgede gönderi bilgileri kısmında kap adedinin (2) olduğu belirtilmektedir.
Dava, taşınma sözleşmesi uyarınca davalıya «teslim» edilen iki koliden birinin gönderilene teslim edilmediği iddasına dayalı alacak istemiyle başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari teamül · teamül · kötüniyet tazminatı · kötüniyet · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşımaya ilişkin taşıma «irsaliyesi» düzenlenmediği, davacı tarafından düzenlenen «sevk irsaliyesinde» davalı «taşıyıcının» imzasının bulunmadığı, taşıma faturasının 1 adet koli için düzenlendiği, bu kolinin de «teslim» edildiği, 5 adet emtia içerir ikinci bir koliye ilişkin «taşıma sözleşmesinin» varlığının kanıtlanamadığı, zira kargo taşımacılığında «ticari teamül» gereği her koli için ayrı takip fişi verilmesinin gerektiği, 5 adet emtia içeren ikinci bir kolinin davalıya teslim edildiğinin ve taşıma sırasında kaybedildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın ve takibin «kötüniyetle» yapıldığı kanıtlanamadığından «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça dosyaya delil olarak 26.07.2012 tarihli taşıma «irsaliyesi» «ibraz» edilmiş olup, bizzat davalı «taşıyıcı» tarafından düzenlenen bu belgede gönderi bilgileri kısmında kap adedinin (2) olduğu belirtilmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/7151 E. , 2018/830 K.
"İçtihat Metni"
...
Taraflar arasında görülen davada ....
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09/03/2016 tarih ve 2015/4-2016/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait 13.835,00 TL değerindeki hırdavat malzemelerinin İstanbul'dan müvekkiline teslim edilmek üzere taşıma şirketine teslim edildiğini, üç parça halinde davalı şirket tarafından Mersin'e getirildiğini, ancak davalı şirketin malları müvekkiline hiçbir bildirim yapmaksızın bir başkasına teslim ettiğini ileri sürerek 13.835TL zararının yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yapılan taşımaların büyük kısmının davacıya teslim edildiğini, bir parti malın ise davacı talimatıyla amca oğlu ....teslim edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; 6762 sayılı TTK'nin 773. maddesi uyarınca taşıyıcının aldığı emre göre hareket etmesi gerektiği, taraflar arasında yazılı taşıma sözleşmesi tanzim edilip, teslim alacak kişi ve adresi belirtildikten sonra davacının talimatı doğrultusunda üçüncü kişiye teslim edildiğinin yine yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, HUMK 289. maddesi uyarınca davacı taraf tanık dinlenmesine de muvafakat etmediğinden tanık beyanları ile teslimin kanıtlanamayacağı, bu durumda taşıma sözleşmesine konu malzemenin davacı alıcıya teslim edilmediğinin kabulü gerektiği, taşınan emtianın değerinin toplam 16.317,90 TL olarak tespit edildiği ancak taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 13.835 TL'nin 02/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşımadan kaynaklı tazminat istemine ilişkin olup, davalı taşıyan, malın alıcısı olan davacının yazılı bir talimatı olmaksızın malı 3. kişiye teslim ederek davacının zarara uğramasına sebebiyet vermiştir. Mahkemece lojistik uzmanı bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda, .... Taşıma Yönetmeliğinin değişik maddelerinde ifade edilen yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalının, davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğuna kanaat getirilmiş ve 3. kişiye teslim edilen taşıma sözleşmesine konu malların piyasa fiyatının 16.317,90 TL olduğu ancak taleple bağlı kalınarak 13.835,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
.../...
Her nekadar davalı vekili bilirkişi raporuna itirazlarını bildirmiş ve taşımaya konu mallar teslim edilirken müvekkiline mallara dair fatura yada sevk irsaliyesi sunulmadığı, davacının taşınan kolilerin içeriği ve değerini belgelendiremediği, davacının iddia ettiği sayıda batarya ve fonksiyonsuz duş takımının ancak 37 koli ile taşınabileceği, buna rağmen bilirkişinin davacı tarafından sunulan emtia listesini raporunda aynen esas aldığını, ayrıca bu malların da raporun düzenlenme tarihindeki değerlerini tazminat hesabında dikkate aldığını ifade ederek işin uzmanı bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmasını talep etmiş ise de, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü ciddi itirazları karşılanmamıştır.
Bu durumda öncelikle sektörden bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir heyetten rapor alınarak, ambar tesellüm fişlerinde belirtilen sayıda bağ ve koli içerisinde davacının beyan ettiği sayıda malın taşınmasının mümkün olup olmadığı ile davacının sunduğu emtia listesindeki ürünlerin ortalama kaç bağ/koli içerisine sığabileceğinin değerlendirilmesi, taşıma konu emtianın markası, cinsi, niteliğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge olmadığına göre davacının zararı hesaplanırken ürünlerin piyasadaki ortalama değerinin dikkate alınması, bunun tespiti mümkün olmazsa 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42. ve 43. maddelerine göre tazminat tutarının belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçelerle eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA,ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
....
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406817200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz