Deniz Ticaret
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16842 E. 2015/5990 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıl
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uygun illiyet bağı↗ donatan↗ illiyet bağı↗ ibra↗ eser sözleşmesi↗ acentelik↗ infaz↗ ıslah↗ hasar↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporlarına göre, davacı ile davalı ... A.Ş. arasındaki ilişkinin BK’nun 355 ve devamı maddelerinde yer alan eser sözleşmesi niteliğinde olması sebebiyle zamanaşımının BK’nun 126.maddesi hükmüne göre 5 yıl olduğu, 06/02/2005 olay tarihi, 06/06/2005 dava ve 16/11/2009 ıslah tarihine göre 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı yüklenici ... A.Ş.'nin sorumluluklarını yerine getirmediği ve zarardan sorumlu olduğu, ... Gemisinde çıkan yangın ile davacının ... II römorkörünün makine dairesine su girmesi ve pervanelerin sürtünmesi sonucu doğan zarar arasında uygun illiyet bağının olmaması sebebiyle davalı ... 'nın bir sorumluluğunun olmadığı, davalı ... A.Ş.'nin donatanın acentesi olduğu belirtilerek aleyhine husumet yöneltildiğinden, doğrudan donatana husumetin yöneltildiği davada anılan davalının bir sorumluluğunun olamayacağı, davalı Kooperatif'in ise davalı donatan ... ile rıhtım sözleşmesine istinaden ... Gemisine rıhtım hizmeti sunduğu, zarara sebebiyet veren olgunun çekme işlemi değil davacıya ait ... II römorkörünün bağlı olmayan pervane şaftlarının çekme sırasında geriye kaçması sonucu makine dairesine su girmesi ve pervanelerin sürtünmesinden kaynaklanması karşısında, dava dışı ... tarafından ... Liman Başkanlığı'nın talimatıyla gerçekleştirilen çekme işleminde bu davalının zarara sebebiyet verecek bir eylem ya da ihmalinin bulunmadığı, davalı ...Ş. yönünden ise davacının ıslahla artırılan 80.000 USD. kurtarma yardım ücretini isteme hakkının doğduğu belirlenmiş ise de, hükmün tefhimi aşamasında davacının davalı ... şirketini kurtarma yardım dahil ibra ettiği zannıyla davanın yanlış şekilde reddine karar verildiği gerekçesiyle davalılar ... Co. ile... A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulü ile 2.947,83 USD.'nin davalı... Co.'dan, 118.636,91 USD.'nin davalı ... A.Ş.'den ayrı ayrı dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca USD.'ye verilen en yüksek yıllık faiz oranı uygulanmak suretiyle tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacıya ait gemide meydana gelen hasarın, ödenmek zorunda kalınan kurtarma yardım ücreti ve diğer zarar kalemlerinin tahsili istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 294 ve devamı (Mülga HUMK’nun 382 ve devamı) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır.
Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Başka bir anlatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, çelişki bulunmaması gerekir. Nitekim, HMK’nın 298/2. maddesinde de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.
Somut olayda mahkemece tefhim edilen kısa kararda davanın davalılar ... Co. ile ... Mimarlık A.Ş. yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda davalı ... Anonim Türk Sigorta şirketi yönünden yapılan değerlendirmede “davacının davalı ... şirketinden ıslahla artırılan 80.000,00 USD kurtarma yardım ücretini rücuen isteme hakkının doğduğu ancak hükmün tefhimi aşamasında davacının davalı ... şirketini kurtarma yardım dahil ibra ettiği zannıyla davalı ... şirketi hakkındaki davanın yanlış şekilde reddine karar verilmiştir.” denilmek suretiyle gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olduğu mahkeme gerekçesinde de belirtilmiş olmakla bu durum karşısında anılan yönden kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili ve davalı ... AŞ vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/252 E. 2015/4730 K.
Ortak:infaz · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti takdiri · dava şartı yokluğu · taşıyıcı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaSomut olayda mahkemece gerekçeli kararda, davacının zararının söz konusu olmadığı gerekçesiyle “davanın dava «şartı yokluğundan» usulden reddedildiğinin” belirtilmesine rağmen tefhim edilen kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında “kanıtlanamayan davanın reddine” şeklinde esas yönden hüküm kurulması ve buna göre davalı yararına «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı «taşıyıcının» taşıma sırasında meydana gelen zararla ilgili olarak zarar görene veya onun emtia sigortacısına herhangi bir ödeme yapmadığı, buna göre davacının zararının söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2136 E. 2022/7742 K.
Ortak:donatan · illiyet bağı · ıslah · hasar · dahili dava · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaA.Ş.'nin «donatanın» «acentesi» olduğu belirtilerek aleyhine «husumet» yöneltildiğinden, doğrudan donatana husumetin yöneltildiği davada anılan davalının bir sorumluluğunun olamayacağı, davalı Kooperatif'in ise davalı donatan ... ile rıhtım sözleşmesine istinaden ...
A.Ş. arasındaki ilişkinin BK’nun 355 ve devamı maddelerinde yer alan «eser sözleşmesi» niteliğinde olması sebebiyle «zamanaşımının» BK’nun 126.maddesi hükmüne göre 5 yıl olduğu, 06/02/2005 olay tarihi, 06/06/2005 dava ve 16/11/2009 «ıslah» tarihine göre 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı yüklenici ...
II römorkörünün makine dairesine su girmesi ve pervanelerin sürtünmesi sonucu doğan zarar arasında «uygun illiyet bağının» olmaması sebebiyle davalı ... 'nın bir sorumluluğunun olmadığı, davalı ...
Benzer bu kararda… ün 12.05.2005 tarihi itibarı ile Tuzla'daki Yardımcı Tersanesi'ne ait havuza alındığı ve meydana gelen hasarların tespit edildiği, dosya kapsamı itibariyle teknenin «hasar» gördüğü, davacının kendisine ait römorkörde meydana gelen zarar ile kurtarma yardım ve diğer «masraflarının» davalılardan müteselsilen tahsilini talep ettiği, davacı ...
… ı bozulmadan chockfast malzemesinin katılaşması amacıyla ertesi gün yapılacak olan kapün bağlantıları için sabaha kadar kurumaya bırakıldığı, dolayısı ile şaft(lar) «dahil» tüm sevk sistemini oluşturan elemanların sabaha kadar "serbest" bırakıldığı, ancak aynı gece meydana gelen yangın neticesinde, römorkörün yangından etkilenmemesi için acilen yedeğe alınarak yangın tehlikesinden uzaklaştırıldığı, çekme işlemi sırasında da o aşamada serbest durumda olan, yerlerine nihai şekilde bağlı olmayan pervane şaftlarının geriye kaçması sonucunda salmastra aralığından içeriye su girdiği, davalı Geta tarafından Gulf II römorkörünün inşasına denize indirildikten sonra devam edilmesinde, geminin tersanede bulunduğu konumda, denizde bulunduğu sırada şaft ve pervane sistemlerinin tamamlanmamış olmasında inşa tekniği bakımından davalı GE-TA A.Ş.'nin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, bu nedenle geminin çekilme sırasında ve çekilmesi sebebiyle ortaya çıkan zararlardan «kusuru» bulunmayan davalı GE-TA A.Ş.'nin sorumlu tutulamayacağı, davacı tarafından davalı GE-TA A.Ş.’den «gecikme tazminatı» talep edilmiş ise de, davalı GE-TA A.Ş. ile davacı ...
Noterliği'nin 03591 yevmiye nolu «ihtarnamesinde» inşa sözleşmesine konu edilen römorkörlerin «teslim tarihlerinin» Aralık 2004 ve Mart 2004 olduğu ve teslimde gecikildiği, gecikmeden kaynaklanan zarar ve «gecikme tazminatlarını» talep hakkının saklı tutulduğunun belirtildiği, ihtarnamenin 16.02.2005 tarihinde davalı GE-TA A.Ş.'ye tebliğ edildiği, bu ihtarnamede gecikme zararları ve gecikme tazminatları ifadelerine yer verilmiş olmakla beraber, ihtarnamedeki ifadelerle davacının «ceza koşulu» talep hakkını saklı tutup tutmadığının tespit edilemediği, kaldı ki davacı ceza koşulu talep hakkını saklı tutmuş sayılsa dahi, ceza koşulunun ödenmesini talep edebilmesi için «teslimde gecikmenin» gerçekleştiğini ortaya koyması gerektiği, inşa sözleşmesinde kararlaştırılan seyir tecrübesine çıkma süresi yani teslim süresi davacı tarafından malzemelerin teslim edilmesinden başlatılacağından dosya kapsamı itibariyle davacı tarafından malzeme teslim tarihleri dikkate alındığında, inşa sözleşmesi hükümlerine göre teslimde gecikmenin söz konusu olmadığı, davacının römorkörün tesliminde gecikme olduğunu ispatlayamadığı, davacının davalı GE-TA A.Ş.’den «cezai şart» talep etme koşullarının oluşmadığı, davalı ... tarafından Mahkemenin 2015/390 esas ve 2015/498 karar sayılı kararının temyiz edilmediği ve kararın bu davalı yönünden kesinleştiği, davalı ... şirketinin poliçe «teminatı kapsamında» kalan 80.000,00 USD kurtarma ücretini dava tarihinden sonra ferileri ile birlikte 06.12.2016 tarihinde davacıya ödediği, davacı, Deniz İhtisas Mahkemesi’nin 2005/318 esas sayılı dosyasında ödediği «harç» «yargılama gideri», «vekalet ücreti» ve temyiz «masraflarından» oluşan 12.202,17 USD tutarındaki yargılama masrafının da davalılardan tahsilini talep etmiş ise de, söz konusu davanın açılmasına kendisinin sebebiyet verdiği ve davada da kısmen haksız çıkmış olmasına göre aleyhine hükmedilen yargılama giderlerinin davalılardan «rücuen tahsilini» talep edemeyeceği, yangın olayının gerçekleştiği M/V Renes Gemisi «donatanı» davalı ...'in «kusur» ve sorumluluğu açısından yapılan değerlendirmede, dosya kapsamı itibariyle yangın olayına ilişkin düzenlenen resmi belgelerde yangının nedeninin, "yaşam mahalli elektrik kontağı, gemici kamaralarının olduğu «bölümde» elektrik kontağından çıktığı zannedilen" şeklinde ifade edildiği, olay yeri inceleme zaptında da gemi bakımda olduğu için elektrik sobasıyla ısınıldığı ve elektrik kontağından veya elektrik kablosunun ısınarak yangının çıkmış olabileceği görüşüne yer verildiği, davacı ile davalı Aspana arasında sözleşmesel bir ilişkinin bulunmadığı, dolayısıyla davalı Aspana'nın sorumluluğunun belirlenmesinde «haksız fiil» hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiği, davalı Aspana'nın eTBK m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · gecikme tazminatı · kurtuluş beyyinesi · ceza koşulu · teslimde gecikme · gemi adamı · talep aşımı · borcun ifası
Benzer bu karardaNoterliği'nin 03591 yevmiye nolu «ihtarnamesinde» inşa sözleşmesine konu edilen römorkörlerin «teslim tarihlerinin» Aralık 2004 ve Mart 2004 olduğu ve teslimde gecikildiği, gecikmeden kaynaklanan zarar ve «gecikme tazminatlarını» talep hakkının saklı tutulduğunun belirtildiği, ihtarnamenin 16.02.2005 tarihinde davalı GE-TA A.Ş.'ye tebliğ edildiği, bu ihtarnamede gecikme zararları ve gecikme tazminatları ifadelerine yer verilmiş olmakla beraber, ihtarnamedeki ifadelerle davacının «ceza koşulu» talep hakkını saklı tutup tutmadığının tespit edilemediği, kaldı ki davacı ceza koşulu talep hakkını saklı tutmuş sayılsa dahi, ceza koşulunun ödenmesini talep edebilmesi için «teslimde gecikmenin» gerçekleştiğini ortaya koyması gerektiği, inşa sözleşmesinde kararlaştırılan seyir tecrübesine çıkma süresi yani teslim süresi davacı tarafından malzemelerin teslim edilmesinden başlatılacağından dosya kapsamı itibariyle davacı tarafından malzeme teslim tarihleri dikkate alındığında, inşa sözleşmesi hükümlerine göre teslimde gecikmenin söz konusu olmadığı, davacının römorkörün tesliminde gecikme olduğunu ispatlayamadığı, davacının davalı GE-TA A.Ş.’den «cezai şart» talep etme koşullarının oluşmadığı, davalı ... tarafından Mahkemenin 2015/390 esas ve 2015/498 karar sayılı kararının temyiz edilmediği ve kararın bu davalı yönünden kesinleştiği, davalı ... şirketinin poliçe «teminatı kapsamında» kalan 80.000,00 USD kurtarma ücretini dava tarihinden sonra ferileri ile birlikte 06.12.2016 tarihinde davacıya ödediği, davacı, Deniz İhtisas Mahkemesi’nin 2005/318 esas sayılı dosyasında ödediği «harç» «yargılama gideri», «vekalet ücreti» ve temyiz «masraflarından» oluşan 12.202,17 USD tutarındaki yargılama masrafının da davalılardan tahsilini talep etmiş ise de, söz konusu davanın açılmasına kendisinin sebebiyet verdiği ve davada da kısmen haksız çıkmış olmasına göre aleyhine hükmedilen yargılama giderlerinin davalılardan «rücuen tahsilini» talep edemeyeceği, yangın olayının gerçekleştiği M/V Renes Gemisi «donatanı» davalı ...'in «kusur» ve sorumluluğu açısından yapılan değerlendirmede, dosya kapsamı itibariyle yangın olayına ilişkin düzenlenen resmi belgelerde yangının nedeninin, "yaşam mahalli elektrik kontağı, gemici kamaralarının olduğu «bölümde» elektrik kontağından çıktığı zannedilen" şeklinde ifade edildiği, olay yeri inceleme zaptında da gemi bakımda olduğu için elektrik sobasıyla ısınıldığı ve elektrik kontağından veya elektrik kablosunun ısınarak yangının çıkmış olabileceği görüşüne yer verildiği, davacı ile davalı Aspana arasında sözleşmesel bir ilişkinin bulunmadığı, dolayısıyla davalı Aspana'nın sorumluluğunun belirlenmesinde «haksız fiil» hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiği, davalı Aspana'nın eTBK m.
… ıran sıfatıyla sorumlu tutulabilmesi için zararın meydana gelmesinde kendisinin ve adamlarının kusurunun bulunmaması gerektiği, çalıştıranın ancak hükümde öngörülen «kurtuluş beyyinesini» ortaya koyarak «sorumluluktan kurtulabileceği» (eTBK 55/1 cümle 2), «ispat yükünün» davalı Aspana üzerinde olduğu, dosya kapsamı itibariyle, yangının çıkma «sebebinin» elektrik kontağı, elektrik kontağının bakımı, yani geminin işletilmesi, bakımı, korunması ve «gemi adamlarının» davranışları olduğu, dolayısıyla davalının elektrik kontağının yangına sebebiyet vermemesi için gerekli özenin gösterildiğini kanıtlaması gerektiği, bu hususun dosya kapsamı itibariyle ispatlanamadığı, dava konusu olayda geminin çekilmesi ve çekilmesi sonucunda ortaya çıkan zararların nedeninin M/V Renes Gemisi’nde çıkan yangın olayı olduğu, her ne kadar Gulf II römorkörünün şaft ve pervane sisteminin durumu su almasına ve peşinden kurtarma faaliyetine ihtiyaç duymasına sebep olmuşsa da tüm bu zararlar ile yangın olayı arasındaki «illiyet bağının kesilmediği», meydana gelen zararların geminin yanması sonucu ortaya çıkacak başka zararların önlenmesi amacıyla çekilmesinin sonucu olduğu kanaatiyle davalı Aspana’nın 2.947,83 USD çekilme «masrafı», 28.636,91 USD romörkorün zarar miktarı ve 80.000,00 USD Sigorta şirketince ödenen miktar olmak üzere toplam 115.584,74 USD tazminat bedelinden Gulf II römorkörünün halihazırdaki durumu dikkate alınarak takdiren % 20 indirim yapılarak toplam 89.267,79 USD tazminat miktarının 80.000 USD’lik kısmından davalı ... ile birlikte müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olmak üzere, 80.000,00 USD kurtarma ücretini dava tarihinden sonra ferileri ile birlikte sigorta şirketi tarafından 06.12.2016 tarihinde davacıya ödediği dikkate a …
179/2) uyarınca «borcun ifası» için belli bir tarih kararlaştırılmış olması halinde dahi alacaklının ifayı çekince ileri sürmeksizin kabul etmesi halinde «cezai koşul» talep etme hakkını kaybedeceği, dosyaya sunulan ve römorkörün «teslim tarihi» olan 07/04/2005 tarihinden önce gönderilen Kadıköy 4.
… ı bozulmadan chockfast malzemesinin katılaşması amacıyla ertesi gün yapılacak olan kapün bağlantıları için sabaha kadar kurumaya bırakıldığı, dolayısı ile şaft(lar) «dahil» tüm sevk sistemini oluşturan elemanların sabaha kadar "serbest" bırakıldığı, ancak aynı gece meydana gelen yangın neticesinde, römorkörün yangından etkilenmemesi için acilen yedeğe alınarak yangın tehlikesinden uzaklaştırıldığı, çekme işlemi sırasında da o aşamada serbest durumda olan, yerlerine nihai şekilde bağlı olmayan pervane şaftlarının geriye kaçması sonucunda salmastra aralığından içeriye su girdiği, davalı Geta tarafından Gulf II römorkörünün inşasına denize indirildikten sonra devam edilmesinde, geminin tersanede bulunduğu konumda, denizde bulunduğu sırada şaft ve pervane sistemlerinin tamamlanmamış olmasında inşa tekniği bakımından davalı GE-TA A.Ş.'nin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, bu nedenle geminin çekilme sırasında ve çekilmesi sebebiyle ortaya çıkan zararlardan «kusuru» bulunmayan davalı GE-TA A.Ş.'nin sorumlu tutulamayacağı, davacı tarafından davalı GE-TA A.Ş.’den «gecikme tazminatı» talep edilmiş ise de, davalı GE-TA A.Ş. ile davacı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13364 E. 2013/15870 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuz sorumluluk
Benzer bu kararda… , davacının bizzat bankaya gitmeyerek davalı çalışan ile olan dostluğuna güven duyarak bir çok işlemi bu davalıya bıraktığı, davalı bankanın istihdam eden sıfatıyla «kusursuz sorumluluğu» mevcut ise de davacının zararın doğmasında davalının en az yarı oranda kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 33.000 TL'nin 30.07.2007 tarihinden itibaren m …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1939 E. 2018/7427 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zeyilname · avans faizi
Benzer bu karardaSigorta A.Ş açısından zararın meydana geldiği dönemde «zeyilnamenin» düzenlenmiş olduğu ve zararın sigorta kapsamında kalmadığı anlaşılmakla bu davalı açısından davanın reddine, davalılardan ...
Bankası'nın kısa vadeli avansına uygulanan ve değişebilir «avans faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
Yapı İnşaat AŞ açısından davanın kabulü ile talep edilen 20.060,28 TL tazminatın 09/06/2008 karar tarihinden itibaren ...z Bankası'nın kısa vadeli avansına uygulanan ve değişebilir «avans faizi» ile tahsili ile davacıya ödenmesine' karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6179 E. 2016/7490 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · hukuki menfaat · emredici hüküm · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · yargılama gideri
Benzer bu karardaKabule göre de; «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere «ihya» kararı verildiğine göre, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, ek tasfiye işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin Kanun'un «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamıştır.
Şti'nin TTK'nın geçici 7.maddesinde öngörülen prosedür yerine getirilmek suretiyle davalı tarafından sicilden «resen terkin» edildiği, şirketin faaliyetini devam ettirdiği gibi mal varlığının da bulunduğu, şirket ortağı olan davacıların «ihya» isteminde «hukuki menfaatlerinin» bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Madedesi gereğince Ticaret Sicilinden «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemenin gerekçesinde davalının, davanın açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakıldığının açıklanmasına rağmen hüküm fıkrasında bakiye karar ve ilam harcı ile davacı taraf yararına «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki meydana getirilmiş olması nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16842 E. , 2015/5990 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/05/2013 tarih ve 2005/481-2013/138 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı ... A.Ş. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28/04/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı ...Ş. vekili Av. ... , davalılardan ... Tic. A.Ş. vekili Av. ..., davalılardan M/V ... Gemisi Donatanı ile ... Tic. A.Ş. vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... şirketinin müvekkilinin tekne inşaat sigortacısı olduğunu, davalılardan ... A.Ş.'nin donatanı olduğu M/V ... Gemisinin tamir ve bakımının diğer davalı Kooperatif tersanesinde yapıldığını, 06/02/2005 tarihinde M/V ... gemisinde çıkan yangın nedeniyle geminin iskele tarafına yattığını ve sancak tarafında bulunan müvekkiline ait olup da diğer davalı ... A.Ş. tersanesi tarafından yapım aşamasında olan ve halen müvekkiline teslim edilmeyen ... isimli römorkörün zarar gördüğünü, yangın sebebiyle müvekkili şirkete ait römorkörün ... römorkörleri tarafından kurtarma girişimiyle ... rıhtımına çekildiğini, ... römorkörlerinin kurtarma esnasında müvekkiline ait römorkörün şaftını geriye kaçırdığını, salmastra aralarından içeriye su girmesi nedeniyle batma tehlikesi geçirdiğini, dava dışı Kıyı Emniyeti'nin olaya müdahalesi sonucu bu durumun önlendiğini, M/V ...
Gemisinin sebep olduğu kaza nedeniyle müvekkili şirkete ait römorkörde önemli hasarlar meydana geldiğini, müvekkilinin fazladan kira ödemek zorunda kaldığını ve gelir kaybının da söz konusu olduğunu, dava dışı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne kurtarma yardım ücreti ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, şimdilik 5.000 USD'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve etmiş, 16/11/2009 havale tarihli dilekçesi ile dava değerini 158.902 USD.'ye yükseltmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, davanın reddini istemiş, ıslahla arttırılan kısmın zamanaşımına uğradığını savunmuştur.
Diğer davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporlarına göre, davacı ile davalı ... A.Ş. arasındaki ilişkinin BK’nun 355 ve devamı maddelerinde yer alan eser sözleşmesi niteliğinde olması sebebiyle zamanaşımının BK’nun 126.maddesi hükmüne göre 5 yıl olduğu, 06/02/2005 olay tarihi, 06/06/2005 dava ve 16/11/2009 ıslah tarihine göre 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalı yüklenici ... A.Ş.'nin sorumluluklarını yerine getirmediği ve zarardan sorumlu olduğu, ... Gemisinde çıkan yangın ile davacının ... II römorkörünün makine dairesine su girmesi ve pervanelerin sürtünmesi sonucu doğan zarar arasında uygun illiyet bağının olmaması sebebiyle davalı ... 'nın bir sorumluluğunun olmadığı, davalı ...
A.Ş.'nin donatanın acentesi olduğu belirtilerek aleyhine husumet yöneltildiğinden, doğrudan donatana husumetin yöneltildiği davada anılan davalının bir sorumluluğunun olamayacağı, davalı Kooperatif'in ise davalı donatan ... ile rıhtım sözleşmesine istinaden ... Gemisine rıhtım hizmeti sunduğu, zarara sebebiyet veren olgunun çekme işlemi değil davacıya ait ... II römorkörünün bağlı olmayan pervane şaftlarının çekme sırasında geriye kaçması sonucu makine dairesine su girmesi ve pervanelerin sürtünmesinden kaynaklanması karşısında, dava dışı ... tarafından ... Liman Başkanlığı'nın talimatıyla gerçekleştirilen çekme işleminde bu davalının zarara sebebiyet verecek bir eylem ya da ihmalinin bulunmadığı, davalı ...Ş.
yönünden ise davacının ıslahla artırılan 80.000 USD. kurtarma yardım ücretini isteme hakkının doğduğu belirlenmiş ise de, hükmün tefhimi aşamasında davacının davalı ... şirketini kurtarma yardım dahil ibra ettiği zannıyla davanın yanlış şekilde reddine karar verildiği gerekçesiyle davalılar ... Co. ile... A.Ş. yönünden davanın kısmen kabulü ile 2.947,83 USD.'nin davalı... Co.'dan, 118.636,91 USD.'nin davalı ... A.Ş.'den ayrı ayrı dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca USD.'ye verilen en yüksek yıllık faiz oranı uygulanmak suretiyle tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacıya ait gemide meydana gelen hasarın, ödenmek zorunda kalınan kurtarma yardım ücreti ve diğer zarar kalemlerinin tahsili istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 294 ve devamı (Mülga HUMK’nun 382 ve devamı) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır.
Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Başka bir anlatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, çelişki bulunmaması gerekir. Nitekim, HMK’nın 298/2. maddesinde de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.
Somut olayda mahkemece tefhim edilen kısa kararda davanın davalılar ... Co. ile ... Mimarlık A.Ş. yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda davalı ... Anonim Türk Sigorta şirketi yönünden yapılan değerlendirmede “davacının davalı ... şirketinden ıslahla artırılan 80.000,00 USD kurtarma yardım ücretini rücuen isteme hakkının doğduğu ancak hükmün tefhimi aşamasında davacının davalı ... şirketini kurtarma yardım dahil ibra ettiği zannıyla davalı ... şirketi hakkındaki davanın yanlış şekilde reddine karar verilmiştir.” denilmek suretiyle gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olduğu mahkeme gerekçesinde de belirtilmiş olmakla bu durum karşısında anılan yönden kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekili ve davalı ... AŞ vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekili ve davalı... AŞ vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin mümeyyiz davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 28/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/404185400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz